Bölge Anahtar

AÇIK
4.9 / 5

Hacı Karahan
93 Yapılan İş
0 537 441 39 60

Erzurum Kapı Hidroliği

Erzurum En İyi 10 Kapı Hidroliği – Teklif Al veya Hemen Ara!
Erzurum En İyi 10 Kapı Hidroliği – Teklif Al veya Hemen Ara! HemenGeliriz.com ile Güvenli Hizmet, Hızlı Servis, Profesyonel Firmalar. Hemen Ara, Teklif Al veya Karşılaştır, Zaman Kazan.

Erzurum kapı hidroliği kullanarak kapıların çarpmasını engelleyebilmeniz mümkündür. Apartman giriş kapılarının, büro kapılarının insanlar girip çıktıkça yüksek bir ses oluşturarak çarpması sabit olduğu zamanlarda güzel olmamaktadır. Bu sesin etrafı da rahatsız etmemesi için kapı hidroliği kullanılarak, bu sorunun önüne geçebilmeniz olabilir olabilmektedir.  

Kapı hidrolikleri ile beraber çarpan kapılara son verebilirsiniz. Kapılarınızın çarpma durumlarında eğer camları varsa bu camlar kırılabilir veya kapıların zamanla bu çarpmalardan aldığı darbeler nedeniyle bozulması da söz konusu olabilmektedir. Ustaların sizler için sunacakları değişik kapı hidroliklerinden bir tanesini seçerek kapılarınıza taktırabilmeniz mümkündür.  

 

Kapı İtme Yayları  

Ustaların kapılarınız için yapacakları işlemler için öncelikli olarak hidrolik seçmeniz gerekmektedir. Hemen Geliriz'de mekan alan firmaların sizler için en kaliteli gereçler ile görev sunmasını istiyorsanız hemen iletişime geçin! Bu sitede mekan alan hizmet ve yer bilgisini doldurduktan sonra sizlere listelenecek olan en yakın ve en kaliteli hizmeti sunan firmaların numaralarından dilediğinizi arayabilirsiniz. Bu firmaları aradıktan sonra yapılacak yöntemi söyleyebilir ve ondan sonra ustalardan bu teknik için ne kadar ücret alacaklarını sorabilirisiniz. En yakın ve en çabuk biçimde sizlere servis verecek olan firmalara bu sitede üzerinden çokça seri bir biçimde ulaşabilmeniz mümkündür. Burada yer alan firmaların sizler için sundukları görevleri en ucuz biçimde almak için ustalar ile bağlanma kurduktan sonra servis bedeli üzerinden pazarlık yapabilmeniz mümkündür.  

Kapıların giriş çıkış esnasında genellikle olarak çarpmasından dolayı  rahatsızlıkların önüne geçmek için Hemen Geliriz'de yer alan firmalara ulaşabilirsiniz. Burada yer alan işletmeler sizlere en iyi kapı hidroliği markaları ile birlikte görev sunacaklardır. Bu firmaların sizlere sunacakları kapı hidroliği hizmeti için süratli bir şekilde arama yapmanız gerekmektedir. gereken olan aramaların yapılmasının ardından ustalar sizlere en çabucak şekilde, kapı hidroliği montajı hizmeti sunmaktadırlar. Sunulan hizmetler için sizlerden kapı hidroliği ücretleri ve diğer zanaat ücretlerini almaktadırlar. Kapı hidroliğinin değişmesi için ve tamirinin yapılması için de yine Hemen Geliriz Web Sitesi'ni ziyaret edebilirsiniz. Bu sitede mekan alan şirketler ile anlaşarak kapılarınız için kapı hidroliği taktırabilirsiniz, aynı sürede da kapı hidroliğinin bulunduğu kapılarda bozukluk olması durumunda da ustalar ile anlaşarak bu problemleri yaptırabilmeniz mümkündür.  

Kapı hidroliği takılmadan önce kapıların seçenek sık çarpması söz konusuyken, kapı hidroliğinin takılmasının ardından bu çarpma durumlarının engellenmesi sağlanmaktadır. Kapıların hidrolik yapısı ile beraber sert çarpma durumlarının önüne geçilmektedir. Hidrolik kapılar bırakıldıktan sonra kapıları tutarak yavaş yavaş kapıları yerlerine oturtmaktadırlar. Kapıların kendi kendilerine kapanmaları ve çarpmalarının önüne geçilmesi için bu bhidrolik sistem kullanılmaktadır. Kapılara fazla kolay bir biçimde montelenen bu kapı hidroliği sayesinde oldukça konforlu bir uygulama sağlanmaktadır.  

Kapıların kişiler tarafından sıklıkla olarak yavaşça bırakılması söz konusu olmayarak, bu kapıların kapanması için kapı hidroliği takılmaktadır. Kapı hidroliklerinin takılması ile birlikte kapıların çok konforlu bir biçimde kapanması söz konusu olmaktadır. Kapılara bu kapı kapatıcı yayların takılması ile birlikte kapıların açık kalması da engellenmektedir.  

Kapılarda eğer bu sistemler bulunmuyorsa kapılar genellikle olarak açık kalmaktadır. Apartman, eylem hanı veya diğer binalarda olduğu gibi kalabalık bir giriş çıkışın bulunduğu yerlerde kapı hidroliği sayesinde kapıların kapalı tutulması olabilir olabilmektedir. Kapıların böyle yerlerde açık kalması söz konusu olduğu zamanlarda tehlikeli durumlar söz konusu olmaktadır. Kapılar açık kaldığı zamanlarda güvenlik önlemleri almakta kişiler zorlanmaktadır. Kapıların günlük olarak kapalı tutulması gerekmektedir. Kapıların günlük kapalı tutulması da insanlar tarafından pek aşırı sağlanamadığı için kapı hidroliği oldukça işlevsel olmaktadır. Bu hidroliklerin kullanılması için Hemen Geliriz'de yer alan ustalar ile irtibata geçebilirsiniz. Ustaların sizlerle bağlanma kurması ile beraber hizmet sunacakları yerlere kadar gelerek dilediğiniz kapılara kapı hidroliği taktırabilirsiniz.  

 

Kapı Hidroliği Markaları  

Kale

Yale

Marelli  

Bimex

Beşel

YT  

Bu ve bunun gibi birçok markalı kapı hidroliği hizmeti almak isterseniz, Hemen Geliriz Web Sitesi'nde mekan alan kapı hidroliği ustalarından servis alabilmeniz mümkündür. Bu sitede mekan alan ustalardan servis alarak kapılarınızın bir daha çarpmaması için görev alabilmeniz mümkündür. Ustaların sizler için sunacakları kapı hidroliği hizmetinden en süratli tasvirde değerlendirmek için çabuk bir şekilde ustalar ile irtibata geçebilirsiniz. Ustaların sizler için sundukları en iyi hizmetten ve en ucuz hizmetten bu site aracılığı ile yararlanabilmeniz mümkündür.  

Kapı hidroliklerini kişilerin kullanımlarını bilmeden takması durumlarında, daha mekanizma takılmadan bozulabilmektedir. Eğer bozulmasını istemiyorsanız, kapı hidroliği mekanizmasından anlamıyorsanız kendiniz takmamalısınız. branşında profesyonel ve bu konuda uzman olmuş kişiler ile çalışarak hem fazla kısa zamanda hem de nitelikli bir biçimde görev alabilmeniz mümkündür. Bu sitede yer alan ustalar ile birlikte çalışarak en nitelikli ve en ucuz hizmeti alabilmeniz mümkündür.  

Erzurum kapı hidroliği takılması ile beraber önceden çarpan kapılarınız artık çarpmayacaktır. Bu kapıların çarpma sorunlarının önüne geçebilmek için kapılarınıza hidrolik mekanizmaları taktırmanız yeterlidir.  

Çeşitli markaların olduğu hidroliklerden bir tanesini seçerek ustalarınızın size arzuladığınız marka ve model ile servis sunmasını sağlayabilirsiniz. Sizlere sıfır takılacak olan hidroliklerin garanti hizmetlerinden de faydalanmak için garantili aktif işletmeler ve ustalar ile iletişime geçiniz. Bu sitede mekan alan firmaların birçoğu garanti hizmetini sizlere sunmaktadırlar. Kapı hidroliğinin %100 garantili olduğu durumlarda, kapılarınıza takılmasının ardından belirlenen süre içerisinde bozukluk vermesi ile beraber masrafsız olarak bakım ve yenilik hizmetleri sunulabilmektedir.  

 

En Ucuz Kapı Hidroliği  

Kapı hidrolikleri sayesinde kapanmayan kapılarınızı kapatabilir ve dayanıklı çarpan kapılarınıza çözüm bulabilirsiniz. Bu sitede yer alan ustalar ile beraber en iyi hizmeti alabilmeniz mümkünüdür. Kapı hidrolikleri çokça çeşitli olmakla beraber marka ve model farkından dolayı fiyat farklılıkları da doğmaktadır. Bu fiyat farklılıklarının nedeni genelde hidrolikler için kullanılan malzemelerin farklılıkları ve basınçlarının kaç kiloya kadar tartabildiğidir. Her kapının kilosuna göre yenilik gösteren kapı hidroliği mevcuttur.

Kapı hidroliği taktırmak istediğini zamanlarda ustalardan, size en ekonomik olan hidroliği kullanmasını isteyebilirsiniz. Bu ustalar ile birlikte çalışarak seçenekleri arasından dilediğinizi seçebilirsiniz. Kapılarınıza en ucu hidroliği bulabilmeniz artık çokça basit . Hemen Geliriz Web Sitesi'nde mekan alan firmaları arayarak hiroliklerin markalarını ve bu markaların fiyatlarını sorabilirsiniz. Kapılarınıza en uygun olan kapı hidroliğini bulmak için ustaların hizmeti sunmadan evvel gelerek veya sizlerden kapı fotoğraflarınızı isteyerek servis sunmaları mümkündür. Sitede mekan alan firmaların kapınıza kadar gelerek kapınıza en uygun hidroliği sunması ile beraber direkt olarak kapı hidroliği takma yöntemi alınmaktadır.  

Hemen Geliriz Web Sitesi'nde yer alan ustalara ulaştıktan sonra görev sunmaları için kendi adreslerinizi verebilir ve bu adreslere gelmelerini isteyebilirsiniz. Adresinize kadar gelen ustalardan kapı hidroliği takma hizmeti almanız mümkündür. Ustaların sizler için sunacakları hizmetlerden alacakları fiyatlara kapı hidroliği de dahil olmaktadır. Ustalar hem yaptıkları işlemler için hem de taktıkları mekanizmalar için ücret almaktadırlar. En iyi ve en kaliteli olan hidroliklere ulaşabilmek için yapmanız gereken şey, Hemen Geliriz Web Sitesi üzerinden kapı hidroliği takan firmalara ulaşmaktır. Ulaştığınız hepsi ustalar sizlere kapı hidroliği takma konusunda yardımci olacaktır. Bu hizmeti veren ustalar hem işçilik ücretlerini hem de Erzurum kapı hidroliği ücretlerini fiyatlarına dahil etmektedirler.  

Erzurum Hakkında

Erzurum, Türkiye'nin bir ili ve en kalabalık yirmi dokuzuncu şehridir. 2019 itibarıyla 762.062 kişilik nüfusa sahiptir ve 999 kişi göç vermiştir. Nüfus bakımından Doğu Anadolu Bölgesi'nin en büyük üçüncü ilidir. Denizden yüksekliği yaklaşık 1900 m olan Erzurum, tarihin ilk dönemlerinden beri yerleşim yeridir. Şehir, tarihî eserleri ve kış sporları tesisleriyle de tanınır. Yüzölçümü bakımından Türkiye'nin en büyük dördüncü ili olan Erzurum'da, temel geçim kaynağı tarım ve hayvancılık olup şehir son yıllarda kış turizmiyle de öne çıkmaktadır. Soğuk iklimi sebebiyle sanayisi gelişmemiştir. 25.066 km² yüzölçümüne sahip il arazisinin %15,17'si tarımsal amaçlı olarak kullanılabilir konumdadır.

İçindekiler

  1. Köken bilimi
  2. Tarihçe
  3. Erzurum kronolojisi
  4. İlk dönem
  5. Osmanlı dönemi
  6. Abaza Mehmed Paşa Ayaklanması ve Erzurum kuşatması
  7. Yakın dönem
  8. Tarihî süreç ve sonuç
  9. Cumhuriyet dönemi
  10. Coğrafya
  11. Coğrafi konum
  12. İklim
  13. Bitki örtüsü
  14. Nüfus
  15. Güncel Nüfus Değerleri (TÜİK 4 Şubat 2020 verileri)
  16. Ekonomi
  17. Tarım ve hayvancılık
  18. Sanayi ve ticaret
  19. Organize Sanayi Bölgesi ve Küçük Sanayi Siteleri
  20. Kültür
  21. Yaşam, örf ve adetler
  22. Dadaş
  23. Halk oyunları
  24. Kıyafet
  25. Ağız (şive)
  26. Şenlikler
  27. Mutfak
  28. Turizm
  29. Tarihî yapılar
  30. Erzurum Kalesi, Saat Kulesi
  31. Erzurum Kalesi
  32. Saat Kulesi
  33. Yakutiye Medresesi
  34. Erzurum Tabyaları
  35. Cami ve medreseler
  36. Tarihî cami ve medreseler
  37. Türbeler, kümbetler ve ziyaret yerleri
  38. Türbeler
  39. Kümbetler
  40. Müzeler, anıt ve heykeller
  41. Müzeler
  42. Arkeolojik alanlar
  43. Çağdaş yapılar
  44. Spor
  45. Yönetim
  46. Merkezi yönetim
  47. Yerel yönetim
  48. Belediye Başkanları
  49. Milletvekilleri
  50. Eğitim
  51. Konum
  52. Konum Bilgileri Tablosu
  53. Medya
  54. Altyapı
  55. Ulaşım
  56. Kardeş şehirler
  57. Ayrıca bakınız
  58. Kaynakça
  59. Dış bağlantılar
  60. Köken bilimi

Şehrin bilinen ilk adı, Doğu Roma İmparatoru II. Theodosius’un (408-450) ismiyle ilişkili olan Theodosiopolis’ti. Ermeniler ise burayı Karin adıyla anmaktaydı. Romalıların istilasından evvel Erzurum'un bulunduğu yerde Ermenilerin "Karin" diye adlandırdıkları bir şehir olduğu bilinir. Belâzürî, bölgeye egemen olan kişinin ölümü üzerine yerini alan Kali adlı eşi tarafından kurulduğu için Kalikale adı verilen şehre Araplar’ın Kālîkalâ dediklerini söyler. 11. yüzyıldan sonra ise Türkler, Theodosiopolis için Erzen adını kullanmışlardır. Basılan Selçuklu paralarında şehrin adı Erzenü’r-Rûm (ارزن الروم), Erzen-i Rûm (ارزن روم) ve Erz-i Rûm (ارز روم) şeklinde yazıldığı görülmüştür. Daha sonra bu ad Arz-ı Rûm (ارض روم - ارضروم) olmuş ve son olarak bugünkü Erzurum şeklini almıştır.Hudûd el-âlem isimli kitapta; bu şehrin müstahkem bir kalesi bulunduğu için, her taraftan gelen gazilerin nöbet tutarak şehri korudukları ve şehirde tüccarların çok olduğu bildirilmektedir.

Tarihçe

Tabiat şartlarının ve coğrafi konumunun uygun ve elverişli olması yanı sıra , önemli uygarlık ve medeniyet merkezi olarak bilinen yerlere yakınlığı, Erzurum'un Anadolu'da en eski yerleşim merkezlerinden birisi olmasını sağlamıştır. Günümüze kadar yapılan kazılar sonucu bulunan bazı taş araçlar Erzurum ve yöresindeki yerleşimin geçmişini 'yontma taş devri' ne kadar götürmektedir. Ayrıca Karaz, Pulur, Güzelova Höyük, ve Sos Höyük buluntuları, Erzurum'un İlk Tunç Çağı'ında Karaz Kültürünün merkezi konumunda olduğunu göstermektedir.

Erzurum, tarih öncesinden günümüze dek pek çok medeniyeti barındırmıştır. Erzurum'un tarihi MÖ 4000'e kadar uzanmaktadır.Urartular, Kimmerler, İskitler, Hititler, Medler, Persler, Romalılar, Bizanslılar, Sasaniler, Emeviler, Selçuklular, Moğollar, İlhanlılar, Safeviler, Osmanlılar ve Türkiye Cumhuriyeti, il topraklarını kontrolleri altında tutmuştur.

Erzurum kronolojisi

Dönem/YılOlaylar
MÖ 11. yüzyıl.Azzi–Hayaşa Krallığı
MÖ 8. yüzyıl.Urartular
MÖ 585–550Medler
MÖ 550–530Persler
MÖ 330–323Büyük İskender dönemi
MÖ 323–120Seleukos İmparatorluğu
MÖ 120–34Partlar
MÖ 34-MS 395Romalılar
M. sonra 
395Bizans
610Sasaniler
638Ömer bin Hattab 'ın komutanlarından İlyas Bin Ganem'in Erzurum’u alması
651Habib bin Mesleme 'nin Erz.'u Bizans'tan geri alması
686Leontlos 'un (Bizanslı komutan) Erzurum'u alması
700Emevi Halifesi Abdülmelik'in oğlu Abdullah'ın Erzurum'u Bizans'tan geri alması
753Erzurum’un tekrar Bizanslıların eline geçmesi
772Amr bin İsmail el–Haris'in yöreyi Abbasi yönetimine bağlaması
934Loannes Kurkuas 'ın (Bizanslı komutan) Erzurum'u alması
948Abbasilerin şehri geri almaları
949Loannes Çimiskes'in (Bizanslı komutan) Erzurum’u alması
979Erz.’un Bağratlı David'e verilmesi
1001Erz.’u (Bizans imparatoru)II. Basileios 'un alması
1019II. Basileios’un Oltu'yu alması
1048Erz. ve civarına İbrahim Yinal Bey ve Kutalmış Bey 'in akınlar yapmaları
1054Tuğrul Bey'in Erz.’a kadar ilerlemesi
1058Yakut Bey'in Erz. civarını alması
1071Alparslanın komutanlarından Ebulkasım'ın Erzurum ve yöresini fethederek Saltuklular beyliğini kurması
1202Saltuklu beyliğinin Anadolu Selçuklu sultanı II. Süleyman şah tarafından ortadan kaldırması
1242Moğolların Erz.'u alması
1295Erz.'un İlhanlı egemenliği altına girmesi
1358Erz.’u Celayirîler sultanı Uveys Bahadır Han'ın alması
1385Erz.'u Karakoyunluların alması
1387Timur'un , kenti Mutahharten'in yönetimine vermesi
1404Yusuf Ali adlı bir Türkmenlinin Timur'un ölümü üzerine Erz.’u ele geçirmesi
1434Akkoyunlu hükümdarı Karayülük Osman'ın Erz.'u alması
1468Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan'ın Erz.'u ele geçirmesi
1502Erz.'un Safevilerineline geçmesi
1517Erz.'un Yavuz Sultan Selim tarafından Osmanlı yönetimine bağlanması
1535Erzurum Beylerbeyliği kuruldu
1590Erzurum halkı yeniçerilere karşı ayaklandı
1622Abaza Mehmet Paşa ayaklanması
1628Abaza Mehmet Paşa ayaklanmasınınsona erdirilmesi, IV. Murat'ın yeni sadrazamı Gazi Ekrem Hüsrev Paşa komutasındaki Ordunun tekrar Erzurum kalesini kuşatması
1803Erz. Valisi Gürcü Osman Paşa ayaklandı
18211821-1823 Osmanlı-İran Savaşı sırasında İranlılar tarafından işgal edildi.
1828Erzurum Ruslar tarafından işgal edildi
1829Ruslar Erzurum'dan çekildi.
1856Türk–Rus Savaşı (Gavurboğan savaşları)
1877Erzurum'un yeniden rus işgaline uğraması ve şanlı Aziziye savaşında Erzurum'un Türk tarihine emsalsiz bir zafer kazandırması
1879Berlin Antlaşması ile Rus işgalinin sona ermesi 
1916Ruslar Erzurum’u işgal etti
1917Ruslar ,Rusya'daki Bolşevik isyanından dolayı Erzurum’dan çekildi, Erzurum ve yöresinde binlerce insan Ermeni çetelerince katledildi.
1918Rusların 1916 yılında Erzurum’u istilası ile başlayan işgal, Osmanlı ordusunun bölgeye intikali ile son buldu. Bölge işgal ve katliam çetelerinden temizlendi. 12 Mart 1918 tarihi, Erzurum’un düşman işgalinden kurtuluş tarihi olarak ilân edildi.
1919Erzurum Kongresi (21 Temmuz-7 Ağustos 1919) yapıldı.

 

İlk dönem

Doğu Anadolu'nun en büyük kenti olan Erzurum'un MÖ 4900 yıllarında kurulduğu tahmin edilmektedir. Erzurum'u da içine alan bölge tarih boyunca Hurriler, Asurlar, Kimmerler, İskitler (Sakalar) bölgede hakimiyet kurmuşlardır. Medler tarafından kuşatılamayan bölge Persler tarafından MÖ 6. yüzyılda istilâ edilmiştir. MÖ 4. yüzyılda İran'ı mağlup eden Makedonya Kralı İskender bölgede hüküm sürmüştür.Daha sonra İskender'in ölümü üzerine önce Selokidlerin sonra ise Romalı'ların eline geçen bölge, Romalılar ile Partlar arasında büyük savaşlara sebep olmuştur. Roma İmparatorluğunun bölünmesi sebebiyle MS 395 yılında Erzurum, Doğu Romalılara (Bizanslılara) verilmiştir. Daha sonraki dönemde Sasaniler ve Bizanslılar tarafından yönetilmiştir. Hititler'in sınır bölgesinde olan Erzurum'un pek çok savaşlara sahne olmasının sebebi tarihi göç ve istilâ yolları üzerinde bulunmasından kaynaklanmaktadır. MS 422 yılında Bizanslılar Erzurum yakınlarında " Theodosiopolis" şehrini kurdular. Daha sonra Erzurum ve "Theodosiopolis" Müslüman Komutan Ömer bin Hattab'ın komutasındaki İslam Orduları tarafından 633 yılında fethedildi. Müslümanların eline geçen bölgenin nüfusu çok sürede hızla arttı ve 200 bin oldu. O dönemde dünyanın en büyük şehirleri arasında olan Erzurum daha sonra İslâm devletlerinin birbiriyle çekişip iç mücadeleye başlamaları ve sonuç itibarıyla zayıf düşmeleri neticesinde Bizanslılar diğer şehirleri ve Erzurum'u geri aldılar. 1048 yılında Selçuklular Pasinler meydan muharebesinde Bizanslıları mağlup ettiler. Böylece 1071 Malazgirt meydan muharebesinden 22 yıl önce Erzurum'u; Tuğrul Bey, kardeşi Çağrı Bey ve Süleyman Şah'ın babası Şahzade Kutalmış Bey feth etmiş oldular. Bu süreçte Bizansla yapılan anlaşma üzerine Erzurum Bizans'a geri iade edildi. Selçuklu Sultanı Alparslan'a bağlı komutanlardan Ebul Kasım, 1071 Malazgirt zaferinden sonra Bizans'ı mağlup ederek Erzurum'u fethetti.

Anadolu'da ilk Türk Beylerbeyliği olan Saltık (Saltuk)oğulları " Saltuklular Beyliği " kuruldu. Erzurum 1202 yılına kadar Saltuklular Beyliğinin başşehri olmuştur. 1071-1202 döneminde: Melik Ebul Kasım (1071-1103), Melik Ali (1103-1174), Melik Nasreddin Mehmed (1174-1884), Melikşah (1184-1202), Melik Alâeddin (1200-1202) hüküm sürmüşlerdir.Erzurum 1202 yılında Konya 'da bulunan Anadolu Selçuklularına tabi bir vilâyet oldu. 1242 yılında Moğollar tarafından istilâ edildi. Bu istilânın ardından Erzurum ve yöresini İlhanlılar ele geçirmiş oldular. 1202-1335 yıllarında Erzurum'da hüküm süren İlhanlılar'dan sonra bölge Eretna ( Ertenç) Türk Beyliğinin himayesine girdi. 1300'lü yılların sonunda Erzurum'u önce Karakoyunlular sonra da Timur kuşattı. Karakoyunlular bölgede 15 'nci asrın ortalarına kadar hüküm sürdüler. 1467'de Akkoyunlular'ın önderi Uzun Hasan'ın gerçekleştirdiği ani bir baskın sonucu Cihan Şah'ın ölümüyle Karakoyunlu devleti yıkıldı, Erzurum Akkoyunlular 'ın eline geçti. Akkoyunlu Devleti, Safevi hükümdarı Türk asıllı Şah İsmail tarafından 1508'de tamamen ortadan kaldırıldı. Safevilerin eline geçen Erzurum, safeviler döneminde çok geriledi. 1514 yılında Osmanlı Sultanı Yavuz Sultan Selim Erzurum'u fethetti. Safeviler Erzurum'u geri aldılar. Daha sonra Kanuni Sultan Süleyman Erzurum'u kesin olarak Osmanlı topraklarına katmıştır. Erzurum Osmanlı İmparatorluğu döneminde bir eyâlet merkezi olarak çok gelişti. Trabzon - Tebriz ticaret yolu üzerinde olması ve kalesinden dolayı serhat şehri statüsüne sahip oluşu, Erzurum'u, Osmanlıların İran'a yaptığı seferlerin askeri üssü konumuna getirmişti. Günden güne gelişerek; ticaret, kültür, san'at, sanayi ve askeri merkez haline geldi. Osmanlılar tarafından Erzurum merkezli kurulan eyaletin sınırları dahilinde; Erzurum, Gümüşhane, Erzincan illeri ve Muş'un Malazgirt, Bingölün Kiğı ilçeleri yer alıyordu. 1600'lü yılların ortalarında Erzurum eyaleti 49.324 km² yüzölçümüne sahipti.

Osmanlı dönemi

Abaza Mehmed Paşa Ayaklanması ve Erzurum kuşatması

1591 yılında Erzurum halkı ile yeniçeriler arasında meydana gelen olaylara yönetimin müdahalesi gerekli olmuş ancak bu olaylar başka isyanların çıkmasına da zemin hazırlamıştı. Bölgede sayıları artan yeniçeriler ile Erzurum halkı arasında vergilerle alakalı problemler yaşandı. Erzurum'a yerleşmiş olan yeniçerilerden şikayetçi olan halk, bazı yeniçerileri orada öldürdü. Haberin İstanbul'a ulaşmasından sonra yeniçeriler tepkilerini gösterdiler. Bu olaylar üzerine Osmanlı veziriâzamı Ferhad Paşa görevinden alındı ve Erzurum'a heyet gönderildi. Gönderilen bu heyet bir kale içinde birçok Erzurumluyu asarak idam ettirdi. Birkaçı da İstanbul'a gönderilerek çengellere vurulup idam edildi.

1620'lerde Erzurum beylerbeyi olan Abaza Mehmed Paşa, Sultan II. Osman’ın öldürülmesi üzerine Erzurum’da yeniçerileri öldürmeye başladı. Ancak Yeniçeriler diz kapağındaki yanık üzerinden tanınmaya çalışılınca ilgisiz halk da "Yeniçeri" denilerek öldürülüyordu. Abaza Paşa'nın ilerleyişi, IV. Murad’ın tahta çıkarılmasından sonra sevkedilen kuvvetlerce durdurulunca Abaza Paşa Erzurum’da kaleye kapandı. Bir uzlaşı sonrası tekrar Erzurum beylerbeyiliğine getirildiyse de aynı şiddetle davranmaya devam etti. 1626’daki bir sefer nedeniyle kendisinden yardım istenmesine rağmen bunu bir tuzak sanarak emrindekilerle Erzurum Kalesi’nden çıkıp orduya saldırdı. Esir aldığı yeniçerilerin boyunlarını vurdu ve Dişlenk Hüseyin Paşa’yı öldürdü. Esir aldığı yayabaşı ve bölükbaşılarından dördünü dörder parça ettirip Erzurum Kalesi burçlarına astırdı. Ayrıca Erzurum taraflarında ne kadar yeniçeri ve topçu bulduysa onların da tamamını öldürdü. Doğu seferine çıkan Halil Paşa, Ağustos 1627'de Erzurum'da Abaza Paşa ile müzakerelerde bulduysa da bundan bir sonuç alamadı. Bunun üzerine Erzurum'u kuşattı. Erzurum kuşatması kasım ayında kaldırıldı. 1628'de ise Hüsrev Paşa’nın düzenlediği sefer sonunda teslim olan Abaza Paşa, IV. Murad tarafından affedildi. Abaza Paşa'nın ayaklanmasından önce ise yeniçeriler ile Erzurum halkı karşı karşıya gelmiş idi.

Yakın dönem

Erzurum, 1828- 1829, 1878 ve 1916 'da üç defa Rus istilâsına uğramıştır. Rusların çok büyük tahribatlar yaptığı bu istilâlar geçici olmuştur. 1877-1878 'de Ahmet Muhtar Paşa, Ruslar'ı doğuda birkaç defa bozguna uğratmasına rağmen, Rusların sürekli takviye almaları sebebiyle sonuç Ruslar'ın lehine gelişmiştir. Ahmet Muhtar Paşa, Rus General Arshak Ter-Gukasov 'u Karayazı yakınlarında vuku bulan Halyaz meydan muharebesinde (21 Haziran, 1877 ) ; Rus Başkomutanı Melikof'u da Zivin Meydan Muharebesinde (25-26 Haziran 1877 ) mağlup etti. Rus Çarı, bu yenilginin üzerine General Melikof 'u azletti ve akabinde Ahmet Muhtar Paşa, Rus ordusu ile Kars ve Gümrü arasında Gedikler Meydan Muharebesinde üçüncü defa karşılaştı ve Rus ordusunu mağlubiyete uğrattı. Yahniler Meydan Muharebesini 34 bin Türk askeri, 74 bin Rus askerini mağlup ederek kazandı. Ruslar çok sayıda kuvvet yığınca Ahmet Muhtar Paşa, ordusunu Erzurum'a çekti. Sonradan Rusların aldıkları takviye yardımlar 9 Kasım 1877 - 13 Temmuz 1878 döneminde bölgeyi işgal altında tutmalarını sağlamıştır.

1890 Haziran'ında Erzurum'da bir kiliseye arama yapmak için girilmek istenince, Osmanlı askerleri ile Ermeniler arasında çatışma yaşandı. Çıkan çatışma 20 Ermeni ve 3 askerin ölümüyle sonuçlandı. II. Abdülhamit döneminde (1890'lar) aralarında Erzurum'un da bulunduğu bir bölgede varlık gösteren Hamidiye Alayları özellikle Ermenilere karşı katliamlara girişti. 1895'te hedef haline gelen çok sayıda Ermeni esnafın dükkanı yağmalandıktan sonra yakıldı ve esnaf Ermeniler hırpalandı veya öldürüldü. Bunu, Ermeni mahallelerine yönelme ve öldürme, yağma, tecavüz, kadın kaçırma ve zorla Müslümanlaştırma takip etti. 15 Mayıs 1915’te, Erzurum’daki bir Alman yetkili çevre köylerdeki Ermeni ahalisinin sürgününü ilk kez rapor etti. Daha sonra da sürülenlerin yoksulluk sıkıntısından söz etti. 2 Haziran’da ise Erzurum’daki konsolos yardımcısı Max Erwin von Scheubner-Richter, "sevkiyata dair bütün gerekli malzemeler, her türlü alet, edevat, taşıma araçlarının yok denecek kadar az" olduğundan söz etti ve "bunun sonucu sürgüne gönderilenlerin yarısından azı gönderildikleri yere canlı olarak ulaşacaktır" diye bir saptamada bulundu.

 

27 Şubat 1918 günü Ermeni çeteler Erzurum'un Alaca köyünde Türkleri öldürdü ve Erzurum'da Türk çarşıları yakılmaya başlandı. 26-27 Şubat 1918 gecesi Erzurum'da 3000 ila 8000 Müslüman öldürüldü. Rus Yarbay Tverdohlebof, Şubat 1918 sonlarında Erzurum'a yakın köylerdeki Türklerin "ortadan kaybolduklarını", 1917 yılı ilkbaharında Ermeni çetelerin bölge halkının elindeki silahları toplamak amacıyla halka zulmettiğini ve işkence yaptığını belirtir. Daha sonra Rus ordusu çekildikçe katliamların daha da arttığı, Erzurum'a çekilirken yoldaki Türk köylerinde halkın öldürüldüğünü, Ilıca'da kaçamayan sivil halktan yaklaşık 800 Müslüman Türkün öldürüldüğü Rus subaylar Yarbay Tverdohlebof ve Yarbay Grizyanov ve bazı akademisyenler tarafından belirtilmektedir.

 

Türk Ordusu 15'inci Kolordu Komutanı Kâzım Karabekir, Erzurum'da Ermeni çeteleri ile girdiği muharebe sonucunda galip geldi ve Erzurum'u işgalden kurtardı (12 Mart, 1918). Göç eden Erzurumlular, kısa süre sonra tekrar Erzurum'a dönmeye başladılar. Türk İstiklâl Harbi 23 Temmuz 1919'da Erzurum'da toplanan ve Erzurum Kongresi'nde alınan kararlar ile fiilen ve hukuken başlatılmış oldu.

Tarihî süreç ve sonuç

. Anadolu' nun en eski yerleşim yerlerinden biri olan Erzurum, Hititlerden Bizanslılara kadar pek çok millet ve devlet tarafından istilâ edildi ve hüküm sürüldü. Doğu-batı yol güzergâhında bulunan Erzurum'dan gerek göçler ve gerekse bölgede yaşanan savaşlar nedeniyle eski medeniyetler, tarih içerisinde kaybolmak suretiyle günümüze kadar ulaşamadılar. Erzurum, Türklerin Anadolu'ya ilk olarak girişi diye bilinen 1071 yılından 22-23 yıl önce, İbrahim Yınal ve Kutalmış komutanların önderliğinde Türkmenler tarafından 1048 yılında (Pasinler Savaşı) fethedilmiş ve Erzurum'a yerleşilmiştir. Anadolu'da kurulan ilk Türk beyliği olan Saltuklu Beyliği Erzurum'da kurulmuş ve Erzurum'u başkent edinmiştir. Yaklaşık bin yıldır Erzurum'da Türk - İslâm medeniyeti yaşanmakta ve yaşatılmaktadır. Tarihi süreçle Erzurumla ilgili aşağıdaki anektodlar önem arz etmektedir.

  1. Oğuz Türkleri nin Anadolu'ya göçü iki kez olmuştur. M.Ö. 2-3. bin yıllarında ilk göç gerçekleşmiş ama göç edenler o dönemde Anadolu'da yaşanan Hristiyan kültürü içinde adeta erimişler, Hristiyan kültürüne asimile olmuşlardır.. İkinci asıl göç ise 1071 Malazgirt Zaferi öncesi ve sonrasında Müslüman Selçuklular'ın (Oğuz Türkleri'nin) Anadolu 'yu fethederek girişidir.
  2. Anadolu'da, Malazgirt Zaferi döneminde yaşayan halkın nüfusu 1,5 milyondu..Malazgirt Zaferi ile Anadolu'ya göç eden Oğuz Türkleri'nin muhtelif boylarına mensup insan sayısı ise 2 milyondu.. Malazgirt Zaferi ardından Anadolu'da yaşamakta olan 1,5 milyon nüfuslu Hristiyan topluluğun çoğu Balkanlar, Trakya ve İstanbul yöresine çekilmiştir..
  3. Müslüman Selçuklular (Oğuz Türkleri) dini sebeplerden dolayıAnadolu'nun Hristiyan halkı ile kaynaşmamıştır.. Bazı Hristiyanlar İslamiyeti seçerek Müslüman olmuşlardır.
  4. Günümüzde Anadolu'da yaşayan Türk asıllı olanlar Orta Asya'dan göç eden Türklerin soyudur, neslidir..
  5. Selçuklu ve Osmanlı dönemleri medeniyeti Türk-İslâm medeniyetidir.
  6. Türklerin Anadolu'ya girişinde (11.Yüzyıl) Hititli, Lidyalı, Frikyalı ve diğer milletlerden kimse olmamakla mevcut Hristiyan kültürüne asimile olmuş bir topluluk vardı...

Cumhuriyet dönemi

Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin ilk Cumhurbaşkanı olan Türk devlet adamı Mustafa Kemal Atatürk 23 Nisan 1920'de, Ankara'da, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılışında, Erzurum mebusu sıfatıyla Meclis ve Hükûmet Başkanlığına seçilmiştir.

Erzurum, Cumhuriyet döneminde de il oldu ve hızlı bir şekilde gelişmeye başladı. Günümüzde Doğu Anadolu Bölgesinde en gelişmiş ve en büyük şehirdir. Şehirlerarası trafik plâka numarası 25, telefon kodu 442 dir.

Erzurum, 2 Eylül 1993'te çıkarılan 504 sayılı kanun hükmünde kararname ile büyükşehir unvanı kazandı. 2004 yılında çıkarılan 5216 sayılı kanun ile büyükşehir belediyesinin sınırları valilik binası merkez kabul edilerek yarıçapı 20 kilometre olan dairenin sınırlarına genişletildi. 2008 yılında çıkarılan 5747 sayılı kanun ile ilde yeni ilçeler kuruldu. 2012 yılında çıkarılan 6360 sayılı kanun ile 2014 Türkiye yerel seçimlerinin ardından büyükşehir belediyesinin sınırları il mülki sınırları oldu.

Kasım 1942'de çıkarılan Varlık Vergisi Kanunuyla birlikte Türkiye'de özellikle gayrimüslimleri etkileyen bir süreç yaşandı. Belirlenen borçları bir ay içinde ödemeyenler Aşkale ve Erzurum'daki çalışma kamplarına yollanarak çeşitli işlerde çalıştırıldılar. Ocak 1943'teki ilk kafile gönderilecekleri çalışma kampları için Aşkale'ye doğru trenle gitti. Aşkale'ye ilk gelen gayrimüslim kafilelerin sayısı nedeniyle yer problemleri ortaya çıkması üzerine devamında yola çıkan kafileler Erzurum'a gönderildi. Aşkale ve Erzurum’da kalan mükellefler, Ağustos 1943'te yük vagonlarına bindirilerek Eskişehir'e yollandı. Varlık Vergisi mükellefi olan gayrimüslimler, Aşkale'de karayolundaki karları temizlemiş; Erzurum'da karayolunun kardan kapanmasını engellemiş, şehrin sokaklarını süpürmüşlerdi. Çoğu yaşı büyük olan 20'yi aşkın gayrimüslim mükellef ise Erzurum'da öldü. Gayrimüslimlerden ödeyemeyecekleri kadar ağır vergilerin istenmesi nedeniyle tepki çeken Varlık Vergisi, gerek yurt içinde, gerek ise yurt dışında çeşitli eleştirilere yol açtı.

Coğrafya

Erzurum'un, çevresi dağlarla çevrilidir. Erzurum yüksek bir yaylanın güney batı bölümünde yer alır. Şehir merkezi Palandöken dağlarının Batı ve Güney kısım eteğinde kuruludur. Şehrin batısı ve kuzeyi açık, ova görünümündedir. Erzurum il geneli dağlarla çevrilidir. Erzurum yüzölçümünün; %64'ü dağlık, % 20'si plato ve %12'si yaylalardan oluşmaktadır. Erzurum ilinin bir bölümü Karadeniz Bölgesindedir. Diğer bir bölümü ise Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer almaktadır. Anadolu'da deniz seviyesinden 1959 metre yükseklikteki tek büyük yerleşim yeridir. . Yerleşme alanı yer yer 2000 metreye kadar yükselen bir ova üzerinde bulunur. Bölge kuzeyde Dumlu, güneyde Palandöken Dağları ile çevrilidir. Erzurum'dan geçen İpek Yolu ve verimli ovaları bölgenin tarih boyunca yerleşme alanı olarak seçilmesinde önemli rol oynamıştır.

Coğrafi konum

İlin kuzeyinde Rize ve Artvin, kuzeydoğusunda Ardahan, batısında Bayburt ve Erzincan, doğusunda Kars ve Ağrı, güneyinde Bingöl ve Muş bulunmaktadır. 20 ilçesi vardır.

 İspirTortumTortum
  • g
  • t
  • d

 

Aşkale Pasinler
   Erzurum    
 
ÇatTekmanTekman

İklim

Türkiye 'nin en yüksek ve en soğuk illerinden biri olan Erzurum'da sert kara iklimi hüküm sürmektedir. Genel olarak kışlar çok soğuk ve karlı; yazlar ise çok sıcak ve kurak geçer. Hemen hemen yılın 2-3 ayı bölge karla örtülüdür. Yaz özellikle kendini Haziran ayı ve Temmuz ayı ortalarına kadar hissettirir. Yağış miktarı m² ye 460 mm dir. Bölgede eriyen karlarla akarsular beslenir.

İlin Karadeniz Bölgesi'nde yer alan kuzey kesimleri haricindeki büyük kısmı Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alır ve karasal iklime sahiptir. Erzurum rakımının fazlalığı ve kar yağışının yoğun olması (Yılın 70 günü kar yerde kalır) güneş ışınlarının uzaya tekrar geri yansımasına sebep olur. Bu yüzden Erzurum, Türkiye'nin en çok güneş gören illerinden biri olmasına rağmen, en soğuk illerindendir. Yazın sıcaklık +35 dereceyi görürken kışın sıcaklık -30 dereceye kadar iner.

 

 Erzurum iklimi 

AylarOcaŞubMarNisMayHazTemAğuEylEkiKasAraYıl
En yüksek sıcaklık (°C)8,010,621,426,529,132,235,636,533,327,017,814,036,5
Ortalama en yüksek sıcaklık (°C)−4−2,42,911,216,921,926,727,322,715,36,7−112,0
Ortalama sıcaklık (°C)−9,3−7,9−2,35,510,614,919,319,414,68,00,7−6,15,6
Ortalama en düşük sıcaklık (°C)−14,3−13−6,90,14,17,111,010,86,01,5−4,3−10,6−0,7
En düşük sıcaklık (°C)−36−37−33,2−22,4−7,1−5,6−1,8−1,1−6,8−14,1−34,3−37,2−37,2
Ortalama yağış (mm)19,623,132,051,570,346,725,816,522,546,830,720,5406
Kaynak: Meteoroloji Genel Müdürlüğü

Bitki örtüsü

Erzurum, İlkbahar başlangıcında karların erimesiyle birlikte yeşile bürünmeye başlar. Ağustos ayı başlarında kuru rüzgâr esintileri ağaç yapraklarını ve ekinleri sarartır. Ağustos ayı sonları ve Eylül ayında Erzurum çevresi sapsarı bozkır görünümündedir. Daha önceki dönemlerde yüzölçümünün %9 u orman ve fundalık olan, sarıçam ve meşe ağaçlarının yetiştiği Erzurum bu açıdan günümüzde oldukça eksiktir.

Nüfus

Türkiye'nin 29. büyük kenti olan Erzurum büyükşehir olduktan sonra Merkez ilçe 2008 yılında 5747 sayılı kanun ile Palandöken, Aziziye ve Yakutiye olmak üzere 3 ilçeye ayrılmış, yine aynı kanun ile daha önce ilçe olan Ilıca'nın ismi Aziziye olarak değiştirilmiş ve Büyükşehir Belediyesine bağlanmıştır.

Şehir merkezinin nüfus verileri yıllara göre aşağıdaki gibidir:

Yıl192719351940194519501955196019701980199020002009201020112012
Nüfus31.77133.42547.91650.09159.05785.763100.056240.548342.881362.501362.588349.551354.551367.810382.383
Kaynak: Erzurum merkez ilçelerinin nüfus bilgileri - TUİK (2011) 

 

İl Nüfusu: 762.021'dir (2016). İlin yüzölçümü 25.006 m²'dir. İlde km²'ye 30 kişi düşmektedir. (Yoğunluğun en fazla olduğu ilçe:253 kişi ile Palandöken’dir) İlde yıllık nüfus %0,04 oranında azalmıştır . Valiliğin denizden yüksekliği: 1923 m.'dir.

2016 yılında TÜİK verilerine göre 20 İlçe ve belediye, bu belediyelerde toplam 1.177 mahalle bulunmaktadır.

İl sınırları içinde sırasıyla şu etnik gruplar yaşamaktadır:

  • Türkler
  • Kurmançlar
  • Çerkesler
  • Zazalar
  • Hemşinliler
  • Poşalar
Erzurum il nüfus bilgileri
YılToplamSıraFarkŞehir - Kır
1965628.00112 

  %24     152.183

475.818     %76  

 

1970684.95112%9

  %29     196.821

488.130     %71  

 

1975746.66611%9

  %32     241.467

505.199     %68  

 

1980801.80914%7

  %36     285.182

516.627     %64  

 

1985856.17517%7

  %41     350.955

505.220     %59  

 

1990848.20120-%1

  %47     400.348

447.853     %53  

 

2000937.38921%11

  %60     560.551

376.838     %40  

 

2007784.94123-%16

  %62     485.563

299.378     %38  

 

2008774.96724-%1

  %63     485.107

289.860     %37  

 

2009774.20725-%0

  %63     491.038

283.169     %37  

 

2010769.08525-%1

  %64     489.486

279.599     %36  

 

2011780.84726%2

  %65     505.254

275.593     %35  

 

2012778.19526-%0

  %65     509.474

268.721     %35  

 

2013766.72927-%1

  %100     

     %0  

 

2014763.32029-%0

  %100     

     %0  

 

2015762.32129-%0

  %100     

     %0  

 

Güncel Nüfus Değerleri (TÜİK 4 Şubat 2020 verileri)

Erzurum İl Nüfusu: 762.062'dir (2019 sonu). İlin yüzölçümü 25.005 km2'dir. İlde  km2'ye 30 kişi düşmektedir. (Yoğunluğun en fazla olduğu ilçe: 258 kişi ile Palandöken’dir)

İlde yıllık nüfus % 0,75 oranında azalmıştır. Nüfusu en çok artan ilçe: Tortum (% 6,34) Nüfusu en çok azalan ilçe: Pazaryolu (-%11,69)

4 Şubat 2020 TÜİK verilerine göre 20 İlçe ve belediye, bu belediyelerde toplam 1.187 mahalle bulunmaktadır.

2019 yılı sonunda Erzurum ili ve ilçelerinin yerleşim yeri ve nüfusla ilgili sayısal bilgileri
İlçeNüfus 2018Nüfus 2019FarkNüfus Artışı %Mah.Say.Alanı  km2Yoğunluk
Aşkale23.58923.152-437-1,85761.50715
Aziziye62.28963.5021.2131,95721.52942
Çat17.38916.708-681-3,92451.44812
Hınıs26.86526.212-653-2,43981.36719
Horasan39.44538.837-608-1,54871.74022
İspir15.89814.959-939-5,911002.1297
Karaçoban23.24623.322760,332757141
Karayazı28.50227.762-740-2,60751.95314
Köprüköy16.17815.784-394-2,444277720
Narman13.38113.326-55-0,414679917
Oltu30.96630.511-455-1,47721.44121
Olur6.7156.469-246-3,66438937
Palandöken168.651172.3373.6862,1926667258
Pasinler28.96128.691-270-0,93721.13425
Pazaryolu4.5013.975-526-11,69446546
Şenkaya18.28117.511-770-4,21711.38113
Tekman25.96925.723-246-0,95712.10212
Tortum17.05418.1351.0816,34581.46312
Uzundere8.7448.153-591-6,761850516
Yakutiye191.224186.993-4.231-2,2144945198
ERZURUM767.848762.062-5.786-0,751.18725.00530

Ekonomi

Erzurum'un ekonomisini genel olarak tarım - hayvancılık ve sanayi - ticaret unsurları oluşturmaktadır. Sanayi siciline kayıtlı 69 kuruluş vardır. 2 tane organize sanayi bölgesi vardır. Bölgenin geçmiş dönemlerde de ipek yolu üzerinde olması, şehrin ekonomi alanında gelişmesini sağlamakla birlikte ticari anlamdaki önemini de ortaya koymaktadır. 1957 yılında Erzurum'da kurulmuş olan Atatürk Üniversitesi , şehirde ticari anlamda da canlılık sağlamaktadır. Erzurum, Türkiye'nin ve Doğu Anadolu bölgesinin en önemli ticaret merkezlerinden biridir. Bölgede, Oltu ilçesinde çıkarılan ve yarı kıymetli maden özelliğinde olan Oltu taşı ve bu taştan yapılan özel aksesuarlar, takı ve benzeri eşyalar bölge insanı ve esnafı için geçim kaynağıdır. Daha önceleri bölgede mevcut olup, Palandöken dağı kış spor tesisleri ile sınırlı olan kış turizmi, özellikle son yıllarda önemli kazanımlar elde etmiş ve bölge geneline yeni altyapı ve tesisler olarak dağılmıştır. Bu özelliği ile Türkiye sınırlarını aşarak alanında dünyanın sayılı merkezlerinden biri haline gelmiştir. Spor tesislerinin bölge turizmine ve ekonomisine önemli katkıları söz konusudur.

Tarım ve hayvancılık

Yüz ölçümü itibarıyla Türkiye'nin dördüncü büyük ili olma özelliğine sahip Erzurum, toplam 2.533.000 hektarlık bir yüzölçüme sahiptir. Ekonomi tarım ve hayvancılığı dayanmaktadır. 460 bin hektarlık tarım arazisinin 306 hektarlık bölümü sulanabilir konumda olup, 268 bin hektarlık bölümünde ekim yapılmaktadır.
Bitkisel üretimi ; tahıllar, yem bitkileri, baklagiller, endüstri bitkileri, yumrulu bitkiler, yağlı tohumlar oluşturmaktadır.
Ekili alanların; 181 bin hektarında tahıl, 937 hektarında baklagiller, 3 bin hektarında yumrulu bitkiler, 2 bin hektarında endüstriyel bitkiler, 80 bin hektarında yem bitkileri, bin 500 hektarında meyve, 780 hektarında sebze yetiştirilmektedir.
Bitkisel üretimin değeri günümüzde 240 bin TL. civarında gerçekleşmektedir.

Tahıl türlerinden en fazla buğday, arpa ve çavdar ekimi; sanayi bitkilerinden ise çoğunlukla şeker pancarı, patates ve ayçiçeği ekimi yapılmaktadır.

Yaklaşık 4 bin çiftçi 40 bin hektarlık alanda organik tarım yapmaktadır. 2012 yılı itibarıyla 154 bin tona yakın ürün elde edilmiştir. Organik tarım uygulamalarını buğday, yonca, yem bitkileri, çayırotu, meyve ve bal üretimi oluşturmaktadır.

Erzurum'da meyve olarak; elma, armut, ceviz, kayısı, erik, kiraz, vişne ve kızılcık yetişmektedir.

2012 yılı verilerine göre Erzurum’da yaklaşık olarak 760 bin küçükbaş, 550 bin büyükbaş hayvan bulunmakta; 15 bin ton et , 358 bin ton süt , 7 bin ton tereyağı, 70 bin ton peynir , 50 bin ton yoğurt üretimi yapılmaktadır. Bal üretimi ise bin 500 tona yakındır.

Sanayi ve ticaret

Erzurum ekonomisi başta tarım olmak üzere, hizmet ve inşaat sektörlerinden oluşmaktadır.
Erzurum şehir merkezindeki günlük ticari hareketliliğe yön veren en önemli etkenlerden birisi de yaklaşık 70.000 öğrencisi olan Atatürk Üniversitesidir. Yaz aylarında üniversite öğrencilerinin şehirde olmaması ile oluşan ekonomik durgunluk bariz bir şekilde hissedilir.

Erzurum'da imalat alanında;

  • Gıda sanayi,
  • Kimya- plastik sanayi,
  • Metal Eşya Sanayi,
  • Makine Sanayi,
  • Petrol ve Tekstil Sanayi

üretimde önde gelen sektörler olarak faaliyet göstermektedir.
Sanayi Sektörü günümüzde beklenilen düzeyde olmasa da Erzurum ekonomisine belirli bir oranda katkı sağlamaktadır. 2011 yılı verilerine göre bu alanda Erzurum'da toplam beş yüzden fazla şirket kurulmuştur.
Sanayi sektöründe faaliyet gösteren işletmeler, küçük ve orta ölçekli özelliktedir. Bu özelliklerinden dolayı söz konusu işletmeler, sadece yerel pazarlara yönelik üretim yapmakta ve düşük bir oranda istihdam sağlamaktadırlar. İmalat sanayi:

  • Gıda Ürünleri ve İçecek İmalatı : Peynir, yağ, yoğurt, hazır su, et ve et ürünleri üreten
  • Plastik ve kauçuk ürünler imalatı: PVC doğrama- PVC boru, plastik damacana- şişe- torba- çuval vb. üreten
  • Mineral ürünler imalatı: Çimento, hazır beton, kiremit, büz, briket, tuğla, parke taşı, kaldırım taşı,karo, mermer vs. ürünleri üreten
  • İşlenmiş metal ürünler imalatı: Demir doğrama, çelik kapı, kalorifer ve buhar kazanı, güneş kolektörü, doğalgaz bacası, teneke kutu, çivi vb. Ürünleri üreten
  • Motorlu kara taşıtı römorkü imalatı: Motorlu kara taşıtları için kasa, römork ve yarı römork üretimi yapan
  • Oltu Taşı imalatı: Tespih başta olmak üzere çeşitli türden takılar üreten
  • Kimyasal madde ve ürünlerin imalatı: Boya, sabun, deterjan ve diğer temizlik ürünlerini üreten
  • Tekstil ürünleri imalatı: Giyim eşyası dışındaki hazır tekstil ürünleri ve çorap üreten
  • Ana metal sanayi: Metal döküm üzerine üretim yapan
  • Sınıflandırılmamış makine ve teçhizat imalatı: Soba, mangal, semaver vb. üretimi
  • Basım ve yayım; plak, kaset ve benzeri kayıtlı medyanın çoğaltılması ve matbaacılık alanında üretim yapan işletmelerden oluşmaktadır.

Sanayi yönünden merkez ilçe Aziziye, Erzurum ilinin diğer ilçelerine göre en gelişmiş olanıdır. İlçe sınırları dahilinde Erzurum Organize Sanayi Bölgesi yer almaktadır. Erzurum'un en önemli sanayi kuruluşu, 1956 yılında üretime başlayan ve kamuya ait olan Erzurum Şeker Fabrikası'dır. T.Ş.F.A.Ş.(Türkşeker) Erzurum Şeker Fabrikası şehrin ekonomik kalbi konumundadır.

Organize Sanayi Bölgesi ve Küçük Sanayi Siteleri

Erzurum Organize Sanayi Bölgesinde sanayi parsellerinin toplam alanı yaklaşık 87 bin dönümdür. Çalışan kişi sayısı 2.500'dır. Birinci Organize Sanayi Bölgesi Erzurum-Aziziye ilçe sınırları dahilinde konuşlandırılmıştır. 2012 yılı itibarıyla 2. Organize Bölge Sanayi şehir merkezine 5 kilometre uzaklıkta, Güney Taşsırtı mevkiinde 216 hektarlık bir alana kurulma aşamasındadır. Sanayide elektrik kullanım oranı % 20 civarındadır.

Kültür

Şehirdeki Kültür merkezi birçok kültürel faaliyetlerin icrasına imkân sağlamaktadır. Ayrıca Erzurum Devlet Tiyatrosu tarafından birçok oyun sergilenmektedir. Şehirdeki 4 sinema salonu faaldir. İhsan Doğramacı Vakfı Özel Bilkent Erzurum Laboratuvar Lisesi her ay Bilkent Senfoni Orkestrası'nın konserlerine ev sahipliği yapmaktadır.

Yaşam, örf ve adetler

Erzurumlular yüzyıllarca hayvancılık ve tarımla uğraşmış, günümüze kadar da bu gelenek süregelmiştir. Yazın yoğunlukla yaylalara çıkılmış, sonbaharda ise şehre inilmişir. Böylelikle şehir ve göçebe hayatı birlikte yürütülmüş, sürekli göçebe hayatı yerine sadece yaz aylarının yaylalarda yaşanıldığı bir şehir hayatı tercih edilmiştir.

Dadaş

Dadaş, Türkiye'de Erzurum denince halk arasında akla gelen ilk ifadedir. Dadaş kelimesi Erzurum'da ve yöresinde yerleşik veya menşe-i olarak bu yörenin insanını ya da özellikle bu yöreye ait bir halk oyunu olan Erzurum barlarını oynayan oyunculardan her birini ifade eder. Bu sebeple dadaş ifadesi üzerinde fikir beyan edenler, bunu Erzurum ve bar sözcükleriyle ilişkilendirirler. Genel olarak Erzurum yöresinde 1- Erkek kardeş, 2- Yiğit, delikanlı, babayiğit kimse. 3- Mert, cesur. 4- Arkadaş, dost. anlamlarında kullanılır. Ayrıca Ağabey, bar oynayan delikanlı, Erzurumlu arkadaş, hemşeri, geniş anlamı ile Erzurum bölgesinin efesi şeklinde de ifade edilir. Üzerinde çok beyan ve açıklamalarda bulunulan dadaş ifadesi, yöre kültürünün sembolik söyleniş biçimidir. İçeriği yukarıda açıklandığı gibi oldukça zengin olup, Erzurum merkezinde, civar ilçe ve köylerinde yaşayan, özellikle etnik Türk kökenli insanların kendi aralarında veya onlara başkalarınca yapılan hitap şeklidir. Zaman zaman kişiye hitaben doğrudan söylenilebildiği gibi, bazen de yüceltme sıfatı olarak kullanılır. Dadaş olmak tarihi kahramanlıklar, dostluklar, sevgi ve saygı diyalogları, insanlar arasındaki sosyal yardımlaşma ve dayanışmanın adeta alt yapısını oluşturan en önemli unsurdur. Anadolu'da özellikle olumlu anlamda Erzurum halkı için kullanılan bu ifade kültürel içerik taşır.

Halk oyunları

Erzurum denince akla dadaş, dadaş denince de akla bar gelir.. Bar, Erzurum ve yöresinde oynanan folklorik özellikteki halk oyunlarının genel adıdır. Bu özelliğinden dolayı bar kelimesi bilinen sözlük anlamları dışında yörede ; "el ele tutuşmak, birliktelik, bağlamak, topluluk, birlikte oynamak" gibi manalarda yorumlanır. Bar, antropologlara göre Türklerin orta Asya'dan getirdikleri millî bir oyundur. Bu sebepten dolayı çok eski bir geçmişe sahiptir. Ortaya çıkış nedeninin ise; yaşanan iklim, coğrafya ve tarihi olaylar olduğu ifade edilmektedir. Ünlü Türk seyyah İsmail Habip Sevük 1943 yılında kaleme aldığı Yurttan Yazılar adlı eserinde ; Erzurum'daki halk oyunlarının asırlardan beri bar adıyla anıldığını, Dadaşların "aşk, sevgi, mertlik, yardımlaşma, kahramanlık" gibi duygularını sembolize ettiğini bildirmektedir. Erzurum ili ve yöresi halk oyunları açısından çok zengin bir bölgedir. Günümüzde bu zenginlik bütün güzellikleriyle ve aslına uygun olarak bölgede yaşatılmaktadır.

“ Bar “ terimi, günümüz öncesi Türk şair ve yazarlarını farklı algılamalara da götürmüştür. Sadettin (Sadi) Akatay (1904-1944), ünlü "Bar" şiirinde barı : " kahramanlık, yiğitlik, erlik destanı , yüzyılların ardından kopup gelen bir vakar " olarak tanımlarken ; Nejat Ünal " Bar bir savaş oyunudur yiğitlere yaraşır " ifadesini kullanmıştır. Günümüzde, gerek yurt içinde ve gerekse yurt dışında düzenlenen halk oyunları program ve yarışmalarına,Erzurum'daki “ Halk Oyunları ve Türküleri Derneği ” nin “ Halk Oyunları Ekipleri ” azami ölçüde katılmaya özen göstermekte ve bu anlamda önemli başarılar elde etmektedir.

Erzurum barı ; erkek ve kadın barları olmak üzere iki katagoride oynanmaktadır. İsmail Habip Sevük " Yurttan Yazılar " adlı eserinin " Dadaş ve Bar" 'la ilgili bölümünde ; " iyi bilenler tarafından oynanınca seyrine doyum olmaz" dediği barların oynanma şekli ve sırası ile ilgili olarak ; " Gergin birer yay gibi duran dadaşların oynadığı ilk bar, barbaşının elindeki mendili bir bayrak gibi salladığı ve sanki vücudun akümülatörüne hareketin elektriği doldurulmaktaymış hissini veren Başbar'dır. ifadesine yer vermiştir.

Kıyafet

Erzurum ve yöresinde mahalli kıyafetler günümüzde de bilinmekte ve giyilmektedir. Özellikle Kadınların geleneksel giyimi ihramdır. (Ehram) İhram genellikle 185 x 215 cm ebadında yünden özel olarak dokunmuş örtüdür. Şekil ve renk olarak farklı zümrelere hitap eder.

Ağız (şive)

Osmanlı İmparatorluğu coğrafyasında konuşulan Türkiye Türkçesi ; göçler, iklim, coğrafya ve dilin kendisine ait özelliklerinden dolayı Anadolu 'da çeşitli ağızlarla konuşulmaktadır. Erzurum'da kullanılan Türk şivesinin Doğu Anadolu ağızları içindeki konumu (Türkoloji) Prof. Dr. Leyla Karahan'ın “ Anadolu Ağızları nın Sınıflandırılması” (Türk Dil Kurumu yayınları: 630, Ankara 1996) adlı çalışmasına göre; Erzurum, Aşkale, Ovacık, Narman grubundadır. İletişimde ve medyada kullanılan teknolojik ürünlerin günden güne gelişmesi ve artması Türkiye genelinde İstanbul ağzının yaygınlaşmasına ve yöresel ağızların giderek azalmasına hatta kaybolmasına sebep olmakta ise de Erzurum şehir merkezi ilçe ve köylerinde konuşulan şive diğer bölgelere kıyasla kendine özgü yapısını büyük ölçüde korumaktadır.

Şenlikler

Erzurum gelenekleri arasında olan 1001 hatimler şehrin en önemli şenliklerindendir. Özellikle Aralık ayında okunmaya başlayan 1001 hatimler yaklaşık 1 ay sürer. Tüm şehir halkı 1 ay içerisinde hatimler okur ve 1 ayın sonunda okunan hatimler Ulucamii'de tüm halkın katılımı ile bağışlanır ve Erzurum için dualar edilir. Erzurum'un manevi mimarlarından olan Alvarlı Efe'nin beyitlerinden de okunur.

Mutfak

Erzurum merkez ve yöresine özgü yemekler: Bilinen Türk mutfağına ek olarak Erzurum'un geleneksel mutfağı; Ayran aşı (yayla çorbası), herle aşı, kesme çorbası, paça çorbası, çeşitli türde et yemekleri özellikle son yıllarda Erzurum'un simgelerinden biri haline gelen Cağ kebabı ( kırmızı et dönerin, odun ateşinde koyun eti ve özel katkı karışımla hazırlanıp yatay olarak ateşte pişirilen türü) , kuymak, tereyağlı peynir helvası, kurut, hıngel, tirit, haşıl, kiriş, çaşır, lor dolması, kartol pancarı(patates yahnisi), çeç pancarı, çortuti pancarı, şile, şalgam dolması, pazı ve lahanadan yapılan etli-zeytinyağlı yemekler, ekşili dolma, evelik dolması ve kuzu kulağı (bitki) kavurması; ebegümeci, pirpirimden (semizotu) oluşur.
Tatlılar ;dökme tepsi tel kadayıf ve kadayıf dolması, burma tatlısı yörenin en bilinen ve sevilen tatlılarıdır.
Hamur işi olarak; tatar böreği, erişte plavı, tereyağlı su böreği, sini ketesi-içli kete-tandır ketesi , açık ekmek ( lavaş ) - pide (tandırda), gugul ( tereyağlı ) yapılır.
Kahvaltıda ve hemen hemen her öğün yemek sonrası az da olsa tüketilen göğermiş (kerti) lor, civil peynir ve koyun peyniri de yörede meşhurdur.

Turizm

Erzurum'da kış turizmi gelişmiştir. Şehrin en önemli turizm kaynağı Çifte Minareli Medrese ve merkeze üç kilometre uzaklıktaki Palandöken Dağı'dır. Palandöken Dağı 2011 yılında Üniversite Oyunları'na ev sahipliği yapmıştır.

Tarihî yapılar

  • Rüstem Paşa Kervansarayı
  • Çobandede Köprüsü
  • Tarihi Erzurum Evleri

Erzurum Kalesi, Saat Kulesi

Erzurum Kalesi ve Saat Kulesi; Erzurum'a hakim, şehir merkezinde bir tepe üzerinde yer almaktadır. Özellikle Saat Kulesinden şehrin panoramik gürüntüsünü izlemek, günümüzde yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekmektedir. Özellikle son yıllarda yapılan "tarihi eserleri ortaya çıkarma" çalışmaları çerçevesinde, Erzurum Kalesi çevresindeki çarpık yapılaşma görüntüsü veren ve tarihi eserleri gölgeleyen binaların kısmı yıkım çalışmaları, kale surlarını ve iç kalenin varlığını iyice belirginleştirmiştir.

Erzurum Kalesi

Erzurum Kalesi, şehir merkezinde yer aldığı tepenin en uc noktasında bir iç kale ve bu iç kaleyi çevreleyen bir dış kaleden oluşmaktadır. İç Kale sekiz burcu ile günümüze kadar varlığını koruyabilmiş olmasına rağmen Dış Kale konumundaki ikinci kat sur kısmen mevcuttur. İç kale duvar kalınlıkları 2-2.5 m. arasındadır. Kalenin ilk inşâ tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte M.S. 5. yüzyılın ilk yarısında Bizanslılar tarafından yaptırıldığı tahmin edilmektedir. Tarih boyunca Asurlular, Sasaniler, Persler, Araplar, Romalılar ve Bizanslılar arasında sık sık el değiştiren ve 11. yüzyılda Türkler'in eline geçen Erzurum Kalesi İç kale kısmında, ilk Türk-İslam eserlerinden Saltukoğulları dönemine ait Kale Mescidi (Kale Camii) yer almaktadır.. Kale Selçuklu ve Osmanlılar döneminde onarılmıştır. Üç kat surla çevrili olan kalede, yüzon burç ve kule bulunmaktaydı. Tebriz Kapı, Gürcü Kapı, Uyucan Kapı ve Yeni Kapı olmak üzere dört kapısı vardı. İkinci kat surun günümüzde kısmen mevcudiyetine rağmen Üçüncü kat sur (Şehri tam olarak çevreleyen sur) tamamen kaybolmuştur. Kalenin kurulu bulunduğu tepenin yüksekliği 1950 metredir. Erzurum'un Selçuklular tarafından fethi döneminde, kale ile ilgili olarak günümüze kadar anlatıla gelen menkıbeye göre: Erzurum kalesinin ihtişamı karşısında şaşkınlığa düşen Selçuklu Türkleri ' Bu kal'ayı k