Erzincan Teknik

AÇIK
4.99 / 5

Erzincan Teknik
462 Yapılan İş
0 539 576 07 40

Erzincan Kemah Oto Kurtarma

AÇIK
5 / 5

Sizin İsminiz
999 Yapılan İş

Firmanızı bu şekilde gösterebilmek için şimdi hizmet vermeye başlayın.

Erzincan Kemah Oto Kurtarma

Kemah En İyi 10 Oto Kurtarma – Teklif Al veya Hemen Ara
Kemah En İyi 10 Oto Kurtarma – Teklif Al veya Hemen Ara! HemenGeliriz.com ile Güvenli Hizmet, Hızlı Servis, Profesyonel Firmalar. Hemen Ara, Teklif Al veya Karşılaştır, Zaman Kazan.

Otomobillere günümüzde ne kadar ihtiyacımız varsa bir o kadar da Kemah oto kurtarmaya ihtiyaç doğmaktadır. Yeni yapılan yollar, daha hızlı giden arabalar, daha kaliteli lastikler, insanların arabayla fazla seyahati gibi sebeplerden ötürü araç arızaları da değişmektedir. Ancak yol desteğine olan ihtiyaç değişmemektedir. Yolda lastik patlaması, arabanızın hararet yapıp stop etmesi, ya da herhangi bir arıza vermesi durumunda yol yardım aramaya başlarsınız. 

Aracınız ne kadar yeni olursa olsun veya ne kadar bakım yaptırmış olursanız olun yolda bulunan sıkıntılar hava koşulları veya doğal afetlerden dolayı oluşmuş sıkıntılar araçlarda sıkıntılara sebebiyet vermektedir. Türkiye nüfusunda araç kullanan sayısı yaklaşık olarak 29 milyonu bulmuşken bu sürücüler çoğu zaman oto çekiciye ihtiyaç duymaktadır. Arabanızda ne arıza olduğunu bilmiyorsunuz ve aracınız hareket etmiyor ise o zaman en yakın tamirciye götürmek için bir Kemah oto Çekici çağırmanız gerekmektedir. Hemen Geliriz üzerinden arama yaparak size en uygun Kemah oto kurtarmaya ulaşabilirsiniz. 

Araçların günlük yaşamda hem iş hem de özel kullanımları için giderek yaygınlaşmaları ile birlikte Kemah oto Kurtarma hizmetleri de gerekli bir zorunluluk olarak öne çıkmıştır. Her aracın türüne göre verilen oto Kurtarıcı hizmetleri bozulma, lastik patlaması, yol durumu gibi nedenlerden ötürü aracınız yolda kaldığında yedi gün yirmi dört saat hizmet vererek zor durumların giderilmesine yardımcı oluyor. 

Herhangi bir arıza sebebiyle otomobilin yolda kaldığı zamanlarda ya da trafik kazaları sonucunda aracın hareket edememesi halinde oto kurtarmaya ihtiyaç duyulmaktadır. Kısa sürede olay yerine gelen oto Kurtarma sayesinde araç daha fazla hasar almadan güvenli bir şekilde istenen yeni adresine hızlıca götürülmektedir. Aracın yoldan kurtarılması başka araçlar ile sağlanmaya çalışıldığında bu durum aracın mevcut sorunlarına daha büyük sorunlar açabilecektir.
 

Kemah Oto Kurtarıcı Ne Yapar?

Otomobiliniz gündüz/gece saat önemli olmaksızın bozulabilir. Araç bakımını yapmayan çok fazla şoför bulunmaktadır. Araç bakımını düzenli yaptırıp yine de aracında bir anda arıza çıkan şoförler de bulunmaktadır. Böyle anlarda size yardım edecek en güvenilir, en hızlı firmalar oto Kurtarıcı firmalarıdır. Bu firmalar size hızlı, kolay bir çözüm üretecektir. Bu firmaların verdiği hizmetler şunlardır;

  1. Oto yol yardımı
  2. Binek veya ticari araç taşımacılığı (Toyota, Honda, Volvo, Renault, BMW, Dacia...)
  3. Ağır iş makinesi taşımacılığı (CAT, Kawasaki, JCB...)
  4. Forklift taşımacılığı
  5. Tekne taşımacılığı
  6. Lastik değişimi 
     

Aracınızın yolda aküsü veya yağı bitmiş olabilir, lastiği patlayabilir, bilmediğiniz bir arıza vermiş olabilir ya da 0 km bir aracı taşıtmak istediğinizde kurtarıcıya ihtiyaç duyarsınız. Arızanızı, yol yardım sağlayan firmalar, yol kenarında tamir edebilir. Yol kenarında yapılamayacak arızalar için ise sizin istediğiniz bir oto tamircisine aracınızı çekeceklerdir. Tamirciye çekilen araçlarla artık Kurtarma firmalarının bir bağlantısı kalmamaktadır. Kurtarıcı, tamirciye kadar giden yolda size hizmet sunmaktadır. 
 

Aracım Çekilirken Zarar Görecek Mi?

Aracınız; Honda, Toyota, Volkswagen, Scania veya benzeri herhangi bir marka araç olsun fark etmeden Kemah] oto Kurtarıcı firmaları aracınıza destek sağlayacaktır. Aracınızın modeli, rengi boyutu fark etmeden bu hizmetten yararlanabilirsiniz. 

Aracınız çekilirken Kurtarıcı firmaları size hızlı ve güvenli hizmet sunacaktır. Bu hizmette en güvenilir firmalar Hemen Geliriz'de bulunmaktadır. Aracınız çekilirken zarar görmeyecektir Çekici firmaları sizlere bu garantiyi vermektedir. Güven veren Kurtarma firmaları sizin aracınızı zarar vermeden istediğiniz yere kadar çekecektir. Hassas bir şekilde çalışan bu firmalar sizlere isteğiniz karşılığında hizmet sunacaktır. Aracınız çekilirken işlem sırasında başında bulunmanız önemlidir. İşin garantisini işlemi yapan firma vermektedir. Araç Kurtarıcı sırasında firma çalışanlarıyla aracınızın arıza durumunu konuşarak, onların yönlendirmeleriyle aracınızı tamir ettirebileceğiniz tamirhane bilgisine de ulaşabilirsiniz.
 

Oto Kurtarıcı Nasıl Çalışır?

Aracınızın bozulduğu yer ve saat önemsiz olmakla birlikte oto kurtarıcılar size yardım sağlar. Arabanızın arızasını bilip bilmemeniz önemli değildir. Arabanızı çekmek için arabanızı vinç, çekme halatı gibi malzemelere bağlarlar. Arabanızı Kemah oto Kurtarıcı araçlarına aldıktan sonra sizin istediğiniz yere kadar taşıma sağlarlar. Aracınızın taşınması gerekmediği yerlerde bu firmalar sizlere hızlı ve sağlam yol yardımı sunarlar. Bu yol yardımları opsiyonel olduğu için her firma tarafından gerçekleştirilemez.

Kemah Oto Çekici araç bakımı yapmaz. Size ulaşacağınız yere kadar taşıma yardımı yapar ya da aracınızın arızasına göre sağlam bir şekilde tamir gerçekleştirir.
 

Ücretlendirme Araç Markasına Göre Değişir Mi? 

Kurtarma işlemi araç markasına göre değişmez. Aracınızın markası ne olursa olsun Kurtarıcı ekibi size destek olacaktır. Audi, Man, Citroen ve benzeri araçlarınızın kurtarılması gerektiğinde bir Kemah oto Kurtarıcı firmasından destek alabilirsiniz. İş makinesi, tekne gibi büyük ve geniş araçlarınız için de Çekici çağırabilir firmaların uygunluk durumuna göre bu hizmetten yararlanabilirsiniz. 

Ücretlendirme Hemen Geliriz üzerindeki firmalar tarafından belirlenmektedir. Bu firmalara sizler Hemen Geliriz üzerinden ulaştığınız için en uygun en hesaplı ve güncel fiyatlara göre ucuz bir teklif sunacaklardır. Birçok Kurtarıcı firmasının yanı sıra Hemen Geliriz'de hizmet veren firmalar sizlere kaliteli hizmet sundukları gibi en uygun fiyatı da vereceklerdir.

Kurtarma firmaları son zamanlarda çok gelişmiş olan araba sektöründe çok daha dikkatli ve titiz çalışmaktalardır. Alanlarında gelişmelere açık olan Kurtarıcı firmaları Hemen Geliriz adresinde yer almaktadır. Son teknoloji araç gereçlerle araçlarınıza zararsız, çiziksiz bir hizmet sunmaktalardır. Hemen Geliriz bünyesinde yer alan firmalar kendilerini her zaman geliştirmeyi hedeflemiş firmalardır. Diğer şirketlerden ileri olmayı amaçlayan şirketler ile çalışılmaktadır. Sizler de araç Kurtarma için güvenilir şirketler arıyorsanız Hemen Geliriz'e bakın. Aracımda en ufak bir çizik bile olmasın isteyen insanların çoğu, Hemen Geliriz üzerinden Kemah oto Çekici çağırdılar. 
 

Kemah Acil Oto Çekici

Yolda giderken otomobilinizin arıza yapması durumunda yolda beklemenin zor ve sıkıcı olduğu bir o kadar da tehlikeli olduğu bilinmektedir. Aracınız ıssız bir yolda kaldığı zaman acil bir kurtarıcıya ihtiyacınız varsa Hemen Geliriz adresinden size en yakın Kurtarıcı firmalarını bulabilirsiniz. Aracınızın lastiği patlamış olabilir, aküsü bitmiş olabilir veya bilmediğiniz bir arıza oluşmuş da olabilir böyle bir durumda yol kenarında beklemeyin. Acil bir oto Kurtarıcı çağırın. Acil durumlarınızda nöbetçi firmalar bulunmaktadır. Nöbetçi olan kurtarıcılar ile işlerinizi saat sıkıntısı olmadan çözün.
 

7/24 Açık Kemah Oto Çekici

Size en yakın kurtarıcıyı Hemen Geliriz'den bulun. Açık olup olmadığını bilmediğiniz kurtarıcılarla uğraşmadan Hemen Geliriz üzerinden firmanın açıklık durumuna bakın. 7/24 açık çalışan firmalar mevcuttur. 7/24 size en hızlı, en güvenilir Kemah oto Kurtarma hizmetini vereceklerdir. 
 

Kemah 7/24 Acil En Yakın Oto Kurtarıcı

Yarı yolda kaldığınızda, uzman birine ihtiyaç duyarsınız. Böyle bir durumda uzman kişi aracınızın nasıl kurtarılacağını merak etmeniz gayet normaldir. Herhangi bir arıza durumunda, kaza durumunda veya hatalı park gibi durumlarda, oto Kurtarma hizmeti için usta ile görüştüğünüzde, işinin ehli olan uzman kişi aracınızın olduğu bölgeye otonuzu çekmek için özel olarak üretilmiş aracı ile yardımınıza gelir. 

Bu araç sistemleri iki tür olarak karşımıza çıkar. Bu sistemler elektrikli veya hidrolik sistemler olarak ikiye ayrılır. Bir bölgeden başka bir bölgeye aracın nakil edilmesinin yanı sıra araç sürücüsünün istediği yere ya da araç servisine götürülür. Kemah Oto Çekici işlemi yine iki tür Kurtarma ile seyir ettirilir. Bu aracın büyüklüğüne, marka - modeline göre ya da duruma göre farklılık gösterir. Bu Çekici türleri ise çatallı Çekici ve tepeden çekicidir. Çatallı çekiciyi açıklamak gerekirse; uzman ellerde çok çabuk gerçekleştirilen bu işlem, kişinin aracının altına çatal şeklinde büyük bir aygıtın yerleştirilmesi üzerine gerçekleştirilir. Bu işlem sonrasında araç kaldırılır ve Kurtarma aracının arka tarafına yerleştirilir. 

Her yol durumuna göre uyum sağlayabilen özel yapım Çekici aracı ile güvenli bir nakil gerçekleştirilir. Bunun yanı sıra diğer araç Kemah Kurtarma türü olan tepeden Kurtarma ise şu şekilde açıklanabilir; tepeden Kurtarma türünü genelde trafik polisleri tarafından kullanılan bir sistemdir. Bir vinç sistemi yardımı ile bu işlem gerçekleştirilir. Vincin kolları aracı kasaya yerleştirir ve yine aynı zamanda güvenli bir nakil gerçekleştirilmiş olur. Bu sistem türüne bir diğer tanım olarak ahtapot Çekici de denilmesi mümkündür.
 

Kemah Oto Çekici Servisi

Yolculuk için herhangi bir zaman kısıtlaması olmadığı için her gün ve her zaman aktif olarak pek çok sürücü araçlarını kullanmaktadır. Bu durumda özellikle geceleri yolda kalan araçlar sürücüler ve yolcular için büyük sorunlar yaratabilmektedir. Ancak gece oto çekme hizmetleri ile birlikte aracın yolda kaldığı durumlar hangi saatlerde olursa olsun gerekli olan müdahale yapılmaktadır. 24 saat boyunca verilen oto Kurtarıcı hizmeti sayesinde aracınızı güvenli ve hızlı bir şekilde bulunduğu yoldan kurtarabilir, tamirhaneye ya da istediğiniz adrese götürülmesini sağlayabilirsiniz. 

Haftanın yedi günü hizmet veren şirketler, aracınızın arızalandığı yerden çekilme işlemlerini yapar. Böylece günlük yaşamınız ya da işlerinizin sekteye uğramasının da önüne geçilir.
 

Kısa Mesafe İçin Kemah Oto Çekici Gelir mi?

Araçlarınız her yerde her an arıza yapabilir. Araçlarınızın günlük bakımını yaptırmış olsanız dahi yolda kalma olasılığınız vardır. Tedbiri asla elden bırakmamak gerekmektedir. Yola çıkarken araçlarınızın yağını, suyunu kontrol etmek önemlidir. Böyle önlemler sizin yolda kalmanızı önlemede yardımcı olacaktır.

Oto Kurtarıcı yakın, uzak fark etmeksizin aracınızı kurtarmaya gelmektedir. Sizin yolda kalarak yaşadığınız mağduriyeti ustalarımız titizlikle giderecektir. Aracınızın arıza yapması ile kaldığınız zor durumu Kemah oto Kurtarma firmaları ile çözebilirsiniz. Hemen Geliriz adresinden lokasyonunuzu doğru girdiğinizde size yakın olan Kurtarma firmaları size destek için gelecektir. 
 

Kemah Oto Kurtarma Nasıl Gelir?

Hemen Geliriz üzerinden il, ilçe kombinasyonunu doğru yaptığınız zaman size oto Kurtarıcı firmalarının numaraları sunulmaktadır. Dilediğiniz firmayı arayarak çağırabilirsiniz. Fiyat bilgisini aradığınız firmaya sorarak öğrenebilirsiniz. Çalıştığı bölgeler içerisinde yer alıyorsanız sizin çağırdığınız yere yol yardımı gelecektir. Sizin arıza durumunuza göre getirilen araç gereçler olduğu için lütfen bunları telefonda belirtiniz. 
 

Otobanda Kurtarıcı Gelir mi?

Aracınızın nerede kaldığı önemli değildir. Hemen Geliriz'deki Kemah oto Kurtarma firmalarının çalıştığı şehir içerisindeyseniz yardımınız hızlı bir şekilde gelecektir. Gece yarısı yolda aracınız arıza vermiş olabilir. Aracınızın şehir merkezinde veya otobanda arıza vermiş olması önemli değildir. Aracınızın büyüklüğüne göre değişen boyutlarda Kurtarma araçları size yardım edeceklerdir.
 

Kötü Havalarda Oto Kurtarma

Kötü havada oto Kurtarıcı hizmetleri özellikle çok sıcaklarda ya da çok soğuk havalarda gerekli olmaktadır. Sıcaklık yüzünden araçlar sıklıkla hararet yapabilmektedirler. Araçların hararet yapmalarının nedeni dışarıdaki aşırı sıcaklık ile motorun çalışması sonucunda oluşan sıcaklığın birleşmesi ve bu durumda da motorun daha fazla çalışamayacak hale gelmesidir. Bu durumda motor su kaynatır ve aracın ilerlemesi mümkün olmaz. Sorun ortaya çıktığında ise sürücü tarafından doğrudan müdahale etmek riskli ve tehlikeli sonuçlar doğurabilecektir çünkü doğrudan hararet yapmış motora müdahale etmek sıcak suyun dışarıya püskürmesine ve sürücünün de ciddi şekilde yaralanması ile sonuçlanabilir. Bu türden durumlarda Kemah oto Kurtarıcı hizmetinden yararlanmak çok daha güvenli ve sağlıklı olacaktır.

Soğuk havalarda ise aracın farklı yol durumlarında tam mukavemet göstermemesi sonucunda araç bulunduğu yerden hareket edememeye başlar ve aracın bulunduğu yerden çekilmesi gerekir. Aracın soğuk hava ve kayganlaşan zemin yüzünden hareket edememesi sürücünün kendisinin müdahale etmesi hem kendisi hem de trafik için sorunlar yaratacağından oldukça riskli olmaktadır.
 

Çatallı Çekici ile Oto Çekici 

Kemah Oto Çekici çeşitleri arasında çatallı Kurtarma işlemi zor durumda kalmış araçların kolayca bulundukları alandan kurtarılmasını kapsamaktadır. Sistemin çalışması arızalı aracın altına giren iki büyük çatal aparatı sayesinde oluşmaktadır. Bu sayede tıpkı forklift çalışma sistemlerinde olduğu gibi araç bulunduğu yerden tamamen kaldırılarak, Çekici aracının kasasına yüklenmektedir. Aracın hiç hareket etmediği ve çekme vasıtası ile de kurtarılmayacağı durumlarda bu hizmet verilmektedir. Kumanda kontrolü sayesinde yükleme işlemi hiçbir sorun olmadan yapılmaktadır. Aynı zamanda sistem hızlı çalıştığı için de çok kısa sürede bulunduğu yerden çıkarılmaktadır.

Çatallı çekicinin oto Kurtarma için bir diğer önemi de otomatik vites araçların kurtarılmasında kullanılmasıdır. Otomatik vites araçlar için ön ya da arka kısmı Kurtarma halatı vasıtası ile kurtarmaya çalışmak araca büyük zarar verecektir. Düz vites araçlarda hiçbir sorun olmamasına rağmen otomatik vites araçlar bu şekilde hareket ettirilirse şanzımanlarında ciddi sorunlar oluşur ve maddi açıdan da büyük kayıplar yaşanır. Bu yüzden Kurtarma firmasının, işinin ehli bir firma olmasına dikkat edilmelidir.

 

Tepeden Çekici ile Oto Çekme

Tepeden çekiciyle oto çekme işlemi genelde ulaşılması en dar alanlarda bulunan araçlar için kullanılmaktadır. Ahtapot Kurtarma olarak da adlandırılan bu yöntem arızalı ya da çekilmesi gereken aracın üzerine tepeden dörtlü kaldırma çatal aparatının yerleştirilmesi ile kurulur. Daha sonra bağlantı noktalarının sıkı bir şekilde kapatılması sonucunda araç bulunduğu yerden kaldırılarak Çekici kasasına yüklenir. Genelde Kurtarma kasaları da geniş olduklarından ötürü aynı anda iki aracı da kurtarmak mümkün olmaktadır.

Bu oto Çekici yönteminin en büyük avantajı yol olmayan arazi ya da şarampol gibi yerlere düşen araçların kurtarılmasında kendisini göstermektedir. Araç girişi olmayan ve haliyle kurtarıcının da giremediği alanın yakınına tepeden Çekici sistemi kurulmakta ve böylece araç çok daha pratik bir şekilde bulunduğu yerden kurtarılmaktadır.
 

Vinçli Kurtarma ile Oto Çekme

Vinçli kayar platform da olarak bilinen bu yöntem daha sık kullanılan ve maliyet açısından da düşük olan bir uygulamadır. Aracın hareket etmesinde hiçbir engel bulunmuyorsa, bu durumda Kurtarma kasasından inen paletlere araç hizalanır ve daha sonra vinç yardımı ile platform üzerine çıkarılır.

Bu yöntem sadece yolda kalan araçları kurtarmak için değil, aynı zamanda yanlış park gibi durumlarda da sık kullanılan bir yöntemdir. Genelde arka kısımları da çekicilerin geniş olduğu için bu sistem iki aracın aynı anda taşınmasına imkân vermektedir. 
 

Oto Transfer Kurtarıcı ile Oto Kurtarma

Kurtarma yöntemleri arasında hareket edebilecek araçlar için uygulanan oto transfer yöntemi hidrolik makaralı vinç vasıtası ile yapılmaktadır. Oto Kurtarma sunan araç ile kurtarılacak araç arasında bağlantı halatı ya da çengeli ile temas kurulmakta daha sonra vinç bağlantı halatını kendisine doğru çekerek aracın Çekici aracın kasasına binmesini sağlamaktadır.

Düz vites araçlar için uygun olan bu yöntem hızlı ve ekonomik olması bakımından tercih edilen bir yöntem olarak öne çıkmaktadır. Ancak bu durumda da yine aracın el freninin çekili olmasına ve vitesin takılı vaziyette olması gibi konulara dikkat edilmesi gerekmektedir. 
 

Kemah Tüm Araçlar İçin Oto Kurtarıcı

Oto Kurtarma hizmeti veren firmalar geniş bir çalışma yelpazesine sahiptirler. Sundukları hizmeti her koşulda, farklı araç tiplerine uygun olarak yürütmektedirler. Bu sayede motosikletlerden daha büyük kamyonlara kadar farklı yapıda olan ve kurtarılması için özel tekniklerin uygulanması gereken yöntemleri uygulayarak araçların bulundukları yerden kurtarılmasını sağlamaktadırlar.
 

En Hızlı Oto Kurtarıcı Hizmeti Nasıl Alınır?

Oto Kurtarıcı firmaları araçların hangi saat ve günde olursa olsun bulundukları yerden kurtarılmasını sağlamaktadırlar. Herkesin başına gelebilecek yolda kalma durumlarına etkili, ekonomik ve hızlı çözümler sunan firmalara ulaşmak için Hemen Geliriz hizmetinin kullanılması büyük avantaj sağlayacaktır. Güvenilir firmalar ile çalışmak ve aynı zamanda da fiyatların da listelenmesi sayesinde Hemen Geliriz bünyesinde bulunan uzman oto kurtarıcılar her zaman tüm araçlar için kesintisiz hizmet veriyorlar. Taşınma sırasında aracın hiçbir şekilde zarar görmemesi için azami çaba gösteren Kemah oto Kurtarıcı firmaları güvenilir ve kaliteli bir hizmet almak isteyenlerin tercihleri oluyor.

Kemah Oto çekici, aracınızın herhangi zor bir durumda kurtarılması gereken olay esnasında uzman ekibin yardımınıza yetişmesidir. Bu olaylar birçok nedenden dolayı kişinin başına gelir. Böyle bir durumda işin uzmanı ile aracınızın güvenilir ve sağlam bir şekilde nakil edilmesi gerekmektedir. Hizmetimiz olan Oto Çekici sizler için sadece bir tık uzaklıktadır. Yapmanız gereken tek şey Hemen Geliriz sayfasının iletişim bölümünden ustalar ile anlaşarak işleminizi gerçekleştirmektir. En iyi fiyat güvencesi ve en güvenilir adres sizlerin hizmetindedir.

 

Oto Kurtarıcı Hizmeti Hangi Durumlarda Alınır?

Genel olarak araçta herhangi bir arıza durumunda veya kaza durumunda oto Kurtarma hizmetine başvurulur. Bunun haricinde yollarda geçişi engelleyen bir park durumu olduğunda, engelli alanına park edildiğinde, yaya geçitlerinde, parkın yasak olduğu bölgelerde ve garaj, durak gibi alanlara park halinde bir uzman ile görüşmek akıllıca olacaktır. Bu sebeple yolda kontrolü elinize almak için bu hizmeti veren bir usta ile anlaşılmalıdır. Hem kendinizi hem de aracınızın güvenliği için önemli bir unsurdur ve sürücülerin her an ihtiyaç duyabilecekleri bir olay olarak başlarına gelmesi mümkündür.
 

Otomobil Çekmenin Önemi

Seyahatiniz sırasında yol boyunca başınıza ne geleceğini bilemezsiniz. En ufak bir sorun bile tüm seyahatinizi kâbus haline getirebilir. 7/24 hizmet veren oto çekme işlemi ise bu kâbusunuzdan uyanmanızı sağlayacaktır. Zamandan tasarruf etmenizin yanı sıra güvenilir seyahat en önemlisidir. Arızalı bir araç ile seyahat etmeye devam etmek veya kişinin kendi kendine çözüm bulma çabası daha kötü sonuçlara ve önlenemez hale gelebilir. Bu konuda uzmanından yardım ise dönüşü olmayan yolla girmenizi engelleyecektir. Aracınızın ve sizin güvenli bir şekilde istediğiniz yere veya araç servisine nakil edilmesi hem cebinizi hem de sağlığınızı koruyacaktır. Tüm olumsuzluklar sonucunda gününüzü kurtarır. Her durumda yanınızda olacak bu Kemah oto Çekici sistemi Hemen Geliriz ile hizmet veriyor ve seyahatinizin iyi bir şekilde sonuçlanmasını sağlıyor.
 

Kemah Araç Yolda Kaldığında Yapılması Gerekenler

Araç yolda kaldığında, kaldığınız yer merkeze uzak ve geç bir saatte gerçekleştiğinde araç sahipleri ne yapacaklarını bilemez ve stresli bir halde olur. Böyle bir durumda kaldığınızda, istediğiniz saatte ve istediğiniz yerde oto Kurtarma hizmetinden yararlanmanız mümkün kılınıyor. Öncelikle can ve mal güvenliğiniz için yapmanız gereken aracınız tam yolun ortasında kaldı ise, elinizden geldiği kadar ve dikkatli bir şekilde olarak yolun kenarına doğru aracınızı çekmeniz olacaktır. Aracınızı yolun kenarına çektikten sonra mutlaka dörtlüleri yakarak, yoldan geçecek araçlara kendi aracınızın arızalı olduğunu belirtmelisiniz. 

Bunun önüne geçilmesi için yoldan geçen diğer araçlara bir işaret verilmesi gerekir. Yoldan geçen yabancı araçlardan herhangi bir zarar gelmemesi adına güvenliğinizi sağlamak için aracınızın içine girmeniz önemlidir. Aracın içine girdikten sonra kapılarınızı kilitleyerek, araç camlarınızı kapatmalısınız. Daha sonra ise Hemen Geliriz Sitesi üzerinde işinin ehli ustalar ile iletişime geçerek bulunduğunuz konumu, açık ve net bir şekilde tarif edilmesi gerekmektedir. Hangi saatte olursa olsun, hangi konumda olunursa olunsun fark etmeksizin ustalar en iyi fiyat garantisi ile Kemah oto Kurtarma işinizi yapacaktır. Bu işlem ile en yakın tamirhaneye gidilerek aracınızın sorunu çözülür. Bu işlem size zaman kazandırmasının yanı sıra aynı zamanda seyahatinizde güvenliğinizi sağlayarak, huzurunuzun kaçmasının önüne geçecektir.
 

Oto Kurtarma Nasıl Olunur?

Bu konuda özellikle son zamanlarda, çok fazla araştırma yapılmaya başlanmıştır. Bunun en önemli sebebi ise araçların artık lüksten çok ihtiyaç haline gelerek, bir ailede bile herkesin kendine ait arabasının olması sayı olarak araçları fazla hale getirmiştir. Yollardaki bu araç fazlalığı trafik olarak kötü bir sonuç doğurmuştur. Dur - kalk yapmak bile araçlarda arızaya sebebiyet vermektedir. Bu sebeple Kemah oto Çekici de gün geçtikçe iyi bir gelir kapısı olmuştur. 

SRC belgesinin yanı sıra aynı zamanda sürücü belgesi olarak aracınız bir kamyonet ise B sınıfı bir ehliyet, kamyon ise C sınıfı bir ehliyet sahibi olmanız gerekmektedir. Bunun dışında bir muhasebeci çalışılıp, gerekli bilgiler alınarak bir şirket kurulması gerekir. Kuruluş işlemleri herhangi bir şirket ile aynıdır. Hal bu iken, piyasada çok fazla bu işi yapan varken iyi bir oto Kurtarıcı bulmak da zor olabiliyor.
 

Kemah Oto Kurtarma Seçilirken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Seçtiğiniz oto Çekici araçları, sizler için kaliteli ve teknolojiyi takip eden çalışanlar ile donatılmış olmalı. Aksi takdirde aracınız yerleştirilirken ya da seyir halindeyken zarar görmesi muhtemel bir sebep olacaktır.

Aracınızı emanet ettiğiniz firmayı veya çalışanlarını tanımanın yanı sıra güven vermesi de bir o kadar önemlidir. Bu sebeple sigorta yapmayı unutmayın ve sigorta işlemi yapan firmalar ile çalışmaya özen gösterin

İletişim hem konumunuzu tarif ederken hem de araç başına gelindiğinde sorununuzu anlatmak istediğinizde en önemli unsurdur. O yüzden iletişim yönü güçlü ve arızanızı anlatabileceğiniz firma ile çalışın.

Bulunduğunuz durumda zaten gergin bir yapıda olacağınız için hizmet eden çalışanların güler yüzlü, samimi, güvenilir ve işinin ehli olmasına dikkat edin.

Olumsuz her türlü duruma karşı, günün herhangi bir saatinde, nerede olursanız olun Hemen Geliriz ile hizmetimizi sizler için sunuyoruz. Arıza, nakil ve ihtiyacınız olduğunda usta ekiplerimiz, son teknoloji araçlarımız ve kaliteli bir hizmet için yapmanız gereken sitemizin iletişim bölümünden Kemah oto çekiciye ulaşmanız olacaktır.

Erzincan Kemah Hakkında

Kemah, Erzincan'ın 9 ilçesinden biridir.

Eski adı Gamakha olan Kemah; Doğu Anadolu Bölgesinin Yukarı Fırat Bölümünde kendi adını taşıyan bir boğazın güneybatısında yer alan engebeli bir arazide denizden 1053 metre yükseklikte kurulmuş olup, 2354 km2'dir.

İlçe, Erzincan şehir merkezine 50 km uzaklıktadır. Şehir merkezi ile bağlantı karayolu ve Demiryolu ile sağlanmaktadır. İstanbul - Kars arası demir yolu ilçe merkezinden geçmektedir. Fırat Nehri'nin bir kolu olan Karasu Nehri Kemah'ın yanı başından geçmekte olup her türlü su sporunun yapılmasına olanak sağlamaktadır. Kemah Kalesinin tarihte önemli bir yeri vardır. Doğal yapısı gereği savunmaya çok elverişli olduğundan, tarihte hep vazgeçilmez olmuştur. Kimler tarafından ve hangi tarihte yapıldığı kesin olarak bilinmemekle birlikte, Milattan Önce 205 yıllarında Arzaklılar tarafından yapıldığı kimi kaynaklarda dile getirilir. Son yıllarda Erzurum Atatürk Üniversitesi tarafından tarihi kale de arkeolojik kazı çalışmaları yapılmaktadır. Bazı bölümlerinin restorasyonu tamamlanan Kemah Kalesi ziyarete açılmıştır. Ünlü Türk seyyahı Evliya Çelebi Seyahatnamesinde (17. yüzyıl) Kemah Kalesine önemli bir yer ayırmış ve kalenin sağlamlığını dile getirmiştir. ilk çağlara ait açık hava tapınakları, kült merkezleri, ortaçağlara ait manastır, kilise, ayazma, şapel, gözetleme kuleleri, Selçuklulara ait kümbetleri, Osmanlı dönemine ait cami, mescit, medrese, han, hamam, türbe, çeşme, mezar taşları ve boyut evler gibi kültür varlıkları ile kadim bir yerleşim yeridir. Kemah bunların yanı sıra temiz havası, doğal güzellikleri, doğal tuzu, tulum peyniri, cevizi ve Munzur dağı karlarından süzülüp gelen soğuk suları ile de meşhurdur.

İçindekiler

  1. Kemah kelimesinin kökeni
  2. Tarihçe
  3. Coğrafya
  4. Nüfus
  5. Kemah ve köylerinin nüfus durumu
  6. Göçler
  7. Dış göçler
  8. İç göçler
  9. Galeri
  10. Kaynakça
  11. Dış bağlantılar
  •  

Kemah kelimesinin kökeni

Tarihçi Horenli Movses kral Ardaşes (MÖ 2. yy) zamanında tanrı ve tanrıça heykelleriyle donatıldığını, onun oğlu II. Dikran'ın da Yunan heykeltıraşlarına tanrıça Anahit heykelini sipariş ederek bu kentteki tapınağa yerleştirdiğini anlatır. 3. ve 4. yüzyıllarda Arşaguni hanedanından olan kralların çoğu bu kentte gömülü idi. Erken kaynaklarda Ani ve Gamax/Kamax adları bir arada kullanılır. Erm Daranağik ve Yun Daranalia vilayet adıdır.

Tarihçe

Kemah’ın Tarih öncesi çağları hakkında kesin bilgilere sahip değiliz. Ancak, Erzurum çevresi gibi komşu yörelerde yapılan bazı araştırmalar, bölge tarihinin umumi manada, insanlık tarihinin en eski devirlerine, yani “Paleolitik Çağ”a (Yontma Taş Devri) kadar götürmektedir. Müteakip devirlerde ise Kemah bölgesinin ön tarihi hakkında bilgilerimiz ilmi boyutlar kazanmaya başlar: “Son Kalkolitik” ve “İlk Tunç Çağ “ devrelerinde Doğu ve Güney-doğu Anadolu’da -Karaz türü çanak-çömlekleri adı ile tanımlanan- yaygın ve homojen, kendine has eserleriyle bir kültür grubu ortaya çıkar. Karaz Kültürü adının yanı sıra, buluntu yerlerine göre çeşitli isimler altında tarif edilen bu kültür, gerçekte çok mühim bir tarihi hadiseyi ve gelişmeyi yansıtmaktadır. Adı geçen arkeolojik materyal Hurrilere ait olup, dil yapısı bakımından Ural-Altay dil ailesi ile yakınlık gösteren bu kavmin çeşitli kollar halinde Trans-Kafkasya, Kura-Aras yöresinden Doğu Anadolu ve komşu bölgeler üzerine yaptıkları göç ve yayılmaları belgelemektedir.

Araştırmacılar Kemah’ın yer aldığı Erzincan yöresini de, bu kültürün gelişim bölgesi içinde zikrederler.“Tarihi Çağlar” da, Kemah ve çevresi hakkındaki aydınlatıcı bilgileri, Hittit ve Assur çivi yazılı kaynaklarından edinmekteyiz: MÖ 3. bindeki Hurri kabilelerinin ve Urartular gibi akraba boyların göçlerini müteakip, MÖ 2. binde Doğu Anadolu’da birtakım küçük feodal beyliklerin teşekkül ettiği görülür. Bunlardan birisi de Kemah yöresindeki beyliktir.

Hittit kaynaklarında, Erzurum ve Erzincan arasındaki bölge “Hayaşa/Hajaşa” olarak geçmektedir. Hititlerin amansız düşmanı olan Hayaşa beyliği’nin Kral I. Şuppiluliuma (MÖ 1375-1345) devrinde birçok çetin mücadelelerden sonra Hitit devletine tabi olduğu anlaşılmaktadır. Kaynaklara göre, bir ara durmuş olan Hitit-Hayaşa çekişmesi, Şuppiluliuma’nın ölümünden sonra tekrar alevlenmiştir. Bunun üzerine oğlu II. Murşillis, Hitit devletine karşı ayaklanan Hayaşalı’larla Kemah yakınlarında savaşmak zorunda kalmıştır. Anlaşıldığına göre Hititlerle mücadeleye devam eden Hayaşalılar, yeniden bağımsızlıklarını elde etmişlerdir.

MÖ 13. yüzyılın ilk çeyreğinden itibaren Assur devletinin Ön Asya’da gittikçe kuvvetlenmesi üzerine Doğu Anadolu’nun siyasi durumunda büyük değişikliler görülür: Doğu Anadolu ile Assur arasında bir “ tampon devlet” niteliğinde olan Hurri-Mitanni (Hanigalbat) devletinin zayıflayarak tarih sahnesinden çekilmesini fırsat bilen Assur, Doğu Anadolu’ya amansız akınlar düzenlemeye başlamıştır. Bunun üzerine yukarıda zikrettiğimiz Hurri kökenli ve akraba Urartu kabilelerinin meydana getirdikleri Feodal beylikler, Assur’a karşı birleşirler. Böylece Doğu Anadolu’da, merkezi Van Gölü olmak üzere gelecekteki Urartu devletinin temelini oluşturan “ Uruatri” ve “Nairi” konfederasyonları, yeni bir politik güç olarak ortaya çıkar. Hitit kaynaklarında “Hayaşa” adı altında tarif edilen Kemah bölgesi, Assur kaynaklarında zaman zaman Nairi konfederasyonunun hakim olduğu topraklar dahilinde zikredilmektedir. Bu feodal beylik, konfederasyonunun bir üyesidir.

MÖ 9. yüzyılın ikinci yarısında, Doğu Anadolu’ya yapılan Assur seferleri gittikçe yoğunlaşır. Bunun üzerine, Uriatri ve Nairi konfederasyonları, birleşerek Urartu devletini kurarlar. Bu sırada, Assur kralı III. Salmanassar’ın (MÖ 848-MÖ 824) Fırat’ın kaynaklarına kadar ulaşan seferleri sırasında Suhme bölgesini de fethederek yağmaladığı görülür. Urartu kralı II. Argişti (MÖ 714-MÖ 685) devrinde, Kemah ve Erzincan yörelerinin Urartu devletine ilhak edilerek batı sınırında güçlü bir eyalet merkezi haline getirildiği anlaşılmaktadır.

Medleri takiben Perslerin Doğu Anadolu’ya hakim olmaları ile- Kemah-Erzincan yöresi dahil-Doğu Anadolu'nun büyük bir kısmı, Pers Kralı I. Dareiros’un yeniden organizasyonu sonucunda -o çağlardaki adı ile- ”Armina/Arminyia” Satraplığına, yani XIII. Satraplık bölgesine dahil edilmiştir. Bilahare Roma İmparatorluğunun hakimiyeti altına giren bu bölge, Roma, Part krallığı ve yerli krallık arasındaki mücadelelerde, bir kilit noktası teşkil etmiştir. Bölgede, Roma hakimiyetinin zayıflaması üzerine birçok yeni prenslikler kurulmuştur. Birbirleriyle sürekli mücadele halinde olan bu prenslikler zaman zaman Doğu Roma'nın veya İran'ın nüfuzu altına girmiştir.

Kemah, eski çağlarda “Ani” ismiyle de bilinmektedir. I Theodosios (379-395) devrinde Kemah'ın bulunduğu bölgenin adı “Daranalis” olarak geçer. Yine onun zamanında şehre “Theodosiopolis” adı verilmiştir. Şehir daha sonraki devirde Anastasios tarafından yeniden kurulmuştur. İslamiyetin zuhurundan kısa bir müddet sonra, bu bölge Arapların akınlarına maruz kaldı. Araplar, burasını evvela H. 59 (MS 678/679)'da, sonra 710 senesinde, daha sonra H. 105 (MS 723/724)'te Mervan bin Muhammed kumandasında ve tekrar Mesleme bin Abdülmelik idaresinde zapt etmişlerdir. H.133 (MS 750/751)'de Bizans İmparatoru Konstantin tarafından kuşatılması üzerine, Abbasi halifesi Ebu Ca’fer el-Mensur, şehri Bizanslılara karşı tahkim etti. Bununla beraber 754/755'te Kemah, tekrar Bizanslıların hakimiyeti altına girdi. Bundan sonra burası, halifeler ile Bizanslılar arasında birkaç defa daha elden ele geçti. Sonraki asırlarda Bizanslılara tabi kaldı.

Arap tarihçisi Belazuri H.149-150(MS 766) yılında yapılan bir Kemah muhasarasını şöyle anlatır :”El-Mansur, H.149 da Bağdat’dan hareket edip,Hadisetü’l-Mavsıl (Musul) a geldi. İlk önce Hasan Bin Kahtebe’yi, onun arkasından da Muhammed bin Eş’as’ı kutsal savaşta (Bizans’a karşı cihad) bulunmak üzere gönderdi. İki komutanın emrindeki kuvvetlere Abbas bin Muhammed’i emir yaptı. Abbas’a onlarla beraber Kemh (Kemah) üzerine yürümeyi emretti. Muhammed bin Eş’as, Amid (Diyarbakır) de öldü. Hasan ile Abbas ilerlediler. Malatya’ya vardılar.Oradan yiyecek maddeleri yüklettiler. Oradan kalkıp, Kemah çevresine geldiler. Abbas, mancılıklar kurmayı emretti. Fakat kaledekiler mancılıklardan atılan taşlardan korunmak üzere, kalelerinin (duvarları) üstüne dikenli ardıç ağaçları yerleştirdiler, Müslümanları taşladılar. Bu taşların tesiriyle 200 müslüman şehid oldu. Müslümanlar Debbabe’ler (?) yaparak şiddetli bir surette savaştıktan sonra kaleyi fethettiler. Abbas bin Muhammed bin Ali ile birlikte Matar Varrak da, bu kutsal savaşlara katıldı.”

Kemah’ın Türklerin hakimiyeti altına geçmesi Malazgirt zaferinden (1071) kısa bir müddet sonra oldu. Alp Arslan, Malazgirt zaferini müteakib kumandanlarından Emir Saltuk’a Erzurum ve havalisini; Emir Artuk Bey’e Mardin, Amid, Malatya ve civarını; Emir Danişmend’e Kayseri, Sivas, Tokat, Niksar ve Amasya’yı; Emir Çavudur’a Maraş, Saros ve mülhakatını; Emir Mengücek’e ise Erzincan, Kemah, Şarki-Karahisar ve havalisini ıkta ederek bu memleketlerin fethedilmesini emretmiştir. Bunun üzerine Kemah, Erzincan ve mülhakatını zabteden Emir Ahmed Mengücek Gazi, Mengücek Beyliği’ni kurarak, müstahkem bir kaleye sahip bulunması dolayısıyla, Kemah’ı merkez yaptı.

Mengücek Gazi’nin ölümünden sonra yerine oğlu İshak geçti. İshak, Danişmend Ahmed Gazi’nin kızı ile evli idi. Artuklu emiri Belek Gazi’nin ülkesine saldırması üzerine ona karşı koyamayacağını anlayan İshak, Trabzon dukası Konstantinos Gavras’ın yanına giderek ondan yardım istedi (1119). Gavras, İshak’ın teklifini kabul etti ve her ikisi de, askerleri ile Belek’in karşısına çıktılar. Belek de bunlara karşı Danişmend Gazi ile ittifak yapmıştı. Her iki taraf Erzincan’a bağlı Şiran kalesi yakınlarında karşılaştılar. Burada yapılan savaşta Gavras ve Mengücek-oğlu ağır bir hezimete uğrayarak esir düşmüşlerdir (H.514/MS 1120). Gavras, fidye mukabilinde kurtulmuş, İshak ise Danişmend Gazi'nin damadı olduğundan serbest bırakılmıştır.

İshak'ın ölümünden (1142) sonra Mengücek ülkesi, oğulları arasında paylaştırıldı. Kemah, Melik Mahmud’a; Erzincan, Davud Şah’a; Divriği ise Süleyman Şah’a düştü. Mengücek devletinin Kemah kolunun, Melik Mahmud’un ölümünden sonra çökmesi üzerine Kemah, Erzincan beyliği idaresine geçti. Davud Şah’ın 1151’de öldürülmesini müteakip, Kemah ve Erzincan, Divriği hükümdarı Süleyman Şah'a tabi kılınmışsa da, çok geçmeden, Davud Şah’ın oğlu Fahreddin Behram Şah (1165-1125), babasının beyliğine sahip çıkmıştır (1165). Çok iyi bir hükümdar olan Fahreddin Behram Şah zamanında bilhassa Erzincan, mühim bir kültür ve ticaret merkezi haline gelmiştir. Burada, babası ve kendi adına basılmış paralar mevcut olduğu gibi, yine kendi ismini taşıyan bir medrese de bulunmaktadır.

Yağı-basan’ın ölümü (1164) üzerine II. Kılıç Arslan, Danişmend Beyliğini, ülkesine katarak Mengüceklileri de kendisine tabi kılmıştır. Bu suretle Mengücek oğulları Selçukluların himayesi altında uzun müddet emniyet içinde yaşadılar. Nihayet Harizmşah Celaleddin Mengübirti ve Moğol istilaları dolayısıyla Doğu Anadolu hudutlarını emniyet altına almak isteyen Selçuklu Sultanı I. Alaaddin Keykubad (1220-2237), Erzincan ve Kemah'ı ülkesine ilhak ederek Mengücek devletine son verdi (1228). Kösedağ savaşını (1243) müteakip Moğolların Anadolu’yu istilasından sonra, yapılan anlaşma gereğince Erzurum ve Bayburt havalisi ile birlikte Kemah ve Erzincan’da uzun bir müddet Selçukluların elinde kalmıştır. Nitekim H. 695 (M. 1295-96) yılında Erzincan’da II. Gıyaseddin Mes’ud adına basılmış paraların mevcudiyeti bu hususu teyit etmektedir.

Son İlhanlı hükümdarı Ebu Said Bahadır Han’ın ölümünden (1335) sonra Kemah ve Erzincan havalisinin, Sivas, Ankara, Kayseri ve Şarki- Karahisar’a hakim olarak bir devlet kurmaya muvaffak olan Eretna oğullarının idaresine geçtiği, gerek Alaaddin Eretna (öl. 1352) gerekse oğlu Gıyaseddin Mehmed (1352-1365) namına basılan paralarla sabittir. Eretna oğullarının zaafından istifade ederek harekete geçen Erzincan emirlerinin de zaman zaman Kemah’ı hakimiyetleri altına aldıkları görülmektedir. Nitekim Erzincan emiri Ahi Ayna Bey’in ölümünü (1361) müteakip Şarki-Karahisar’dan gelerek Erzincan’ı alan Emirzade Pir Hüseyin Bey’in Bayburt'a kadar uzanarak burasını fethettiği bilindiğine göre, bu arada Kemah'ı da almış olması kuvvetle muhtemeldir. Pir Hüseyin 1379 yılında ölünce, Erzincan emirliği Eretna oğullarından Mutahharten (Taharten)’in eline geçti. Mutahharten, emir olur olmaz Erzurum, Çemişgezek, İspir, Bayburt, Tercan, Kemah ve Şebinkarahisar (Şarki-Karahisar) şehirlerini idaresi altına aldı.

Kemah ve havalisi, bir müddet, Erzincan emiri Mutahharten ile son Eretna hükümdarı II.Mehmed Bey’i bertaraf ederek Sivas’ta hükümdarlığını ilan eden (1381) Kadı Burhaneddin Ahmed (öl. 1398) arasındaki mücadelelere sahne olmuştur. Kadı Burhaneddin, Erzincan emiri Mutahharten üzerine yürüdüğü sırada (1394) Kemah valisi, kendisini karşılayarak itaatini bildirdi. Kadı, Erzincan topraklarında büyük tahribat yaptıktan sonra geri Sivas’a döndü. Çok geçmeden Mutahharten’in tekrar Kemah’a karşı harekete hazırlandığını haber alan Kadı Burhaneddin, ikinci kez Erzincan’a yürüdü. Bu esnada Kemah, Akkoyunlu Kara Yülük Osman Bey’in katl ve yağma hareketleriyle neticelenen hücumuna maruz kaldı. Kadı Pulu savaşında (1395) Mutahharten’ yenilince, Kemah tekrar Erzincan emirinin eline geçti.

Kadı Burhaneddin’in Kara Yülük Osman Bey tarafından öldürülmesinden sonra (1398) Sivas'ı Osmanlı ülkesine katan Yıldırım Bayezid,Timur hakimiyetini kabul etmiş bulunan Erzincan emiri Mutahharten’in kendisine tabi olmasını istedi. Fakat Erzincan emiri, bunu kabul etmeyerek keyfiyeti Timur’a bildirdi.Bu sıralarda Karakoyunlu hükümdarı Kara Yusuf’la Sultan Ahmed Celayir’in Osmanlılara ilticalarından dolayı,Timur ile Bayezid’in arası açılmıştı. Timur, Erzincan emirinin bu müracaatı üzerine Sivas’a yürüdü. Ordusuna Kara Yülük ile Mutahharten rehberlik ediyorlardı. Sivas’ı yakıp yıktıktan sonra memleketine döndü (1400). Buna çok müteessir olan Bayezid, bizzat doğu hududuna gelerek Erzincan ile Kemah'ı Mutahharten’in elinden almış ve kendisinin hakimiyetini tanıması şartıyla Erzincan’ı tekrar ona vermiş ise de, Kemah kalesini iade etmeyerek buraya muhafız koymuş; Mutahharten’in ailesini de rehine alarak Bursa’ya göndermiştir. Fakat Timur, Yıldırım Bayezit'e karşı harekete geçince Kemah'ı raptederek yine eski sahibi Mutahharten’e verdi.

Kemah ve Erzincan civarı, bundan sonra, Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan'ın 1467’de Karakoyunlu devletini ortadan kaldırarak buraları hakimiyeti altına almasına kadar geçen devrede, birbirlerine rakip bu iki Türkmen topluluğu arasında sık sık el değiştirmiştir. Bunların birbirleriyle olan amansız mücadeleleri yüzünden başta Erzurum, Erzincan, Tercan ve Bayburt olmak üzere Doğu Anadolu'nun birçok şehir, köy ve kasabaları, büyük ölçüde tahribata uğramıştır. Bu bölgeler ancak Uzun Hasan (1453-1478) zamanında istikrar ve huzura kavuşabilmiştir. Fakat Uzun Hasan'ın ölümünden sonra Akkoyunlu devleti, uzun süren taht kavgaları yüzünden acze düşmüştür. İşte bu kargaşalıkların devam ettiği bir sırada birçok Türkmen boy ve uluslarını etrafına toplayarak Safevi devletini kuran Şah İsmail, 1500’de Azerbaycan, 1507’de Diyarbakır, nihayet 1508’de Bağdat'ı alıp Akkoyunlu Türkmen devletine son verdi. Bu arada bütün Akkoyunlu şehir ve kaleleri gibi çok müstahkem olduğu bilinen Kemah kalesi 1503’ten itibaren Safevilerin emrine girdi. Öyle anlaşılıyor ki, bu tarihten itibaren kale ve civarında bulunan Akkoyunlu Türkmenleri şuraya buraya veya Osmanlı ülkesine sığınmış, yerlerine Safevi taraftarı Türkmenler yerleştirilmiştir. 19 Mayıs 1515 tarihinde Yavuz Sultan Selim'in Kemah Kalesini fethetmesiyle Kemah Osmanlı Topraklarına katılmıştır. Bundan sonra bir daha Türk hakimiyetinden çıkmamıştır.

Coğrafya

Kemah, Doğu Anadolu’da Karasu Vadisinin sol kıyısında, Munzur dağlarından inen Tanasur Deresi ağzında ve kadim kalenin eteklerinde kurulmuştur. Eskiden şehir, esas itibarıyla kale dibine doğru kurulmuş, çarşı ve dükkânlar burada yer almış. Yerleşim ise, ağırlıklı olarak, Cennet Yamacı emsal, bağ ve bahçeler arasından akan Tanasur Deresinin açtığı derin vadinin eteklerine yapılan evlerde imiş. Vaktinde en kalabalık mahalleler buradaymış ve her sabah kırk hayvanla esnaf dükkân açmaya gelirmiş çarşıya. Şimdi hala ilçenin 10 mahallesinden, 5’i bu vadide. Bunlar, Mektepönü ve Pörhenkbaşı mahalleri kısmen olmak üzere, Aşağıgedik, Derebaşı (Yukarı Mahalle) ve Ortagedik mahalleleridir. Kemah’ın diğer mahalleleri ise, Beklimçay,Çarşı, Cirgişin, Göğüsbağı ve Karşıbağ mahalleleridir. Şimdi en kalabalık olanı Çarşı mahallesidir. Esas yerleşim, dükkânlar ve resmi binalar burada olup, merkez hükmündedir.

Nüfus

YılToplamŞehirKır
196522.8091.82920.980
197023.3762.95820.418
197520.4133.03917.374
198018.5782.62215.956
198516.6323.22913.403
199013.6753.59310.082
20009.3042.8626.442
20076.8552.4024.453
20086.9512.2184.733
20096.5261.9294.597
20106.8392.1414.698
20116.9422.1654.777
20126.9052.4344.471
20137.3022.5804.722
20147.7602.5945.166
20157.1762.6324.544
20167.1252.6934.432

Kemah ve köylerinin nüfus durumu

Kemah ilçesinin 72 köyü bulunmaktadır. Kemah'a ait ilk nüfus bilgilerine, Osmanlı dönemindeki bazı kaynaklarda rastlanmaktadır. Nitekim ilk tahrirlerde idari yönden Sancak statüsünde olan Kemah'ın 1516 yılındaki şehir nüfusu 2 591 olup, bunun % 68.5’i (1769) Müslüman ve % 31.5’i (812) ise Hristiyandır. 1520 ve 1530 yıllarında 3.697 olan şehir nüfusu, 1568 yılında 3.042’ye ve 1591 yılında 2.556’ya düşmüştür. Nüfusun 1568 yılından sonra azalmasının sebebi, gerçekte kaledeki ve şehirdeki vergiden muaf olanların tam olarak tespit edilmemiş olmasıyla alakalıdır. Kanaatimizce şehir nüfusundaki bu azalışta, 1556 yılından sonra Kemah'ın Erzurum livasına bağlı bir kaza durumuna geçmesi de etkili olmuştur. Ayrıca 1591 yılında beş mahalleden oluşan Kemah kazasına 297 köy ve 126 mezra bağlı olup, tahmini toplam nüfus 35 694 kadardır. Yine 1520 yılında kalede 714 askerin görevli oluşu, Kemah'ın kuruluşunda kalenin önemini açıkça göstermektedir. 19. yüzyılın ikinci yarısında Kemah'a bağlı 7 nahiye ve 75 köy ile beraber toplam nüfus 18.872’dir. Bu nüfusun 14.547’si Müslüman, 3.503’ü Ermeni (Gregoryen), 189’u Katolik ve 633’ü Protestanlardan oluşmaktadır. Yine 1901 yılında şehir merkezinde 3.000’i Müslüman ve 250’si Hristiyan olmak üzere 3.250 nüfus yaşamaktadır.

Değişik amaçlarla yapılan ve sistematik olmayan bu sayımlar, sahanın Cumhuriyet dönemine kadar olan nüfusu hakkında genel bilgi vermesi açısından oldukça önemlidir. Bu veriler dikkatle incelendiğinde 16. yüzyılda 3.697 olan ilçe merkezi nüfusu, 20. yüzyılın hemen başında 3.250, 1927 yılında 1.590 ve 1990 yılında 3.593 kadardır. Bu durum Kemah ilçe merkezinin 16. yüzyıldaki (1.530) nüfusuna henüz ulaşamadığını göstermektedir. Dolayısıyla günümüze kadar gelişen sosyal, ekonomik ve siyasi olayların Kemah nüfusuna önemli ölçüde etki ettiği söylenebilir. Nitekim 16. yüzyılda askeri açıdan büyük önem taşıyan Kemah kalesinin, daha sonraki yüzyıllarda bu önemini kaybetmesi, nüfusun azalmasında etkili olan faktörlerden biri olarak düşünülebilir.

Göçler

Nüfusun değişmesindeki faktörlerden biri olan göçler, nüfus ile kaynaklar arasında daha iyi bir dengenin sağlanması için, kendiliğinden meydana gelen bir çaba olarak yorumlanmaktadır. Araştırma sahasında göçlerle ilgili geçmiş dönemlere ait yazılı kaynak bulma imkânı olmadığından, bölgedeki göçler, son yüzyılda etkili olan gelişmeler ile açıklanabilir. Cumhuriyet döneminden önceki göçler, daha ziyade sosyal gelişmelerin bir sonucudur. Çeşitli yazılı kaynaklardan ve yöredeki yaşlılardan edindiğimiz bilgilere göre; 1915’li yıllarda meydana gelen Ermeni olayları, Ruslar’ın Erzincan’ı işgal etmeleri ve Koçgiri ayaklanması, bölge nüfusunun batıya doğru göç etmesine sebep olmuştur. Bu tarihlerde göç eden nüfusun bir kısmı geriye dönerken, büyük çoğunluğu göç ettiği bölgelerde yerleşmiştir.

Cumhuriyetin ilanından sonra sakin bir ortam sağlanmıştır. Nitekim 1927’de Kemah ilçe merkezinin nüfusu; 1590, 1931’de 3.118’dir. 1937 yılında bölgede başlayan Dersim isyanı, Kemah ilçe merkezini de etkilemiş ve göç hareketi yeniden gündeme gelmiştir. Çeşitli aralıklarla göç üzerinde etkili olan sosyal gelişmeler ve 1939 Erzincan depremi göçleri tekrar hızlanmıştır.1915-1940 devresinde Kemah ilçe merkezinde göç eden nüfusu bugün Ankara, İstanbul, İzmir, Adana ve bunun gibi ülkenin değişik bölgelerinde görmek mümkündür. Depremin sebep olduğu bu nüfus hareketliliği,yavaşlayarak devam etmiştir.

Türkiye'de 1950’li yıllardan sonra başlayan şehirleşme Kemah'ı da etkilemiş, nüfus artışı ile ekonomik dengenin sağlanması amacıyla özellikle erkek nüfus ülkenin batı şehirlerine doğru çalışmak için göç etmiştir. İç göçler devam ederken, 1960’lı yılların başında yine ekonomik amaçlı dış göçler başlamıştır. Ekonomik amaçlı bu göçler, ilk başta ferdi olarak gerçekleşirken, daha sonraki yıllarda aile göçü şekline dönüşmüştür.

Araştırma sahasında son 10-15 yılda asayiş bozuklukların sebep olduğu göçler; sosyal ve ekonomik olumsuzluklardan daha etkili olmaktadır.Sosyal ve ekonomik olumsuzluklardan başka, 13 Mart 1992 Erzincan depremi de etkili olmuş ve mevcut faktörlerle birlikte göç hareketi hızlanmıştır. Kemah Nüfus Müdürlüğünden edindiğimiz bilgilere göre 1995 yılında yaklaşık 120 bin kişi Kemah nüfusuna kayıtlıdır. (İlçe merkezi ve köyler). Ayrıca 1990 yılında Kemah'ın toplam nüfusunun ise 3.593 olduğu düşünülürse göç olgusu daha iyi anlaşılabilir.

Dış göçler

Kemah’tan yurt dışına yönelik göçlerin temel nedeni, ekonomik şartların yetersiz oluşundan, diğer bir ifade ile geçim zorluklarından kaynaklanmaktadır. Ayrıca uygun ücret koşulları, sosyal güvenlik avantajları, çok kazanma imajı gibi faktörlerinde göç hareketinin artışında etkili olduğu görülmektedir. Yurt dışına yönelik ilk göç hareketi, ülke genelinde olduğu gibi 1960’lı yılların başında, Almanya’ya çalışmak için giden iş gücü göçüdür. Araştırma sahasına ait bu ülkedeki iş gücü sayısı, diğer ülkelerdeki iş gücü sayısına hemen hemen eşittir. Söz konusu ülkeyi İsviçre, Fransa, Rusya, Avustralya ve Bulgaristan takip etmektedir.

Yurt dışına iş gücü göçü 1990’lı yıllara kadar Almanya, Fransa ve İsviçre gibi gelişmiş Avrupa ülkelerine yönelik iken, 1990’dan sonra Rusya ve Bulgaristan gibi eski doğu bloku ülkelerine yönelmiştir. Almanya, Fransa ve İsviçre’ye göç edenler ilk başta ferdi olarak giderken, daha sonraki yıllarda ailelerini yanlarına almış ve sürekli yerleşmişlerdir. Fakat Rusya ve Bulgaristan'a olan göçler gelişmiş Avrupa ülkelerinin aksine hem ferdi ve hem de kısa süreli olmaktadır. Çünkü bu ülkelere gidenlerin hemen tamamı mevsimlik inşaat işçiliği yapmaktadırlar. Kemah ilçe merkezinden yurt dışına olan göçlerde dikkati çeken bir husus da, göç eden nüfusun büyük bir kısmının, daha önce Kemah’a bağlı köylerden ilçe merkezine göç etmiş olmasıdır.

İç göçler

Kemah ilçe merkezinden ve köylerimizin bir kısmından ülke içine yönelik göçleri, çeşitli yazılı kaynak ve kişilerden edindiğimiz bilgiler doğrultusunda, 19. yüzyıla kadar götürebiliriz. Özellikle 1910-1937 yıllarında bölgede etkili olan savaşlar, ayaklanmalar ve isyanlar, bölge nüfusunun daha güvenli batı kesimlerine doğru göç etmesine sebep olmuştur.

I. Dünya Savaşı sırasında Ruslar, doğudan batıya doğru ilerlemişlerdir. Rusların bu ilerlemesi, Erzincan ile Kemah arasında durdurulmuştur. Bu savaş sırasında toplu olarak gerçekleşen göç hareketine, o günleri yaşayanlar “Seferberlik” adını vermektedir. Göç eden bu insanların büyük çoğunluğu geriye dönmemiştir. Aynı dönemlerde bölgesel olarak ortaya çıkan Ermeni olayları, Koçgiri ve Dersim isyanları gibi etkenlerde Kemah’ta göç hareketini hızlandırmıştır. İlçe Merkez nüfusu 1901 yılında 3250 iken, 1927 yılında 1590’a düşmüştür. Yaklaşık 25 yıllık bir sürede nüfusun yarı yarıya düşmüş olması, göçün o yıllarda bile Kemah’da nedenli yoğun olduğunu göstermektedir.

Ülkede genel olarak güvenliğin sağlanması ile birlikte 1927 yılından itibaren, İlçe nüfusunda artış gözlenmeye başlanmış ise de,tarıma elverişli arazinin çok az olması ve mevcut nüfusa yetmemeye başlaması ve mevcut iş gücünü istihdam edebilecek iş alanlarının olmaması, ayrıca ekonomik kaynakların yetersizliği nedeniyle, 1950'li yıllardan sonra gurbetçilik olayı hız göstermeye başlamış ve 1970'li yıllardan itibaren gurbetçilik, göçe dönüşmüş ve oldukça hızlı bir şekilde artış göstermiştir. Göç olayı öyle bir hale gelmiştir ki, birkaç köy dışında, köylerin tamamında çalışabilecek genç nüfus kalmamıştır. Kemah'ın Tarih öncesi çağları hakkında kesin bilgilere sahip değiliz. Ancak, Erzurum çevresi gibi komşu yörelerde yapılan bazı araştırmalar, bölge tarihinin umumi manada, insanlık tarihinin en eski devirlerine, yani Paleolitik Çağa kadar görülmektedir.