Erzincan Teknik

AÇIK
4.99 / 5

Erzincan Teknik
484 Yapılan İş
0 539 576 07 40

Erzincan Merkez Kapı Hidroliği

AÇIK
5 / 5

Sizin İsminiz
999 Yapılan İş

Firmanızı bu şekilde gösterebilmek için şimdi hizmet vermeye başlayın.

Erzincan Merkez Kapı Hidroliği

Merkez En İyi 10 Kapı Hidroliği – Teklif Al veya Hemen Ara!
Merkez En İyi 10 Kapı Hidroliği – Teklif Al veya Hemen Ara! HemenGeliriz.com ile Güvenli Hizmet, Hızlı Servis, Profesyonel Firmalar. Hemen Ara, Teklif Al veya Karşılaştır, Zaman Kazan.

Merkez kapı hidroliği kullanarak kapıların çarpmasını engelleyebilmeniz mümkündür. Apartman giriş kapılarının, büro kapılarının insanlar girip çıktıkça yüksek bir ses oluşturarak çarpması değimeyen olduğu zamanlarda güzel olmamaktadır. Bu sesin etrafı da rahatsız etmemesi için kapı hidroliği kullanılarak, bu sorunun önüne geçebilmeniz mümkün olabilmektedir.  

Kapı hidrolikleri ile beraber çarpan kapılara son verebilirsiniz. Kapılarınızın çarpma durumlarında eğer camları varsa bu camlar kırılabilir veya kapıların zamanla bu çarpmalardan aldığı darbeler nedeniyle bozulması da söz konusu olabilmektedir. Ustaların sizler için sunacakları değişik kapı hidroliklerinden bir tanesini seçerek kapılarınıza taktırabilmeniz mümkündür.  

 

Kapı İtme Yayları  

Ustaların kapılarınız için yapacakları işlemler için öncelikli olarak hidrolik seçmeniz gerekmektedir. Hemen Geliriz'de mekan alan firmaların sizler için en nitelikli ekipmanlar ile görev sunmasını istiyorsanız hemen irtibata geçin! Bu sitede yer alan görev ve mevki bilgisini doldurduktan sonra sizlere listelenecek olan en yakın ve en kaliteli hizmeti sunan firmaların numaralarından dilediğinizi arayabilirsiniz. Bu firmaları aradıktan sonra yapılacak yöntemi söyleyebilir ve ondan sonra ustalardan bu işlem için ne kadar ücret alacaklarını sorabilirisiniz. En yakın ve en hızlı tasvirde sizlere servis verecek olan firmalara bu sitede üzerinden fazla süratli bir şekilde ulaşabilmeniz mümkündür. Burada mekan alan firmaların sizler için sundukları görevleri en ucuz şekilde almak için ustalar ile iletişim kurduktan sonra görev bedeli üzerinden pazarlık yapabilmeniz mümkündür.  

Kapıların giriş çıkış esnasında sürekli olarak çarpmasından dolayı  rahatsızlıkların önüne geçmek için Hemen Geliriz'de yer alan firmalara ulaşabilirsiniz. Burada mekan alan işletmeler sizlere en iyi kapı hidroliği markaları ile birlikte hizmet sunacaklardır. Bu firmaların sizlere sunacakları kapı hidroliği hizmeti için hızlı bir biçimde davet yapmanız gerekmektedir. gerekli olan aramaların yapılmasının ardından ustalar sizlere en süratli şekilde, kapı hidroliği montajı hizmeti sunmaktadırlar. Sunulan hizmetler için sizlerden kapı hidroliği ücretleri ve diğer zanaat ücretlerini almaktadırlar. Kapı hidroliğinin değişmesi için ve tamirinin yapılması için de yine Hemen Geliriz Web Sitesi'ni ziyaret edebilirsiniz. Bu sitede yer alan firmalar ile anlaşarak kapılarınız için kapı hidroliği taktırabilirsiniz, aynı dakikada da kapı hidroliğinin bulunduğu kapılarda kusur olması durumunda da ustalar ile anlaşarak bu problemleri yaptırabilmeniz mümkündür.  

Kapı hidroliği takılmadan önce kapıların opsiyon sık çarpması söz konusuyken, kapı hidroliğinin takılmasının ardından bu çarpma durumlarının engellenmesi sağlanmaktadır. Kapıların hidrolik yapısı ile beraber sert çarpma durumlarının önüne geçilmektedir. Hidrolik kapılar bırakıldıktan sonra kapıları tutarak yavaş yavaş kapıları yerlerine oturtmaktadırlar. Kapıların kendi kendilerine kapanmaları ve çarpmalarının önüne geçilmesi için bu bhidrolik sistem kullanılmaktadır. Kapılara aşırı kolay bir biçimde montelenen bu kapı hidroliği sayesinde oldukça rahat bir uygulama sağlanmaktadır.  

Kapıların kişiler tarafından genellikle olarak yavaşça bırakılması söz konusu olmayarak, bu kapıların kapanması için kapı hidroliği takılmaktadır. Kapı hidroliklerinin takılması ile beraber kapıların çok konforlu bir şekilde kapanması söz konusu olmaktadır. Kapılara bu kapı kapatıcı yayların takılması ile beraber kapıların açık kalması da engellenmektedir.  

Kapılarda eğer bu sistemler bulunmuyorsa kapılar günlük olarak açık kalmaktadır. Apartman, iş hanı veya diğer binalarda olduğu gibi kalabalık bir giriş çıkışın bulunduğu yerlerde kapı hidroliği sayesinde kapıların kapalı tutulması olabilir olabilmektedir. Kapıların böyle yerlerde açık kalması söz konusu olduğu zamanlarda tehlikeli durumlar söz konusu olmaktadır. Kapılar açık kaldığı zamanlarda güvenlik önlemleri almakta kişiler zorlanmaktadır. Kapıların sürekli olarak kapalı tutulması gerekmektedir. Kapıların sıklıkla kapalı tutulması da insanlar tarafından pek çok sağlanamadığı için kapı hidroliği oldukça kullanışlı olmaktadır. Bu hidroliklerin kullanılması için Hemen Geliriz'de mekan alan ustalar ile irtibata geçebilirsiniz. Ustaların sizlerle bağlanma kurması ile birlikte hizmet sunacakları yerlere kadar gelerek istediğiniz kapılara kapı hidroliği taktırabilirsiniz.  

 

Kapı Hidroliği Markaları  

Kale

Yale

Marelli  

Bimex

Beşel

YT  

Bu ve bunun gibi birçok markalı kapı hidroliği hizmeti almak isterseniz, Hemen Geliriz Web Sitesi'nde mekan alan kapı hidroliği ustalarından görev alabilmeniz mümkündür. Bu sitede yer alan ustalardan görev alarak kapılarınızın bir daha çarpmaması için servis alabilmeniz mümkündür. Ustaların sizler için sunacakları kapı hidroliği hizmetinden en çabuk tasvirde değerlendirmek için seri bir şekilde ustalar ile irtibata geçebilirsiniz. Ustaların sizler için sundukları en iyi hizmetten ve en ucuz hizmetten bu site aracılığı ile yararlanabilmeniz mümkündür.  

Kapı hidroliklerini kişilerin kullanımlarını bilmeden takması durumlarında, daha mekanizma takılmadan bozulabilmektedir. Eğer bozulmasını istemiyorsanız, kapı hidroliği mekanizmasından anlamıyorsanız kendiniz takmamalısınız. branşında uzman ve bu konuda usta olmuş kişiler ile çalışarak hem çokça kısa dakikada hem de nitelikli bir biçimde hizmet alabilmeniz mümkündür. Bu sitede yer alan ustalar ile birlikte çalışarak en kaliteli ve en ucuz hizmeti alabilmeniz mümkündür.  

Merkez kapı hidroliği takılması ile beraber önceden çarpan kapılarınız kalıntı çarpmayacaktır. Bu kapıların çarpma sorunlarının önüne geçebilmek için kapılarınıza hidrolik mekanizmaları taktırmanız yeterlidir.  

Çeşitli markaların olduğu hidroliklerden bir tanesini seçerek ustalarınızın size arzuladığınız marka ve model ile hizmet sunmasını sağlayabilirsiniz. Sizlere yeni takılacak olan hidroliklerin güvence hizmetlerinden de değerlendirmek için garantili aktif şirketler ve ustalar ile iletişime geçiniz. Bu sitede mekan alan firmaların birçoğu garanti hizmetini sizlere sunmaktadırlar. Kapı hidroliğinin %100 garantili olduğu durumlarda, kapılarınıza takılmasının ardından belirlenen süre içerisinde aksaklık vermesi ile birlikte ücretsiz olarak bakım ve yenilik görevleri sunulabilmektedir.  

 

En Ucuz Kapı Hidroliği  

Kapı hidrolikleri sayesinde kapanmayan kapılarınızı kapatabilir ve sert çarpan kapılarınıza çözüm bulabilirsiniz. Bu sitede yer alan ustalar ile beraber en iyi hizmeti alabilmeniz mümkünüdür. Kapı hidrolikleri çokça farklı olmakla beraber marka ve model farkından dolayı fiyat farklılıkları da doğmaktadır. Bu fiyat farklılıklarının nedeni sürekli hidrolikler için kullanılan malzemelerin farklılıkları ve basınçlarının kaç kiloya kadar tartabildiğidir. Her kapının kilosuna göre değişiklik gösteren kapı hidroliği mevcuttur.

Kapı hidroliği taktırmak istediğini zamanlarda ustalardan, size en uygun olan hidroliği kullanmasını isteyebilirsiniz. Bu ustalar ile beraber çalışarak seçenekleri arasından dilediğinizi seçebilirsiniz. Kapılarınıza en ucu hidroliği bulabilmeniz kalıntı çokça basit . Hemen Geliriz Web Sitesi'nde yer alan firmaları arayarak hiroliklerin markalarını ve bu markaların fiyatlarını sorabilirsiniz. Kapılarınıza en ekonomik olan kapı hidroliğini bulmak için ustaların hizmeti sunmadan evvel gelerek veya sizlerden kapı fotoğraflarınızı isteyerek servis sunmaları mümkündür. Sitede mekan alan firmaların kapınıza kadar gelerek kapınıza en ekonomik hidroliği sunması ile beraber direkt olarak kapı hidroliği takma yöntemi alınmaktadır.  

Hemen Geliriz Web Sitesi'nde mekan alan ustalara ulaştıktan sonra görev sunmaları için kendi adreslerinizi verebilir ve bu adreslere gelmelerini isteyebilirsiniz. Adresinize kadar gelen ustalardan kapı hidroliği takma hizmeti almanız mümkündür. Ustaların sizler için sunacakları hizmetlerden alacakları fiyatlara kapı hidroliği de dahil olmaktadır. Ustalar hem yaptıkları işlemler için hem de taktıkları mekanizmalar için ücret almaktadırlar. En iyi ve en nitelikli olan hidroliklere ulaşabilmek için yapmanız lazım şey, Hemen Geliriz Web Sitesi üzerinden kapı hidroliği takan firmalara ulaşmaktır. Ulaştığınız bütün ustalar sizlere kapı hidroliği takma konusunda yardımci olacaktır. Bu hizmeti veren ustalar hem işçilik ücretlerini hem de Merkez kapı hidroliği ücretlerini fiyatlarına dahil etmektedirler.  

Erzincan Merkez Hakkında

Erzincan, Türkiye'de Doğu Anadolu Bölgesi'nde Erzincan ilinin merkez ilçesidir. Şehir tarihte Mengüceklilere başkentlik yapmıştır. İl kuzeyinde Gümüşhane ile Bayburt, kuzeybatısında Giresun, batısında Sivas, doğusunda Erzurum, güneydoğusunda Bingöl, güneybatısında Elazığ ile Malatya ve güneyinde ise Tunceli'ye komşudur.

İçindekiler

  1. Etimoloji
  2. Tarihçe
  3. İlk çağ ve Hititler dönemi
  4. Urartular dönemi
  5. Persler dönemi
  6. Türk hakimiyeti
  7. Osmanlı İmparatorluğu dönemi
  8. Cumhuriyet dönemi
  9. Erzincan Sovyeti
  10. Savaş sonrası
  11. Başbağlar Katliamı
  12. Erzincan depremleri
  13. Coğrafya
  14. İklim
  15. Nüfus
  16. Ekonomi
  17. Kültür
  18. Ağız
  19. Turizm
  20. Eğitim
  21. Altyapı
  22. Ulaşım
  23. Kaynakça
  24. Dış bağlantılar

Etimoloji

Fırat (Karasu) nehrinin yukarı havzasında, kendisiyle aynı adı taşıyan ovanın ortasında yer alır. Şehir kuzeyde Esense (Keşiş) dağı, kuzeydoğuda Kop dağı, doğuda Karasu-Aras dağlarının batı uzantıları, güneyde Munzur ve Mercan dağları, batıda Kızıldağ ve Dumanlıdağ ile çevrilidir. Erzincan adının, Strabon’un İlkçağ’da bu bölgede bulunduğunu belirttiği Eriza şehrinden geldiği söylenir; yine bu bölgeden bahseden Grek kaynaklarında Aziris adıyla gösterilen şehrin de Erzincan olması mümkündür. Şehrin adı Ermeni kaynaklarında Erez, Erzng ve Erznga; Bizans kaynaklarında Aringam (Arıngan), Arsingan, Erzingan; Arap kaynaklarında ise Erzencân şeklinde geçer. Türk fetihlerinden sonra şehrin adı önce Erzingan, Ezirgân olarak söylenmiş, ardından da bugünkü şeklini almıştır.

Tarihçe

İlk çağ ve Hititler dönemi

Erzincan'ın ilkçağ tarihi hakkında kesin bir bilgiye henüz sahip olunmamakla birlikte tarihçiler ikinci bin yıl da, bu bölgede Hurriler'in yaşadığını, ikinci bin yılın ilk yarısı başlarında da Hayaslılar ve Azzilerin hüküm sürdüğünü kaydetmektedir. Anadolu'da MÖ 1600 ile 1180 tarihleri arasında Hattuşaş'ı merkez yaparak büyük bir imparatorluk kuran Hititler yakın doğuyu egemenlikleri altına almışlar ve Erzincan'da Hititlerin yönetimi altındaydı. Anadolu'nun çeşitli yerlerinde yapılan kazılarda Hititlere ait çeşitli eserler ortaya çıkarılmıştır. Erzincan ve yöresinde Hititlere ait bir yerleşim merkezine rastlanmamışsa da, bu yörenin Hitit egemenliği altında kaldığı düşünülmektedir.

Urartular dönemi

Doğu Anadolu'da kurulan ilkçağ devletlerinden biri de Urartular olmuştur. MÖ 900 yıllarında kurulan bu devlet Tuşpa'yı (Van) başkent yapmış, sınırlarını Hazar Denizi'nden Malatya'ya, kuzeyde Erzurum ile Erzincan'dan güneyde Halep ve Musul'a kadar genişletmiştir. Yine Erzincan yakınlarında Altıntepe'de 1953'te yapılan kazılarda Urartular'a ait birçok eser çıkarılmış, bu yörenin Urartu egemenliği altında kaldığı kanıtlanmıştır. Çeşitli saldırılara maruz kalan Urartu şehirleri teker teker tahrip edilirken Medler'in Anadolu'yu istilası sırasında MÖ 600 yıllarında tamamen ortadan kaldırılmıştır. Erzincan ve yöresi, Urartular'ı yenerek Anadolu'yu istilaya başlayan Med'lerin (MÖ 612) eline geçti. Med İmparatorluğu'nun Kyaksar döneminde Lidyalılar'la yapılan savaşlar, muhtemelen Erzincan ve civarında meydana geldiği düşünülür. Bu yöreler M.Ö. 550 tarihlerinde Persler'in eline geçmiştir.

Persler dönemi

Hititler'in Anadolu'yu istila ettikleri sırada, İran yaylasını da Persler ele geçirdiler. Persler'in yükselişi daha çok Ciroz (550-530) ve Kampis (530-520) dönemlerine rastlar. Bu dönemde Erzincan ve çevresi de Persler'in eline geçer. Persler'den sonra Anadolu Makendonyalılar'ın eline geçmiştir. Roma ordusu MÖ 70 tarihinde Doğu Anadolu Bölgesi'ni ele geçirmeye başlıyarak Elazığ yöresindeki Harput Krallığı'nı yıktıktan sonra, Tigran Ordusunu da yenilgiye uğratmıştır. Bu sırada (MÖ 68) Pontuslular da Erzincan yörelerinde Roma üstünlüğüne son vermişlerdir. İran ile Bizans arasında sürekli savaşlara sahne olan Erzincan ve yöresi en son Bizans imparatoru Herakleios tarafından 629 tarihinde yenilgiye uğratılan İran'dan geri alındı.

644-656 yılları arasında Halife Osman bin Affan zamanında Habib bin Mesleme 35/655 senesinde Erzincan ve yöresini ele geçirerek, bu bölgeyi tamamen Müslümanların yönetimine kattı. Erzincan ve yöresi Abbasiler döneminde de çeşitli saldırılara maruz kaldı. Halife Mütevekkil Alallah (847-861) döneminde Malatya Valisi Ömer bin Abdullah, Arapgir, Eğin, Kemah, Erzincan ve Trabzon kentlerini 859 yılında Bizanslılar'dan geri aldı. Böylece Erzincan tekrar Arapların hakimiyetine geçti.

Türk hakimiyeti

Anadolu'da Türk hakimiyeti Malazgirt Meydan Muharebesi sonrası Türklerin Anadolu'yu vatan edinmesiyle başlamış, Malazgirt Muharebesi kazanılınca Alparslan, Karasu ve Çatlı nehirleri vadilerinin fethine komutanlarından Mengücek Ahmet Gazi'yi görevlendirmiştir. Erzincan, Kemah, Divriği ve Şebinkarahisar yörelerini hakimiyeti alan Ahmet Gazi, Kemah'ı merkez yaptı. 1114 yılında Ahmet Gazi'nin ölümü üzerine yerine oğlu İshak Bey geçti. Bu beyliği uzun süre yöneten İshak Bey ölümü üzerine yerine Melih Mahmut geçti. İshak Beyin oğulları Melih Mahmut'un hükümdarlığını tanımayınca, Mengüçlü Beyliği parçalandı. Kemah, Melih Mahmut'a Erzincan, Davut Şah'a, Divriği'de, Süleyman Şah'a düştü. 1151 yılında Davut Şah'ın öldürülmesi üzerine Erzincan'a 13 yıl Süleyman Şah sahip olmuş; Davut Şah'ın oğlu Fahrettin Behramşah 1165 yılında babasının tahtında oturunca, Mengüçlü Beyliği tekrar güçlenmiştir. Fahrettin Behram Şah, Kılıçarslan'ın damadı olması Mengücek ile Anadolu Selçuklu Devleti ilişkilerini gelişmiştir.

Behram Şah zamanında Erzincan ticaret ve sanayisi gelişmiştir. Deprem ve afetler sebebi ile o döneme ait eserler günümüze ulaşamamıştır. 1225 yılında Behram Şah'ın ölümü üzerine yerine oğlu Davut Şah geçti. 1228 tarihinde Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat Erzincan ve Kemah'ı işgal ederek Mengüçlü Beyliğine son verdi. Alaaddin Keykubat ile Harezmşahlar Hükümdarı Celalettin Harzem Şah arasında Erzincan yakınlarında 1230 yılında Yassı Çemen Muharebesi oldu ve Celalettin Harzem Şah yenildi, bölgeye hakim olan Alaattin Keykubat'ın 1237 yılında ölümü üzerine yerine oğlu II. Gıyaseddin Keyhüsrev geçti. Onun zamanında devlet Moğolların istilasına uğradı. 1240 tarihinde Erzurum'u işgal eden Moğollar, Erzincan'ı da geçerek 1243 tarihinde Kösedağ Savaşı'nda Anadolu Selçuklu Devletini hezimete uğrattı. Böylece Erzincan ve yöresi İlhanlıların eline geçti. İlhanlılar, Erzincan'ın da aralarında olduğu bölgeyi beylerle yönettiler. Bir ara Çobanoğulları Hükümdarı Küçük Şeyh Hasan Erzincan ve yöresini kendi beyliğine kattıysa da 1338'de Memluk Sultanı Nasreddin Muhammed'in yardımı ile Erzincan ve yöresi Küçük Şeyh Hasan'dan geri alındı. Erzincan bu beylik döneminde de el değişmiştir. Alaeddin Eretna 1352'de öldükten sonra yerine oğlu Gıyasettin Mehmet getirildi. Çıkan anlaşmazlıklar sonunda Erzincan bağımsız olarak, Burak Bey'e bırakıldı. Sırası ile Ahi Ayna Bey, Pir Hüseyin, Mutahhareten Bey yönetimi ele aldı. Mutahhareten döneminde, Kadı Burhanettin Erzincan'a ve yöresine birkaç kez saldırı düzenledi. Bu saldırılar Akkoyunlu Hükümdarı Kutlu Bey'in yardımı ile atlatıldı.

Erzincan Emiri Mutahhareten'in Timur'a bağlanması dönemin Osmanlı Padişahı Yıldırım Beyazıt'ı kızdırmıştı. Bu olayın üzerine Beyazıt, 1401 yılında Erzincan'ı kuşattı. Fakat çok geçmeden Ankara Savaşı patlak verince bölge 1402 yılında tekrar Timur hakimiyetine geçti. Bölgede II. Mehmet dönemine kadar Osmanlılar etkili olamadılar. 1419'da I. Mehmet zamanında Karakoyunlu Beyi Kara Yusuf Erzincan'ı zapt etti ve Pir Ömer'i vali olarak tayin etti.

Osmanlı İmparatorluğu dönemi

Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan Erzincan'ı 1455 yılında aldı. Kaleyi yeniden onardı. Yöre Fatih Sultan Mehmet ile Uzun Hasan arasında çıkan Otlukbeli Savaşı'na kadar (11 Ağustos 1473) Akkoyunlar'ın elinde kaldı. Bu savaştan sonra Osmanlıların denetimine geçti. 1502 tarihinde Safevi tahtına gecen Şah İsmail Erzincan'ı karargâh yapmıştı. Anadolu'yu eline geçirmek isteyen Safeviler'e Yavuz Sultan Selim 23 Ağustos 1514'te Çaldıran Muharebesi'yle dur deyince, Erzincan tekrar Osmanlılar'ın yönetimine geçti. Yine Kanuni Sultan Süleyman 1534'te Tebriz Seferi, 1540'ta İran Seferi sırasında Erzincan'a uğramıştır.

Cumhuriyet dönemiErzincan Sovyeti

Ana madde: 

Erzincan Şûrası

I. Dünya Savaşı başlangıcında Osmanlı toprakları olan Erzincan, Sivas, Trabzon civarları savaş devam ettikçe Çarlık Rusyası ordusunun himayesine geçmiştir. Savaş sırasında gerçekleşen Şubat Devrimi sırasında Rusya toprağı olan bu bölgeler, Rusya’nın diğer bölgelerinde gelişen olaylardan aynı şekilde etkilenmiştir. Bolşevik askerler kendi subaylarını tutuklamışlar, ayaklanmışlar, bununla birlikte sovyet yönetimleri kurmuşlardır. Bunlardan biri de, savaş döneminde Rusya toprağı olan Erzincan'da bulunan Bolşevik askerlerin kurduğu Erzincan Sovyeti hükümetidir.

Sovyet hükümeti, Bolşeviklerin askeri, siyasi, ve ekonomik desteği ile kısa zamanda gerçek bir iktidar oldu. İlkin, Sovyetler Birliğideki Kolhozların benzeri bir kolektif üretim çiftlikleri oluşturuldu. Ardından istihbarat ve askeri örgüt ve polis teşkilatı kuruldu. Maliye kanunu çıkarıldı ve vergilerin İstanbul hükümetine değil, Sovyetlere ödenmesi kararlaştırılarak vergi miktarları belirlendi. Toprak kanunu çıkarıldı, topraksız köylülere toprak dağıtıldı. 1921 yılında Kuvâ-yi Milliye müdahalesi sonucunda feshedilmiştir. Bazı kaynaklar ise Osmanlı Ordusu tarafından yıkıldığını belirtir.

Savaş sonrası

Şehir I. Dünya Savaşı'nda Osmanlı İmparatorluğu ile Rusya arasında yapılan Erzincan Muharebesi sonucunda 11 Temmuz 1916 tarihinde Ruslar tarafından şehir işgal edilmiş, bunu fırsat bilen ayrılıkçı Ermeniler'de silahlı birlikler oluşturarak faaliyete geçmişlerdir. 18 Aralık 1917 de SSCB Hükûmeti ile yapılan Erzincan Mütarekesi ile 11 Ocak 1918 de Rus askerleri bölgeden çekilmiş ancak ermeni çeteleri birçok kanlı olaya neden olmuştur. Bu dönemde Bolşeviklerden etkilenen ve Sovyet yönetimini benimseyen gruplar kısa süreli Erzincan Şûrası'nı kurmuştur. Kazım Karabekir komutasındaki askeri birlikler 13 Şubat 1918 de Erzincan'ı, 17 Şubat 1918 de ise Tercan'ı Ermeni silahlı örgütlerden kurtarmışlardır. Türk Kurtuluş Savaşı'nda ve hareketli geçen cumhuriyetin ilk yıllarında Erzincan halkı Atatürk ve silah arkadaşlarının yanında savaşmıştır.

Kentin adının Eriza veya Aziriz kelimelerinden geldiği, ilk önce Erziricin daha sonra da bugün ifade edildiği şekilde Erzincan'a dönüştüğü rivayet edilmektedir. 1923 yılında kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nin bir ili olan Erzincan, 1939 Erzincan depremi olarak bilinen şiddetli depreme maruz kalmış, şehirde büyük bir yıkım yaşanmış, on binlerce insan hayatını kaybetmiştir. Depremden sonra şehir yeniden inşa edilmiştir.

Başbağlar Katliamı

Ana madde: 

Başbağlar Katliamı

5 Temmuz 1993'te akşam üzeri 100'e yakın PKK mensubu Kemaliye ilçesine bağlı Başbağlar köyünü bastı. Ezanın okunduğu sırada camiye giren örgüt mensupları cemaati zorla dışarı çıkardı. 1,5 saat örgüt propagandası yaptıktan sonra tüm erkekler kurşuna dizildi, burada 29 sivil katledildi. Daha sonra köy ateşe verildi ve 214 ev, köy okulu, köy camii ve halkevi yakıldı. Yakılan evlerde saklanan 1'i kadın 4 kişi de yanarak can verdi.

11 Temmuz 2005 tarihinde PKK'lılar Tunceli-Erzincan Karayolu'nu kesmiş, araçlarda bulunan yolcuların para ve ziynet eşyalarına el koyan PKK'lılar 1 askeri kaçırarak olay yerinden uzaklaşmıştır.

Erzincan depremleri

Ana maddeler: 

1939 Erzincan depremi

 ve 

1992 Erzincan depremi

Türkiye'nin en büyük depremi olarak anılan 1939 Erzincan depreminde on binlerce insan hayatını kaybetmiştir. Depremden sonra demir yolundan yukarı yeni bir şehir inşaatına başlanarak bugünkü Erzincan şehri meydana getirilmiştir. 27 Aralık 1939 gecesi 7,9 büyüklüğünde bir deprem yaşanmış, şehir harabeye dönmüş taş taş üstünde kalmamıştır. Bu deprem Türkiye'nin gördüğü en şiddetli deprem olup 30.962 kişi hayatını kaybetmiştir. Gece 2:00'de Erzincan'ı 52 saniye boyunca sallayan deprem ayrıca 20. yüzyılın depremleri sıralamasında 15. olmuştur. Erzincan'ı ve hattâ , Koyulhisar'ı da tümüyle haritadan silen bu deprem; Amasya, Ordu, Kayseri, Kırşehir, Ankara, Çankırı, Sivas, Samsun, Yozgat ve Tokat illeri ve çevresinde hissedilmiştir. Toplamda 116,720 bina yıkılmış ve deprem gecesi hava sıcaklığının 0 derecenin altında 30 dereceyi göstermesi de ölü sayısının artmasında büyük etken olmuştur. Deprem sırasında kentin demiryolu köprüsü de yıkılmış, telgraf hatları kopmuş, Erzincan'ın çevreyle bütün ilişkisi tamamen kesilmiştir. Bu depremde Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın varlığı anlaşılmıştır. Erzincan'da yıkıcı bir başka deprem de 13 Mart 1992'de yaşanmıştır. Bu deprem 6,8 büyüklüğünde olmuş, 653 kişi hayatını kaybetmiştir.

Coğrafya

Erzincan Doğu Anadolu Bölgesinin Kuzey Batı bölümünde yukarı Fırat havzasında 39 02 ve 40 05 kuzey enlemleri ile 38 16 ve 40 45 doğu boylamları arasında yer almaktadır. Yüzölçümü 11.903 km² olup il merkezinin denizden yüksekliği 1.185 metredir. İlçeleri; Çayırlı, İliç, Kemah, Kemaliye, Otlukbeli, Refahiye, Tercan ve Üzümlü'dür. Birinci derecede deprem kuşağı üzerinde olan ilin 1939 Erzincan depreminden sonra şehir merkezi, şimdiki yerinde yeniden kurulmuştur.

Erzincan ili genellikle dağlar ve platolarla kaplıdır. Dağlar çeşitli yönlerde belli bir sıra içerisinde uzanır. Güneybatıdan Munzur Dağları, Kuzeybatıdan Refahiye Dağları il sınırlarına girer. Doğudan Erzurum'dan gelerek, batıya doğru uzanan Karasu Nehri ve Kop Dağları il alanını derinlemesine, aralarında geniş düzlükler bırakacak şekilde böler. Dağlar il topraklarının yaklaşık % 60'ını kaplar. Esence Dağı (Keşiş), ilin en yüksek noktasını (3.549 m) oluşturmaktadır. Köhnem Dağı 3.045 m, Sipikör Dağı 3.010 m, Mayram Dağı 2.669 m, Kop Dağı Tünel'nin geçtiği Kop Dağı 2.963 m, Mülpet Dağı 3.065 m, Munzur Dağları 3.449 m, Kazankaya Dağı 2.531 m, Ergan Dağı 3.256 m, Dumanlı Dağları 2.618 m ve Coşan Dağı 2.976 m'dir.

Erzincan ilinde ovalar, doğu-batı ve kuzey-güney doğrultusunda uzanan dağ sıraları arasındaki çöküntü alanlarında ye alır. Ovalar birbirine boğazlarla bağlanmıştır. Erzincan ovası, doğu-batı yönünde uzanır. Denizden yüksekliği 1.218 m. olan ovanın uzunluğu 40 km, toplam alanı ise 500 km²'dir. Kuzeyinde, doğu-batı yönünde uzanan bir fay hattı vardır. Kalın bir alüvyon tabakasıyla kaplı olan ovada, sulu tarım yapılmaktadır. Orta verimlilikte olup, buğday, şekerpancarı ve fasulye yetiştirilmektedir. Fırat vadisinin iki yanında Sansa Boğazı'na dek olan alandaki çok sayıda düzlükler, Tercan ovalarını oluşturur. En genişi 180 km²'lik, Çadırkaya (Pekeriç) ovasıdır. Denizden yüksekliği 1.450 m ile 1.500 m arası olan bu ova kalın bir alüvyon tabakası ile örtülmüştür.

İl toplam alanının, 1/20'sini yaylalar kaplamaktadır. Güneyde Munzur Dağlarının uzantıları üzerinde, özellikle Koşan Dağı yöresindeki yaylalar, seyrek ve kısa otlarla kaplıdır. Yer yer meşeliklere rastlanmaktadır. Daha doğuda Erzurum-Erzincan-­Bingöl sınırında bulunan Cemal Dağları'nın, Erzincan'da kalan uzantıları üzerinde, verimli yaylalar bulunmaktadır. Önemlileri arasında Çimen, Melan ve Sarıçiçek yaylaları zengin bitki örtüsüne sahip ilin en büyük ve en önemli akarsuyu Fırat ırmağıdır. Fırat 43,8 m³/sn ile 1320 m³/sn arasında değişen debisi ile sulama, enerji ve su sporları amaçlarıyla kullanılmaktadır. Tercan ovalarında Fırat'a, kuzeybatıda Keşiş Dağları'ndan çıkan, çayırlık dere ile güneydoğuda tuzla suyu katılır. Tercan ovasında suların birleştiği yerden itibaren Fırat'ın en büyük kolu karasu adını almaktadır. Yine Tercan Barajı ve Hidroelektrik Santrali buradadır.

Erzincan ovasında Fırat ırmağı iki yandan Mercan, Kom, Cimin, Pahnik ve Sürperen suları ile Çardaklı köyüne adını veren Çardaklı deresini alır. Irmak, Erzincan ovasından sonra, Bağıştaş'e kadar derin bir yatak içerisinde akar. Fırat ırmağı Kemaliye ilçesinde Kadıgölü suyu ile Miran suyunu aldıktan sonra, ilçenin güneydoğusunda Başpınar yakınlarında Keban barajı ile Elazığ il sınırına girer. Refahiye ilçesinin bir kısmından çıkan suların dışındaki tüm suları bünyesinde toplar. Refahiye ilçesinin bu suları Çukurdere ve Orçul Çayı aracılığı ile Kelkit çayına dökülür. Bölgedeki bütün akarsular kısa boylu sel karakteri taşıyan dere ve çaylardır. İlkbahar mevsiminde eriyen kar suları ve yağan yağmurlarla kabarır, zaman zaman taşkınlara neden olurlar. İl sınırları içerisinde coğrafi önemi olan göl yoktur. Çayırlı ilçesinde Yedi göller ve Aygır gölü, Otlukbeli ilçesinde Otlukbeli Gölü, Kemaliye ilçesinde ise Kadıgölü gibi küçük göller bulunmaktadır.

İklim

Karasal iklim özelliğine sahip Erzincan yüzey şekilleri, ovaları ve dağlarla çevrili olmasından dolayı yer yer değişik karakterli iklimlerin ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Doğu Anadolu bölgesinde yer alan Elazığ ve Malatya dışındaki diğer tüm illerden daha ılıman iklimi vardır. Yıllık sıcaklık ortalamaları 16,6 °C'dir. En soğuk ay olan Ocak ayı ortalamasının -3,7 °C, en sıcak ay olan Ağustos ayı ortalamasının da 23,9 °C olduğu görülmektedir. Erzincan, çevre illere göre daha uzun ve sıcak yaz mevsimi yaşamaktadır.

Kış mevsiminde doğudan gelen Sibirya kaynaklı hava kütlelerinin tesirinde kaldığı için oldukça sert kış günleri yaşanmaktadır. Yağış itibarıyla, 380,6'lık (kg/m²) yağış ortalamasına sahip olan il, yıl içerisinde en fazla yağışı 633,1 mm olarak, en az yağışı 206,1 mm olarak almaktadır. En yağışlı mevsim İlkbahar olup, yağışın yüzde 39'u bu mevsimde, yüzde 26'sı sonbahar, yüzde 22'si kış, ve yüzde 13'ü de yaz mevsiminde kaydedilmektedir. Yıllık nem ortalaması ise yüzde 62'dir.

İklim açısından önemli olan, meteorolojik göstergeler istasyon bulunan ilçelere göre uzun yıllar ortalamaları olarak aşağıda gösterilmiştir. Erzincan'da akarsu boylarında görülen kavak ve söğütlerin dışında genel olarak kısa ömürlü cılız otsu bitkiler yaygındır. Ormanlar Refahiye ve Kemah çevresinde meşe, gürgen, dış budak ve sarı çam olarak yoğunlaşmıştır. İl topraklarının 911.479 ha yaklaşık yüzde 76.57 si erozyona maruzdur.

 

 Erzincan (1981-2010) iklimi 

AylarOcaŞubMarNisMayHazTemAğuEylEkiKasAraYıl
Ortalama sıcaklık (°C)−3−1,34,010,715,620,024,024,119,112,35,5−0,210,9
Ortalama yağış (mm)27,130,241,952,353,430,710,96,414,740,335,728,5372,1
Kaynak: Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü 

Nüfus

YılToplamŞehirKır
1965102.52745.19757.330
1970120.46858.35262.116
1975126.08860.35165.737
1980141.96470.98270.982
1985160.83782.61678.221
1990149.83791.77258.065
2000170.858107.17563.683
2007140.25886.77953.479
2008135.51186.05149.460
2009137.56990.10047.469
2010149.422102.17347.249
2011142.00994.59847.411
2014149.87997.75952.120
2015152.47795.59656.881
2016Veri yokVeri yokVeri yok

Ekonomi

Erzincan halkı geçimini tarım, hayvancılık ve ticaretle sağlar. Büyük şehirlerin kalabalık nüfusu, yüksek binaları ve boğucu havalarının aksine Erzincan insanı kendine bağlayan düzenli şehir yapısı, sayısız doğa güzellikleri, ekonomik alışveriş koşulları ile huzurlu bir yaşam için ideal bir şehirdir. 1992 yılında yaşanan Erzincan depreminin neden olduğu büyük yıkıma rağmen Erzincan gelişmeye de devam etmektedir. Halkının büyük çoğunluğu Müslüman olup şehirde Sünni ve Alevilerde yoğunluktadır. Ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayanan Erzincan'ın ticaret ve sanayi ise il merkezinde yoğunlaşmıştır. Yaklaşık 373 hektar alan üzerine kurulu Erzincan Organize Sanayi Bölgesi şehrin tek sanayi faaliyetinin sürdürüldüğü alandır. Yine bulunduğu coğrafi konum ile tarıma yatkın bir şehirdir. Tarım üretiminde buğday, arpa, çavdar, patates ve şekerpancarı bölge üretiminde en fazla payı alan ürünlerdir. Küçükbaş, büyükbaş hayvan varlığı ve arı kovanı sayısı bakımından önemli bir paya sahiptir.

Kültür Ağız

Erzincan merkez ilçesinde kullanılan Türk şivesinin Doğu Anadolu ağızları içindeki konumu Leyla Karahan'ın Anadolu Ağızlarının Sınıflandırılması adlı çalışmasında yer verilmiştir.

Turizm

Erzincan'ın yöresel olarak meşhur tatlarından "cimin üzümü" Üzümlü ile özdeşleşmiş ve Erzincan döneri de bilinen tatları arasındadır. Hititler ile Urartular uygarlıklar döneminden günümüze kadar gelen Kemah Kalesi, şehir merkezinde bulunan Terzibaba Türbesi, Hıdır Abdal Sultan Türbesi ve Melik Gazi Türbesi, Tercan'da bulunan Orta Çağ Türk mimarisinin en ilginç ve önemli eseri kervansaray, hamam, mescit ve kendi türbesinden oluşan Saltukoğulları Hükümdarı II. İzzeddin Keykavus'un kızı Mama Hatun için yaptırdığı Mama Hatun Külliyesi, yine Tercan ilçesi Üçpınar köyünde bulunan ve 1854 yılında yapıldığı düşünülen Abrenk Kilisesi, Ekşisu adı verilen böğert maden suyunun da elde edildiği Ekşisu kaplıcaları, Kemaliye ilçesinde bulunan Buz ve Ala mağaraları ile Refahiye ilçesinde bulunan Köroğlu Mağarası görülmeye değer yerler arasındadır.

Eğitim

Üniversite

Ana madde: 

Erzincan Üniversitesi

  • Fakülte - 9 adet: (Erzincan 2012 yılında yapılan KPSS'de Eğitim Bilimleri alanında Türkiye'de en yüksek ortalama yapan öğrencilerin bulunduğu şehir olmuştur). Eğitim Fakültesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Tıp Fakültesi, Eczacılık Fakültesi, Dİş Hekimliği Fakültesi, Hukuk Fakültesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Mühendislik Fakültesi, İlahiyat Fakültesi
  • Yüksek Okul - 3 adet:

Sağlık Yüksek Okulu, Sivil Havacılık Yüksek Okulu, Kemaliye Hacı Ali Akın Turizm ve Otelcilik Yüksek Okulu

  • Meslek Yüksek Okulu - 11 adet:
  • Enstitü - 3 adet: Sosyal Bilimler Enstitüsü, Fen Bilimleri Enstitüsü, Sağlık Bilimleri Enstitüsü

İlk ve orta dereceli okullar

Şehir Merkezinde 18 (Belediye Sınırları içi) ve kent genelinde 39 adet lise ile belediye sınırları içerisinde 42 ilköğretim okulu hizmet vermektedir.

Altyapı Ulaşım

Erzincan'a ulaşım, tren ve karayolu ile sağlanabileceği gibi, Erzincan DHMİ ait modern uluslararası hava limanından da yapılabilmektedir. Erzincan'a en önemli ulaşım biçimi şehir merkezi çevresinden geçen Avrupa E-yolu E80 E E80 otoyoludur. Tren yolu ulaşımının da önemli bir yere sahip olduğu ilde Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları'nın (TCCD) düzenlediği Doğu Ekspresi tren seferleri doğuda Erzurum, batıda Kemah-Erzincan yolu istikametinde giden Fırat Nehri boyunca süren ve Sivas'a uzanır. Hızlı tren çalışmalarının sürdüğü Divriği-Erzincan Bölgesel Tren Hattı aktiftir.