Demiray Oto Kurtarma

AÇIK
4.8 / 5

Ali Demiray
32 Yapılan İş
0 362 606 01 59

Samsun Oto Kurtarma

Samsun En İyi 10 Oto Kurtarma – Teklif Al veya Hemen Ara
Samsun En İyi 10 Oto Kurtarma – Teklif Al veya Hemen Ara! HemenGeliriz.com ile Güvenli Hizmet, Hızlı Servis, Profesyonel Firmalar. Hemen Ara, Teklif Al veya Karşılaştır, Zaman Kazan.

Otomobillere günümüzde ne kadar ihtiyacımız varsa bir o kadar da Samsun oto kurtarmaya ihtiyaç doğmaktadır. Yeni yapılan yollar, daha hızlı giden arabalar, daha kaliteli lastikler, insanların arabayla fazla seyahati gibi sebeplerden ötürü araç arızaları da değişmektedir. Ancak yol desteğine olan ihtiyaç değişmemektedir. Yolda lastik patlaması, arabanızın hararet yapıp stop etmesi, ya da herhangi bir arıza vermesi durumunda yol yardım aramaya başlarsınız. 

Aracınız ne kadar yeni olursa olsun veya ne kadar bakım yaptırmış olursanız olun yolda bulunan sıkıntılar hava koşulları veya doğal afetlerden dolayı oluşmuş sıkıntılar araçlarda sıkıntılara sebebiyet vermektedir. Türkiye nüfusunda araç kullanan sayısı yaklaşık olarak 29 milyonu bulmuşken bu sürücüler çoğu zaman oto çekiciye ihtiyaç duymaktadır. Arabanızda ne arıza olduğunu bilmiyorsunuz ve aracınız hareket etmiyor ise o zaman en yakın tamirciye götürmek için bir Samsun oto Kurtarma çağırmanız gerekmektedir. Hemen Geliriz üzerinden arama yaparak size en uygun Samsun oto kurtarmaya ulaşabilirsiniz. 

Araçların günlük yaşamda hem iş hem de özel kullanımları için giderek yaygınlaşmaları ile birlikte Samsun oto Çekici hizmetleri de gerekli bir zorunluluk olarak öne çıkmıştır. Her aracın türüne göre verilen oto Çekici hizmetleri bozulma, lastik patlaması, yol durumu gibi nedenlerden ötürü aracınız yolda kaldığında yedi gün yirmi dört saat hizmet vererek zor durumların giderilmesine yardımcı oluyor. 

Herhangi bir arıza sebebiyle otomobilin yolda kaldığı zamanlarda ya da trafik kazaları sonucunda aracın hareket edememesi halinde oto kurtarmaya ihtiyaç duyulmaktadır. Kısa sürede olay yerine gelen oto Kurtarıcı sayesinde araç daha fazla hasar almadan güvenli bir şekilde istenen yeni adresine hızlıca götürülmektedir. Aracın yoldan kurtarılması başka araçlar ile sağlanmaya çalışıldığında bu durum aracın mevcut sorunlarına daha büyük sorunlar açabilecektir.
 

Samsun Oto Kurtarma Ne Yapar?

Otomobiliniz gündüz/gece saat önemli olmaksızın bozulabilir. Araç bakımını yapmayan çok fazla şoför bulunmaktadır. Araç bakımını düzenli yaptırıp yine de aracında bir anda arıza çıkan şoförler de bulunmaktadır. Böyle anlarda size yardım edecek en güvenilir, en hızlı firmalar oto Kurtarma firmalarıdır. Bu firmalar size hızlı, kolay bir çözüm üretecektir. Bu firmaların verdiği hizmetler şunlardır;

  1. Oto yol yardımı
  2. Binek veya ticari araç taşımacılığı (Toyota, Honda, Volvo, Renault, BMW, Dacia...)
  3. Ağır iş makinesi taşımacılığı (CAT, Kawasaki, JCB...)
  4. Forklift taşımacılığı
  5. Tekne taşımacılığı
  6. Lastik değişimi 
     

Aracınızın yolda aküsü veya yağı bitmiş olabilir, lastiği patlayabilir, bilmediğiniz bir arıza vermiş olabilir ya da 0 km bir aracı taşıtmak istediğinizde kurtarıcıya ihtiyaç duyarsınız. Arızanızı, yol yardım sağlayan firmalar, yol kenarında tamir edebilir. Yol kenarında yapılamayacak arızalar için ise sizin istediğiniz bir oto tamircisine aracınızı çekeceklerdir. Tamirciye çekilen araçlarla artık Çekici firmalarının bir bağlantısı kalmamaktadır. Kurtarıcı, tamirciye kadar giden yolda size hizmet sunmaktadır. 
 

Aracım Çekilirken Zarar Görecek Mi?

Aracınız; Honda, Toyota, Volkswagen, Scania veya benzeri herhangi bir marka araç olsun fark etmeden Samsun] oto Kurtarıcı firmaları aracınıza destek sağlayacaktır. Aracınızın modeli, rengi boyutu fark etmeden bu hizmetten yararlanabilirsiniz. 

Aracınız çekilirken Kurtarma firmaları size hızlı ve güvenli hizmet sunacaktır. Bu hizmette en güvenilir firmalar Hemen Geliriz'de bulunmaktadır. Aracınız çekilirken zarar görmeyecektir Çekici firmaları sizlere bu garantiyi vermektedir. Güven veren Çekici firmaları sizin aracınızı zarar vermeden istediğiniz yere kadar çekecektir. Hassas bir şekilde çalışan bu firmalar sizlere isteğiniz karşılığında hizmet sunacaktır. Aracınız çekilirken işlem sırasında başında bulunmanız önemlidir. İşin garantisini işlemi yapan firma vermektedir. Araç Çekici sırasında firma çalışanlarıyla aracınızın arıza durumunu konuşarak, onların yönlendirmeleriyle aracınızı tamir ettirebileceğiniz tamirhane bilgisine de ulaşabilirsiniz.
 

Oto Çekici Nasıl Çalışır?

Aracınızın bozulduğu yer ve saat önemsiz olmakla birlikte oto kurtarıcılar size yardım sağlar. Arabanızın arızasını bilip bilmemeniz önemli değildir. Arabanızı çekmek için arabanızı vinç, çekme halatı gibi malzemelere bağlarlar. Arabanızı Samsun oto Kurtarma araçlarına aldıktan sonra sizin istediğiniz yere kadar taşıma sağlarlar. Aracınızın taşınması gerekmediği yerlerde bu firmalar sizlere hızlı ve sağlam yol yardımı sunarlar. Bu yol yardımları opsiyonel olduğu için her firma tarafından gerçekleştirilemez.

Samsun Oto Kurtarıcı araç bakımı yapmaz. Size ulaşacağınız yere kadar taşıma yardımı yapar ya da aracınızın arızasına göre sağlam bir şekilde tamir gerçekleştirir.
 

Ücretlendirme Araç Markasına Göre Değişir Mi? 

Çekici işlemi araç markasına göre değişmez. Aracınızın markası ne olursa olsun Çekici ekibi size destek olacaktır. Audi, Man, Citroen ve benzeri araçlarınızın kurtarılması gerektiğinde bir Samsun oto Kurtarıcı firmasından destek alabilirsiniz. İş makinesi, tekne gibi büyük ve geniş araçlarınız için de Kurtarıcı çağırabilir firmaların uygunluk durumuna göre bu hizmetten yararlanabilirsiniz. 

Ücretlendirme Hemen Geliriz üzerindeki firmalar tarafından belirlenmektedir. Bu firmalara sizler Hemen Geliriz üzerinden ulaştığınız için en uygun en hesaplı ve güncel fiyatlara göre ucuz bir teklif sunacaklardır. Birçok Çekici firmasının yanı sıra Hemen Geliriz'de hizmet veren firmalar sizlere kaliteli hizmet sundukları gibi en uygun fiyatı da vereceklerdir.

Çekici firmaları son zamanlarda çok gelişmiş olan araba sektöründe çok daha dikkatli ve titiz çalışmaktalardır. Alanlarında gelişmelere açık olan Kurtarma firmaları Hemen Geliriz adresinde yer almaktadır. Son teknoloji araç gereçlerle araçlarınıza zararsız, çiziksiz bir hizmet sunmaktalardır. Hemen Geliriz bünyesinde yer alan firmalar kendilerini her zaman geliştirmeyi hedeflemiş firmalardır. Diğer şirketlerden ileri olmayı amaçlayan şirketler ile çalışılmaktadır. Sizler de araç Kurtarıcı için güvenilir şirketler arıyorsanız Hemen Geliriz'e bakın. Aracımda en ufak bir çizik bile olmasın isteyen insanların çoğu, Hemen Geliriz üzerinden Samsun oto Kurtarma çağırdılar. 
 

Samsun Acil Oto Kurtarıcı

Yolda giderken otomobilinizin arıza yapması durumunda yolda beklemenin zor ve sıkıcı olduğu bir o kadar da tehlikeli olduğu bilinmektedir. Aracınız ıssız bir yolda kaldığı zaman acil bir kurtarıcıya ihtiyacınız varsa Hemen Geliriz adresinden size en yakın Kurtarma firmalarını bulabilirsiniz. Aracınızın lastiği patlamış olabilir, aküsü bitmiş olabilir veya bilmediğiniz bir arıza oluşmuş da olabilir böyle bir durumda yol kenarında beklemeyin. Acil bir oto Kurtarma çağırın. Acil durumlarınızda nöbetçi firmalar bulunmaktadır. Nöbetçi olan kurtarıcılar ile işlerinizi saat sıkıntısı olmadan çözün.
 

7/24 Açık Samsun Oto Çekici

Size en yakın kurtarıcıyı Hemen Geliriz'den bulun. Açık olup olmadığını bilmediğiniz kurtarıcılarla uğraşmadan Hemen Geliriz üzerinden firmanın açıklık durumuna bakın. 7/24 açık çalışan firmalar mevcuttur. 7/24 size en hızlı, en güvenilir Samsun oto Kurtarma hizmetini vereceklerdir. 
 

Samsun 7/24 Acil En Yakın Oto Çekici

Yarı yolda kaldığınızda, uzman birine ihtiyaç duyarsınız. Böyle bir durumda uzman kişi aracınızın nasıl kurtarılacağını merak etmeniz gayet normaldir. Herhangi bir arıza durumunda, kaza durumunda veya hatalı park gibi durumlarda, oto Kurtarıcı hizmeti için usta ile görüştüğünüzde, işinin ehli olan uzman kişi aracınızın olduğu bölgeye otonuzu çekmek için özel olarak üretilmiş aracı ile yardımınıza gelir. 

Bu araç sistemleri iki tür olarak karşımıza çıkar. Bu sistemler elektrikli veya hidrolik sistemler olarak ikiye ayrılır. Bir bölgeden başka bir bölgeye aracın nakil edilmesinin yanı sıra araç sürücüsünün istediği yere ya da araç servisine götürülür. Samsun Oto Kurtarıcı işlemi yine iki tür Çekici ile seyir ettirilir. Bu aracın büyüklüğüne, marka - modeline göre ya da duruma göre farklılık gösterir. Bu Çekici türleri ise çatallı Çekici ve tepeden çekicidir. Çatallı çekiciyi açıklamak gerekirse; uzman ellerde çok çabuk gerçekleştirilen bu işlem, kişinin aracının altına çatal şeklinde büyük bir aygıtın yerleştirilmesi üzerine gerçekleştirilir. Bu işlem sonrasında araç kaldırılır ve Kurtarıcı aracının arka tarafına yerleştirilir. 

Her yol durumuna göre uyum sağlayabilen özel yapım Kurtarıcı aracı ile güvenli bir nakil gerçekleştirilir. Bunun yanı sıra diğer araç Samsun Kurtarma türü olan tepeden Kurtarıcı ise şu şekilde açıklanabilir; tepeden Çekici türünü genelde trafik polisleri tarafından kullanılan bir sistemdir. Bir vinç sistemi yardımı ile bu işlem gerçekleştirilir. Vincin kolları aracı kasaya yerleştirir ve yine aynı zamanda güvenli bir nakil gerçekleştirilmiş olur. Bu sistem türüne bir diğer tanım olarak ahtapot Kurtarma de denilmesi mümkündür.
 

Samsun Oto Çekici Servisi

Yolculuk için herhangi bir zaman kısıtlaması olmadığı için her gün ve her zaman aktif olarak pek çok sürücü araçlarını kullanmaktadır. Bu durumda özellikle geceleri yolda kalan araçlar sürücüler ve yolcular için büyük sorunlar yaratabilmektedir. Ancak gece oto çekme hizmetleri ile birlikte aracın yolda kaldığı durumlar hangi saatlerde olursa olsun gerekli olan müdahale yapılmaktadır. 24 saat boyunca verilen oto Kurtarıcı hizmeti sayesinde aracınızı güvenli ve hızlı bir şekilde bulunduğu yoldan kurtarabilir, tamirhaneye ya da istediğiniz adrese götürülmesini sağlayabilirsiniz. 

Haftanın yedi günü hizmet veren şirketler, aracınızın arızalandığı yerden çekilme işlemlerini yapar. Böylece günlük yaşamınız ya da işlerinizin sekteye uğramasının da önüne geçilir.
 

Kısa Mesafe İçin Samsun Oto Kurtarıcı Gelir mi?

Araçlarınız her yerde her an arıza yapabilir. Araçlarınızın günlük bakımını yaptırmış olsanız dahi yolda kalma olasılığınız vardır. Tedbiri asla elden bırakmamak gerekmektedir. Yola çıkarken araçlarınızın yağını, suyunu kontrol etmek önemlidir. Böyle önlemler sizin yolda kalmanızı önlemede yardımcı olacaktır.

Oto Kurtarıcı yakın, uzak fark etmeksizin aracınızı kurtarmaya gelmektedir. Sizin yolda kalarak yaşadığınız mağduriyeti ustalarımız titizlikle giderecektir. Aracınızın arıza yapması ile kaldığınız zor durumu Samsun oto Kurtarıcı firmaları ile çözebilirsiniz. Hemen Geliriz adresinden lokasyonunuzu doğru girdiğinizde size yakın olan Kurtarma firmaları size destek için gelecektir. 
 

Samsun Oto Kurtarıcı Nasıl Gelir?

Hemen Geliriz üzerinden il, ilçe kombinasyonunu doğru yaptığınız zaman size oto Kurtarıcı firmalarının numaraları sunulmaktadır. Dilediğiniz firmayı arayarak çağırabilirsiniz. Fiyat bilgisini aradığınız firmaya sorarak öğrenebilirsiniz. Çalıştığı bölgeler içerisinde yer alıyorsanız sizin çağırdığınız yere yol yardımı gelecektir. Sizin arıza durumunuza göre getirilen araç gereçler olduğu için lütfen bunları telefonda belirtiniz. 
 

Otobanda Kurtarıcı Gelir mi?

Aracınızın nerede kaldığı önemli değildir. Hemen Geliriz'deki Samsun oto Kurtarıcı firmalarının çalıştığı şehir içerisindeyseniz yardımınız hızlı bir şekilde gelecektir. Gece yarısı yolda aracınız arıza vermiş olabilir. Aracınızın şehir merkezinde veya otobanda arıza vermiş olması önemli değildir. Aracınızın büyüklüğüne göre değişen boyutlarda Kurtarma araçları size yardım edeceklerdir.
 

Kötü Havalarda Oto Kurtarma

Kötü havada oto Kurtarma hizmetleri özellikle çok sıcaklarda ya da çok soğuk havalarda gerekli olmaktadır. Sıcaklık yüzünden araçlar sıklıkla hararet yapabilmektedirler. Araçların hararet yapmalarının nedeni dışarıdaki aşırı sıcaklık ile motorun çalışması sonucunda oluşan sıcaklığın birleşmesi ve bu durumda da motorun daha fazla çalışamayacak hale gelmesidir. Bu durumda motor su kaynatır ve aracın ilerlemesi mümkün olmaz. Sorun ortaya çıktığında ise sürücü tarafından doğrudan müdahale etmek riskli ve tehlikeli sonuçlar doğurabilecektir çünkü doğrudan hararet yapmış motora müdahale etmek sıcak suyun dışarıya püskürmesine ve sürücünün de ciddi şekilde yaralanması ile sonuçlanabilir. Bu türden durumlarda Samsun oto Çekici hizmetinden yararlanmak çok daha güvenli ve sağlıklı olacaktır.

Soğuk havalarda ise aracın farklı yol durumlarında tam mukavemet göstermemesi sonucunda araç bulunduğu yerden hareket edememeye başlar ve aracın bulunduğu yerden çekilmesi gerekir. Aracın soğuk hava ve kayganlaşan zemin yüzünden hareket edememesi sürücünün kendisinin müdahale etmesi hem kendisi hem de trafik için sorunlar yaratacağından oldukça riskli olmaktadır.
 

Çatallı Çekici ile Oto Çekici 

Samsun Oto Kurtarıcı çeşitleri arasında çatallı Kurtarıcı işlemi zor durumda kalmış araçların kolayca bulundukları alandan kurtarılmasını kapsamaktadır. Sistemin çalışması arızalı aracın altına giren iki büyük çatal aparatı sayesinde oluşmaktadır. Bu sayede tıpkı forklift çalışma sistemlerinde olduğu gibi araç bulunduğu yerden tamamen kaldırılarak, Kurtarma aracının kasasına yüklenmektedir. Aracın hiç hareket etmediği ve çekme vasıtası ile de kurtarılmayacağı durumlarda bu hizmet verilmektedir. Kumanda kontrolü sayesinde yükleme işlemi hiçbir sorun olmadan yapılmaktadır. Aynı zamanda sistem hızlı çalıştığı için de çok kısa sürede bulunduğu yerden çıkarılmaktadır.

Çatallı çekicinin oto Çekici için bir diğer önemi de otomatik vites araçların kurtarılmasında kullanılmasıdır. Otomatik vites araçlar için ön ya da arka kısmı Kurtarıcı halatı vasıtası ile kurtarmaya çalışmak araca büyük zarar verecektir. Düz vites araçlarda hiçbir sorun olmamasına rağmen otomatik vites araçlar bu şekilde hareket ettirilirse şanzımanlarında ciddi sorunlar oluşur ve maddi açıdan da büyük kayıplar yaşanır. Bu yüzden Kurtarma firmasının, işinin ehli bir firma olmasına dikkat edilmelidir.

 

Tepeden Kurtarıcı ile Oto Çekme

Tepeden çekiciyle oto çekme işlemi genelde ulaşılması en dar alanlarda bulunan araçlar için kullanılmaktadır. Ahtapot Kurtarıcı olarak da adlandırılan bu yöntem arızalı ya da çekilmesi gereken aracın üzerine tepeden dörtlü kaldırma çatal aparatının yerleştirilmesi ile kurulur. Daha sonra bağlantı noktalarının sıkı bir şekilde kapatılması sonucunda araç bulunduğu yerden kaldırılarak Kurtarma kasasına yüklenir. Genelde Kurtarma kasaları da geniş olduklarından ötürü aynı anda iki aracı da kurtarmak mümkün olmaktadır.

Bu oto Çekici yönteminin en büyük avantajı yol olmayan arazi ya da şarampol gibi yerlere düşen araçların kurtarılmasında kendisini göstermektedir. Araç girişi olmayan ve haliyle kurtarıcının da giremediği alanın yakınına tepeden Çekici sistemi kurulmakta ve böylece araç çok daha pratik bir şekilde bulunduğu yerden kurtarılmaktadır.
 

Vinçli Kurtarma ile Oto Çekme

Vinçli kayar platform da olarak bilinen bu yöntem daha sık kullanılan ve maliyet açısından da düşük olan bir uygulamadır. Aracın hareket etmesinde hiçbir engel bulunmuyorsa, bu durumda Çekici kasasından inen paletlere araç hizalanır ve daha sonra vinç yardımı ile platform üzerine çıkarılır.

Bu yöntem sadece yolda kalan araçları kurtarmak için değil, aynı zamanda yanlış park gibi durumlarda da sık kullanılan bir yöntemdir. Genelde arka kısımları da çekicilerin geniş olduğu için bu sistem iki aracın aynı anda taşınmasına imkân vermektedir. 
 

Oto Transfer Kurtarma ile Oto Kurtarıcı

Çekici yöntemleri arasında hareket edebilecek araçlar için uygulanan oto transfer yöntemi hidrolik makaralı vinç vasıtası ile yapılmaktadır. Oto Çekici sunan araç ile kurtarılacak araç arasında bağlantı halatı ya da çengeli ile temas kurulmakta daha sonra vinç bağlantı halatını kendisine doğru çekerek aracın Kurtarıcı aracın kasasına binmesini sağlamaktadır.

Düz vites araçlar için uygun olan bu yöntem hızlı ve ekonomik olması bakımından tercih edilen bir yöntem olarak öne çıkmaktadır. Ancak bu durumda da yine aracın el freninin çekili olmasına ve vitesin takılı vaziyette olması gibi konulara dikkat edilmesi gerekmektedir. 
 

Samsun Tüm Araçlar İçin Oto Kurtarıcı

Oto Kurtarıcı hizmeti veren firmalar geniş bir çalışma yelpazesine sahiptirler. Sundukları hizmeti her koşulda, farklı araç tiplerine uygun olarak yürütmektedirler. Bu sayede motosikletlerden daha büyük kamyonlara kadar farklı yapıda olan ve kurtarılması için özel tekniklerin uygulanması gereken yöntemleri uygulayarak araçların bulundukları yerden kurtarılmasını sağlamaktadırlar.
 

En Hızlı Oto Kurtarıcı Hizmeti Nasıl Alınır?

Oto Kurtarma firmaları araçların hangi saat ve günde olursa olsun bulundukları yerden kurtarılmasını sağlamaktadırlar. Herkesin başına gelebilecek yolda kalma durumlarına etkili, ekonomik ve hızlı çözümler sunan firmalara ulaşmak için Hemen Geliriz hizmetinin kullanılması büyük avantaj sağlayacaktır. Güvenilir firmalar ile çalışmak ve aynı zamanda da fiyatların da listelenmesi sayesinde Hemen Geliriz bünyesinde bulunan uzman oto kurtarıcılar her zaman tüm araçlar için kesintisiz hizmet veriyorlar. Taşınma sırasında aracın hiçbir şekilde zarar görmemesi için azami çaba gösteren Samsun oto Kurtarma firmaları güvenilir ve kaliteli bir hizmet almak isteyenlerin tercihleri oluyor.

Samsun Oto çekici, aracınızın herhangi zor bir durumda kurtarılması gereken olay esnasında uzman ekibin yardımınıza yetişmesidir. Bu olaylar birçok nedenden dolayı kişinin başına gelir. Böyle bir durumda işin uzmanı ile aracınızın güvenilir ve sağlam bir şekilde nakil edilmesi gerekmektedir. Hizmetimiz olan Oto Kurtarma sizler için sadece bir tık uzaklıktadır. Yapmanız gereken tek şey Hemen Geliriz sayfasının iletişim bölümünden ustalar ile anlaşarak işleminizi gerçekleştirmektir. En iyi fiyat güvencesi ve en güvenilir adres sizlerin hizmetindedir.

 

Oto Kurtarıcı Hizmeti Hangi Durumlarda Alınır?

Genel olarak araçta herhangi bir arıza durumunda veya kaza durumunda oto Çekici hizmetine başvurulur. Bunun haricinde yollarda geçişi engelleyen bir park durumu olduğunda, engelli alanına park edildiğinde, yaya geçitlerinde, parkın yasak olduğu bölgelerde ve garaj, durak gibi alanlara park halinde bir uzman ile görüşmek akıllıca olacaktır. Bu sebeple yolda kontrolü elinize almak için bu hizmeti veren bir usta ile anlaşılmalıdır. Hem kendinizi hem de aracınızın güvenliği için önemli bir unsurdur ve sürücülerin her an ihtiyaç duyabilecekleri bir olay olarak başlarına gelmesi mümkündür.
 

Otomobil Çekmenin Önemi

Seyahatiniz sırasında yol boyunca başınıza ne geleceğini bilemezsiniz. En ufak bir sorun bile tüm seyahatinizi kâbus haline getirebilir. 7/24 hizmet veren oto çekme işlemi ise bu kâbusunuzdan uyanmanızı sağlayacaktır. Zamandan tasarruf etmenizin yanı sıra güvenilir seyahat en önemlisidir. Arızalı bir araç ile seyahat etmeye devam etmek veya kişinin kendi kendine çözüm bulma çabası daha kötü sonuçlara ve önlenemez hale gelebilir. Bu konuda uzmanından yardım ise dönüşü olmayan yolla girmenizi engelleyecektir. Aracınızın ve sizin güvenli bir şekilde istediğiniz yere veya araç servisine nakil edilmesi hem cebinizi hem de sağlığınızı koruyacaktır. Tüm olumsuzluklar sonucunda gününüzü kurtarır. Her durumda yanınızda olacak bu Samsun oto Çekici sistemi Hemen Geliriz ile hizmet veriyor ve seyahatinizin iyi bir şekilde sonuçlanmasını sağlıyor.
 

Samsun Araç Yolda Kaldığında Yapılması Gerekenler

Araç yolda kaldığında, kaldığınız yer merkeze uzak ve geç bir saatte gerçekleştiğinde araç sahipleri ne yapacaklarını bilemez ve stresli bir halde olur. Böyle bir durumda kaldığınızda, istediğiniz saatte ve istediğiniz yerde oto Kurtarma hizmetinden yararlanmanız mümkün kılınıyor. Öncelikle can ve mal güvenliğiniz için yapmanız gereken aracınız tam yolun ortasında kaldı ise, elinizden geldiği kadar ve dikkatli bir şekilde olarak yolun kenarına doğru aracınızı çekmeniz olacaktır. Aracınızı yolun kenarına çektikten sonra mutlaka dörtlüleri yakarak, yoldan geçecek araçlara kendi aracınızın arızalı olduğunu belirtmelisiniz. 

Bunun önüne geçilmesi için yoldan geçen diğer araçlara bir işaret verilmesi gerekir. Yoldan geçen yabancı araçlardan herhangi bir zarar gelmemesi adına güvenliğinizi sağlamak için aracınızın içine girmeniz önemlidir. Aracın içine girdikten sonra kapılarınızı kilitleyerek, araç camlarınızı kapatmalısınız. Daha sonra ise Hemen Geliriz Sitesi üzerinde işinin ehli ustalar ile iletişime geçerek bulunduğunuz konumu, açık ve net bir şekilde tarif edilmesi gerekmektedir. Hangi saatte olursa olsun, hangi konumda olunursa olunsun fark etmeksizin ustalar en iyi fiyat garantisi ile Samsun oto Çekici işinizi yapacaktır. Bu işlem ile en yakın tamirhaneye gidilerek aracınızın sorunu çözülür. Bu işlem size zaman kazandırmasının yanı sıra aynı zamanda seyahatinizde güvenliğinizi sağlayarak, huzurunuzun kaçmasının önüne geçecektir.
 

Oto Kurtarıcı Nasıl Olunur?

Bu konuda özellikle son zamanlarda, çok fazla araştırma yapılmaya başlanmıştır. Bunun en önemli sebebi ise araçların artık lüksten çok ihtiyaç haline gelerek, bir ailede bile herkesin kendine ait arabasının olması sayı olarak araçları fazla hale getirmiştir. Yollardaki bu araç fazlalığı trafik olarak kötü bir sonuç doğurmuştur. Dur - kalk yapmak bile araçlarda arızaya sebebiyet vermektedir. Bu sebeple Samsun oto Kurtarma de gün geçtikçe iyi bir gelir kapısı olmuştur. 

SRC belgesinin yanı sıra aynı zamanda sürücü belgesi olarak aracınız bir kamyonet ise B sınıfı bir ehliyet, kamyon ise C sınıfı bir ehliyet sahibi olmanız gerekmektedir. Bunun dışında bir muhasebeci çalışılıp, gerekli bilgiler alınarak bir şirket kurulması gerekir. Kuruluş işlemleri herhangi bir şirket ile aynıdır. Hal bu iken, piyasada çok fazla bu işi yapan varken iyi bir oto Çekici bulmak da zor olabiliyor.
 

Samsun Oto Çekici Seçilirken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Seçtiğiniz oto Çekici araçları, sizler için kaliteli ve teknolojiyi takip eden çalışanlar ile donatılmış olmalı. Aksi takdirde aracınız yerleştirilirken ya da seyir halindeyken zarar görmesi muhtemel bir sebep olacaktır.

Aracınızı emanet ettiğiniz firmayı veya çalışanlarını tanımanın yanı sıra güven vermesi de bir o kadar önemlidir. Bu sebeple sigorta yapmayı unutmayın ve sigorta işlemi yapan firmalar ile çalışmaya özen gösterin

İletişim hem konumunuzu tarif ederken hem de araç başına gelindiğinde sorununuzu anlatmak istediğinizde en önemli unsurdur. O yüzden iletişim yönü güçlü ve arızanızı anlatabileceğiniz firma ile çalışın.

Bulunduğunuz durumda zaten gergin bir yapıda olacağınız için hizmet eden çalışanların güler yüzlü, samimi, güvenilir ve işinin ehli olmasına dikkat edin.

Olumsuz her türlü duruma karşı, günün herhangi bir saatinde, nerede olursanız olun Hemen Geliriz ile hizmetimizi sizler için sunuyoruz. Arıza, nakil ve ihtiyacınız olduğunda usta ekiplerimiz, son teknoloji araçlarımız ve kaliteli bir hizmet için yapmanız gereken sitemizin iletişim bölümünden Samsun oto çekiciye ulaşmanız olacaktır.

Samsun Hakkında

Samsun, Türkiye'nin büyükşehir statüsündeki otuz ilinden biridir. Karadeniz Bölgesi'ndeki Orta Karadeniz Bölümü'nde, Türkiye coğrafyasının en kuzeyinde merkezî bir noktada yer alır. On yedi ilçesi ve 1.247 mahallesi bulunan Samsun, 1.348.542 kişilik nüfusuyla bölgenin en yüksek, Türkiye'nin ise on altıncı en yüksek nüfuslu ilidir. Doğusunda Ordu, güneyinde Tokat ve Amasya, batısında ise Çorum ve Sinop illeri ile çevrili olup kuzeyinde Karadeniz bulunur. Karadeniz Bölgesi'nin eğitim, sağlık, sanayi, ticaret, ulaşım ve ekonomi açılarından en gelişmiş şehri olan Samsun kalkınmada birinci derecede öncelikli yörelerden biridir.

Yerleşim geçmişi MÖ 60.000 yılına dek uzanan Samsun'da varlığı bilinen en eski halk MÖ 12. yüzyıla kadar burada bulunan Kaşkalardır. Kaşkaların ardından Hitit dönemini yaşayan şehir, MÖ 1182 ile MÖ 546 yılları arasında birkaç kez el değiştirmiş ve devamında Pers hâkimiyetine girmiştir. Perslerin ardından Makedonya, Pontus, Roma, Bizans egemenliği gören Samsun, bunların ardından bir Ceneviz kolonisi haline gelmiştir. Bu dönemde Dânişmendliler Beyliği tarafından kuşatılan şehir alınamamış ve şehrin hemen yanına "Müslüman Samsun" adıyla bilinen yeni bir şehir kurulmuştur. I. Mehmed dönemine dek iki Samsun şehri de varlığını sürdürmüş, bu dönemde her iki şehir de Osmanlı Devleti topraklarına katılarak birleştirilmiştir. 1422-1428 yılları arasında Kubadoğulları eline geçen Samsun, 1923 yılında Türkiye Cumhuriyeti'nin ilânına dek Osmanlı hakimiyetinde kalmıştır. Türkiye'nin kurulmasına dek uzanan 19 Mayıs 1919'da Mustafa Kemal'in Samsun'a çıkışıyla başlayan sürecin başlangıç durağı olması nedeniyle özel bir konumu bulunan Samsun 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'na ev sahipliği yapmaktadır. Buna izafeten resmî mahiyete sahip "Güneşin Doğduğu Şehir" sloganıyla tanıtılmakta, Samsun 19 Mayıs Marşı ise Samsun'un resmî marşı mahiyeti taşımaktadır. Öte yandan "Karadeniz'in Başkenti" ve "Atatürk'ün Şehri" olarak da anılmaktadır.

9.725 km² alanda kurulu olan Samsun coğrafyasının %45'ini dağlar, %37'sini platolar, %18'ini ise ovalar meydana getirmekte olup en yüksek noktası 2.062 m'lik Akdağ'dır. Sahil şeridinde tipik Karadeniz ikliminin görüldüğü ilin iç kısımlarına doğru karasal iklim ağırlık kazanmakta olup ortalama yıllık sıcaklık 14,5 °C'dir. Su varlığı açısındansa özellikle Kızılırmak ve Yeşilırmak önemli nehirler olup oluşturdukları deltalar ile yoğun tarımsal faaliyetlerin sürdürülmesini sağlamaktadırlar.

Cumhuriyetin ilk yıllarında ekonomisi tarım ve hayvancılık temelli olan ilin topraklarının %47'si hâlen tarım amaçlı kullanılsa da günümüzde ekonomik etkinlik büyük oranda ticaret ve sanayiye dayalı olup tarım ve hayvancılığın ağırlığı giderek azalmaktadır. Karayollarıyla Karadeniz Bölgesi'ni İç Anadolu Bölgesi ve Doğu Anadolu Bölgesi'ne bağlayan Samsun aynı zamanda bir liman şehri ve geniş hinterlandı ile bir lojistik noktasıdır. Samsun ve civarındaki kamu ile özel sektör yatırımları zaman içerisinde başka illerden nüfus göçünü teşvik etmiş olup 1927 yılındaki cumhuriyet döneminin ilk nüfus sayımından günümüze nüfusu %392 oranında artmıştır. Aldığı göçler nedeniyle karmaşık bir folklorik yapısı bulunan Samsun'da dil, halk oyunu ve yemek gibi halk kültürüne dair alanlarda bu yapısı hissedilmektedir. Şehir siyasi açıdan muhafazakârdır ve ağırlıklı olarak sağ partilere oy verilmektedir.

Denizyolu, havayolu ve karayoluyla ulaşımın mümkün olduğu Samsun'un demiryolu altyapısına yönelik iyileştirme çalışmaları yapılıyor olup günümüzde faal değildir. Çalışmalar tamamlandığında Samsun-Kalın demiryolu üzerinde yer alan yedi ilden ulaşım sağlanabilecektir. Genellikle ticari amaçlarla ve karayolu aktarması için kullanılan denizyolunun haricinde gelişkin bir karayolu ağının bulunduğu Samsun, dört farklı devlet yolu ile tüm Türkiye'ye ve Avrupa'ya bağlanmaktadır. Havayolu taşımacılığında ise Ankara, İstanbul, İzmir ve Antalya'nın yanı sıra Almanya, Avusturya ve Kuveyt'in toplam sekiz şehrine direkt uçuş gerçekleştirilmektedir.

İçindekiler

 

  1. Toponim
  2. Efsaneler
  3. Tarihçe
  4. Tarihöncesi ve erken çağlar
  5. Roma ve Bizans dönemi
  6. Türk beylikleri dönemi
  7. Osmanlı İmparatorluğu dönemi
  8. Kurtuluş Savaşı ve cumhuriyet dönemi
  9. Coğrafi yapı ve konum
  10. Coğrafi yapı
  11. Su kaynakları
  12. Flora ve fauna
  13. Jeoloji
  14. Yeraltı kaynakları
  15. İklim
  16. Hava kirliliği
  17. Demografi
  18. Ekonomi
  19. Balıkçılık
  20. Tarım
  21. Sanayi
  22. Enerji
  23. Folklor
  24. Ağız yapısı
  25. Halk oyunları
  26. Mutfak
  27. Turizm
  28. Doğa turizmi
  29. Kültür turizmi
  30. Arkeolojik alanlar
  31. Müzeler
  32. Kültür ve sanat
  33. Açık hava alanları
  34. Festival ve şenlikler
  35. Müzik
  36. Sinema
  37. Tiyatro
  38. Spor
  39. Siyaset
  40. Yerel yönetim
  41. Genel seçimler
  42. Din
  43. Medya
  44. Altyapı
  45. Eğitim
  46. Sağlık
  47. Ulaşım
  48. Kardeş şehirler
  49. Kaynakça
  50. Dış bağlantılar
  •  

Toponim

Şehrin Hititler döneminde Eneti adını taşıdığı düşünülmekteyse de buna dair kesin bir kanıt yoktur. Yaklaşık MÖ 670 yılında Greklerin kolonize ettiği bölgeye Perikles'in onuruna Peiraieus (Grekçe: Πειραιεύς) adı verilmiş, yapılan arkeolojik kazılarda bu döneme ait bir tarafında puhu bir tarafında da Peiraieus yazısı bulunan sikkeler bulunmuştur. Daha sonraları şehir Luvice "Ana tanrıçanın şehri" anlamına gelen Amissa (ya da Amissavana) adını almış, Grekler tarafından Amisene olarak telaffuz edilen bu ad zamanla Amisou (Grekçe: Αμισού) ve Amisos (Grekçe: Αμισός) biçimlerine dönüşmüştür. Buna karşın Amisos kelimesinin aslının Luvice değil Palaca olduğu ve "Hamis" kökenine dayandığına yönelik iddialar da bulunmaktadır. Pontus Krallığı döneminde Amisos adını koruyan şehir Romalılar tarafından Missos olarak anılmış (kimi kaynaklarda Gnaeus Pompeius Magnus tarafından Pompeiopolis adı verildiği de savunulmaktadır), Bizans İmparatorluğu döneminde özellikle 10. yüzyıldan sonra Aminsos (Grekçe: Αμινσος) biçimine dönüşmüştür. Grekçede omega yerine omikron ile yazılan şehrin adı iki harf arasındaki benzerlik nedeniyle Latin alfabesine çeviride hatalı biçimde Amisus olarak yazılabildiğinden Batılı kaynaklarda hem Amisos hem de Amisus şeklinde kullanımlara rastlanmaktadır.

1100'lerin ilk çeyreğinde Melik Gazi tarafından Amisos'un yanına yeni bir şehir kurulmuş ve Türk akıncıları yeni kurulan kente kendi aralarında "Amisos'un yanındaki şehir" anlamına gelen İsamisos adını vermişlerdir. 1200'lerin ilk çeyreğinde Cenevizlilerin yerleştiği Amisos çeşitli kaynaklara göre Amisum, Simissi, Sinuso, Semiso vb. ad varyasyonlarıyla anılmıştır. Aynı dönemlerde şehrin ismi Türkler tarafından صاميسون şeklinde yazılmaya ve Samisun şeklinde söylenmeye başlamıştır. İbn Bîbî'nin el-Evâmirü'l-Alâiyye fi'l-umûri'l-Alâiyye'sinde, Kerimüddin Mahmud-i Aksarayî'nin kaleme aldığı Müsâmeretü'l-Ahbâr'da ve erken dönem Osmanlı tarihçilerinden Şükrullah'ın Behcetü't Tevârîh ile Nişancı Mehmed Paşa'nın Risâle-i Selâtîn-i Osmâniyye adlı eserlerinde kentin ismi Samisun şeklinde geçmektedir.

Kentin adını صامسون yani Samsun şeklinde yazıp okuyan ilk kişi tespit edilebildiği kadarıyla İbn Saîd'dir. Selçuklu Sultanı II. Gıyâseddin Mesud ve İlhanlı Hükümdarı Olcaytu adına basılmış sikkelerde de yer alan Samsun sözcüğü bu sikkelerde İbn Saîd'in yazdığı gibi yazılmıştır.

Osmanlı İmparatorluğu'nun neredeyse tüm dönemlerinde şehrin adı صامسون Samsun olarak yazılmıştır. Özellikle de Osmanlı tarihçileri Hoca Sâdeddin Efendi ve Cenâbî Mustafa Efendi ile bundan sonra gelenler arasında bu yazım esas alınmıştır. Erken Osmanlı döneminde ise farklı kullanımlar mevcuttu. Şehrin adı ilk Osmanlı tarihçilerinden Neşrî'nin Kitâb-ı Cihannümâ adlı eserinde hem صامسون Samsun hem de صمسون Smsun, Ahmedî'nin İskendernâmesinde heceleri ayrı şekilde صام سون Sam Sun, Oruç Bey'in Tevârîh-i Âl-i Osman'ında ise hem صمسون Smsun hem de صام سون Sam Sun şeklinde geçmektedir.

Efsaneler

Samsun adının kökeninin İbraniceden ve Osmanlı Türkçesinden geldiği hakkında iki farklı görüş vardır. İsmin İbranice kökenli olduğunu savunan görüşe göre İbrani lider Samson, Karadeniz kıyılarına kadar gelip bir kent kurmuş ve kente kendi ismini vermiştir. Diğer bir görüşe göre ise isim Nuh'un oğullarından biri olan Sam'dan türemiştir. Bu iki görüş de kanıtlanamamıştır.

İsmin Türkçe olduğunu savunan görüşe göre ise isim Osmanlı Türkçesindeki "köpek" anlamına gelen kelimeden türemiştir. Kamûs-ı Türkî'de yazılışı صڭسون yani snsun olarak gösterilen kelimenin anlamı "iri köpek" olarak verilmektedir. Yine Kamûs-ı Türkî'de bulunan صڭسونجی yani snsuncu ise "kavga köpeklerini idare eden askerî birim" anlamına gelmektedir. Nef'i'nin Sihâm-ı Kazâ hicviyesinde de "a samsun-ı muazzam a köpek" ifadesi geçmektedir. Joseph von Hammer-Purgstall'ın Devlet-i Osmâniye Tarihi eserinde ise II. Bayezid döneminde Osmanlı ordusunda samsuncular adıyla bir avlanma birimi bulunduğu yazmaktadır. Ayrıca I. Süleyman döneminde İstanbul'da Samsunhane mesiresi adında bir mesire yeri olduğu da bilinmektedir. Ancak Samsun ile snsun, samsuncular ya da Samsun hane mesiresi arasında bir bağ olduğu ve ismin bunlardan türediğine dair bir kanıt bulunmamaktadır

Tarihçe

Ana madde: 

Samsun tarihi

Tarihöncesi ve erken çağlar

Samsun'daki yerleşim geçmişi Eski Taş Çağı'na dek uzanmaktadır. Tekkeköy Mağaralarında keşfedilen ve MÖ 60.000 yılına dek uzandığı düşünülen katman, şimdiye dek Karadeniz Bölgesi'nde keşfedilen en eski yerleşimdir. Aynı zamanda Türkiye'deki en eski üçüncü, dünyada ise sekizinci yerleşim olduğu tahmin edilmektedir. Mağara yerleşiminde yaşayan bu insanlar topluluk bilinci gelişmemiş ve henüz üretici pozisyonuna geçmemişlerdi.

Karanlık çağların ardından, MÖ 5000-3000 yıllarından itibaren Anadolu'da var oldukları bilinen ve Hattilerin bir kolu olduğu düşünülen Kaşkalar, MÖ 3500'lü yıllarda Mert Irmağı kenarında, günümüzde Dündartepe Höyüğü'nün bulunduğu yerde bir site oluşturmuşlardır. Höyüğün kazıları sırasında en eski yerleşimin Bakır Çağı'na ait olduğu; burada yerleşik toplulukların avcılık ve hayvancılık yaparak geçindiği, kumaş ve deri işleyebildiği; bakırdan alet, silah ve takı yapabildikleri saptanmıştır.

Kent, Kaşkaların ardından I. Murşili tarafından fethedilerek Hitit Krallığı topraklarına katılmıştır. Hitit döneminde özel bir durumu olmayan yerleşim yerinde Enetler adı verilen halkın yaşadığı ve Eneti adıyla anıldığı düşünülmektedir. Kent, MÖ 1182 civarında Hitit İmparatorluğu'nun çöküşünü takiben Frigler tarafından ele geçirilmiş ve tahrip edilmiştir. Aynı dönemde Kimmerler de Doğu Karadeniz'de yer alan kentleri yakıp yıkmışlardır. Lidya Kralı Gigis Kimmerleri yenilgiye uğratıp bölgeden kovmuşsa da bu dönemde şehir harabe hâline dönüşmüştür. Bunun üzerine eski kentin güneybatısına yeni bir yerleşim kurulmuş, tarıma elverişli toprakları ve artan nüfus baskısı nedeniyle MÖ 7. yüzyılda Foçalıların ve/veya Miletlilerin ilgisini çeken bölge kolonileştirilmiştir. Ahameniş İmparatoru II. Kiros'un dönemindeyse Pers hâkimiyetine girmiştir.

Ahameniş İmparatorluğu'nu yeniden örgütlemeye girişen I. Darius döneminde kent, Kapadokya satraplığının hâkimiyet bölgesi içine alınmış ve tiran unvanı taşıyan askerî valiler tarafından yönetilmeye başlanmıştır. MÖ 331 yılında İskender'in Persleri Gaugamela Muharebesi'nde yenilgiye uğratıp Ahameniş İmparatorluğu'nu Makedonya topraklarına katmasıyla birlikte Samsun da Makedon hâkimiyetine girmiş, böylece kentte askerî temelli bir yönetim anlayışından tekrar demokratik yönetime dönülmüştür. İskender'in ölümüyle birlikte zayıflayan ve parçalanan Makedonya'dan bağımsızlığını ilân eden bölgelerden biri de I. Antiohos liderliğindeki Seleukos İmparatorluğu olmuş, Samsun MÖ 315'te bu devletin idaresi altına altına girmişse de kısa süre sonra Ariobarzanis ya da II. Mithridatis döneminde Pontus Krallığı toprakları içerisine sokulmuştur. VI. Mithridatis'in döneminde kraliyet ikâmetgâhı olarak kullanılan Samsun'da geniş bir imar hareketi başlatılarak şehir önemli bir gelişme kaydetmiştir.

Roma ve Bizans dönemi

MÖ 63 yılında Romalı general Lucius Licinius Lucullus lejyonlarıyla Amisos, Sinopi ve Trebizond'u ele geçirmiştir. Lucullus tarafından ele geçirilen şehir bir gün boyunca yağma edilse de bütünüyle yıkılmaktan kurtarılarak kısmen de olsa tamirat görmüş, Bitinya ve Pontus eyaletine bağlanmıştır.

Samsun MÖ 48 sonlarına doğru Gnaeus Pompeius Magnus ve Jül Sezar'ın arasındaki çekişmeyi fırsat bilen Pontus kralı II. Farnakis tarafından kuşatılmış, Roma'ya sadık kalmak isteyen kent dirense de düşmüş ve halk Pontus ordusunca kılıçtan geçirilmiştir. Tekrar Pontus egemenliğine girene kent bir yıl sonra gerçekleşen Zela Muharebesi'nde muzaffer olan Roma ordusu tarafından bir kez daha alınmıştır. Samsun ise Roma Cumhuriyeti'ne olan bağlılığından dolayı hür şehir olarak tanımlanmış ve vergiden bağımsız, kendi kendini yöneten bir kent olarak devlete bağlanmıştır. Jül Sezar'ın suikaste uğramasının ardından kurulan ikinci triumvirlik döneminde Marcus Antonius'un hâkimiyet sahasında kalan ve Pontus Polemoniacus eyaletine bağlanan şehir Augustus'un hâkimiyetine girdiğinde tekrar serbest şehir ve Roma'nın müttefiki olarak ilân edilmiş, sonraları Galatya eyaletine bağlanmıştır. 111-113 yılları arasında Samsun valisi olan olan Plinius'un İmparator Trajan'a yazdığı mektuptan şehrin yerel bir meclis tarafından kendi yasalarıyla yönetildiği öğrenilmektedir. Samsun, 2. yüzyılın sonlarından itibaren hür şehir imtiyazını yavaş yavaş kaybetmeye başlamış olup merkezî yönetime daha bağlı bir yönetim anlayışı gelişmiştir.

Geleneksel anlatıma göre Andreas'ın bizzat ziyaret ettiği şehir henüz 1. yüzyılda Hristiyanlaşmış; 303-305 yıllarında Diocletianus'un imparatorluğu sürerken bu dinin takipçilerine yönelik zulümler diğer yerlerde olduğu gibi Samsun'da da kendini göstermiş, Galerius'un iktidarında da baskılar sürmüştür. Bu durum Roma İmparatorluğu'nun 395'te bölünmesiyle birlikte sona ermiş, doğu topraklarına hükmeden ve resmî din olarak Hristiyanlığı benimseyen Bizans İmparatorluğu'nun hâkimiyet bölgesinde kalan Samsun Hristiyan bir şehir olarak varlığını sürdürmüştür. İeroklis'in 6. yüzyıla tarihlenen Sinekdimos adlı eserinde Samsun, Pontiki piskoposluğunun Helenopontos eyaletine bağlı bir sahil kasabası olarak tanımlanmaktadır. I. Justinianus dönemiyle birlikte Armeniakon eyaletine bağlanan şehir, Orta Bizans döneminde Paflagonya ile Armeniakon themalarının kuzey sınırını oluşturmaktaydı. Geniş hinterlandı, iç kısımlardan gelen tahıl ürünleri ve bol zeytin hasadı nedeniyle Konstantinopolis ile Kırım arasında bir ara liman görünümünde olan şehir ayrıca Pontos Polimoniakos eyaleti ile yapılan denizyolu ticaretinin üssü olarak önemli liman kenti konumunu korumuştur.

Mutasım'ın emriyle 863 yılında Malatya Emiri Ömer bin Abdullah şehri ele geçirilip yağmalasa da şehir tekrar Bizans hâkimiyetine girmiştir. Samsun, 9. yüzyılın ikinci yarısında, 10. yüzyıl boyunca kommerkion ve ihracat merkezi olarak kalmıştır. Tarihî Grek şehri olan Samsun 11. yüzyılın ikinci yarısında Türklerin Küçük Asya'ya girmesi ile yoğun Ermeni göçü almış, 13. yüzyılın ilk çeyreğinden itibaren anlaşma yolu ile Ceneviz Cumhuriyeti egemenliğine bırakılmıştır. Bu dönemden itibaren kent bir ticaret kolonisi olarak yaşamaya devam etmiştir.

Türk beylikleri dönemİ

Malazgirt Meydan Muharebesi sonrasında Anadolu'ya giriş yapan Türk ailelerinden olan Dânişmendliler Orta Karadeniz'e doğru akınlar yapmaya başlamışlar ve 1150 ya da 1155'te Sivas Emiri Nizâmeddin Yağıbasan komutasında Amisos'u da kuşatarak Dânişmendliler Beyliğine dâhil etmek isteseler de başarısız olmuşlardır. Bunun üzerine Melik Gazi mevcut kentin yanına "Amisos'un yanındaki şehir" anlamına geldiği düşünülen İsamisos adında yeni bir yerleşim kurmuştur. Böylece günümüz Samsununu oluşturan antik Amisos ile hemen yanındaki İsamisos adında iki farklı şehir ortaya çıkmıştır. Samsun Kalesi'ni inşa eden Dânişmendlilerin tahkim ettiği İsamisos, 1178 yılında II. Kılıç Arslan tarafından Anadolu Selçuklu Devleti topraklarına katılmıştır. 1228 yılında I. Andronikos Samsun ve Sinop limanlarını yağmalasa da I. Alâeddin Keykubad sefere çıkarak bölgede otoriteyi sağlamıştır. 1230'ların ikinci yarısında patlak veren Babaî Ayaklanması Samsun'da da taraftar bulmasına karşın devlet kısa zaman içerisinde bölgedeki egemenliğini yeniden tesis etmeyi başarmıştır.

Bir hafta sürdükten sonra 3 Temmuz 1243'te sonlanan Kösedağ Muharebesi sonucunda Moğol İmparatorluğu'na bağlı bir devlet hâline gelen Anadolu Selçuklu Devleti II. İzzeddin Keykâvus, IV. Kılıç Arslan ve II. Alâeddin Keykubad'ın üçlü idaresiyle yönetilmeye başlamıştır. Samsun II. Alâeddin Keykubad'ın yönetim bölgesi içerisinde yer almış, onun ölümünden sonra ise bölge IV. Kılıç Arslan'a kalmıştır. 1260 yılında Trabzon İmparatorluğu tarafından işgal edilen kent kısa süre içerisinde tekrar Türklerin hâkimiyetine girmiştir. Bu dönemde Samsun, Canik mıntıkasının idaresi için Moğollarca görevlendirilen Mücîrüddin Emîrşah'a bağlı olan Nizâmüddîn Yahyâ ve yine ona bağlı olan Rükneddin Rahad tarafından idare edilmekteydi. Moğolların en önemli limanlarından biri olan Samsun 14. yüzyılın ortalarında Eretna Beyliği'ne geçmiş, Alâeddin Eretna'nın ölümünden sonra başta Kubadoğulları Emirliği olmak üzere Canik beylikleri arasında sık sık el değiştirmiştir.

Osmanlı İmparatorluğu dönemi

1395 yılında Candaroğulları Beyliği'nin elinde bulunan Samsun kısa bir süreliğine Kadı Burhâneddin Devleti tarafından ele geçirilmiş, Kadı Burhâneddin'in ölümünün ardından 1398 yılında I. Bayezid Samsun'u Osmanlı topraklarına katmış ve Bulgar çarının oğlu İskender'i vali tayin etmiştir. Hristiyanların bulunduğu eski Samsun'a ise Ceneviz ile barış içerisinde bulunulması nedeniyle dokunulmamıştır.

1402'de I. Bayezid'in Ankara Muharebesi'nde Timur'a yenilmesi sonrası Fetret Devri'ne giren Osmanlı Devleti'nin zayıflığından yararlanan Kubadoğulları tekrar Samsun'da hâkimiyet kurmuşlardır. Timur'un atamasıyla Amasya çevresinde emirliğini ilân eden Mehmed Çelebi ise Kubadoğlu Ali Bey'i bozguna uğratarak Taşanoğlu Ahmed Bey'i Samsun valisi olarak atamıştır. 1414 yılına kadar Osmanlı himâyesindeki Taşanoğulları Beyliği tarafından yönetilen Samsun, Kubadoğlu Ali Bey'in oğlu Kubadoğlu Cüneyd Bey tarafından kuşatılmış ve ele geçirilmiştir. Kubadoğlu Cüneyd Bey daha sonra Osmanlı padişahından af dilemiş, bunun üzerine vali olarak makamında bırakılmıştır. Kastamonu Emiri Celâleddin Bayezid'in oğlu Candaroğulları Beyi Hızır Bey, Kubadoğlu Cüneyd Bey'i öldürterek Samsun'u işgal etmiş, daha önce çelebi sanıyla anılan fakat padişah olunca I. Mehmed adıyla tahta oturan Osmanlı padişahı bölgenin tamamen devlete bağlanması için Biçeroğlu Hamza Bey'i görevlendirmiştir. Amisos'a saldıran Biçeroğlu Hamza Bey, şehirde çıkan yangına rağmen tüm imkânlarıyla şehri savunan Cenevizlilere karşı muvaffak olarak Amisos'u ele geçirmiştir. Amasya Valisi Murad Çelebi ise Hızır Bey'in elinde bulunan Samsun'a yönelmiş, Hızır Bey kenti rızaen Osmanlılara teslim etmiştir. Böylece farklı kaynaklara göre 1416 ya da 1419 yılında Osmanlı hâkimiyeti altına giren Amisos ile İsamisos ilk kez aynı siyasi çatı altında yer almıştır. İki şehir birleştirilerek Canik adıyla Rum eyaletine bağlı bir sancak olarak Osmanlı idari yapısında dâhil edilmiştir.

Osmanlı egemenliğinde geçen 15, 16 ve 17. yüzyıllarda önemsiz bir iskele kentine dönüşen Samsun, bu dönemlerde çevre bataklıklarda imâl edilen kendir ve halatlar ile savaşlarda orduya erzak yardımı yapması dışında unutulmuş bir kent görünümündeydi. Bu nedenle de birçok kez eşkıya saldırılarına maruz kalmıştır. Küçük Kaynarca Antlaşması ile Kırım Hanlığı Osmanlı İmparatorluğu'nun elinden çıkınca Karadeniz'deki Osmanlı hâkimiyeti son bulduğundan şehrin ticareti de iyice gerilemiştir. Şehir bu dönemde Trabzon eyaletine bağlanmıştır. Osmanlı devrindeki en zor zamanlarını 17. yüzyılda yaşayan şehir, III. Mehmed'in saltanatı sırasında Kazakların saldırısına uğramış, büyük zarar görmüştür. Zamanla halkın kenti terk etmesiyle Samsun nüfusu 1642 ve 1643 yıllarında köy düzeyine kadar inmiştir.

1869'da büyük bir yangın felâketi yaşanmıştır.

Samsun'da 20. yüzyılın başlarından itibaren Amasya Metropoliti Germanos Karavangelis'in öncülüğünde Megali İdea faaliyetlerine rastlanmaktadır.

Kurtuluş Savaşı ve cumhuriyet dönemi

I. Dünya Savaşı sırasında Osmanlı İmparatorluğu'nun hasmı olan Rus İmparatorluğu filosu tarafından 1915 ve 1916'da üç sefer bombalanan şehirde savaş sonrasında Rumlar, Ermeniler ve Türkler arasında çatışmalar baş göstermiştir. 9 Mart 1919 tarihinde 15. Tümen Kumandanı Mustafa Asım Bey ve Samsun Mutasarrıfı İbrahim Ethem Bey'in şehirde sıkıyönetim ilân etmesiyle 200 kişilik Britanya askerî müfrezesi tarafından Mondros Mütarekesi şartları gerekçe gösterilerek şehir işgal edilmiştir. Sonrasında 9. Ordu müfettişi unvanı verilerek bölgede asayişin sağlanmasıyla görevlendirilen Ferîk-i Sânî Mustafa Kemal 19 Mayıs günü Samsun'a ulaşmıştır. Görevinin gereklerini yerine getirmeye koyulan Mustafa Kemal bazı incelemelerde bulunmuş; bu incelemeler sonucunda Rum çetelerinin Müslüman halka saldırdığı, yerel yöneticilerinse dış devletlerin de duruma karışmasıyla bu olaylara müdahale edemediği kanısına varmıştır. Bunun üzerine Canik mutasarrıfını görevden alarak yenisini atamış ve bölgede oluşan karışıklıklara yabancı askerlere aldırmaksızın doğrudan müdahale etmesini emretmiştir.

Mustafa Kemal'in Samsun'dan ayrıldıktan sonra başkanlık ettiği Erzurum Kongresi ve Sivas Kongresi'nin ortaya koyduğu millî heyecan Samsun'da da etkisini göstermiş ve Samsun Müdâfaa-i Hukuk Cemiyeti kurulmuştur. Millî Mücadele'de Ankara Hükûmeti'nden yana tavır ortaya koyan Samsun 1922'de Amerikan destekli Yunan filosunca bombalanmıştır. Bombardımandan sonra Türkiye Büyük Millet Meclisinin 12 Haziran ve 16 Haziran 1922 tarihli toplantıları sonucu bütün Karadeniz sahili savaş alanı ilân edilerek bölgedeki Rumların tehcirine karar verilmiş, 1913'ten beri uygulanan ancak 1921'de savaş şartlarında hız kazanan Samsun tehcirleri adı verilen zorunlu göçler sistematik hâle gelmiştir. Bu sürgün hareketleri sırasında Samsun'dan gönderilen Rumlar için 360 bine ulaşan sayılar verilmektedir. 10. Tümen Tugay Kumandanı Kurmay Kaymakam Hafız Zühtü Bey'in Çarşamba ve Ünye civarındaki çeteleri temizlemesiyle Samsun ve yöresi Rum çetelerinden tamamen temizlenmiştir.

Günümüz Samsununun görünüOsmanlı döneminde ve cumhuriyetin ilk aylarında yaklaşık olarak günümüz Samsun il sınırlarını kapsayan idari birim Canik adıyla bir sancak, sancağın merkezi ise Samsun kazasıydı. Millî Mücadele'nin sonlanması ve Türkiye Cumhuriyeti'nin ilânı ile Türkiye sınırları içerisinde kalan Canik de sancak ve mutasarrıflıkların il yapılmaları üzerine Samsun adıyla il statüsü kazanmıştır. 1923 mübadelesi ile şehirdeki Rumlar Yunanistan'a göç etmiş, Rumlardan boşalan yerler ise mübadillere tahsis edilmiştir. Tehcirler ve mübadele sonucunda ildeki Ermenilerin ve Rumların sayısı neredeyse yok seviyesine kadar inmiş, şehrin demografik yapısı tamamen değişmiştir. Günümüzde Yunanistan'ın Üşekdere belediyesine bağlı Yeni Amisos, Preveze iline bağlı Yeni Samsun adında yerleşim yerleri bulunmaktadır.

Cumhuriyetle birlikte il olan Samsun il merkezi hâricinde Bafra, Çarşamba, Havza, Terme ile Vezirköprü olmak üzere beş farklı ilçeye bölünmüştür. Cumhuriyet öncesinde de var olan bu idari birimler dışında ilk olarak 1 Haziran 1928 tarihinde Ladik'in ilçe yapılmasıyla Samsun'daki ilçe sayısı altıya yükselmiş; 1934'te Kavak, 1944'te de Alaçam ilçelerinin kurulmasıyla şehirdeki toplam ilçe sayısı sekiz olmuştur. 19 Haziran 1983 tarihinde kabul edilen 3392 numaralı kanun ile de Salıpazarı, Asarcık, Ondokuzmayıs ve Tekkeköy ilçeleri kurulmuştur. 9 Mayıs 1990'da kabul edilen 3644 numaralı kanunla ise Ayvacık ve Yakakent adında iki ilçe daha kurulmuştur. 2 Eylül 1993 tarihinde kabul edilen 504 numaralı kanun hükmünde kararname ile büyükşehir belediyesi kapsamına alınan Samsun'un merkez ilçesi de büyükşehir ilçesi statüsü almıştır. 6 Mart 2008'de 5747 numaralı kanun ile Atakent, Kurupelit, Altınkum, Çatalçam ve Taflan beldelerinin birleşerek Atakum beldesine katılmasıyla Atakum; Gazi ve Yeşilkent beldelerinin İlkadım'a katılmasıyla İlkadım adında bir ilçe kurulması ve Canik beldesinin de ilçe yapılması karara bağlanmıştır. Bu değişiklik ile büyükşehir ilçeleri Atakum, İlkadım, Canik, Tekkeköy olarak belirlenmiştir. 2012 yılında çıkarılan 6360 sayılı kanun ile de 2014 Türkiye yerel seçimlerinin ardından büyükşehir belediyesinin sınırları il mülki sınırları ile eşitlenmiş, merkez ilçe kavramı kaldırılmıştır. İlçelerin ardından gelen alt idari birim mahalle olup mevcûden il genelindeki 17 ilçeye bağlı olarak toplam 1.247 mahalle bulunmaktadır.

Cumhuriyetin ilk yıllarından 1950'li yıllara kadar demiryolu atılımı yapılan Samsun'da bu yıllarda karayolu ağına öncelik verilmeye başlanmıştır. 1928'de elektrik santralinin hizmete başladığı şehrin merkezî su şebekesine kavuşması 1929 yılını bulmuş, ilk doğalgaz ise 2005 yılında verilmiştir.

Coğrafi yapı ve konum

Ana madde: 

Samsun coğrafyası

Coğrafi yapı

Samsun, Karadeniz Bölgesi'nin Orta Karadeniz Bölümü'nde merkezî bir noktada yer almaktadır. Karadeniz'e doğru akarak iki büyük delta oluşturan Kızılırmak ve Yeşilırmak nedeniyle Samsun kıyıları geniş bir koy niteliğini almış olup Samsun coğrafyasının %45'ini dağlar, %37'sini platolar, %18'ini ise ovalar meydana getirmektedir.

Toplam 9.725 km²lik yüzölçümü ile Samsun olup orta büyüklükte iller arasında yer almaktadır ve 1.674 km² ile Vezirköprü en geniş yüzölçümüne sahip ilçe durumundadır. İlin en doğudaki ilçesi Terme, en batıdaki ilçesi Vezirköprü, en kuzeydeki ilçesi Bafra ve en güneydeki ilçesi Ladik olup doğusunda Ordu, batısında Sinop, güneyinde Tokat ve Amasya, güney batısında ise Çorum illeri ile komşudur.

Su kaynakları

Samsun'da önemli derecede su varlığı taşıyan Terme Çayı, Mert Irmağı, Kürtün Çayı, Miliç Irmağı, Tersakan Çayı, Karaboğaz Deresi, Akçay, Uluçay, Esenli, İncesu, Hızırilyas ve Ballıca dereleri bulunmakla birlikte Yeşilırmak ve Kızılırmak ilin asıl su zenginliğini oluşturmaktadır. Sivas sınırları içerisinde Kösedağ'ın eteklerinde doğan Yeşilırmak, Amasya ve Tokat'ı aşarak kuzeydoğu doğrultusunda akıp Samsun-Tokat sınırını oluşturduktan sonra Karakuş Çayı'yla birleşerek Çarşamba'nın ortasından geçip Civa Burnu'ndan Karadeniz'e dökülür. Sivas sınırları içerisinde doğan bir diğer ırmak olan Kızılırmak ise Kızıldağ'dan kaynağını alıp Sivas, Kayseri, Nevşehir, Kırşehir, Ankara ve Çankırı yolunu takip ederek Bafra'nın batısından kollara ayrılarak Samsun'a girer ve ilçenin içerisinden geçerek Bafra Burnu'ndan Karadeniz'e dökülür. Yeşilırmak'ın oluşturduğu Yeşilırmak Deltası, Kızılırmak'ın oluşturduğu Kızılırmak Deltası ve Terme ile Vezirköprü ovalarıyla birlikte zengin delta alanlarına sahip olan Samsun bu nedenle "Karadeniz'in Mezopotamyası" olarak anılmaktadır. Ayrıca bu iki ırmak üzerinde Devlet Su İşleri 7. Bölge Müdürlüğüne bağlı faal Altınkaya, Derbent, Hasan Uğurlu ve Suat Uğurlu barajları bulunmakta olup şehrin enerji ihtiyacının büyük kısmı bu barajlardaki hidroelektrik santralleri tarafından karşılanmaktadır.

Flora ve fauna

Bitki örtüsü ve biyolojik çeşitlilik açısından zengin bir yapıya sahip olan Samsun'daki kuş varlığı da kuş bilimi açısından uluslararası öneme sahiptir. Çoğunlukla dağlık ve ormanlık bir yapıya sahip olması nedeniyle ilin bitki örtüsünün önemli bir kısmı ağaçlardan oluşmaktadır. Ovalık yerlerde orman örtüsü yok denecek kadar az olmasına karşın Alaçam, Ayvacık, Çarşamba, Kavak, Vezirköprü ve Samsun Kent Ormanı'nı barındıran 19 Mayıs önemli bir orman kesimine sahiptir. İl coğrafyasının %62'sine tekabül eden 586.283 ha'lık kısımsa ormansız alan olup normal orman olarak kategorilendirilen 317.653 ha'lık kısım %31, bozuk ormanlardan oluşan 71.168 ha'lık kısım ise %7'lik bir alanı kaplamaktadır.

Jeoloji

İlin Karadeniz kıyıları düzlük olup güney yönüne uzanan iç kesimleri fazla yüksek olmayan sıradağlar ile sarılmış durumdadır. Ünye-Çarşamba kesiminde doğu-batı, Samsun-Bafra kesiminde doğu-güney ve batı-kuzeybatı yönünü takip eden dağ sıralarından Canik Dağları ilin doğu tarafında, Çangal Dağları ise batı tarafında yer almaktadır. Ladik'in Amasya sınırında bulunan ve zengin ormanlık alanları bulunan Akdağ ise 2062 m'lik yüksekliği ile Samsun'un en yüksek dağıdır.

Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın kuzey ve güneyindeki iki farklı tektonik ünite üzerinde yer alan Samsun'un büyük kısmı Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın yanı sıra Erikli Fay Hattı'nın da etkisiyle birinci ilâ üçüncü derece tehlike skalasında yer almaktadır. Özellikle güney bölgeleri birinci derece riskli durumda olan ilin kuzey uçlarında ikinci ile üçüncü derece bölgeler bulunmasına karşın değişen fay hatları nedeniyle bu bölgelerin de birinci dereceye kayacağı ve geçmişte de depremler yaşayan Samsun'un gelecekte daha şiddetli deprem tehlikesi altında olacağı öngörülmektedir. Samsun'da şimdiye dek hissedilen en şiddetli deprem 1943 Tosya-Ladik depremi olmuş, bu sarsıntıda 8 kişi ölmüş ve çok sayıda bina hasar görmüştür. Günümüzde il genelinde deprem gibi afetlerde halkın toplanması için 127 alan belirlenmiş bulunmaktadır.

Yeraltı kaynakları

Sınırlı maden çeşitliliği ve rezervine sahip olan Samsun genelinde yatakları bulunan çinko, kurşun, manganez, tuğla, kireç taşı, doğal taş ve kiremit endüstriyel hammadde olarak çıkarılmaktadır. Endüstriyel hammaddelerin yanı sıra Havza'daki eosen çökeltileri içerisinde keşfedilen linyit yatakları da çıkarılarak işlenmekte ve ısınma amaçlı kullanılmaktadır. Hammaddeler ile birlikte jeotermal kaynaklara da sahip olan Samsun'da bu varlıklar Havza ve Ladik ilçelerinde toplanmış durumdadır. Havza'daki kuyulardan sondaj ile çıkarılan 53-56 °C sıcaklıktaki sudan 155.5 lt/sn debide üretim sağlanmış olup 11.92 MWt termal güce sahip jeotermal enerji elde edilmiştir. Ladik'teki Hamamayağı jeotermal alanında ise yine sondaj ile çıkarılan 28-38 °C sıcaklığa ve 91 lt/sn debiye sahip olan su kaynağı bulunmaktadır. Ayrıca Hamamayağı'nda doğal olarak su yüzüne çıkan 36 °C derece ve 18 lt/s debiye sahip ayrı bir kaynak bulunmaktadır.

İklim

Samsun iklimi şehrin konumu ve coğrafyası dolayısıyla sahil ve iç kesimlerde değişiklik göstermektedir. Köppen iklim sınıflandırmasına göre cfa türünde ılıman dönencealtı iklimi görülen ilin tipik Karadeniz ikliminin yaşandığı sahil şeridinde yaz ayları çok sıcak ve nemli, kışlar ise ılık-serin geçmekte; buna karşın Akdağ ve Canik Dağlarının etkisiyle karasal iklime sahip olan iç kesimlerde kışlar soğuk, yağmurlu ve kar yağışlı, yazlar ise serin geçmektedir. Meteoroloji Genel Müdürlüğünün 1929-2018 yılları arasındaki ölçüm değerlerine göre Samsun'un yıllık sıcaklık ortalaması 14.5 °C olup ölçülen en yüksek sıcaklık 15 Ağustos 1938 günü kayda geçen 39.0 °C, en düşük sıcaklık ise 9 Şubat 1929 günü kayda geçen -9.8 °C'dir.

 

 Samsun iklimi 

AylarOcaŞubMarNisMayHazTemAğuEylEkiKasAraYıl
En yüksek sıcaklık (°C)24,226,533,637,037,437,437,539,038,338,432,428,939,0
Ortalama en yüksek sıcaklık (°C)10,711,012,115,319,123,626,527,123,920,316,713,018,3
Ortalama sıcaklık (°C)7,07,07,911,215,620,323,323,620,116,212,59,314,5
Ortalama en düşük sıcaklık (°C)4,03,94,67,812,116,119,119,616,512,99,36,311,0
En düşük sıcaklık (°C)−8,1−9,8−7−2,42,77,813,412,46,81,5−2,8−5−9,8
Ortalama yağış (mm)71,658,766,457,048,345,234,437,354,078,783,582,0717,1

Hava kirliliği

2013 yılında Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü tarafından dönemin büyükşehir ilçeleri olan Atakum, Canik, İlkadım ve Tekkeköy kapsamında hazırlanan Samsun Hava Kalitesi Değerlendirme Raporu'na göre ısınma amacıyla kullanılan yakıtlardan, sanayide kullanılan hammaddelerden ve motorlu araçların yarattığı kirlilik nedeniyle açığa çıkan azot oksit, kükürt dioksit ve partiküller Samsun'un en önemli hava kirliliği sorununu teşkil etmektedir. Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Atakum, Bafra, Canik ve Tekkeköy'de kurduğu hava izleme istasyonlarının Aralık 2019 verilerine göre bu noktalardaki hava kalitesi 29-77 arası değişmekte ve hava kalitesi indeksine göre orta ile iyi olarak sınıflanmaktadır. Yüzüncüyıl istasyonununki hava kalitesi ise 107 ile hassas olarak sınıflanmaktadır. Yine aynı istasyonlardan elde edilen aynı tarihli verilerine göre ildeki en yüksek partikül madde kirliliği 51 µg/m³ ile Tekkeköy'de, en yüksek kükürt dioksit kirliliği oranı 5 µg/m³ ile Atakum'da, en yüksek azot oksit kirliliği oranı ise 56 µg/m³ ile İlkadım'da ölçülmektedir.

Demografi

Samsun nüfus tablosu
YılToplamSıraFarkŞehir - Kır
1927274.06514 İstatistik tutulmamıştır.
1935337.81714%24

  %20     66.723

271.094     %80  

 

1940363.38417%8

  %20     73.409

289.975     %80  

 

1945407.541 %12

  %20     82.110

325.431     %80  

 

1950475.660 %17

  %20     95.010

380.650     %80  

 

1955549.156 %15

  %23     122.260

426.896     %78  

 

1960654.6029%19

  %25     162.970

491.632     %75  

 

1965755.9466%15

  %26     197.103

558.843     %74  

 

1970821.1837%9

  %29     235.716

585.467     %71  

 

1975906.3817%10

  %32     290.207

616.174     %68  

 

19801.008.1137%11

  %34     345.200

662.913     %66  

 

19851.108.7107%10

  %37     408.622

700.088     %63  

 

19901.158.4008%4

  %45     525.305

633.095     %55  

 

20001.209.13714%4

  %53     635.254

573.883     %47  

 

20071.228.95915%2

  %59     725.111

503.848     %41  

 

20081.233.67715%0

  %63     776.385

457.292     %37  

 

20091.250.07615%1

  %64     802.011

448.065     %36  

 

20101.252.69315%0

  %65     816.576

436.117     %35  

 

20111.251.72916-%0

  %66     827.796

423.933     %34  

 

20121.251.72216-%0

  %67     840.399

411.323     %33  

 

20131.261.81016%1Şehir ve kır ayrımı kaldırılmıştır.
20141.269.98916%1
20151.279.88416%1
20161.295.92716%1
20171.312.99016%1
20181.335.71616%2
20191.348.54216%3

Samsun nüfusuna dair saptamalar Osmanlı devrinden itibaren vergi mükelleflerinin ve miktarının tespit edilebilmesi amacıyla tutulan tapu tahrir defterlerine dayanılarak yapılabilmektedir. Ancak bu defterlerde yalnızca erkek hane reisi ve erkek çocukların kaydı tutulduğundan kesin bir veri elde edilememekte olup yaklaşık nüfus tahminleri yapılabilmektedir. Bu tahminlere göre 1485'te 70-80 bin bandında olan şehir nüfusu 1520'de 67-76 bin seviyesine inmiş, 56 yıl sonra ise Anadolu'daki diğer yerleşimlere paralel olarak 110-125 bin bandına çıkmıştır. 1831 yılında tamamlanan ilk nüfus sayımında da yine kadınlar sayılmamış, 1893 Osmanlı İmparatorluğu nüfus sayımına kadın, çocuk ve yaşlıların da nüfus bilgilerine dâhil edilmesiyle ilk kesin veriler elde edilmiştir. 1831'de 55.743 erkek nüfusu bulunan Samsun 1869'da 182.154, 1901'de 323.758, 1914'te ise 393.292 kişiye ulaşmıştır. Nüfusun özellikle 19. yüzyılda hızla artmasının en önemli sebebi Rusya'nın politikaları sonucu Balkanlar, Kafkasya ve Kırım'da meskûn halkın Anadolu içlerine göç etmeye zorlanmalarıdır. Bu dönemde hem iskân noktası hem de Karadeniz yoluyla Anadolu içlerine geçiş kapısı olarak işlev gören Samsun 1912'de 4 bin Rumelili göçmen almış, I. Dünya Savaşı sırasında Rusların Trabzon'u ele geçirmeleriyle ise buradan gelen göçmen sayısı 100 bini aşmıştır. Cumhuriyet döneminde mübadele ile 22.668 Rum'un Yunanistan'a gönderildiği, 32.290 mübadilinse iskân edildiği Samsun'da yapılan ilk nüfus sayımına göre değişen idari sınırların da etkisiyle yaşayan kişi sayısı önceki sayımlardan daha az, 274.065 kişi çıkmıştır.

Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi'nin 2019 verilerine göre 1.348.542 kişilik nüfusuyla Samsun, Karadeniz Bölgesi'nin en yüksek nufüslu ikinci ili olan Trabzon'dan 539.568 kişi daha fazla nüfusa sahiptir ve bölgenin en kalabalık ilidir. En fazla nüfusa sahip olan ilçesi 338.614 kişiyle İlkadım olup ardından 215.633 kişi ile Atakum ve 142.761 kişi ile Bafra gelmektedir. En az nüfusa sahip olan ilçesi ise 8.685 kişilik nüfusu ile Yakakent'tir. 2018 yılında 48.543 göç veren Samsun buna karşın 53.228 göç almış, %3,5 net iç göç hızı ile 4.685 kişi il nüfusuna eklenmiştir. Samsun'un en fazla göç verdiği il 8.263 kişi ile İstanbul olurken en fazla göç aldığı il ise 15.794 kişi ile yine İstanbul olmuştur. Yine 2017 yılında 16.807 kişinin doğduğu şehirde 8.700 kişi ölmüş, net nüfus artışı 8.107 kişi olmuştur. Yıllık nüfus artış hızı ‰9,6 ile Türkiye ortalamasının altında olan Samsun nüfusunun 2023 yılında 1.389.725 olacağı öngörülmektedir. Sahip olduğu 9.725 km² yüzölçümü ile Türkiye'nin %1,25'lik kısmına tekabül eden ildeki nüfus yoğunluğuysa km² başına 148 kişidir. Nüfusunun 669.055'ini erkeklerin, 679.487'sini kadınların oluşturduğu ildeki yaş ortalaması 35,6'dır.

Mülteci nüfusuna da sahip olan Samsun'da kayıtlı 32 bini aşkın yabancı uyruklu bulunmaktadır. 2019 verilerine göre 22.790 kişi ile Iraklılar Samsun'da yaşayan yabancı sayısında başı çekmekte iken 6.310 kişi ile ikinci sırada Suriyeliler, 1.320 kişi ile Afganlar üçüncü sırada gelmektedir.

Şehir sakinlerinin konut, sağlık, eğitim, altyapı, sosyal yaşam gibi farklı değişkenlere bağlı olarak hesaplanan yaşam memnuniyeti oranı %61 olup yaşam endeksinde aldığı 0,5746 puan ile Samsunlular Türkiye genelinde 33. sırada bulunmaktadır. Forbes'a göreyse Samsun 81 il arasından "iş yapmak ve yaşamak için en iyi" 13. ildir.

Ekonomi

Ana madde: 

Samsun ekonomisi

Samsun'daki ekonomik hayat geçmişten bu yana avcılık, balıkçılık, hayvancılık, ticaret ve sanayi eksenin gelişmiş; son yıllarda ise bu iş kollarına sanayi ve enerji sektörleri de eklenmiştir. ₺41.019.357 gayri safi yurt içi hasılası ile Türkiye'de 19. sırada olan Samsun'daki kişi başına düşen yıllık gelir ise ₺30.973'tür.

Balıkçılık

Samsun'da günümüzde açık deniz balıkçılığı yapılmakta, balıkçılar radarlı ve modern donanımlı büyük balıkçı motorlarıyla denize açılmaktadır. Hamsi, istavrit, palamut, lüfer ve kefal günümüzde en çok avlanan balıklardır. Hamsi, kasımdan itibaren daha çok kıyıya yakın kesimlerde avlanmakta, eylül ve kasım aylarında palamut, ekim ayında lüfer ve neredeyse tüm yıl boyunca kefal avlanabilmektedir. Ayrıca şehirde sofra balıkçılığının yanı sıra endüstriyel balıkçılık da yapılmaktadır. 2018 yılına ait verilere göre Türkiye çapında en fazla deniz ürünleri avcılığı %31,5'lik oran ile Samsun'un da dâhil olduğu Doğu Karadeniz Bölgesi'nde gerçekleşmiş; Samsun'da avlanan en önemli iç su ürünü 40 ton ile sazan, en çok yetiştirilen ürün 2.715 ton ile alabalık olmuştur.

TarıM

Hayvancılık, tarım ile birlikte Samsun'un önemli ekonomik faaliyetlerinden biri olup ildeki en önemli hayvancılık kolları büyükbaş ve küçükbaş ile kümes hayvancılığı olmakla birlikte arıcılık, ipek böcekçiliği de görülmektedir. 400 bini aşkın büyükbaşın bulunduğu ilde 2.5 milyondan fazla kümes hayvanı bulunmaktadır. Günümüzde 3.750,418 daa ile yüzölçümünün %47'si tarım alanlarından oluşan Samsun'da başlıca olarak tahıllar, baklagiller, endüstriyel bitkiler, yağlı tohumlar ve yumru bitkiler yetiştirilmektedir. Son dönemlerde artan yatırımlarla birlikte organik tarımın da yapılmaya başlandığı bir şehir hâline gelen Samsun'da organik karpuz ve ekolojik yumurta gibi ürünler yurtiçi ve yurtdışına dağıtılmaktadır. Narenciye domates, üzüm gibi eskiden bu yana üretilen meyveler günümüzde de önemli ihracat ürünlerindendir. Tüm bitkisel üretim değerlerine bakıldığındaysa Türkiye'nin %2,4'lük kısmına tekabül eden Samsun'un tarımsal üretim değeri ₺3,5 milyardır.

Sanayi

İl genelinde ikisi Tekkeköy, diğerleri ise Bafra, Çarşamba, Havza ve Kavak sınırları içerisinde olmakla beraber altı organize sanayi bölgesi bulunmaktadır. Bu bölgelerdeki 150'den fazla işletmede 6 binden fazla, diğer küçük sanayi sitelerinde ise 6 binden fazla işyerinde 21 bini aşkın çalışan bulunmaktadır. Sanayi kuruluşlarının dışında şehirde 1995 yılında faaliyete başlayan bir de serbest ticaret bölgesi yer almaktadır. Ticaret Bakanlığının 2018 verilerine göre Samsun Serbest Ticaret Bölgesi'nin yıllık ticaret hacmi $141.205 olup toplam 354 kişi istihdam edilmektedir.

Konvansiyonel üretimin yanı sıra teknoloji üslerine de sahip olan ilde Ondokuz Mayıs Üniversitesinin öncülüğünde kurulan Samsun Teknopark ile Samsun Büyükşehir Belediyesinin öncülüğünde kurulan İŞGEM öne çıkan araştırma ve geliştirme ile iş geliştirme merkezleridir. Samsun Teknopark'taki firmaların büyük kısmı yazılım alanında faaliyet göstermekte olup Türkiye'nin en başarılı ilk üç iş geliştirme merkezinden biri olan İŞGEM'deki firmaların ise yarısı sağlık sektörüne yönelik imalat yapmaktadır. 2017 yılında 49 patent, 20 faydalı model başvurusunun yapıldığı Samsun bu alanlarda Türkiye'de 16. sırada gelmektedir.

2017 itibarıyla dış ticaret hacmi $1 milyarı aşan Samsun'un ihracattaki en önemli partneri Hollanda olmakla beraber ithalatta ise Rusya birinci sırada gelmektedir. $81.119.000 ile Samsun'un ihracat şampiyonu Sampa Otomotiv kendi sektöründe 41. Türkiye'de ise 180. sırada yer almaktadır. 2011 yılından bu yana Avrupa Birliği ile ortak proje kapsamında sağlık ekipmanları, mobilya ve işlenmiş gıda alanlarında kümelenme çalışmalarının yürütüldüğü Samsun, Tuttlingen ve Sialkot birlikte cerrahi el aletleri üretiminde dünyanın önemli kümelenme merkezlerinden biri olarak gösterilmektedir. Hâlihazırda Türkiye'de faaliyet gösteren 183 cerrahi el aleti üreticisi firmanın 37'si Samsun'da bulunmakta olup 1956 yılında Anadolu'daki ilk ilaç fabrikası olarak kurulan Samsun merkezli Adeka da hâlen faaliyettedir.

Enerji

Son yıllarda yapılan yatırımlarla birlikte enerji kaynaklarının Türkiye'ye giriş kapılarından biri durumuna gelen Samsun zengin enerji kaynaklarına yakınlığı ve uluslararası ticari ilişkileriyle çok yönlü bir merkez görünümdedir. Samsun, 2003'te açılan Mavi Akım ile birlikte Rusya doğalgazının Türkiye'ye giriş ve dağıtım noktası olmuş olup Çin, Güney Afrika gibi ülkelerden ithal edilen kömürler de Karadeniz, İç Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerine Samsun'dan gitmektedir. Günümüzde yaygın olarak kullanılan doğalgaz ve sıvılaştırılmış petrol gazı ile çalışan cihazlarda yapılan ufak değişikliklerle değerlendirilebilen biyogaz üretimi Samsun'da ciddi potansiyel taşımaktadır. Çevre ve sağlık sorunlarının kaynaklarından biri olan organik atıkların enerjiye çevrilerek artı değer olarak kullanılabilmesiyle öne çıkan biyogaz günümüzde atıkların bekletilip gübre olarak ya da tezek hâline getirilerek daha verimsiz bir enerji kaynağı olarak kullanılmasına bağlı olarak potansiyeli oranında değerlendirilememektedir. Organik atıkların anında kullanılarak yüksek enerji değerine sahip bir yakıt olarak değerlendirilmesini mümkün kılan biyogaz bu mânâda tezekten daha avantajlı olmakla birlikte biyogaz üretiminden arta kalan ürünlerin gübre olarak kullanılması mümkün olduğundan bu alanda da bir avantaj sağlamaktadır. Toplam biyogaz potansiyeli 45.472.025,55 m³ olan Samsun'da 213.718.520,1 kWsa biyoenerji üretimi mümkün görünmektedir. Bafra, Çarşamba ve Vezirköprü ilin en önemli enerji potansiyelini bulundurmakla birlikte yumurta tavukçuluğuna bağlı olarak Kavak ve Terme'de de ciddi biyogaz potansiyeli bulunmaktadır.

FolklorAğız yapısı

Samsun'un yerli halkı eskiden Orta Anadolu ağızlarında görülen şive yapısına yakın bir şekilde konuşmaktaydı. Kelime başındaki /k/, /p/, /t/ gibi harfler çoğunlukla "gız", "duz", "bişkin" örneklerinde olduğu gibi yumuşak harflere yerini bırakırdı. Zaman zaman ise "gice", "virmek" örneklerinde olduğu gibi kelimenin ilk geniş ünlüsü yerini dar ünlüye bırakmaktaydı. Cumhuriyetin ilk yıllarındaki mübadele sonucu şehrin sakinlerinin değişmesi, 1950'lerde başlayan ve 2000'lerin başına dek hızla devam göçler, eğitimde ve basın-yayın organlarında İstanbul ağzı temelli yazı dilinin kullanılması nedenleriyle şehirde görülen şive yapısı da değişmiştir.

Mehmet Dursun Erdem'in öncülüğünü yaptığı bir ekip tarafından beş yılda dar saha çalışması metoduyla elde edilen verilere göre ilde iki ana yerli ağız yapısı vardır. Buna göre Samsun ilinin ağzı Canik Dağlarının güneyi ve Canik Dağlarının kuzeyi olarak ayrılmaktadır. Kıpçak ağzı merkezî yerlerde ağırlıklı olarak görülmekte, dağlık ve merkezî noktalara uzak yerleşimlerdeyse yerini Oğuz ağızlarına bırakmaktadır. Canik Dağlarının güney yerleşimlerindeki ağızların yapısını daha iyi koruduğu gözlenmiş olup Atakum, Bafra, Canik, Çarşamba, İlkadım ve Tekkeköy'deki ağız yapıları karmaşık bir yapı hâlindedir.

Leylâ Karahan'ın Anadolu Ağızlarının Sınıflandırılması adlı çalışmasında ise Havza ve Ladik haricen Samsun halkının konuşma dili Batı Anadolu ağızlarının 5. grup ağızları, Havza ve Ladik ise 6. grup ağızları içerisinde sınıflandırılmaktadır. Aynı çalışmaya göre "e>á, a" değişmesi, ünlü yuvarlaklaşması ile ortaya çıkan düzlük-yuvarlaklık uyumsuzluğu, /k/ harfinin boğumlanma noktasının orta damağa kayması, /ġ/ harfinin boğumlanma noktasının dip damağa doğru kayması, /ḳ/ harfinin sızıcılaşması, /r/ düşmesi ve /ğ/ harfinin hece kaynaşmasıyla erimesi Samsun halkının konuşma dilinin karakteristik ses özellikleridir.

Halk oyunları

Göç alan bir il olan Samsun'da bu nedenle üç farklı halk oyunu karakteri görülmekte ve bu yönüyle bir geçiş bölgesi sayılmaktadır. Oyunlar yerleşik köyler ve göçmen yerleşimleri arasında farklılık göstermektedir. Yerli köylerde üçayak, demirağa, yanlama, sarıkız, sarhoş barı, metelik, alafranga, kabaceviz, sağırperde, kasap havası, geriş, esengül ve oy kargalar oyunlarına rastlanmaktadır. Göçmen köylerinde ise Hasanağa, zigoş, telgrafın telleri, kasap havasına rastlanmakla birlikte mübadiller arasında hora oynanmakta, Doğu Karadeniz Bölümünden gelen göçmenler arasında horon yaygın olarak görülmekte, Alevilerin ibadetlerinin bir parçası olan semaha da Ladik'te rastlanılmaktadır.

Genellikle belli bir alan içerisinde dolaşılarak icra edilen Samsun yöresine ait halk oyunlarının bazıları ise alafranga oyununda olduğu gibi sıra hâlinde dizilip oynanmaktadır. Eller tutularak, eller tutulup dirsekler birleştirilerek, eller omuza atılarak ya da eller tutuşmadan karşılıklı oynanan oyunlar mevcut olup çökme, el vurma, çapraz yürüme, topuk vurma, ayak ucu vurma yahut dönme figürü sıkça görülen hareketler olup omuz sallama figürü özellikle karşılıklı oynanan oyunlarda görülmektedir.

Anadolu Folklor Vakfı Samsun Halk Dansları Topluluğu, Samsun Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarı Halk Oyunları Topluluğu gibi toplulukların bulunduğu ilde 1981 yılında ilk kez düzenlenen ve gelenekselleşen Samsun Uluslararası Halk Dansları Festivali organize edilse de 2011 yılından bu yana çeşitli nedenlerle düzenlenmemektedir.