Duru Elektrik

AÇIK
4.9 / 5

Yunus Emre Bayar
451 Yapılan İş
0 531 263 14 68

Samsun İnternet Hattı Çekme

Samsun En İyi 10 İnternet Hattı Çekme Firması – Hemen Ara!
Samsun En İyi 10 İnternet Hattı Çekme Firması – Teklif Al veya Hemen Ara! Güvenli Hizmet, Hızlı Servis, Profesyonel Firmalar. Hemen Ara, Teklif Al veya Karşılaştır, Zaman Kazan.

Samsun İnternet hattı çekme son dönemlerde birçok kişinin evine ve ofisine çekilmektedir. Çünkü artık internetsiz hiçbir işlem yapılamamaktadır. Ofislerde bile çalışırken internete gereksinim duyulur. Bu sebeple internet hizmeti almak için farklı firmalarla anlaşmak gerekir. İnternet hizmeti veren birbirinden farklı firmalar bulunur. Bunlar; Turkcell,Vodofone, Türk Telekom, Dsmart, Superonline ve daha fazlasıdır Bu firmaların fiyatları da hepsinden değişik olur günlük . İnternet hızına göre değişen fiyatlarda kullanacağınız internet limitine göre almak gerekir.  

Ev veya ofisler için internet alındığı zaman Samsun internet hattı çekme işleminin de mutlaka yapılmış olması gerekir. çoğunlukla daha önceden kablo kanalları olan evlerde internet hatları da çekilmiş oluyor. Bu nedenle ADSL bağlama yöntemleri de basit bir şekilde yapılmış olur.

Samsun internet hattı çekme işlemi daha evvel internet olan yerler de gerek duyulmaz. Daha önce interneti olan ev veya ofislerde günlük internet kabloları da mekan alır. Bu nedenle internet hattı çekme işlemi yapılmaz. Direk olarak modeme bağlama işlemi yapılır. Modeme bağlama işlemi de zaten anlaşmış olduğunuz şirket tarafından ücretsiz olarak verilir. Hizmet alacağımız zaman sıklıkla bu süreç biraz uzar. Başvuru yaptığınız zaman firmalar sizlere hemen dönemeyebiliyor. Bu sebeple başvuru yapacağınız zaman hemen başlamak daha sağlam olacaktır. montajı zaten birkaç hafta sürer.

İnternet Hattı Çekme yöntemi - Hat Çekme

Dışarıdan kablo çekme tekniği yapılacaksa eğer kabloların ucu açıkta bırakılmışsa splitter sayesinde hem modeme hem de telefona gelecek şekilde ayrılır. Giriş kısmı dış hattan gelen kablo ucunda bulunan konneektör vasıtası ile bağlanmış olur. Çıkışın diğer bir kısmını telefona giden kablo ve diğer kısmını ise ADSL modem kısmına giden kablo bağlanmış olur.  

Eğer internet hattı çekme işleminin yapılacağı mekan de telefon kullanılmayacaksa kabloyu direkt olarak modeme de bağlamak mümkün. ancak kablonun uç kısmında konnektörün olmasına mutlaka dikkat etmek gerekir. Araya mutlaka hatasız kabloların bağlanması önemlidir.

Kablo bağlandığı sırada dikkat edilmesi lazım en kritik nokta ise kabloların aynı renkte olanların birbirleriyle mutlaka uyuşması gerekir. çoğunlukla kablo çekileceği süre dört ayrı değişik renkte kablo gelir. Aynı renkte olan kabloları birbirleriyle bağlamanız gerekir. günlük bağlanacak olan renkler de bellidir. Kablolama tekniğini yaptıktan sonra bant yardımıyla sağlamlaştırmak da çıkar var. Açıkta kablonun olmamasına mutlaka dikkat etmek gerekir.

Samsun 7/24 En benzeyen İnternet Hattı Çekme Firması

Kablo kanalları hatasız bağlantıları yaptıktan sonra modemi koymak dilediğiniz yere bağlı olarak kabloların daha emin bir şekilde de olmasını sağlar. LAN kablosu ve aynı sürede ethernet kablosunun da korunmasında internet kablosu da oldukça önemlidir. Kullanılacak olan kabloların kıvrılmaması ve ezilmemesi de gerekir. Kabloların ciddi anlam da sorunlara yol açmaması için bu internet kablolarının olduğu yere yerleştirilmesi gerekir. Kablo kanalları estetik açıdan da önemlidir.

Kablo kanalları birleştirmiş yöntemini evde sizin yapmanız pek sağlıklı olmaz. sürekli bu gibi görevleri daha düzgün bir biçimde veren firmalar bulunuyor. Hemen geliriz sitesinde bulunan ustalar oldukça iyi fiyatlara kaliteli bir tasvirde hizmet vermektedir. Birbirinden değişik ustaların bulunması nedeniyle daha düzgün bir biçimde servis alabilir ve istediğiniz ustayı da seçebilirsiniz.

Kablo kanallarının hatasız bir tasvirde yapılması epey önemlidir. Özellikle internet hizmeti için kablo kanalı işlemi yaptıracaksanız mutlaka elektrikçiden veya internet çekme yöntemi yapacak olan firmadan destek almak gerekir. Çünkü kablo kanalı tekniğini tek başınıza yapmanız kabloları karıştırmamıza neden olabilir. Bu gibi durumlarda da Samsun internet hattı çekme işlemi yapılamayabilir.  

Modem cinsine Göre Yapılan İşlemler (ADSL-VDSL-UYDUNET)

Gerekli olan bağlantılar yapılıp modem yerleştirildikten sonra modemin kablolu veya kablosuz olmasına dikkat edilir. Kablolu olan modemler günlük ethernet kablosu ile beraber bilgisayarlara bağlanır ve alayı ayarlar da buradan yapılmış olur. Modem ile bilgisayar mesafesi arasında bulunda temas da kablolu olduğu için mesafenin mutlaka planlanması gerekir. Modem mutlaka bilgisayara yakın bir yere konulmalıdır.

İnternet hattı çekme tekniği de buna göre yapılmalıdır. LAN kablosu da aynı biçimde arada ki bağlantıyı dağıtmak için kullanılır. Günümüzde çok şık kullanılan kablolu modemler herhangi bir ayrı kabloya gereksinim kalmadan kullanılır. lakin modemi koyacağınız mekan de epey önemlidir. Özellikle geniş yerler de modemin her bölgeye yetmesi lazım. Bu nedenle internet hattı çekme yöntemini de mutlaka firmalara yaptırmak gerekir.

Samsun İnternet hattı çekme işlemini en hızlı, en hesaplı firmalardan almak için Hemen Geliriz'den iletişim kurun.

Superonline, Turkcell, Vodofone, Türk Telekom Samsun Alt inşaat Sorunu

Alt inşaat sorunu, günlük telefon ve internet kontağı yapılacağı süre teknik ekipmana sahip olunmaması anlamına gelir. Özellikle internet hattı çekme tekniği yapılacağı süre alt inşaat sorunu olup olunmadığına bakılır. çoğunlukla internet satın aldığınız işletme gelerek alt inşaat olup olmadığına bakar. Eğer oturduğunuz yerde alt inşaat sıkıntısı varsa internet de bağlanmaz.  

Alt inşaat sıkıntısı sıkıntısı günlük merkezi yerlerde yaşanmaz. ancak bazı internet hizmeti veren işletmeler daha seri servis verdiği için bu süratli internet her yerde olmayabiliyor. Bunun için internet sahibi olmadan önce alt yapısının olup olmadığını mutlaka araştırmak gerekir. Buna göre internet firmaları ile anlaşmak daha sağlam olacaktır.

Samsun İnternet kurulum Hizmeti

Ev ve eylem yerlerinde interneti olmayan kullanıcılar farklı firmalara da başvuruda bulunabilir. İnternet montaj hizmeti için ayrıca usta da çağırabilirsiniz. Hemen geliriz sitesi üzerinden servis veren birçok şirket bulunuyor. Buradan da işlemlerinizi basit bir biçimde halletmek mümkün. Üye olan aboneler farklı internet hizmeti veren firmalara başvuru da bulunduğu zaman bağlantı sorunları da yaşamış oluyor.  

Ev için de mevcut kablolar eksik ise montaj gerçekleşmez. genelde montaj ekibi internetin kurulacağı mekan maliyet ve hat çekme işlemini de gerçekleştirir. Eğer kablolar da bir sorun varsa yenileri ile değiştirilir. montaj yapılmadan internet hizmeti de alınmaz. genellikle temas yöntemleri oldukça kısa sürer. İnternet hizmeti alan herkes için montaj işlemleri sıklıkla şirketler tarafından bedava bir tasvirde yapılır. Hangi firmayla anlaşırsanız anlaşın montaj hizmeti de yanında verilir. Modem için de ayrıca bir ücret talep edilmez. Samsun internet hattı çekme işlemi bu nedenle kolay bir tasvirde yapılır.  

İnternet Hizmeti Veren Samsun Firmaları

İnternet hizmeti almak için ülkemizde oldukça fazla firma bulunur.  

Bu firmaların her birinin ücreti farklıdır. servis veren firmaların hız limitleri farklıdır. sıklıkla ofis ve firmalar de daha yüksek hız limiti olan internetler seçilir.

Evler de internet tercihi yapılacağı zaman eğer çok orantısız video izliyorsanız veya oyun oynuyorsanız düşük limitli internet seçimi yapmak pek sağlam olmaz.

genelde internet hizmeti veren firmalar bazı zamanlarda kampanyalar yapmaktadır. Kampanyalı döneme denk geldiğiniz süre daha hesaplı fiyatlara internet sahibi olabilirsiniz.

İnternet hizmeti epey önemlidir. İnternetlerinizde donma sorunları ile karşılaşmamak için mutlaka düzgün firmalarla anlaşmak gerekir. Bazı işletmeler yoğun hesaplı bir şekilde internet hizmeti veriyor ancak internet hızında sıklıkla sorunlar yaşanabiliyor. Bu gibi firmalardan görev almak pek sağlam olmaz. Bu sebeple daha iyi fiyatlara düzgün bir internet hizmeti almak daha sağlıklı olacaktır. İnternet hemen hemen herkesin evinde olduğu için birçok kişi almayı seçim eder. Bu sebeple düzgün firmalardan kaliteli servis almak daha sağlıklıdır. Kaliteli, düzgün Samsun internet hattı çekme firmaları için Hemen Geliriz adresinden bağlanma kurun.

Samsun Hakkında

Samsun, Türkiye'nin büyükşehir statüsündeki otuz ilinden biridir. Karadeniz Bölgesi'ndeki Orta Karadeniz Bölümü'nde, Türkiye coğrafyasının en kuzeyinde merkezî bir noktada yer alır. On yedi ilçesi ve 1.247 mahallesi bulunan Samsun, 1.348.542 kişilik nüfusuyla bölgenin en yüksek, Türkiye'nin ise on altıncı en yüksek nüfuslu ilidir. Doğusunda Ordu, güneyinde Tokat ve Amasya, batısında ise Çorum ve Sinop illeri ile çevrili olup kuzeyinde Karadeniz bulunur. Karadeniz Bölgesi'nin eğitim, sağlık, sanayi, ticaret, ulaşım ve ekonomi açılarından en gelişmiş şehri olan Samsun kalkınmada birinci derecede öncelikli yörelerden biridir.

Yerleşim geçmişi MÖ 60.000 yılına dek uzanan Samsun'da varlığı bilinen en eski halk MÖ 12. yüzyıla kadar burada bulunan Kaşkalardır. Kaşkaların ardından Hitit dönemini yaşayan şehir, MÖ 1182 ile MÖ 546 yılları arasında birkaç kez el değiştirmiş ve devamında Pers hâkimiyetine girmiştir. Perslerin ardından Makedonya, Pontus, Roma, Bizans egemenliği gören Samsun, bunların ardından bir Ceneviz kolonisi haline gelmiştir. Bu dönemde Dânişmendliler Beyliği tarafından kuşatılan şehir alınamamış ve şehrin hemen yanına "Müslüman Samsun" adıyla bilinen yeni bir şehir kurulmuştur. I. Mehmed dönemine dek iki Samsun şehri de varlığını sürdürmüş, bu dönemde her iki şehir de Osmanlı Devleti topraklarına katılarak birleştirilmiştir. 1422-1428 yılları arasında Kubadoğulları eline geçen Samsun, 1923 yılında Türkiye Cumhuriyeti'nin ilânına dek Osmanlı hakimiyetinde kalmıştır. Türkiye'nin kurulmasına dek uzanan 19 Mayıs 1919'da Mustafa Kemal'in Samsun'a çıkışıyla başlayan sürecin başlangıç durağı olması nedeniyle özel bir konumu bulunan Samsun 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'na ev sahipliği yapmaktadır. Buna izafeten resmî mahiyete sahip "Güneşin Doğduğu Şehir" sloganıyla tanıtılmakta, Samsun 19 Mayıs Marşı ise Samsun'un resmî marşı mahiyeti taşımaktadır. Öte yandan "Karadeniz'in Başkenti" ve "Atatürk'ün Şehri" olarak da anılmaktadır.

9.725 km² alanda kurulu olan Samsun coğrafyasının %45'ini dağlar, %37'sini platolar, %18'ini ise ovalar meydana getirmekte olup en yüksek noktası 2.062 m'lik Akdağ'dır. Sahil şeridinde tipik Karadeniz ikliminin görüldüğü ilin iç kısımlarına doğru karasal iklim ağırlık kazanmakta olup ortalama yıllık sıcaklık 14,5 °C'dir. Su varlığı açısındansa özellikle Kızılırmak ve Yeşilırmak önemli nehirler olup oluşturdukları deltalar ile yoğun tarımsal faaliyetlerin sürdürülmesini sağlamaktadırlar.

Cumhuriyetin ilk yıllarında ekonomisi tarım ve hayvancılık temelli olan ilin topraklarının %47'si hâlen tarım amaçlı kullanılsa da günümüzde ekonomik etkinlik büyük oranda ticaret ve sanayiye dayalı olup tarım ve hayvancılığın ağırlığı giderek azalmaktadır. Karayollarıyla Karadeniz Bölgesi'ni İç Anadolu Bölgesi ve Doğu Anadolu Bölgesi'ne bağlayan Samsun aynı zamanda bir liman şehri ve geniş hinterlandı ile bir lojistik noktasıdır. Samsun ve civarındaki kamu ile özel sektör yatırımları zaman içerisinde başka illerden nüfus göçünü teşvik etmiş olup 1927 yılındaki cumhuriyet döneminin ilk nüfus sayımından günümüze nüfusu %392 oranında artmıştır. Aldığı göçler nedeniyle karmaşık bir folklorik yapısı bulunan Samsun'da dil, halk oyunu ve yemek gibi halk kültürüne dair alanlarda bu yapısı hissedilmektedir. Şehir siyasi açıdan muhafazakârdır ve ağırlıklı olarak sağ partilere oy verilmektedir.

Denizyolu, havayolu ve karayoluyla ulaşımın mümkün olduğu Samsun'un demiryolu altyapısına yönelik iyileştirme çalışmaları yapılıyor olup günümüzde faal değildir. Çalışmalar tamamlandığında Samsun-Kalın demiryolu üzerinde yer alan yedi ilden ulaşım sağlanabilecektir. Genellikle ticari amaçlarla ve karayolu aktarması için kullanılan denizyolunun haricinde gelişkin bir karayolu ağının bulunduğu Samsun, dört farklı devlet yolu ile tüm Türkiye'ye ve Avrupa'ya bağlanmaktadır. Havayolu taşımacılığında ise Ankara, İstanbul, İzmir ve Antalya'nın yanı sıra Almanya, Avusturya ve Kuveyt'in toplam sekiz şehrine direkt uçuş gerçekleştirilmektedir.

İçindekiler

 

  1. Toponim
  2. Efsaneler
  3. Tarihçe
  4. Tarihöncesi ve erken çağlar
  5. Roma ve Bizans dönemi
  6. Türk beylikleri dönemi
  7. Osmanlı İmparatorluğu dönemi
  8. Kurtuluş Savaşı ve cumhuriyet dönemi
  9. Coğrafi yapı ve konum
  10. Coğrafi yapı
  11. Su kaynakları
  12. Flora ve fauna
  13. Jeoloji
  14. Yeraltı kaynakları
  15. İklim
  16. Hava kirliliği
  17. Demografi
  18. Ekonomi
  19. Balıkçılık
  20. Tarım
  21. Sanayi
  22. Enerji
  23. Folklor
  24. Ağız yapısı
  25. Halk oyunları
  26. Mutfak
  27. Turizm
  28. Doğa turizmi
  29. Kültür turizmi
  30. Arkeolojik alanlar
  31. Müzeler
  32. Kültür ve sanat
  33. Açık hava alanları
  34. Festival ve şenlikler
  35. Müzik
  36. Sinema
  37. Tiyatro
  38. Spor
  39. Siyaset
  40. Yerel yönetim
  41. Genel seçimler
  42. Din
  43. Medya
  44. Altyapı
  45. Eğitim
  46. Sağlık
  47. Ulaşım
  48. Kardeş şehirler
  49. Kaynakça
  50. Dış bağlantılar
  •  

Toponim

Şehrin Hititler döneminde Eneti adını taşıdığı düşünülmekteyse de buna dair kesin bir kanıt yoktur. Yaklaşık MÖ 670 yılında Greklerin kolonize ettiği bölgeye Perikles'in onuruna Peiraieus (Grekçe: Πειραιεύς) adı verilmiş, yapılan arkeolojik kazılarda bu döneme ait bir tarafında puhu bir tarafında da Peiraieus yazısı bulunan sikkeler bulunmuştur. Daha sonraları şehir Luvice "Ana tanrıçanın şehri" anlamına gelen Amissa (ya da Amissavana) adını almış, Grekler tarafından Amisene olarak telaffuz edilen bu ad zamanla Amisou (Grekçe: Αμισού) ve Amisos (Grekçe: Αμισός) biçimlerine dönüşmüştür. Buna karşın Amisos kelimesinin aslının Luvice değil Palaca olduğu ve "Hamis" kökenine dayandığına yönelik iddialar da bulunmaktadır. Pontus Krallığı döneminde Amisos adını koruyan şehir Romalılar tarafından Missos olarak anılmış (kimi kaynaklarda Gnaeus Pompeius Magnus tarafından Pompeiopolis adı verildiği de savunulmaktadır), Bizans İmparatorluğu döneminde özellikle 10. yüzyıldan sonra Aminsos (Grekçe: Αμινσος) biçimine dönüşmüştür. Grekçede omega yerine omikron ile yazılan şehrin adı iki harf arasındaki benzerlik nedeniyle Latin alfabesine çeviride hatalı biçimde Amisus olarak yazılabildiğinden Batılı kaynaklarda hem Amisos hem de Amisus şeklinde kullanımlara rastlanmaktadır.

1100'lerin ilk çeyreğinde Melik Gazi tarafından Amisos'un yanına yeni bir şehir kurulmuş ve Türk akıncıları yeni kurulan kente kendi aralarında "Amisos'un yanındaki şehir" anlamına gelen İsamisos adını vermişlerdir. 1200'lerin ilk çeyreğinde Cenevizlilerin yerleştiği Amisos çeşitli kaynaklara göre Amisum, Simissi, Sinuso, Semiso vb. ad varyasyonlarıyla anılmıştır. Aynı dönemlerde şehrin ismi Türkler tarafından صاميسون şeklinde yazılmaya ve Samisun şeklinde söylenmeye başlamıştır. İbn Bîbî'nin el-Evâmirü'l-Alâiyye fi'l-umûri'l-Alâiyye'sinde, Kerimüddin Mahmud-i Aksarayî'nin kaleme aldığı Müsâmeretü'l-Ahbâr'da ve erken dönem Osmanlı tarihçilerinden Şükrullah'ın Behcetü't Tevârîh ile Nişancı Mehmed Paşa'nın Risâle-i Selâtîn-i Osmâniyye adlı eserlerinde kentin ismi Samisun şeklinde geçmektedir.

Kentin adını صامسون yani Samsun şeklinde yazıp okuyan ilk kişi tespit edilebildiği kadarıyla İbn Saîd'dir. Selçuklu Sultanı II. Gıyâseddin Mesud ve İlhanlı Hükümdarı Olcaytu adına basılmış sikkelerde de yer alan Samsun sözcüğü bu sikkelerde İbn Saîd'in yazdığı gibi yazılmıştır.

Osmanlı İmparatorluğu'nun neredeyse tüm dönemlerinde şehrin adı صامسون Samsun olarak yazılmıştır. Özellikle de Osmanlı tarihçileri Hoca Sâdeddin Efendi ve Cenâbî Mustafa Efendi ile bundan sonra gelenler arasında bu yazım esas alınmıştır. Erken Osmanlı döneminde ise farklı kullanımlar mevcuttu. Şehrin adı ilk Osmanlı tarihçilerinden Neşrî'nin Kitâb-ı Cihannümâ adlı eserinde hem صامسون Samsun hem de صمسون Smsun, Ahmedî'nin İskendernâmesinde heceleri ayrı şekilde صام سون Sam Sun, Oruç Bey'in Tevârîh-i Âl-i Osman'ında ise hem صمسون Smsun hem de صام سون Sam Sun şeklinde geçmektedir.

Efsaneler

Samsun adının kökeninin İbraniceden ve Osmanlı Türkçesinden geldiği hakkında iki farklı görüş vardır. İsmin İbranice kökenli olduğunu savunan görüşe göre İbrani lider Samson, Karadeniz kıyılarına kadar gelip bir kent kurmuş ve kente kendi ismini vermiştir. Diğer bir görüşe göre ise isim Nuh'un oğullarından biri olan Sam'dan türemiştir. Bu iki görüş de kanıtlanamamıştır.

İsmin Türkçe olduğunu savunan görüşe göre ise isim Osmanlı Türkçesindeki "köpek" anlamına gelen kelimeden türemiştir. Kamûs-ı Türkî'de yazılışı صڭسون yani snsun olarak gösterilen kelimenin anlamı "iri köpek" olarak verilmektedir. Yine Kamûs-ı Türkî'de bulunan صڭسونجی yani snsuncu ise "kavga köpeklerini idare eden askerî birim" anlamına gelmektedir. Nef'i'nin Sihâm-ı Kazâ hicviyesinde de "a samsun-ı muazzam a köpek" ifadesi geçmektedir. Joseph von Hammer-Purgstall'ın Devlet-i Osmâniye Tarihi eserinde ise II. Bayezid döneminde Osmanlı ordusunda samsuncular adıyla bir avlanma birimi bulunduğu yazmaktadır. Ayrıca I. Süleyman döneminde İstanbul'da Samsunhane mesiresi adında bir mesire yeri olduğu da bilinmektedir. Ancak Samsun ile snsun, samsuncular ya da Samsun hane mesiresi arasında bir bağ olduğu ve ismin bunlardan türediğine dair bir kanıt bulunmamaktadır

Tarihçe

Ana madde: 

Samsun tarihi

Tarihöncesi ve erken çağlar

Samsun'daki yerleşim geçmişi Eski Taş Çağı'na dek uzanmaktadır. Tekkeköy Mağaralarında keşfedilen ve MÖ 60.000 yılına dek uzandığı düşünülen katman, şimdiye dek Karadeniz Bölgesi'nde keşfedilen en eski yerleşimdir. Aynı zamanda Türkiye'deki en eski üçüncü, dünyada ise sekizinci yerleşim olduğu tahmin edilmektedir. Mağara yerleşiminde yaşayan bu insanlar topluluk bilinci gelişmemiş ve henüz üretici pozisyonuna geçmemişlerdi.

Karanlık çağların ardından, MÖ 5000-3000 yıllarından itibaren Anadolu'da var oldukları bilinen ve Hattilerin bir kolu olduğu düşünülen Kaşkalar, MÖ 3500'lü yıllarda Mert Irmağı kenarında, günümüzde Dündartepe Höyüğü'nün bulunduğu yerde bir site oluşturmuşlardır. Höyüğün kazıları sırasında en eski yerleşimin Bakır Çağı'na ait olduğu; burada yerleşik toplulukların avcılık ve hayvancılık yaparak geçindiği, kumaş ve deri işleyebildiği; bakırdan alet, silah ve takı yapabildikleri saptanmıştır.

Kent, Kaşkaların ardından I. Murşili tarafından fethedilerek Hitit Krallığı topraklarına katılmıştır. Hitit döneminde özel bir durumu olmayan yerleşim yerinde Enetler adı verilen halkın yaşadığı ve Eneti adıyla anıldığı düşünülmektedir. Kent, MÖ 1182 civarında Hitit İmparatorluğu'nun çöküşünü takiben Frigler tarafından ele geçirilmiş ve tahrip edilmiştir. Aynı dönemde Kimmerler de Doğu Karadeniz'de yer alan kentleri yakıp yıkmışlardır. Lidya Kralı Gigis Kimmerleri yenilgiye uğratıp bölgeden kovmuşsa da bu dönemde şehir harabe hâline dönüşmüştür. Bunun üzerine eski kentin güneybatısına yeni bir yerleşim kurulmuş, tarıma elverişli toprakları ve artan nüfus baskısı nedeniyle MÖ 7. yüzyılda Foçalıların ve/veya Miletlilerin ilgisini çeken bölge kolonileştirilmiştir. Ahameniş İmparatoru II. Kiros'un dönemindeyse Pers hâkimiyetine girmiştir.

Ahameniş İmparatorluğu'nu yeniden örgütlemeye girişen I. Darius döneminde kent, Kapadokya satraplığının hâkimiyet bölgesi içine alınmış ve tiran unvanı taşıyan askerî valiler tarafından yönetilmeye başlanmıştır. MÖ 331 yılında İskender'in Persleri Gaugamela Muharebesi'nde yenilgiye uğratıp Ahameniş İmparatorluğu'nu Makedonya topraklarına katmasıyla birlikte Samsun da Makedon hâkimiyetine girmiş, böylece kentte askerî temelli bir yönetim anlayışından tekrar demokratik yönetime dönülmüştür. İskender'in ölümüyle birlikte zayıflayan ve parçalanan Makedonya'dan bağımsızlığını ilân eden bölgelerden biri de I. Antiohos liderliğindeki Seleukos İmparatorluğu olmuş, Samsun MÖ 315'te bu devletin idaresi altına altına girmişse de kısa süre sonra Ariobarzanis ya da II. Mithridatis döneminde Pontus Krallığı toprakları içerisine sokulmuştur. VI. Mithridatis'in döneminde kraliyet ikâmetgâhı olarak kullanılan Samsun'da geniş bir imar hareketi başlatılarak şehir önemli bir gelişme kaydetmiştir.

Roma ve Bizans dönemi

MÖ 63 yılında Romalı general Lucius Licinius Lucullus lejyonlarıyla Amisos, Sinopi ve Trebizond'u ele geçirmiştir. Lucullus tarafından ele geçirilen şehir bir gün boyunca yağma edilse de bütünüyle yıkılmaktan kurtarılarak kısmen de olsa tamirat görmüş, Bitinya ve Pontus eyaletine bağlanmıştır.

Samsun MÖ 48 sonlarına doğru Gnaeus Pompeius Magnus ve Jül Sezar'ın arasındaki çekişmeyi fırsat bilen Pontus kralı II. Farnakis tarafından kuşatılmış, Roma'ya sadık kalmak isteyen kent dirense de düşmüş ve halk Pontus ordusunca kılıçtan geçirilmiştir. Tekrar Pontus egemenliğine girene kent bir yıl sonra gerçekleşen Zela Muharebesi'nde muzaffer olan Roma ordusu tarafından bir kez daha alınmıştır. Samsun ise Roma Cumhuriyeti'ne olan bağlılığından dolayı hür şehir olarak tanımlanmış ve vergiden bağımsız, kendi kendini yöneten bir kent olarak devlete bağlanmıştır. Jül Sezar'ın suikaste uğramasının ardından kurulan ikinci triumvirlik döneminde Marcus Antonius'un hâkimiyet sahasında kalan ve Pontus Polemoniacus eyaletine bağlanan şehir Augustus'un hâkimiyetine girdiğinde tekrar serbest şehir ve Roma'nın müttefiki olarak ilân edilmiş, sonraları Galatya eyaletine bağlanmıştır. 111-113 yılları arasında Samsun valisi olan olan Plinius'un İmparator Trajan'a yazdığı mektuptan şehrin yerel bir meclis tarafından kendi yasalarıyla yönetildiği öğrenilmektedir. Samsun, 2. yüzyılın sonlarından itibaren hür şehir imtiyazını yavaş yavaş kaybetmeye başlamış olup merkezî yönetime daha bağlı bir yönetim anlayışı gelişmiştir.

Geleneksel anlatıma göre Andreas'ın bizzat ziyaret ettiği şehir henüz 1. yüzyılda Hristiyanlaşmış; 303-305 yıllarında Diocletianus'un imparatorluğu sürerken bu dinin takipçilerine yönelik zulümler diğer yerlerde olduğu gibi Samsun'da da kendini göstermiş, Galerius'un iktidarında da baskılar sürmüştür. Bu durum Roma İmparatorluğu'nun 395'te bölünmesiyle birlikte sona ermiş, doğu topraklarına hükmeden ve resmî din olarak Hristiyanlığı benimseyen Bizans İmparatorluğu'nun hâkimiyet bölgesinde kalan Samsun Hristiyan bir şehir olarak varlığını sürdürmüştür. İeroklis'in 6. yüzyıla tarihlenen Sinekdimos adlı eserinde Samsun, Pontiki piskoposluğunun Helenopontos eyaletine bağlı bir sahil kasabası olarak tanımlanmaktadır. I. Justinianus dönemiyle birlikte Armeniakon eyaletine bağlanan şehir, Orta Bizans döneminde Paflagonya ile Armeniakon themalarının kuzey sınırını oluşturmaktaydı. Geniş hinterlandı, iç kısımlardan gelen tahıl ürünleri ve bol zeytin hasadı nedeniyle Konstantinopolis ile Kırım arasında bir ara liman görünümünde olan şehir ayrıca Pontos Polimoniakos eyaleti ile yapılan denizyolu ticaretinin üssü olarak önemli liman kenti konumunu korumuştur.

Mutasım'ın emriyle 863 yılında Malatya Emiri Ömer bin Abdullah şehri ele geçirilip yağmalasa da şehir tekrar Bizans hâkimiyetine girmiştir. Samsun, 9. yüzyılın ikinci yarısında, 10. yüzyıl boyunca kommerkion ve ihracat merkezi olarak kalmıştır. Tarihî Grek şehri olan Samsun 11. yüzyılın ikinci yarısında Türklerin Küçük Asya'ya girmesi ile yoğun Ermeni göçü almış, 13. yüzyılın ilk çeyreğinden itibaren anlaşma yolu ile Ceneviz Cumhuriyeti egemenliğine bırakılmıştır. Bu dönemden itibaren kent bir ticaret kolonisi olarak yaşamaya devam etmiştir.

Türk beylikleri dönemİ

Malazgirt Meydan Muharebesi sonrasında Anadolu'ya giriş yapan Türk ailelerinden olan Dânişmendliler Orta Karadeniz'e doğru akınlar yapmaya başlamışlar ve 1150 ya da 1155'te Sivas Emiri Nizâmeddin Yağıbasan komutasında Amisos'u da kuşatarak Dânişmendliler Beyliğine dâhil etmek isteseler de başarısız olmuşlardır. Bunun üzerine Melik Gazi mevcut kentin yanına "Amisos'un yanındaki şehir" anlamına geldiği düşünülen İsamisos adında yeni bir yerleşim kurmuştur. Böylece günümüz Samsununu oluşturan antik Amisos ile hemen yanındaki İsamisos adında iki farklı şehir ortaya çıkmıştır. Samsun Kalesi'ni inşa eden Dânişmendlilerin tahkim ettiği İsamisos, 1178 yılında II. Kılıç Arslan tarafından Anadolu Selçuklu Devleti topraklarına katılmıştır. 1228 yılında I. Andronikos Samsun ve Sinop limanlarını yağmalasa da I. Alâeddin Keykubad sefere çıkarak bölgede otoriteyi sağlamıştır. 1230'ların ikinci yarısında patlak veren Babaî Ayaklanması Samsun'da da taraftar bulmasına karşın devlet kısa zaman içerisinde bölgedeki egemenliğini yeniden tesis etmeyi başarmıştır.

Bir hafta sürdükten sonra 3 Temmuz 1243'te sonlanan Kösedağ Muharebesi sonucunda Moğol İmparatorluğu'na bağlı bir devlet hâline gelen Anadolu Selçuklu Devleti II. İzzeddin Keykâvus, IV. Kılıç Arslan ve II. Alâeddin Keykubad'ın üçlü idaresiyle yönetilmeye başlamıştır. Samsun II. Alâeddin Keykubad'ın yönetim bölgesi içerisinde yer almış, onun ölümünden sonra ise bölge IV. Kılıç Arslan'a kalmıştır. 1260 yılında Trabzon İmparatorluğu tarafından işgal edilen kent kısa süre içerisinde tekrar Türklerin hâkimiyetine girmiştir. Bu dönemde Samsun, Canik mıntıkasının idaresi için Moğollarca görevlendirilen Mücîrüddin Emîrşah'a bağlı olan Nizâmüddîn Yahyâ ve yine ona bağlı olan Rükneddin Rahad tarafından idare edilmekteydi. Moğolların en önemli limanlarından biri olan Samsun 14. yüzyılın ortalarında Eretna Beyliği'ne geçmiş, Alâeddin Eretna'nın ölümünden sonra başta Kubadoğulları Emirliği olmak üzere Canik beylikleri arasında sık sık el değiştirmiştir.

Osmanlı İmparatorluğu dönemi

1395 yılında Candaroğulları Beyliği'nin elinde bulunan Samsun kısa bir süreliğine Kadı Burhâneddin Devleti tarafından ele geçirilmiş, Kadı Burhâneddin'in ölümünün ardından 1398 yılında I. Bayezid Samsun'u Osmanlı topraklarına katmış ve Bulgar çarının oğlu İskender'i vali tayin etmiştir. Hristiyanların bulunduğu eski Samsun'a ise Ceneviz ile barış içerisinde bulunulması nedeniyle dokunulmamıştır.

1402'de I. Bayezid'in Ankara Muharebesi'nde Timur'a yenilmesi sonrası Fetret Devri'ne giren Osmanlı Devleti'nin zayıflığından yararlanan Kubadoğulları tekrar Samsun'da hâkimiyet kurmuşlardır. Timur'un atamasıyla Amasya çevresinde emirliğini ilân eden Mehmed Çelebi ise Kubadoğlu Ali Bey'i bozguna uğratarak Taşanoğlu Ahmed Bey'i Samsun valisi olarak atamıştır. 1414 yılına kadar Osmanlı himâyesindeki Taşanoğulları Beyliği tarafından yönetilen Samsun, Kubadoğlu Ali Bey'in oğlu Kubadoğlu Cüneyd Bey tarafından kuşatılmış ve ele geçirilmiştir. Kubadoğlu Cüneyd Bey daha sonra Osmanlı padişahından af dilemiş, bunun üzerine vali olarak makamında bırakılmıştır. Kastamonu Emiri Celâleddin Bayezid'in oğlu Candaroğulları Beyi Hızır Bey, Kubadoğlu Cüneyd Bey'i öldürterek Samsun'u işgal etmiş, daha önce çelebi sanıyla anılan fakat padişah olunca I. Mehmed adıyla tahta oturan Osmanlı padişahı bölgenin tamamen devlete bağlanması için Biçeroğlu Hamza Bey'i görevlendirmiştir. Amisos'a saldıran Biçeroğlu Hamza Bey, şehirde çıkan yangına rağmen tüm imkânlarıyla şehri savunan Cenevizlilere karşı muvaffak olarak Amisos'u ele geçirmiştir. Amasya Valisi Murad Çelebi ise Hızır Bey'in elinde bulunan Samsun'a yönelmiş, Hızır Bey kenti rızaen Osmanlılara teslim etmiştir. Böylece farklı kaynaklara göre 1416 ya da 1419 yılında Osmanlı hâkimiyeti altına giren Amisos ile İsamisos ilk kez aynı siyasi çatı altında yer almıştır. İki şehir birleştirilerek Canik adıyla Rum eyaletine bağlı bir sancak olarak Osmanlı idari yapısında dâhil edilmiştir.

Osmanlı egemenliğinde geçen 15, 16 ve 17. yüzyıllarda önemsiz bir iskele kentine dönüşen Samsun, bu dönemlerde çevre bataklıklarda imâl edilen kendir ve halatlar ile savaşlarda orduya erzak yardımı yapması dışında unutulmuş bir kent görünümündeydi. Bu nedenle de birçok kez eşkıya saldırılarına maruz kalmıştır. Küçük Kaynarca Antlaşması ile Kırım Hanlığı Osmanlı İmparatorluğu'nun elinden çıkınca Karadeniz'deki Osmanlı hâkimiyeti son bulduğundan şehrin ticareti de iyice gerilemiştir. Şehir bu dönemde Trabzon eyaletine bağlanmıştır. Osmanlı devrindeki en zor zamanlarını 17. yüzyılda yaşayan şehir, III. Mehmed'in saltanatı sırasında Kazakların saldırısına uğramış, büyük zarar görmüştür. Zamanla halkın kenti terk etmesiyle Samsun nüfusu 1642 ve 1643 yıllarında köy düzeyine kadar inmiştir.

1869'da büyük bir yangın felâketi yaşanmıştır.

Samsun'da 20. yüzyılın başlarından itibaren Amasya Metropoliti Germanos Karavangelis'in öncülüğünde Megali İdea faaliyetlerine rastlanmaktadır.

Kurtuluş Savaşı ve cumhuriyet dönemi

I. Dünya Savaşı sırasında Osmanlı İmparatorluğu'nun hasmı olan Rus İmparatorluğu filosu tarafından 1915 ve 1916'da üç sefer bombalanan şehirde savaş sonrasında Rumlar, Ermeniler ve Türkler arasında çatışmalar baş göstermiştir. 9 Mart 1919 tarihinde 15. Tümen Kumandanı Mustafa Asım Bey ve Samsun Mutasarrıfı İbrahim Ethem Bey'in şehirde sıkıyönetim ilân etmesiyle 200 kişilik Britanya askerî müfrezesi tarafından Mondros Mütarekesi şartları gerekçe gösterilerek şehir işgal edilmiştir. Sonrasında 9. Ordu müfettişi unvanı verilerek bölgede asayişin sağlanmasıyla görevlendirilen Ferîk-i Sânî Mustafa Kemal 19 Mayıs günü Samsun'a ulaşmıştır. Görevinin gereklerini yerine getirmeye koyulan Mustafa Kemal bazı incelemelerde bulunmuş; bu incelemeler sonucunda Rum çetelerinin Müslüman halka saldırdığı, yerel yöneticilerinse dış devletlerin de duruma karışmasıyla bu olaylara müdahale edemediği kanısına varmıştır. Bunun üzerine Canik mutasarrıfını görevden alarak yenisini atamış ve bölgede oluşan karışıklıklara yabancı askerlere aldırmaksızın doğrudan müdahale etmesini emretmiştir.

Mustafa Kemal'in Samsun'dan ayrıldıktan sonra başkanlık ettiği Erzurum Kongresi ve Sivas Kongresi'nin ortaya koyduğu millî heyecan Samsun'da da etkisini göstermiş ve Samsun Müdâfaa-i Hukuk Cemiyeti kurulmuştur. Millî Mücadele'de Ankara Hükûmeti'nden yana tavır ortaya koyan Samsun 1922'de Amerikan destekli Yunan filosunca bombalanmıştır. Bombardımandan sonra Türkiye Büyük Millet Meclisinin 12 Haziran ve 16 Haziran 1922 tarihli toplantıları sonucu bütün Karadeniz sahili savaş alanı ilân edilerek bölgedeki Rumların tehcirine karar verilmiş, 1913'ten beri uygulanan ancak 1921'de savaş şartlarında hız kazanan Samsun tehcirleri adı verilen zorunlu göçler sistematik hâle gelmiştir. Bu sürgün hareketleri sırasında Samsun'dan gönderilen Rumlar için 360 bine ulaşan sayılar verilmektedir. 10. Tümen Tugay Kumandanı Kurmay Kaymakam Hafız Zühtü Bey'in Çarşamba ve Ünye civarındaki çeteleri temizlemesiyle Samsun ve yöresi Rum çetelerinden tamamen temizlenmiştir.

Günümüz Samsununun görünüOsmanlı döneminde ve cumhuriyetin ilk aylarında yaklaşık olarak günümüz Samsun il sınırlarını kapsayan idari birim Canik adıyla bir sancak, sancağın merkezi ise Samsun kazasıydı. Millî Mücadele'nin sonlanması ve Türkiye Cumhuriyeti'nin ilânı ile Türkiye sınırları içerisinde kalan Canik de sancak ve mutasarrıflıkların il yapılmaları üzerine Samsun adıyla il statüsü kazanmıştır. 1923 mübadelesi ile şehirdeki Rumlar Yunanistan'a göç etmiş, Rumlardan boşalan yerler ise mübadillere tahsis edilmiştir. Tehcirler ve mübadele sonucunda ildeki Ermenilerin ve Rumların sayısı neredeyse yok seviyesine kadar inmiş, şehrin demografik yapısı tamamen değişmiştir. Günümüzde Yunanistan'ın Üşekdere belediyesine bağlı Yeni Amisos, Preveze iline bağlı Yeni Samsun adında yerleşim yerleri bulunmaktadır.

Cumhuriyetle birlikte il olan Samsun il merkezi hâricinde Bafra, Çarşamba, Havza, Terme ile Vezirköprü olmak üzere beş farklı ilçeye bölünmüştür. Cumhuriyet öncesinde de var olan bu idari birimler dışında ilk olarak 1 Haziran 1928 tarihinde Ladik'in ilçe yapılmasıyla Samsun'daki ilçe sayısı altıya yükselmiş; 1934'te Kavak, 1944'te de Alaçam ilçelerinin kurulmasıyla şehirdeki toplam ilçe sayısı sekiz olmuştur. 19 Haziran 1983 tarihinde kabul edilen 3392 numaralı kanun ile de Salıpazarı, Asarcık, Ondokuzmayıs ve Tekkeköy ilçeleri kurulmuştur. 9 Mayıs 1990'da kabul edilen 3644 numaralı kanunla ise Ayvacık ve Yakakent adında iki ilçe daha kurulmuştur. 2 Eylül 1993 tarihinde kabul edilen 504 numaralı kanun hükmünde kararname ile büyükşehir belediyesi kapsamına alınan Samsun'un merkez ilçesi de büyükşehir ilçesi statüsü almıştır. 6 Mart 2008'de 5747 numaralı kanun ile Atakent, Kurupelit, Altınkum, Çatalçam ve Taflan beldelerinin birleşerek Atakum beldesine katılmasıyla Atakum; Gazi ve Yeşilkent beldelerinin İlkadım'a katılmasıyla İlkadım adında bir ilçe kurulması ve Canik beldesinin de ilçe yapılması karara bağlanmıştır. Bu değişiklik ile büyükşehir ilçeleri Atakum, İlkadım, Canik, Tekkeköy olarak belirlenmiştir. 2012 yılında çıkarılan 6360 sayılı kanun ile de 2014 Türkiye yerel seçimlerinin ardından büyükşehir belediyesinin sınırları il mülki sınırları ile eşitlenmiş, merkez ilçe kavramı kaldırılmıştır. İlçelerin ardından gelen alt idari birim mahalle olup mevcûden il genelindeki 17 ilçeye bağlı olarak toplam 1.247 mahalle bulunmaktadır.

Cumhuriyetin ilk yıllarından 1950'li yıllara kadar demiryolu atılımı yapılan Samsun'da bu yıllarda karayolu ağına öncelik verilmeye başlanmıştır. 1928'de elektrik santralinin hizmete başladığı şehrin merkezî su şebekesine kavuşması 1929 yılını bulmuş, ilk doğalgaz ise 2005 yılında verilmiştir.

Coğrafi yapı ve konum

Ana madde: 

Samsun coğrafyası

Coğrafi yapı

Samsun, Karadeniz Bölgesi'nin Orta Karadeniz Bölümü'nde merkezî bir noktada yer almaktadır. Karadeniz'e doğru akarak iki büyük delta oluşturan Kızılırmak ve Yeşilırmak nedeniyle Samsun kıyıları geniş bir koy niteliğini almış olup Samsun coğrafyasının %45'ini dağlar, %37'sini platolar, %18'ini ise ovalar meydana getirmektedir.

Toplam 9.725 km²lik yüzölçümü ile Samsun olup orta büyüklükte iller arasında yer almaktadır ve 1.674 km² ile Vezirköprü en geniş yüzölçümüne sahip ilçe durumundadır. İlin en doğudaki ilçesi Terme, en batıdaki ilçesi Vezirköprü, en kuzeydeki ilçesi Bafra ve en güneydeki ilçesi Ladik olup doğusunda Ordu, batısında Sinop, güneyinde Tokat ve Amasya, güney batısında ise Çorum illeri ile komşudur.

Su kaynakları

Samsun'da önemli derecede su varlığı taşıyan Terme Çayı, Mert Irmağı, Kürtün Çayı, Miliç Irmağı, Tersakan Çayı, Karaboğaz Deresi, Akçay, Uluçay, Esenli, İncesu, Hızırilyas ve Ballıca dereleri bulunmakla birlikte Yeşilırmak ve Kızılırmak ilin asıl su zenginliğini oluşturmaktadır. Sivas sınırları içerisinde Kösedağ'ın eteklerinde doğan Yeşilırmak, Amasya ve Tokat'ı aşarak kuzeydoğu doğrultusunda akıp Samsun-Tokat sınırını oluşturduktan sonra Karakuş Çayı'yla birleşerek Çarşamba'nın ortasından geçip Civa Burnu'ndan Karadeniz'e dökülür. Sivas sınırları içerisinde doğan bir diğer ırmak olan Kızılırmak ise Kızıldağ'dan kaynağını alıp Sivas, Kayseri, Nevşehir, Kırşehir, Ankara ve Çankırı yolunu takip ederek Bafra'nın batısından kollara ayrılarak Samsun'a girer ve ilçenin içerisinden geçerek Bafra Burnu'ndan Karadeniz'e dökülür. Yeşilırmak'ın oluşturduğu Yeşilırmak Deltası, Kızılırmak'ın oluşturduğu Kızılırmak Deltası ve Terme ile Vezirköprü ovalarıyla birlikte zengin delta alanlarına sahip olan Samsun bu nedenle "Karadeniz'in Mezopotamyası" olarak anılmaktadır. Ayrıca bu iki ırmak üzerinde Devlet Su İşleri 7. Bölge Müdürlüğüne bağlı faal Altınkaya, Derbent, Hasan Uğurlu ve Suat Uğurlu barajları bulunmakta olup şehrin enerji ihtiyacının büyük kısmı bu barajlardaki hidroelektrik santralleri tarafından karşılanmaktadır.

Flora ve fauna

Bitki örtüsü ve biyolojik çeşitlilik açısından zengin bir yapıya sahip olan Samsun'daki kuş varlığı da kuş bilimi açısından uluslararası öneme sahiptir. Çoğunlukla dağlık ve ormanlık bir yapıya sahip olması nedeniyle ilin bitki örtüsünün önemli bir kısmı ağaçlardan oluşmaktadır. Ovalık yerlerde orman örtüsü yok denecek kadar az olmasına karşın Alaçam, Ayvacık, Çarşamba, Kavak, Vezirköprü ve Samsun Kent Ormanı'nı barındıran 19 Mayıs önemli bir orman kesimine sahiptir. İl coğrafyasının %62'sine tekabül eden 586.283 ha'lık kısımsa ormansız alan olup normal orman olarak kategorilendirilen 317.653 ha'lık kısım %31, bozuk ormanlardan oluşan 71.168 ha'lık kısım ise %7'lik bir alanı kaplamaktadır.

Jeoloji

İlin Karadeniz kıyıları düzlük olup güney yönüne uzanan iç kesimleri fazla yüksek olmayan sıradağlar ile sarılmış durumdadır. Ünye-Çarşamba kesiminde doğu-batı, Samsun-Bafra kesiminde doğu-güney ve batı-kuzeybatı yönünü takip eden dağ sıralarından Canik Dağları ilin doğu tarafında, Çangal Dağları ise batı tarafında yer almaktadır. Ladik'in Amasya sınırında bulunan ve zengin ormanlık alanları bulunan Akdağ ise 2062 m'lik yüksekliği ile Samsun'un en yüksek dağıdır.

Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın kuzey ve güneyindeki iki farklı tektonik ünite üzerinde yer alan Samsun'un büyük kısmı Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın yanı sıra Erikli Fay Hattı'nın da etkisiyle birinci ilâ üçüncü derece tehlike skalasında yer almaktadır. Özellikle güney bölgeleri birinci derece riskli durumda olan ilin kuzey uçlarında ikinci ile üçüncü derece bölgeler bulunmasına karşın değişen fay hatları nedeniyle bu bölgelerin de birinci dereceye kayacağı ve geçmişte de depremler yaşayan Samsun'un gelecekte daha şiddetli deprem tehlikesi altında olacağı öngörülmektedir. Samsun'da şimdiye dek hissedilen en şiddetli deprem 1943 Tosya-Ladik depremi olmuş, bu sarsıntıda 8 kişi ölmüş ve çok sayıda bina hasar görmüştür. Günümüzde il genelinde deprem gibi afetlerde halkın toplanması için 127 alan belirlenmiş bulunmaktadır.

Yeraltı kaynakları

Sınırlı maden çeşitliliği ve rezervine sahip olan Samsun genelinde yatakları bulunan çinko, kurşun, manganez, tuğla, kireç taşı, doğal taş ve kiremit endüstriyel hammadde olarak çıkarılmaktadır. Endüstriyel hammaddelerin yanı sıra Havza'daki eosen çökeltileri içerisinde keşfedilen linyit yatakları da çıkarılarak işlenmekte ve ısınma amaçlı kullanılmaktadır. Hammaddeler ile birlikte jeotermal kaynaklara da sahip olan Samsun'da bu varlıklar Havza ve Ladik ilçelerinde toplanmış durumdadır. Havza'daki kuyulardan sondaj ile çıkarılan 53-56 °C sıcaklıktaki sudan 155.5 lt/sn debide üretim sağlanmış olup 11.92 MWt termal güce sahip jeotermal enerji elde edilmiştir. Ladik'teki Hamamayağı jeotermal alanında ise yine sondaj ile çıkarılan 28-38 °C sıcaklığa ve 91 lt/sn debiye sahip olan su kaynağı bulunmaktadır. Ayrıca Hamamayağı'nda doğal olarak su yüzüne çıkan 36 °C derece ve 18 lt/s debiye sahip ayrı bir kaynak bulunmaktadır.

İklim

Samsun iklimi şehrin konumu ve coğrafyası dolayısıyla sahil ve iç kesimlerde değişiklik göstermektedir. Köppen iklim sınıflandırmasına göre cfa türünde ılıman dönencealtı iklimi görülen ilin tipik Karadeniz ikliminin yaşandığı sahil şeridinde yaz ayları çok sıcak ve nemli, kışlar ise ılık-serin geçmekte; buna karşın Akdağ ve Canik Dağlarının etkisiyle karasal iklime sahip olan iç kesimlerde kışlar soğuk, yağmurlu ve kar yağışlı, yazlar ise serin geçmektedir. Meteoroloji Genel Müdürlüğünün 1929-2018 yılları arasındaki ölçüm değerlerine göre Samsun'un yıllık sıcaklık ortalaması 14.5 °C olup ölçülen en yüksek sıcaklık 15 Ağustos 1938 günü kayda geçen 39.0 °C, en düşük sıcaklık ise 9 Şubat 1929 günü kayda geçen -9.8 °C'dir.

 

 Samsun iklimi 

AylarOcaŞubMarNisMayHazTemAğuEylEkiKasAraYıl
En yüksek sıcaklık (°C)24,226,533,637,037,437,437,539,038,338,432,428,939,0
Ortalama en yüksek sıcaklık (°C)10,711,012,115,319,123,626,527,123,920,316,713,018,3
Ortalama sıcaklık (°C)7,07,07,911,215,620,323,323,620,116,212,59,314,5
Ortalama en düşük sıcaklık (°C)4,03,94,67,812,116,119,119,616,512,99,36,311,0
En düşük sıcaklık (°C)−8,1−9,8−7−2,42,77,813,412,46,81,5−2,8−5−9,8
Ortalama yağış (mm)71,658,766,457,048,345,234,437,354,078,783,582,0717,1

Hava kirliliği

2013 yılında Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü tarafından dönemin büyükşehir ilçeleri olan Atakum, Canik, İlkadım ve Tekkeköy kapsamında hazırlanan Samsun Hava Kalitesi Değerlendirme Raporu'na göre ısınma amacıyla kullanılan yakıtlardan, sanayide kullanılan hammaddelerden ve motorlu araçların yarattığı kirlilik nedeniyle açığa çıkan azot oksit, kükürt dioksit ve partiküller Samsun'un en önemli hava kirliliği sorununu teşkil etmektedir. Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Atakum, Bafra, Canik ve Tekkeköy'de kurduğu hava izleme istasyonlarının Aralık 2019 verilerine göre bu noktalardaki hava kalitesi 29-77 arası değişmekte ve hava kalitesi indeksine göre orta ile iyi olarak sınıflanmaktadır. Yüzüncüyıl istasyonununki hava kalitesi ise 107 ile hassas olarak sınıflanmaktadır. Yine aynı istasyonlardan elde edilen aynı tarihli verilerine göre ildeki en yüksek partikül madde kirliliği 51 µg/m³ ile Tekkeköy'de, en yüksek kükürt dioksit kirliliği oranı 5 µg/m³ ile Atakum'da, en yüksek azot oksit kirliliği oranı ise 56 µg/m³ ile İlkadım'da ölçülmektedir.

Demografi

Samsun nüfus tablosu
YılToplamSıraFarkŞehir - Kır
1927274.06514 İstatistik tutulmamıştır.
1935337.81714%24

  %20     66.723

271.094     %80  

 

1940363.38417%8

  %20     73.409

289.975     %80  

 

1945407.541 %12

  %20     82.110

325.431     %80  

 

1950475.660 %17

  %20     95.010

380.650     %80  

 

1955549.156 %15

  %23     122.260

426.896     %78  

 

1960654.6029%19

  %25     162.970

491.632     %75  

 

1965755.9466%15

  %26     197.103

558.843     %74  

 

1970821.1837%9

  %29     235.716

585.467     %71  

 

1975906.3817%10

  %32     290.207

616.174     %68  

 

19801.008.1137%11

  %34     345.200

662.913     %66  

 

19851.108.7107%10

  %37     408.622

700.088     %63  

 

19901.158.4008%4

  %45     525.305

633.095     %55  

 

20001.209.13714%4

  %53     635.254

573.883     %47  

 

20071.228.95915%2

  %59     725.111

503.848     %41  

 

20081.233.67715%0

  %63     776.385

457.292     %37  

 

20091.250.07615%1

  %64     802.011

448.065     %36  

 

20101.252.69315%0

  %65     816.576

436.117     %35  

 

20111.251.72916-%0

  %66     827.796

423.933     %34  

 

20121.251.72216-%0

  %67     840.399

411.323     %33  

 

20131.261.81016%1Şehir ve kır ayrımı kaldırılmıştır.
20141.269.98916%1
20151.279.88416%1
20161.295.92716%1
20171.312.99016%1
20181.335.71616%2
20191.348.54216%3

Samsun nüfusuna dair saptamalar Osmanlı devrinden itibaren vergi mükelleflerinin ve miktarının tespit edilebilmesi amacıyla tutulan tapu tahrir defterlerine dayanılarak yapılabilmektedir. Ancak bu defterlerde yalnızca erkek hane reisi ve erkek çocukların kaydı tutulduğundan kesin bir veri elde edilememekte olup yaklaşık nüfus tahminleri yapılabilmektedir. Bu tahminlere göre 1485'te 70-80 bin bandında olan şehir nüfusu 1520'de 67-76 bin seviyesine inmiş, 56 yıl sonra ise Anadolu'daki diğer yerleşimlere paralel olarak 110-125 bin bandına çıkmıştır. 1831 yılında tamamlanan ilk nüfus sayımında da yine kadınlar sayılmamış, 1893 Osmanlı İmparatorluğu nüfus sayımına kadın, çocuk ve yaşlıların da nüfus bilgilerine dâhil edilmesiyle ilk kesin veriler elde edilmiştir. 1831'de 55.743 erkek nüfusu bulunan Samsun 1869'da 182.154, 1901'de 323.758, 1914'te ise 393.292 kişiye ulaşmıştır. Nüfusun özellikle 19. yüzyılda hızla artmasının en önemli sebebi Rusya'nın politikaları sonucu Balkanlar, Kafkasya ve Kırım'da meskûn halkın Anadolu içlerine göç etmeye zorlanmalarıdır. Bu dönemde hem iskân noktası hem de Karadeniz yoluyla Anadolu içlerine geçiş kapısı olarak işlev gören Samsun 1912'de 4 bin Rumelili göçmen almış, I. Dünya Savaşı sırasında Rusların Trabzon'u ele geçirmeleriyle ise buradan gelen göçmen sayısı 100 bini aşmıştır. Cumhuriyet döneminde mübadele ile 22.668 Rum'un Yunanistan'a gönderildiği, 32.290 mübadilinse iskân edildiği Samsun'da yapılan ilk nüfus sayımına göre değişen idari sınırların da etkisiyle yaşayan kişi sayısı önceki sayımlardan daha az, 274.065 kişi çıkmıştır.

Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi'nin 2019 verilerine göre 1.348.542 kişilik nüfusuyla Samsun, Karadeniz Bölgesi'nin en yüksek nufüslu ikinci ili olan Trabzon'dan 539.568 kişi daha fazla nüfusa sahiptir ve bölgenin en kalabalık ilidir. En fazla nüfusa sahip olan ilçesi 338.614 kişiyle İlkadım olup ardından 215.633 kişi ile Atakum ve 142.761 kişi ile Bafra gelmektedir. En az nüfusa sahip olan ilçesi ise 8.685 kişilik nüfusu ile Yakakent'tir. 2018 yılında 48.543 göç veren Samsun buna karşın 53.228 göç almış, %3,5 net iç göç hızı ile 4.685 kişi il nüfusuna eklenmiştir. Samsun'un en fazla göç verdiği il 8.263 kişi ile İstanbul olurken en fazla göç aldığı il ise 15.794 kişi ile yine İstanbul olmuştur. Yine 2017 yılında 16.807 kişinin doğduğu şehirde 8.700 kişi ölmüş, net nüfus artışı 8.107 kişi olmuştur. Yıllık nüfus artış hızı ‰9,6 ile Türkiye ortalamasının altında olan Samsun nüfusunun 2023 yılında 1.389.725 olacağı öngörülmektedir. Sahip olduğu 9.725 km² yüzölçümü ile Türkiye'nin %1,25'lik kısmına tekabül eden ildeki nüfus yoğunluğuysa km² başına 148 kişidir. Nüfusunun 669.055'ini erkeklerin, 679.487'sini kadınların oluşturduğu ildeki yaş ortalaması 35,6'dır.

Mülteci nüfusuna da sahip olan Samsun'da kayıtlı 32 bini aşkın yabancı uyruklu bulunmaktadır. 2019 verilerine göre 22.790 kişi ile Iraklılar Samsun'da yaşayan yabancı sayısında başı çekmekte iken 6.310 kişi ile ikinci sırada Suriyeliler, 1.320 kişi ile Afganlar üçüncü sırada gelmektedir.

Şehir sakinlerinin konut, sağlık, eğitim, altyapı, sosyal yaşam gibi farklı değişkenlere bağlı olarak hesaplanan yaşam memnuniyeti oranı %61 olup yaşam endeksinde aldığı 0,5746 puan ile Samsunlular Türkiye genelinde 33. sırada bulunmaktadır. Forbes'a göreyse Samsun 81 il arasından "iş yapmak ve yaşamak için en iyi" 13. ildir.

Ekonomi

Ana madde: 

Samsun ekonomisi

Samsun'daki ekonomik hayat geçmişten bu yana avcılık, balıkçılık, hayvancılık, ticaret ve sanayi eksenin gelişmiş; son yıllarda ise bu iş kollarına sanayi ve enerji sektörleri de eklenmiştir. ₺41.019.357 gayri safi yurt içi hasılası ile Türkiye'de 19. sırada olan Samsun'daki kişi başına düşen yıllık gelir ise ₺30.973'tür.

Balıkçılık

Samsun'da günümüzde açık deniz balıkçılığı yapılmakta, balıkçılar radarlı ve modern donanımlı büyük balıkçı motorlarıyla denize açılmaktadır. Hamsi, istavrit, palamut, lüfer ve kefal günümüzde en çok avlanan balıklardır. Hamsi, kasımdan itibaren daha çok kıyıya yakın kesimlerde avlanmakta, eylül ve kasım aylarında palamut, ekim ayında lüfer ve neredeyse tüm yıl boyunca kefal avlanabilmektedir. Ayrıca şehirde sofra balıkçılığının yanı sıra endüstriyel balıkçılık da yapılmaktadır. 2018 yılına ait verilere göre Türkiye çapında en fazla deniz ürünleri avcılığı %31,5'lik oran ile Samsun'un da dâhil olduğu Doğu Karadeniz Bölgesi'nde gerçekleşmiş; Samsun'da avlanan en önemli iç su ürünü 40 ton ile sazan, en çok yetiştirilen ürün 2.715 ton ile alabalık olmuştur.

TarıM

Hayvancılık, tarım ile birlikte Samsun'un önemli ekonomik faaliyetlerinden biri olup ildeki en önemli hayvancılık kolları büyükbaş ve küçükbaş ile kümes hayvancılığı olmakla birlikte arıcılık, ipek böcekçiliği de görülmektedir. 400 bini aşkın büyükbaşın bulunduğu ilde 2.5 milyondan fazla kümes hayvanı bulunmaktadır. Günümüzde 3.750,418 daa ile yüzölçümünün %47'si tarım alanlarından oluşan Samsun'da başlıca olarak tahıllar, baklagiller, endüstriyel bitkiler, yağlı tohumlar ve yumru bitkiler yetiştirilmektedir. Son dönemlerde artan yatırımlarla birlikte organik tarımın da yapılmaya başlandığı bir şehir hâline gelen Samsun'da organik karpuz ve ekolojik yumurta gibi ürünler yurtiçi ve yurtdışına dağıtılmaktadır. Narenciye domates, üzüm gibi eskiden bu yana üretilen meyveler günümüzde de önemli ihracat ürünlerindendir. Tüm bitkisel üretim değerlerine bakıldığındaysa Türkiye'nin %2,4'lük kısmına tekabül eden Samsun'un tarımsal üretim değeri ₺3,5 milyardır.

Sanayi

İl genelinde ikisi Tekkeköy, diğerleri ise Bafra, Çarşamba, Havza ve Kavak sınırları içerisinde olmakla beraber altı organize sanayi bölgesi bulunmaktadır. Bu bölgelerdeki 150'den fazla işletmede 6 binden fazla, diğer küçük sanayi sitelerinde ise 6 binden fazla işyerinde 21 bini aşkın çalışan bulunmaktadır. Sanayi kuruluşlarının dışında şehirde 1995 yılında faaliyete başlayan bir de serbest ticaret bölgesi yer almaktadır. Ticaret Bakanlığının 2018 verilerine göre Samsun Serbest Ticaret Bölgesi'nin yıllık ticaret hacmi $141.205 olup toplam 354 kişi istihdam edilmektedir.

Konvansiyonel üretimin yanı sıra teknoloji üslerine de sahip olan ilde Ondokuz Mayıs Üniversitesinin öncülüğünde kurulan Samsun Teknopark ile Samsun Büyükşehir Belediyesinin öncülüğünde kurulan İŞGEM öne çıkan araştırma ve geliştirme ile iş geliştirme merkezleridir. Samsun Teknopark'taki firmaların büyük kısmı yazılım alanında faaliyet göstermekte olup Türkiye'nin en başarılı ilk üç iş geliştirme merkezinden biri olan İŞGEM'deki firmaların ise yarısı sağlık sektörüne yönelik imalat yapmaktadır. 2017 yılında 49 patent, 20 faydalı model başvurusunun yapıldığı Samsun bu alanlarda Türkiye'de 16. sırada gelmektedir.

2017 itibarıyla dış ticaret hacmi $1 milyarı aşan Samsun'un ihracattaki en önemli partneri Hollanda olmakla beraber ithalatta ise Rusya birinci sırada gelmektedir. $81.119.000 ile Samsun'un ihracat şampiyonu Sampa Otomotiv kendi sektöründe 41. Türkiye'de ise 180. sırada yer almaktadır. 2011 yılından bu yana Avrupa Birliği ile ortak proje kapsamında sağlık ekipmanları, mobilya ve işlenmiş gıda alanlarında kümelenme çalışmalarının yürütüldüğü Samsun, Tuttlingen ve Sialkot birlikte cerrahi el aletleri üretiminde dünyanın önemli kümelenme merkezlerinden biri olarak gösterilmektedir. Hâlihazırda Türkiye'de faaliyet gösteren 183 cerrahi el aleti üreticisi firmanın 37'si Samsun'da bulunmakta olup 1956 yılında Anadolu'daki ilk ilaç fabrikası olarak kurulan Samsun merkezli Adeka da hâlen faaliyettedir.

Enerji

Son yıllarda yapılan yatırımlarla birlikte enerji kaynaklarının Türkiye'ye giriş kapılarından biri durumuna gelen Samsun zengin enerji kaynaklarına yakınlığı ve uluslararası ticari ilişkileriyle çok yönlü bir merkez görünümdedir. Samsun, 2003'te açılan Mavi Akım ile birlikte Rusya doğalgazının Türkiye'ye giriş ve dağıtım noktası olmuş olup Çin, Güney Afrika gibi ülkelerden ithal edilen kömürler de Karadeniz, İç Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerine Samsun'dan gitmektedir. Günümüzde yaygın olarak kullanılan doğalgaz ve sıvılaştırılmış petrol gazı ile çalışan cihazlarda yapılan ufak değişikliklerle değerlendirilebilen biyogaz üretimi Samsun'da ciddi potansiyel taşımaktadır. Çevre ve sağlık sorunlarının kaynaklarından biri olan organik atıkların enerjiye çevrilerek artı değer olarak kullanılabilmesiyle öne çıkan biyogaz günümüzde atıkların bekletilip gübre olarak ya da tezek hâline getirilerek daha verimsiz bir enerji kaynağı olarak kullanılmasına bağlı olarak potansiyeli oranında değerlendirilememektedir. Organik atıkların anında kullanılarak yüksek enerji değerine sahip bir yakıt olarak değerlendirilmesini mümkün kılan biyogaz bu mânâda tezekten daha avantajlı olmakla birlikte biyogaz üretiminden arta kalan ürünlerin gübre olarak kullanılması mümkün olduğundan bu alanda da bir avantaj sağlamaktadır. Toplam biyogaz potansiyeli 45.472.025,55 m³ olan Samsun'da 213.718.520,1 kWsa biyoenerji üretimi mümkün görünmektedir. Bafra, Çarşamba ve Vezirköprü ilin en önemli enerji potansiyelini bulundurmakla birlikte yumurta tavukçuluğuna bağlı olarak Kavak ve Terme'de de ciddi biyogaz potansiyeli bulunmaktadır.

FolklorAğız yapısı

Samsun'un yerli halkı eskiden Orta Anadolu ağızlarında görülen şive yapısına yakın bir şekilde konuşmaktaydı. Kelime başındaki /k/, /p/, /t/ gibi harfler çoğunlukla "gız", "duz", "bişkin" örneklerinde olduğu gibi yumuşak harflere yerini bırakırdı. Zaman zaman ise "gice", "virmek" örneklerinde olduğu gibi kelimenin ilk geniş ünlüsü yerini dar ünlüye bırakmaktaydı. Cumhuriyetin ilk yıllarındaki mübadele sonucu şehrin sakinlerinin değişmesi, 1950'lerde başlayan ve 2000'lerin başına dek hızla devam göçler, eğitimde ve basın-yayın organlarında İstanbul ağzı temelli yazı dilinin kullanılması nedenleriyle şehirde görülen şive yapısı da değişmiştir.

Mehmet Dursun Erdem'in öncülüğünü yaptığı bir ekip tarafından beş yılda dar saha çalışması metoduyla elde edilen verilere göre ilde iki ana yerli ağız yapısı vardır. Buna göre Samsun ilinin ağzı Canik Dağlarının güneyi ve Canik Dağlarının kuzeyi olarak ayrılmaktadır. Kıpçak ağzı merkezî yerlerde ağırlıklı olarak görülmekte, dağlık ve merkezî noktalara uzak yerleşimlerdeyse yerini Oğuz ağızlarına bırakmaktadır. Canik Dağlarının güney yerleşimlerindeki ağızların yapısını daha iyi koruduğu gözlenmiş olup Atakum, Bafra, Canik, Çarşamba, İlkadım ve Tekkeköy'deki ağız yapıları karmaşık bir yapı hâlindedir.

Leylâ Karahan'ın Anadolu Ağızlarının Sınıflandırılması adlı çalışmasında ise Havza ve Ladik haricen Samsun halkının konuşma dili Batı Anadolu ağızlarının 5. grup ağızları, Havza ve Ladik ise 6. grup ağızları içerisinde sınıflandırılmaktadır. Aynı çalışmaya göre "e>á, a" değişmesi, ünlü yuvarlaklaşması ile ortaya çıkan düzlük-yuvarlaklık uyumsuzluğu, /k/ harfinin boğumlanma noktasının orta damağa kayması, /ġ/ harfinin boğumlanma noktasının dip damağa doğru kayması, /ḳ/ harfinin sızıcılaşması, /r/ düşmesi ve /ğ/ harfinin hece kaynaşmasıyla erimesi Samsun halkının konuşma dilinin karakteristik ses özellikleridir.

Halk oyunları

Göç alan bir il olan Samsun'da bu nedenle üç farklı halk oyunu karakteri görülmekte ve bu yönüyle bir geçiş bölgesi sayılmaktadır. Oyunlar yerleşik köyler ve göçmen yerleşimleri arasında farklılık göstermektedir. Yerli köylerde üçayak, demirağa, yanlama, sarıkız, sarhoş barı, metelik, alafranga, kabaceviz, sağırperde, kasap havası, geriş, esengül ve oy kargalar oyunlarına rastlanmaktadır. Göçmen köylerinde ise Hasanağa, zigoş, telgrafın telleri, kasap havasına rastlanmakla birlikte mübadiller arasında hora oynanmakta, Doğu Karadeniz Bölümünden gelen göçmenler arasında horon yaygın olarak görülmekte, Alevilerin ibadetlerinin bir parçası olan semaha da Ladik'te rastlanılmaktadır.

Genellikle belli bir alan içerisinde dolaşılarak icra edilen Samsun yöresine ait halk oyunlarının bazıları ise alafranga oyununda olduğu gibi sıra hâlinde dizilip oynanmaktadır. Eller tutularak, eller tutulup dirsekler birleştirilerek, eller omuza atılarak ya da eller tutuşmadan karşılıklı oynanan oyunlar mevcut olup çökme, el vurma, çapraz yürüme, topuk vurma, ayak ucu vurma yahut dönme figürü sıkça görülen hareketler olup omuz sallama figürü özellikle karşılıklı oynanan oyunlarda görülmektedir.

Anadolu Folklor Vakfı Samsun Halk Dansları Topluluğu, Samsun Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarı Halk Oyunları Topluluğu gibi toplulukların bulunduğu ilde 1981 yılında ilk kez düzenlenen ve gelenekselleşen Samsun Uluslararası Halk Dansları Festivali organize edilse de 2011 yılından bu yana çeşitli nedenlerle düzenlenmemektedir.