İstanbul Teknik

AÇIK
4.99 / 5

İstanbul Teknik
404 Yapılan İş
0 539 576 07 40

İstanbul Oto Kurtarma

AÇIK
5 / 5

Sizin İsminiz
999 Yapılan İş

Firmanızı bu şekilde gösterebilmek için şimdi hizmet vermeye başlayın.

İstanbul Oto Kurtarma

İstanbul En İyi 10 Oto Kurtarma – Teklif Al veya Hemen Ara
İstanbul En İyi 10 Oto Kurtarma – Teklif Al veya Hemen Ara! HemenGeliriz.com ile Güvenli Hizmet, Hızlı Servis, Profesyonel Firmalar. Hemen Ara, Teklif Al veya Karşılaştır, Zaman Kazan.

İstanbul otomobil Çekici lazım olduğu her an, 7/24 servis veren firmalara Hemen Geliriz üzerinden ulaşabilirsiniz. Firmaların sizlere sunacakları otomobil Kurtarıcı hizmetinden yararlanmak için Hemen Geliriz Web Sitesi üzerinden bağlanma kuracağınız şirketler bulunmaktadır.  

Arabaların yollarda kalması ile birlikte, otomobil Çekici ihtiyacında anında sizlere servis sunacak olan firmalara ulaşabilmeniz mümkündür. Kişilerin aracı ne olursa olsun Çekici araçları sizin aracınızı çekecektir. Kişilerin sizler için sunacakları hizmetleri hem ne tasvirde sunacağı hem de sundukları hizmetlerin ücretlerinin ne kadar olacağı ilişkin bilgi alabilmeniz mümkündür.  

 

En Yakın İstanbul oto Kurtarıcı  

Arabaların herhangi bir kusur vermesi sonucunda yolda kalma gibi durumlar meydana gelebilmektedir. Bu sorunların oluştuğu zamanlarda acil olarak çağırmanız lazım oto Kurtarıcı servislerine Hemen Geliriz üzerinden ulaşabilirsiniz. Bu sitede mekan alan araba Kurtarıcı firmaları arasında fiyat teklifleri alabilirsiniz. Bu kişilerin sizlere sundukları hizmetleri ve fiyatları karşılaştırarak en ekonomik olan araba Kurtarıcı firmasını çağırmanız mümkündür. Fiyat karşılaştırmasının ardından en ucuz olan Kurtarıcı araçları ile görev alabilirsiniz. Bu kişiler bozulan veya başka nedenlerden dolayı yolda kalmış arabaları çekerek uygun yerlere götürmektedirler. bakım gerektiren araçları istediğiniz tamirhaneye götürmeleri mümkündür. otomobil Çekici çalışanlarına arabalarınızı götürmek arzuladığınız adreslerinizi verdiğiniz sürece, aracınızın oraya gitmesi kolay ve ucuz olacaktır.  

İstanbul trafiğinde yolda kaldığınızda veya İstanbul trafiğinde bir kazaya karıştığınızda oto Kurtarma çağırarak arabalarınızı emniyetli yerlere çekebilmeniz mümkündür. Arabanızın emniyetli bir yere çekilmesi ile birlikte, yine güvenilir bir tamirci ile anlaşarak arabalarınızı yaptırmanız mümkündür. oto Kurtarma firmalarının araçlar için mesafe baz alınarak ücretlendirme yapmaları mümkündür. Otomobilinizin nerede kaldığına bağlı olarak Kurtarma ekiplerin de aldıkları ücretler değişmektedir. Ücretlendirmelerin hem mesafe hem de aracın boyutunun baz alınması ile yapılanması beklenmektedir. Bu ücretleri kabul eden müşteriler ile faal firmalar, anlaştıkları fiyatlar üzerinden görev sunarlar daha sonrasında fiyat değiştirme yapmamaktadırlar. Size en yakında yer alan İstanbul araba Kurtarıcı hizmeti alarak çokça seri bir tasvirde işleminizi gerçekleştirebilirsiniz. İstanbul'da bulunan oto Kurtarıcı firmalarının sizlere yakın olması ile beraber trafik sıkışıklığı gibi durumlarda bile daha hızlı görev sunması mümkündür. Deneyimli, 7/24 görev veren ve branşında uzun zamandır iş yaptığı için oldukça güvenilir olan kişiler ile bu site üzerinden çalışabilirsiniz. 

Otomobillere günümüzde ne kadar ihtiyacımız varsa bir o kadar da İstanbul oto kurtarmaya gerek doğmaktadır. sıfır yapılan yollar, daha çabucak giden arabalar, daha nitelikli lastikler, insanların arabayla çok seyahati gibi nedenlerden ötürü araba arızaları da değişmektedir. lakin yol desteğine olan gerek değişmemektedir. Yolda lastik patlaması, arabanızın hararet yapıp stop etmesi, ya da herhangi bir arıza vermesi durumunda yol yardım aramaya başlarsınız. 

Aracınız ne kadar yeni olursa olsun veya ne kadar bakım yaptırmış olursanız olun yolda bulunan sıkıntılar hava koşulları veya doğal afetlerden dolayı oluşmuş sıkıntılar araçlarda sıkıntılara sebebiyet vermektedir. Türkiye nüfusunda araba kullanan sayısı yaklaşık olarak 29 milyonu bulmuşken bu sürücüler çoğu süre araba çekiciye gereksinim duymaktadır. Arabanızda ne aksaklık olduğunu bilmiyorsunuz ve aracınız hareket etmiyor ise o süre en yakın tamirciye götürmek için bir İstanbul otomobil Kurtarıcı çağırmanız gerekmektedir. Hemen Geliriz üzerinden davet yaparak size en hesaplı İstanbul oto kurtarmaya ulaşabilirsiniz. 

Araçların sürekli yaşamda hem iş hem de özel kullanımları için giderek yaygınlaşmaları ile birlikte İstanbul otomobil Çekici hizmetleri de gerekli bir zorunluluk olarak öne çıkmıştır. Her taşıtın çeşidine göre verilen araba Kurtarıcı görevleri bozulma, lastik patlaması, yol durumu gibi nedenlerden ötürü aracınız yolda kaldığında yedi gün yirmi dört saat servis vererek zor durumların giderilmesine yardımcı oluyor. 

Herhangi bir arıza sebebiyle taşıtın yolda kaldığı zamanlarda ya da trafik kazaları sonucunda taşıtın hareket edememesi halinde araba kurtarmaya ihtiyaç duyulmaktadır. Kısa sürede olay yerine gelen oto Kurtarma sayesinde oto daha aşırı sorun almadan emin bir biçimde istenen yeni adresine hızlıca götürülmektedir. otomobilin yoldan kurtarılması başka araçlar ile sağlanmaya çalışıldığında bu olay arabanın bulunan sorunlarına daha büyük sorunlar açabilecektir.
 

İstanbul otomobil Çekici Ne Yapar?

Otomobiliniz gündüz/gece saat kritik olmaksızın bozulabilir. otomobil bakımını yapmayan aşırı fazla şoför bulunmaktadır. oto tamirini programlı yaptırıp yine de aracında bir anda arıza çıkan şoförler de bulunmaktadır. Böyle anlarda size yardım edecek en güvenilir, en çabucak işletmeler oto Çekici firmalarıdır. Bu şirketler size hızlı, basit bir çözüm üretecektir. Bu firmaların verdiği servisler şunlardır;

  1. oto yol yardımı
  2. Binek veya ticari araba taşımacılığı (Toyota, Honda, Volvo, Renault, BMW, Dacia...)
  3. Ağır iş makinesi taşımacılığı (CAT, Kawasaki, JCB...)
  4. Forklift taşımacılığı
  5. Tekne taşımacılığı
  6. Lastik değişimi 
     

Aracınızın yolda aküsü veya yağı bitmiş olabilir, lastiği patlayabilir, bilmediğiniz bir bozukluk vermiş olabilir ya da 0 km bir aracı taşıtmak istediğinizde kurtarıcıya gerek duyarsınız. Arızanızı, yol yardım sağlayan firmalar, yol kenarında onarım edebilir. Yol kenarında yapılamayacak arızalar için ise sizin istediğiniz bir araba tamircisine aracınızı çekeceklerdir. Tamirciye çekilen araçlarla kalıntı Kurtarma firmalarının bir bağlantısı kalmamaktadır. Kurtarıcı, tamirciye kadar giden yolda size hizmet sunmaktadır. 
 

Aracım Çekilirken Zarar Görecek Mi?

Aracınız; Honda, Toyota, Volkswagen, Scania veya benzeri herhangi bir marka oto olsun fark etmeden İstanbul] araba Kurtarma firmaları aracınıza destek sağlayacaktır. Aracınızın modeli, rengi kapsamı fark etmeden bu hizmetten yararlanabilirsiniz. 

Aracınız çekilirken Kurtarma firmaları size çabucak ve güvenli servis sunacaktır. Bu hizmette en güvenilir işletmeler Hemen Geliriz'de bulunmaktadır. Aracınız çekilirken zarar görmeyecektir Çekici firmaları sizlere bu garantiyi vermektedir. Güven veren Çekici firmaları sizin aracınızı zarar vermeden dilediğiniz yere kadar çekecektir. Hassas bir şekilde etkin bu işletmeler sizlere isteğiniz karşılığında görev sunacaktır. Aracınız çekilirken teknik sırasında başında bulunmanız önemlidir. İşin garantisini tekniği yapan işletme vermektedir. otomobil Çekici sırasında şirket çalışanlarıyla aracınızın arıza durumunu konuşarak, onların yönlendirmeleriyle aracınızı onarım ettirebileceğiniz tamirhane bilgisine de ulaşabilirsiniz.
 

otomobil Kurtarma Nasıl Çalışır?

Aracınızın bozulduğu yer ve saat önemsiz olmakla birlikte oto kurtarıcılar size yardım sağlar. Arabanızın arızasını bilip bilmemeniz önemli değildir. Arabanızı çekmek için arabanızı vinç, çekme halatı gibi malzemelere bağlarlar. Arabanızı İstanbul oto Kurtarma araçlarına aldıktan sonra sizin dilediğiniz yere kadar taşıma sağlarlar. Aracınızın taşınması gerekmediği yerlerde bu işletmeler sizlere çabucak ve dayanıklı yol desteği sunarlar. Bu yol yardımları opsiyonel olduğu için her firma tarafından gerçekleştirilemez.

İstanbul araba Çekici araç tamiri yapmaz. Size ulaşacağınız yere kadar taşıma yardımı yapar ya da aracınızın arızasına göre dayanıklı bir biçimde onarım gerçekleştirir.
 

Ücretlendirme otomobil Markasına Göre Değişir Mi? 

Kurtarıcı tekniği otomobil markasına göre değişmez. Aracınızın markası ne olursa olsun Çekici ekibi size yardım olacaktır. Audi, Man, Citroen ve benzeri araçlarınızın kurtarılması gerektiğinde bir İstanbul otomobil Kurtarıcı firmasından destek alabilirsiniz. İş makinesi, tekne gibi büyük ve geniş araçlarınız için de Çekici çağırabilir firmaların uygunluk durumuna göre bu hizmetten yararlanabilirsiniz. 

Ücretlendirme Hemen Geliriz üzerindeki firmalar tarafından belirlenmektedir. Bu firmalara sizler Hemen Geliriz üzerinden ulaştığınız için en hesaplı en hesaplı ve güncel fiyatlara göre ucuz bir teklif sunacaklardır. Birçok Kurtarıcı firmasının yanı sıra Hemen Geliriz'de hizmet veren firmalar sizlere kaliteli hizmet sundukları gibi en uygun fiyatı da vereceklerdir.

Kurtarma firmaları son zamanlarda çok gelişmiş olan araba sektöründe çokça daha tedbirli ve titiz çalışmaktalardır. Alanlarında gelişmelere açık olan Kurtarma firmaları Hemen Geliriz adresinde yer almaktadır. Son teknoloji araba gereçlerle araçlarınıza zararsız, çiziksiz bir görev sunmaktalardır. Hemen Geliriz yapısında mekan alan şirketler kendilerini her zaman geliştirmeyi hedeflemiş firmalardır. Diğer şirketlerden ileri olmayı amaçlayan şirketler ile çalışılmaktadır. Sizler de otomobil Çekici için güvenilir işletmeler arıyorsanız Hemen Geliriz'e bakın. Aracımda en küçük bir çizik bile olmasın isteyen insanların çoğu, Hemen Geliriz üzerinden İstanbul otomobil Kurtarıcı çağırdılar. 
 

İstanbul Acil otomobil Kurtarıcı

Yolda giderken otomobilinizin kusur yapması durumunda yolda beklemenin zor ve sıkıcı olduğu bir o kadar da tehlikeli olduğu bilinmektedir. Aracınız tekinsiz bir yolda kaldığı süre acil bir kurtarıcıya ihtiyacınız varsa Hemen Geliriz adresinden size en yakın Çekici firmalarını bulabilirsiniz. Aracınızın lastiği patlamış olabilir, aküsü bitmiş olanaklı veya bilmediğiniz bir aksaklık oluşmuş da mümkün böyle bir durumda yol kenarında beklemeyin. Acil bir oto Çekici çağırın. Acil durumlarınızda nöbetçi şirketler bulunmaktadır. Nöbetçi olan kurtarıcılar ile işlerinizi saat hatası olmadan çözün.
 

7/24 Açık İstanbul otomobil Çekici

Size en yakın kurtarıcıyı Hemen Geliriz'den bulun. Açık olup olmadığını bilmediğiniz kurtarıcılarla uğraşmadan Hemen Geliriz üzerinden servisin açıklık durumuna bakın. 7/24 açık işleyen işletmeler mevcuttur. 7/24 size en hızlı, en güvenilir İstanbul otomobil Çekici hizmetini vereceklerdir. 
 

İstanbul 7/24 Acil En Yakın otomobil Çekici

Yarı yolda kaldığınızda, profesyonel birine ihtiyaç duyarsınız. Böyle bir olayda ehil kişi aracınızın nasıl kurtarılacağını merak etmeniz gayet normaldir. Herhangi bir kusur durumunda, kaza durumunda veya kusurlu park gibi durumlarda, otomobil Çekici hizmeti için uzman ile görüştüğünüzde, işinin ehli olan uzman kişi aracınızın olduğu bölgeye otonuzu çekmek için şahsi olarak üretilmiş aracı ile yardımınıza gelir. 

Bu araç sistemleri iki tür olarak karşımıza çıkar. Bu sistemler elektrikli veya hidrolik sistemler olarak ikiye ayrılır. Bir bölgeden başka bir bölgeye taşıtın nakil edilmesinin yanı sıra otomobil sürücüsünün istediği yere ya da oto servisine götürülür. İstanbul araba Çekici yöntemi yine iki çeşit Kurtarıcı ile seyir ettirilir. Bu taşıtın büyüklüğüne, marka - modeline göre ya da duruma göre değişiklik gösterir. Bu Kurtarıcı türleri ise çatallı Kurtarıcı ve tepeden çekicidir. Çatallı çekiciyi açıklamak gerekirse; uzman ellerde aşırı hızlı gerçekleştirilen bu işlem, kişinin aracının altına çatal şeklinde büyük bir aygıtın yerleştirilmesi üzerine gerçekleştirilir. Bu yöntem sonrasında oto kaldırılır ve Kurtarıcı aracının arka tarafına yerleştirilir. 

Her yol durumuna göre uyum sağlayabilen kişisel yapım Çekici aracı ile güvenli bir nakil gerçekleştirilir. Bunun yanı sıra diğer araba İstanbul Çekici türü olan tepeden Kurtarma ise şu şekilde açıklanabilir; tepeden Kurtarma türünü günlük trafik polisleri tarafından kullanılan bir sistemdir. Bir vinç sistemi dayanağı ile bu teknik gerçekleştirilir. Vincin kolları aracı kasaya yerleştirir ve yine aynı sürede güvenli bir nakil gerçekleştirilmiş olur. Bu sistem çeşidine bir diğer tanım olarak ahtapot Kurtarma de denilmesi mümkündür.
 

İstanbul araba Kurtarma Servisi

Yolculuk için herhangi bir zaman kısıtlaması olmadığı için her gün ve her süre etkin olarak pek çok sürücü araçlarını kullanmaktadır. Bu durumda özellikle geceleri yolda kalan araçlar sürücüler ve yolcular için büyük sorunlar yaratabilmektedir. ancak gece araba çekme hizmetleri ile birlikte taşıtın yolda kaldığı durumlar hangi saatlerde olursa olsun lazım olan müdahale yapılmaktadır. 24 saat boyunca verilen araba Çekici hizmeti sayesinde aracınızı emniyetli ve çabucak bir biçimde bulunduğu yoldan kurtarabilir, tamirhaneye ya da dilediğiniz adrese götürülmesini sağlayabilirsiniz. 

Haftanın yedi günü hizmet veren şirketler, aracınızın arızalandığı yerden çekilme işlemlerini yapar. Böylece genellikle yaşamınız ya da işlerinizin sekteye uğramasının da önüne geçilir.
 

Kısa Mesafe İçin İstanbul oto Kurtarıcı Gelir mi?

Araçlarınız her yerde her an aksaklık yapabilir. Araçlarınızın çoğunlukla tamirini yaptırmış olsanız dahi yolda kalma olasılığınız vardır. Tedbiri asla elden bırakmamak gerekmektedir. Yola çıkarken araçlarınızın yağını, suyunu denetleme etmek önemlidir. Böyle önlemler sizin yolda kalmanızı önlemede yardımcı olacaktır.

araba Çekici yakın, uzak fark etmeksizin aracınızı kurtarmaya gelmektedir. Sizin yolda kalarak yaşadığınız mağduriyeti ustalarımız titizlikle giderecektir. Aracınızın bozukluk yapması ile kaldığınız zor durumu İstanbul otomobil Çekici firmaları ile çözebilirsiniz. Hemen Geliriz adresinden lokasyonunuzu hatasız girdiğinizde size yakın olan Kurtarıcı firmaları size yardım için gelecektir. 
 

İstanbul oto Kurtarma Nasıl Gelir?

Hemen Geliriz üzerinden il, ilçe kombinasyonunu doğru yaptığınız süre size otomobil Kurtarıcı firmalarının numaraları sunulmaktadır. arzuladığınız firmayı arayarak çağırabilirsiniz. Fiyat bilgisini aradığınız firmaya sorarak öğrenebilirsiniz. Çalıştığı bölgeler içerisinde yer alıyorsanız sizin çağırdığınız yere yol yardımı gelecektir. Sizin kusur durumunuza göre getirilen otomobil malzemeler olduğu için lütfen bunları telefonda belirtiniz. 
 

Otobanda Çekici Gelir mi?

Aracınızın nerede kaldığı kritik değildir. Hemen Geliriz'deki İstanbul oto Kurtarıcı firmalarının çalıştığı şehir içerisindeyseniz yardımınız seri bir tasvirde gelecektir. Gece yarısı yolda aracınız kusur vermiş olabilir . Aracınızın şehir merkezinde veya otobanda arıza vermiş olması önemli değildir. Aracınızın büyüklüğüne göre değişen boyutlarda Çekici araçları size destek edeceklerdir.
 

fena Havalarda otomobil Çekici

fena havada araba Çekici hizmetleri özellikle aşırı sıcaklarda ya da aşırı soğuk havalarda lazım olmaktadır. Sıcaklık yüzünden araçlar sürekli hararet yapabilmektedirler. Araçların hararet yapmalarının sebebi dışarıdaki çok sıcaklık ile motorun çalışması sonucunda oluşan sıcaklığın birleşmesi ve bu olayda da motorun daha fazla çalışamayacak hale gelmesidir. Bu olayda motor su kaynatır ve otomobilin ilerlemesi olanaklı olmaz. sorun ortaya çıktığında ise sürücü tarafından doğrudan müdahale etmek riskli ve tehlikeli neticeler doğurabilecektir çünkü doğrudan hararet yapmış motora müdahale etmek sıcak suyun dışarıya püskürmesine ve sürücünün de mühim tasvirde yaralanması ile sonuçlanabilir. Bu türden durumlarda İstanbul otomobil Kurtarıcı hizmetinden faydalanmak çokça daha emin ve sağlıklı olacaktır.

Soğuk havalarda ise taşıtın farklı yol durumlarında tam mukavemet göstermemesi sonucunda araba bulunduğu yerden hareket edememeye başlar ve aracın bulunduğu yerden çekilmesi gerekir. taşıtın soğuk hava ve kayganlaşan zemin yüzünden hareket edememesi sürücünün kendisinin müdahale etmesi hem kendisi hem de trafik için zararlar yaratacağından epey riskli olmaktadır.
 

Çatallı Kurtarma ile otomobil Çekici 

İstanbul oto Çekici çeşitleri arasında çatallı Çekici tekniği zorlu olayda kalmış araçların kolayca bulundukları alandan kurtarılmasını kapsamaktadır. Sistemin çalışması arızalı taşıtın altına giren iki büyük çatal aparatı sayesinde oluşmaktadır. Bu sayede tıpkı forklift çalışma sistemlerinde olduğu gibi oto bulunduğu yerden tamamen kaldırılarak, Kurtarma aracının kasasına yüklenmektedir. aracın hiç hareket etmediği ve çekme vasıtası ile de kurtarılmayacağı durumlarda bu görev verilmektedir. Kumanda kontrolü sayesinde yükleme işlemi hiçbir hasar olmadan yapılmaktadır. Aynı sürede sistem çabucak çalıştığı için de çok kısa sürede bulunduğu yerden çıkarılmaktadır.

Çatallı çekicinin otomobil Kurtarıcı için bir diğer önemi de otomatik vites araçların kurtarılmasında kullanılmasıdır. Otomatik vites araçlar için ön ya da arka kısmı Kurtarıcı halatı vasıtası ile kurtarmaya çalışmak araca büyük zarar verecektir. Düz vites araçlarda hiçbir sorun olmamasına rağmen otomatik vites araçlar bu tasvirde hareket ettirilirse şanzımanlarında ciddi hasarlar oluşur ve maddi açıdan da büyük kayıplar yaşanır. Bu yüzden Kurtarma firmasının, işinin ehli bir firma olmasına dikkat edilmelidir.

 

Tepeden Çekici ile otomobil Çekme

Tepeden çekiciyle oto çekme tekniği çoğunlukla ulaşılması en dar alanlarda bulunan araçlar için kullanılmaktadır. Ahtapot Kurtarıcı olarak da adlandırılan bu yöntem arızalı ya da çekilmesi lazım taşıtın üzerine tepeden dörtlü kaldırma çatal aparatının yerleştirilmesi ile kurulur. Daha sonra kontak noktalarının sıkı bir biçimde kapatılması sonucunda araba bulunduğu yerden kaldırılarak Çekici kasasına yüklenir. genelde Kurtarıcı kasaları da geniş olduklarından ötürü aynı anda iki aracı da kurtarmak olabilir olmaktadır.

Bu otomobil Kurtarıcı yönteminin en büyük avantajı yol olmayan arazi ya da şarampol gibi yerlere düşen araçların kurtarılmasında kendisini göstermektedir. araba girişi olmayan ve haliyle kurtarıcının da giremediği alanın yakınına tepeden Çekici sistemi kurulmakta ve Böylelikle araba çok daha hızlı bir tasvirde bulunduğu yerden kurtarılmaktadır.
 

Vinçli Kurtarma ile oto Çekme

Vinçli kayar platform da olarak bilinen bu politika daha opsiyon kullanılan ve gider açısından da düşük olan bir uygulamadır. aracın hareket etmesinde hiçbir engel bulunmuyorsa, bu durumda Kurtarıcı kasasından inen paletlere araba hizalanır ve daha sonra vinç dayanağı ile platform üzerine çıkarılır.

Bu yöntem sadece yolda kalan araçları kurtarmak için değil, aynı zamanda yanlış park gibi durumlarda da opsiyon kullanılan bir yöntemdir. sürekli arka kısımları da çekicilerin geniş olduğu için bu sistem iki arabanın aynı anda taşınmasına olanak vermektedir. 
 

araba Transfer Çekici ile otomobil Çekici

Kurtarıcı yöntemleri arasında hareket edebilecek araçlar için uygulanan otomobil transfer işlemi hidrolik makaralı vinç vasıtası ile yapılmaktadır. otomobil Kurtarıcı sunan oto ile kurtarılacak araç arasında bağlantı halatı ya da çengeli ile bağlantı kurulmakta daha sonra vinç temas halatını kendisine hatasız çekerek otomobilin Kurtarıcı aracın kasasına binmesini sağlamaktadır.

Düz vites araçlar için hesaplı olan bu yöntem seri ve ekonomik olması bakımından seçim edilen bir yöntem olarak öne çıkmaktadır. lakin bu durumda da yine arabanın el freninin çekili olmasına ve vitesin takılı vaziyette olması gibi konulara dikkat edilmesi gerekmektedir. 
 

İstanbul hepsi Araçlar İçin otomobil Çekici

araba Kurtarma hizmeti veren işletmeler geniş bir çalışma yelpazesine sahiptirler. Sundukları hizmeti her koşulda, farklı otomobil tiplerine hesaplı olarak yürütmektedirler. Bu sayede motosikletlerden daha büyük kamyonlara kadar çeşitli yapıda olan ve kurtarılması için şahsi tekniklerin uygulanması gereken işlemleri uygulayarak araçların bulundukları yerden kurtarılmasını sağlamaktadırlar.
 

En hızlı otomobil Kurtarıcı Hizmeti Nasıl Alınır?

araba Kurtarıcı firmaları araçların hangi saat ve günde olursa olsun bulundukları yerden kurtarılmasını sağlamaktadırlar. Herkesin başına gelebilecek yolda kalma durumlarına etkili, hesaplı ve seri çözümler sunan firmalara ulaşmak için Hemen Geliriz hizmetinin kullanılması büyük avantaj sağlayacaktır. Güvenilir şirketler ile çalışmak ve aynı sürede da fiyatların da listelenmesi sayesinde Hemen Geliriz bünyesinde bulunan profesyonel otomobil kurtarıcılar her zaman bütün araçlar için kesintisiz hizmet veriyorlar. Taşınma sırasında aracın hiçbir şekilde zarar görmemesi için azami gayret gösteren İstanbul otomobil Kurtarıcı firmaları güvenilir ve nitelikli bir servis almak isteyenlerin tercihleri oluyor.

İstanbul oto çekici, aracınızın herhangi zor bir durumda kurtarılması gerekli durum esnasında profesyonel ekibin yardımınıza yetişmesidir. Bu olaylar birçok nedenden dolayı kişinin başına gelir. Böyle bir olayda işin uzmanı ile aracınızın güvenilir ve dayanıklı bir tasvirde nakil edilmesi gerekmektedir. Hizmetimiz olan otomobil Çekici sizler için sadece bir tık uzaklıktadır. Yapmanız gereken tek şey Hemen Geliriz sayfasının bağlanma bölümünden ustalar ile anlaşarak işleminizi gerçekleştirmektir. En iyi fiyat garantisi ve en güvenilir yer sizlerin hizmetindedir.

 

oto Kurtarma Hizmeti Hangi Durumlarda Alınır?

Genel olarak araçta herhangi bir aksaklık durumunda veya kaza durumunda otomobil Çekici hizmetine başvurulur. Bunun haricinde yollarda geçişi engelleyen bir park durumu olduğunda, engelli alanına park edildiğinde, yaya geçitlerinde, parkın yasak olduğu bölgelerde ve garaj, durak gibi alanlara park halinde bir ehil ile görüşmek akıllıca olacaktır. Bu sebeple yolda kontrolü elinize almak için bu hizmeti veren bir usta ile anlaşılmalıdır. Hem kendinizi hem de aracınızın güvenliği için önemli bir unsurdur ve sürücülerin her an gereksinim duyabilecekleri bir olay olarak başlarına gelmesi mümkündür.
 

Otomobil Çekmenin Önemi

Seyahatiniz sırasında yol boyunca başınıza ne geleceğini bilemezsiniz. En minik bir sorun bile tüm seyahatinizi kâbus haline getirebilir. 7/24 hizmet veren oto çekme yöntemi ise bu kâbusunuzdan uyanmanızı sağlayacaktır. Zamandan tasarruf etmenizin yanı sıra güvenilir seyahat en önemlisidir. Arızalı bir araba ile seyahat etmeye devam etmek veya kişinin kendi kendine çözüm bulma çabası daha fena sonuçlara ve önlenemez hale gelebilir. Bu konuda uzmanından yardım ise dönüşü olmayan yolla girmenizi engelleyecektir. Aracınızın ve sizin emin bir tasvirde istediğiniz yere veya araba servisine nakil edilmesi hem cebinizi hem de sağlığınızı koruyacaktır. tüm olumsuzluklar sonucunda gününüzü kurtarır. Her durumda yanınızda olacak bu İstanbul otomobil Kurtarıcı sistemi Hemen Geliriz ile hizmet veriyor ve seyahatinizin iyi bir şekilde sonuçlanmasını sağlıyor.
 

İstanbul araç Yolda Kaldığında Yapılması Gerekenler

otomobil yolda kaldığında, kaldığınız yer merkeze uzak ve geç bir saatte gerçekleştiğinde oto sahipleri ne yapacaklarını bilemez ve stresli bir halde olur. Böyle bir durumda kaldığınızda, arzuladığınız saatte ve istediğiniz yerde oto Kurtarma hizmetinden yararlanmanız olanaklı kılınıyor. zira can ve mal güvenliğiniz için yapmanız lazım aracınız tam yolun ortasında kaldı ise, elinizden geldiği kadar ve dikkatli bir biçimde olarak yolun kenarına doğru aracınızı çekmeniz olacaktır. Aracınızı yolun kenarına çektikten sonra mutlaka dörtlüleri yakarak, yoldan geçecek araçlara kendi aracınızın arızalı olduğunu belirtmelisiniz. 

Bunun önüne geçilmesi için yoldan geçen diğer araçlara bir işaret verilmesi gerekir. Yoldan geçen bilinmeyen araçlardan herhangi bir zarar gelmemesi adına güvenliğinizi karşılamak için aracınızın içine girmeniz önemlidir. otomobilin içine girdikten sonra kapılarınızı kilitleyerek, otomobil camlarınızı kapatmalısınız. Daha sonra ise Hemen Geliriz Sitesi üzerinde işinin ehli ustalar ile irtibata geçerek bulunduğunuz konumu, açık ve net bir şekilde tarif edilmesi gerekmektedir. Hangi saatte olursa olsun, hangi konumda olunursa olunsun fark etmeksizin ustalar en iyi fiyat garantisi ile İstanbul otomobil Kurtarıcı işinizi yapacaktır. Bu işlem ile en yakın tamirhaneye gidilerek aracınızın hatası çözülür. Bu yöntem size zaman kazandırmasının yanı sıra aynı dakikada seyahatinizde güvenliğinizi sağlayarak, huzurunuzun kaçmasının önüne geçecektir.
 

oto Çekici Nasıl Olunur?

Bu konuda özellikle son zamanlarda, aşırı çokça araştırma yapılmaya başlanmıştır. Bunun en kritik nedeni ise araçların artık lüksten çok ihtiyaç haline gelerek, bir ailede bile herkesin kendine ait arabasının olması sayı olarak araçları aşırı hale getirmiştir. Yollardaki bu araba fazlalığı trafik olarak fena bir netice doğurmuştur. Dur - kalk yapmak bile araçlarda arızaya sebebiyet vermektedir. Bu nedenle İstanbul oto Kurtarıcı de gün geçtikçe iyi bir gelir kapısı olmuştur. 

SRC belgesinin yanı sıra aynı dakikada sürücü belgesi olarak aracınız bir kamyonet ise B sınıfı bir ehliyet, kamyon ise C sınıfı bir ehliyet sahibi olmanız gerekmektedir. Bunun haricinde bir muhasebeci çalışılıp, mecburi bilgiler alınarak bir firma kurulması gerekir. Kuruluş işlemleri herhangi bir işletme ile aynıdır. Hal bu iken, piyasada çokça çok bu işi yapan varken iyi bir araba Kurtarma bulmak da zorlu olabiliyor.
 

İstanbul otomobil Çekici Seçilirken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Seçtiğiniz otomobil Kurtarma araçları, sizler için nitelikli ve teknolojiyi takip eden çalışanlar ile donatılmış olmalı. karşıt takdirde aracınız yerleştirilirken ya da seyir halindeyken zarar görmesi muhtemel bir sebep olacaktır.

Aracınızı emanet ettiğiniz firmayı veya çalışanlarını tanımanın yanı sıra güven vermesi de bir o kadar önemlidir. Bu sebeple korunaklılık yapmayı unutmayın ve sigorta işlemi yapan işletmeler ile çalışmaya özen gösterin

İletişim hem konumunuzu tarif ederken hem de otomobil başına gelindiğinde sorununuzu anlatmak istediğinizde en mühim unsurdur. O yüzden iletişim yönü güçlü ve arızanızı anlatabileceğiniz firma ile çalışın.

Bulunduğunuz durumda zaten gergin bir yapıda olacağınız için servis eden çalışanların güler yüzlü, samimi, güvenilir ve işinin ehli olmasına dikkat edin.

Olumsuz her tür duruma karşı, günün herhangi bir saatinde, nerede olursanız olun Hemen Geliriz ile hizmetimizi sizler için sunuyoruz. Arıza, nakil ve ihtiyacınız olduğunda usta ekiplerimiz, son teknoloji araçlarımız ve kaliteli bir hizmet için yapmanız mecburi sitemizin iletişim bölümünden İstanbul araba çekiciye ulaşmanız olacaktır.

İstanbul Hakkında

İstanbul (Türkçe telaffuz: ) Türkiye'de yer alan şehir ve ülkenin 81 ilinden biri. Ülkenin en kalabalık, ekonomik, tarihi ve sosyo-kültürel açıdan önde gelen şehridir. Şehir, iktisadi büyüklük açısından dünyada 34., nüfus açısından belediye sınırları göz önüne alınarak yapılan sıralamaya göre Avrupa'da birinci, dünyada ise altıncı sırada yer almaktadır.

İstanbul Türkiye'nin kuzeybatısında, Marmara kıyısı ve Boğaziçi boyunca, Haliç'i de çevreleyecek şekilde kurulmuştur. İstanbul kıtalararası bir şehir olup, Avrupa'daki bölümüne Avrupa Yakası veya Rumeli Yakası, Asya'daki bölümüne ise Anadolu Yakası veya Asya Yakası denir. Tarihte ilk olarak üç tarafı Marmara Denizi, Boğaziçi ve Haliç'in sardığı bir yarımada üzerinde kurulan İstanbul'un batıdaki sınırını İstanbul Surları oluşturmaktaydı. Gelişme ve büyüme sürecinde surların her seferinde daha batıya ilerletilerek inşa edilmesiyle 4 defa genişletilen şehrin 39 ilçesi vardır. Sınırları içerisinde ise büyükşehir belediyesi ile birlikte toplam 40 belediye bulunmaktadır.

Dünyanın en eski şehirlerinden biri olan İstanbul, 330-395 yılları arasında Roma İmparatorluğu, 395-1204 yılları arasında Bizans İmparatorluğu, 1204-1261 yılları arasında Latin İmparatorluğu,1261-1453 yılları arasında tekrar Bizans İmparatorluğu ve son olarak 1453-1922 yılları arasında Osmanlı İmparatorluğu'na başkentlik yaptı. Ayrıca İstanbul, Hilâfetin Osmanlı İmparatorluğu'na geçtiği 1517'den kaldırıldığı 1924'e kadar İslam dünyasının da merkezi oldu.

Son yıllarda birbiri ardına ortaya çıkartılan arkeolojik bulgularla insanlık tarihine ilişkin önemli bilgiler elde edilmiştir. Yarımburgaz Mağarası'ndan çıkarılan taş aletlerle, ilkel insan izlerinin 400.000 yıl öncesine dayandığı ortaya çıkmıştır. Anadolu Yakası'nda yürütülen kazı çalışmaları ve bunlara bağlı araştırmalar, şehirde tarım ve hayvancılığa dayalı ilk yerleşik insan topluluğunun MÖ 5500'lere tarihlenen Fikirtepe Kültürü olduğunu göstermiştir. Bu arkeolojik bulgular yalnızca İstanbul'un değil, tüm Marmara Bölgesi'nin en eski insan izleridir. İstanbul sınırları içinde kent bazında ilk yerleşimler ise Anadolu Yakası'nda Kalkedon; Avrupa Yakası'nda Byzantion'dur. Cumhuriyet dönemi öncesinde egemenliği altında olduğu devletlere yüzlerce yıl başkentlik yapan İstanbul, 13 Ekim 1923 tarihinde başkentin Ankara'ya taşınmasıyla bu özelliğini yitirmiş; ancak ülkenin ticaret, sanayi, ulaşım, turizm, eğitim, kültür ve sanat merkezi olma özelliğini sürdürmüştür.

Karadeniz ile Marmara Denizi'ni bağlayan ve Asya ile Avrupa'yı ayıran İstanbul Boğazı'na ev sahipliği yapması nedeniyle, İstanbul'un jeopolitik önemi oldukça yüksektir. Bugün tamamına yakını doldurulmuş olan ya da kaybolan doğal limanları vardır. Bu özellikleri yüzünden bölge toprakları üzerinde uzun süreli egemenlik anlaşmazlıkları ve savaşlar yaşanmıştır. Başlıca akarsular Riva, Kâğıthane ve Alibey dereleridir. İl toprakları az engebelidir ve en yüksek noktası Kartal ilçesindeki Aydos Tepesi'dir. İldeki başlıca doğal göller Büyükçekmece, Küçükçekmece ve Durusu gölleridir. İl ve yakın çevresinde, Karadeniz ile Akdeniz makro iklimleri arasında geçiş özellikleri görülür. Hava sıcaklıkları ve yağış ortalamaları düzensiz; bitki örtüsü dengesizdir.

İçindekiler

  1. Etimoloji
  2. Bizantion
  3. Augusta Antonina
  4. Nova Roma
  5. Konstantinopolis
  6. Kostantiniyye
  7. İslambol
  8. stanbul
  9. Tarihçe
  10. Genel tarih
  11. Tarih öncesi çağlar
  12. Bizantion dönemi
  13. Bizans İmparatorluğu dönemi
  14. Osmanlı İmparatorluğu dönemi
  15. Cumhuriyet dönemi
  16. Coğrafya
  17. Yer şekilleri
  18. Bitki örtüsü
  19. Sismoloji
  20. İklim
  21. Çevre
  22. Bitey
  23. Direy
  24. Su kaynakları
  25. Nüfus yapısı
  26. Tarihsel nüfus
  27. Güncel Nüfus Değerleri (TÜİK 4 Şubat 2020 verileri)
  28. Din
  29. Müslümanlar
  30. Hristiyanlar
  31. Yahudiler
  32. Ekonomi
  33. Ticaret ve sanayi
  34. Tarım ve hayvancılık
  35. Ormancılık ve madencilik
  36. Turizm
  37. Önemli mekânlar
  38. İstanbul Surları
  39. Dolmabahçe Sarayı
  40. Haliç
  41. Beylerbeyi Sarayı
  42. Topkapı Sarayı
  43. Yıldız Sarayı
  44. Çırağan Sarayı
  45. Galata Kulesi
  46. Taksim Meydanı
  47. Sultanahmet Meydanı
  48. Beyazıt Meydanı
  49. Bakırköy Özgürlük Meydanı
  50. Gülhane Parkı
  51. 6Kültür ve modern yaşam
  52. Sanat
  53. Bizans İmparatorluğu dönemi
  54. Osmanlı İmparatorluğu dönemi
  55. Sahne ve güzel sanatlar
  56. Rekreasyon
  57. Alışveriş
  58. Restoranlar
  59. Gece hayatı
  60. Spor
  61. Yönetim
  62. Merkezi Yönetim
  63. Yerel yönetim
  64. Şehir yapısı
  65. Eğitim
  66. Medya
  67. Altyapı
  68. Sağlık
  69. Ulaşım
  70. Kent dışı ulaşım
  71. Kent içi ulaşım
  72. Metro
  73. Kardeş şehirler
  74. Kaynakça
  75. Dış bağlantılar
  •  

Etimoloji

İstanbul'a çağlar boyunca değişik adlar verilmiştir. Bu kent adları, kent tarihinin farklı dönemleriyle ilişkilidir. Bu adlar tarihsel sırayla, Byzantion, Augusta Antonina, Nova Roma, Konstantinopolis, Kostantiniyye, İslambol ve İstanbul'dur. Bunun dışında tarihte Moğollar Çakduryan, Polonlar Kanatorya, Çekler Aylana, Macarlar Vizenduvar olarak adlandırmışlardır.

Tarih boyunca İstanbul kentine verilen onlarca ad içinde, Türkler tarafından yaygın biçimde benimseneni ve günümüzde kullanılanı İstanbul'dur. Bu adın "eis tin polin" (Modern Yunanca: εις την πόλιν) tamlamasından geldiği sanılmaktadır. Bu tamlama, o dönem Yunancasında "şehirde", "şehrin içinde", "şehiriçi" gibi anlamlara gelmekteydi. Ayrıca halk dilinde "n" ünsüzüne bitişen "p" sesi "b" sesine dönüşüyordu. Bu bağlamda İstanbul adının kökeni pek çok kaynakta bu tamlamayla ilişkilendirilmektedir. MS 2. yüzyıldan kalma Ermeni kaynaklarında da Istanbol ya da Istınbol biçiminde anılan şehir adının, Türkçeye bu şekilde giriş yapmış olması olasıdır. Halûk Tarcan araştırması ise İstanbul adının kökeninin Yunanca ya da Ermenice değil Türkçe olduğunu ve "astan bolıq"tan geldiğini göstermektedir. As, Ön-Türkçede "uzay", "Tanrı beldesi" gibi anlamlara gelmekteydi. As kökünden As/qan (Tanrı beldesinde asılı) doğup zamanla Astan olmuş ve Hitit diline İstan olarak geçmiştir. "Bolıq" ise kent demektir ve bu kelimenin günümüzde Bolu, Gelibolu, Hayrabolu, İnebolu, Niğbolu, Safranbolu ve Tirebolu gibi yaşayan örnekleri vardır. Bu iki kelime, "Astan-bolıq" bize "cennetvarî kent" anlamını vermektedir. Osmanlı döneminde şehir merkezi için kullanılan adlar çeşitlilik gösterse de vilayet çapında adlandırma hemen hemen sabit kalmıştır. İstanbul kentine ev sahipliği yapan üst idari birimin, şehirle aynı adı taşıması Osmanlı İmparatorluğu döneminden kalma bir uygulamadır. Roma egemenliği altındayken şehrin topraklarının bulunduğu eyalet ise Avrupa Yakasında Trakya (Latince: Tracia, Modern Yunanca: Θράκη); Anadolu Yakası'nda Bitinya (Latince: Bithynia, Modern Yunanca: Βιθυνία) eyaletiydi.

Bizantion

Plinius'un aktarımına göre şehri bilinen en eski adı Ligos (Grekçe: Λύγκος) olmakla birlikte bu konuda detaylı bilgi yoktur. Sonraları şehir Bizantion (Yunanca: Βυζάντιον) adını almıştır. MÖ 667'de Antik Yunanistan'daki Megara şehir devletinden gelen Dor asıllı Yunan yerleşimciler bugünkü İstanbul üzerinde bir koloni kurdu ve yeni koloniye kralları Byzas veya Byzantas’ın (Yunanca: Βύζας veya Βύζαντας) şerefine Byzantion adını verdiler.

Byzantium, orijinal adı Byzantion olan antik kentin adının 1. yüzyılda, kenti Romalılar ele geçirince, onlar tarafından Latinceleştirilmiş hâlidir.

Augusta Antonina

Augusta Antonina, miladi 3. yüzyılın başında Roma İmparatoru Septimius Severus′un, oğlu Antonius (sonraki Roma İmparatoru Caracalla) şerefine kente verdiği kısa süreli addır.

Nova Roma

330 yılında Roma İmparatoru I. Konstantin tarafından kent Roma İmparatorluğu'nun başkenti ilan edilince, kente Latince "Yeni Roma" anlamına gelen Nova Roma (Yunanca: Νέα Ρώμη, Nea Roma) adını koydu ve bu adı teşvik etmeye çalıştıysa da bu ad hiç benimsenmedi.

Konstantinopolis

Ancak 337 yılında İmparator I. Konstantin'in ölümüyle kentin adı, onun şerefine "Konstantin’in kenti" anlamına gelen Konstantinopolis'e (Yunanca: Κωνσταντινούπολις, Kōnstantinoúpolis, Latinceleştirilmiş:Constantinopolis) çevrildi. Konstantinopolis, Bizans İmparatorluğu boyunca kentin resmi adı olarak kaldı. Ama Konstantinopolis, kentin yerlileri tarafından sadece Yunanca "kent" anlamına gelen (Πόλις, Polis) olarak anılırdı.

1453 yılında Osmanlı Padişahı Fatih Sultan Mehmet önderliğinde Osmanlı İmparatorluğu tarafından fethinden sonra bile, Konstantinopolis, Batı'da kullanılan en yaygın ad olarak kaldı. İstanbul adı, ancak 1928'de Latin harflerine geçilmesi sonrası Batı dillerinde Konstantinopolis'in yerini almaya başladı.

Kostantiniyye

Kostantiniyye (Arapça: القسطنطينية, al-Qusṭanṭiniyah, Osmanlı Türkçesi: قسطنطينيه, Kostantiniyye), Konstantinopolis'in Arapça şeklidir ve kentin İslam dünyasında bilinir hâle gelen ve en çok kullanılan adı oldu. Yunancada "Konstantin’in kenti" anlamına gelen Konstantinopolis'in aksine, Kostantiniyye Arapçada "Konstantin’in yeri" anlamına geliyor.

1453 yılında fetihten sonra, kent Osmanlı İmparatorluğu'nun dördüncü başkenti ilan edildi ve Kostantiniyye Osmanlı İmparatorluğu tarafından kentin resmî adı olarak kullanıldı ve 1923 yılında Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküşüne kadar, çoğu zaman bu ad kullanımda kaldı. Örneğin Osmanlı İmparatorluğu ve mahkemeleri, Kostantiniyye'de yayımlanan resmî belgelerin kaynağını belirtmek için, "be-Makam-ı Darü's-Saltanat-ı Kostantiniyyetü'l-Mahrusâtü'l-Mahmiyye" gibi başlıklar kullanılırdı.

Evliya Çelebi'nin Seyahatnâme adlı eserinde de şehir için kullanılan adlardan birisi de "Kostantiniyye"dir.

Ancak, bazı dönemlerde Osmanlı yetkilileri kent için diğer adlardan yanaydı. Hem kent için hem de Osmanlı hükûmetini tanımlamak ve diplomatik yazışmalar için özellikle bu yüceltici adlar eş anlamlı kullanılırdı ve teşvik edilirdi:

  • Dersaadet (Farsça: Arapça: در سعادت, "Mutluluk Kapısı")
  • Derâliye (Farsça: Arapça: در عاليه, "Yüce Kapı")
  • Bâb-ı Âli (Arapça: Arapça: باب عالی, "Yüce Kapı")
  • Pâyitaht (Farsça: Arapça: پایتخت, "Tahtın Ayağı" veya "Başkent")

 

  • Asitane (Farsça: Farsça: آستانه, "Devletin Eşiği").

İslambol

Tarihte şehir için kullanılan adlar içinde İslambol, dar kullanım alanına sahip olsa da kayıtlarda görülen adlardandır. Evliya Çelebi'nin Seyahatnâme'sinde "Kostantiniyye" adıyla beraber birçok cildinde söz konusu "İslambol" (اسلامبول) kelimesi de kullanılmıştır. Söz konusu seyahatnamede bu ad, diğer adlardan daha yoğun bir kullanıma sahiptir. Halk etimolojisi örneklerinden biridir.

İstanbul

Etimolojik olarak İstanbul adının kökeni (Türkçe telaffuz:  ve halk arasında bazen Türkçe telaffuz: ) Ortaçağ (Bizans) Yunancasında "kent'e" veya "kent'te" anlamına gelen (Yunanca telaffuz:, ) kelimelerinin Türkçeleştirilmesiyle oluşmuştur.

İstanbul, Osmanlı döneminde resmi belgelere girdi ve sıkça kullanıldı. Ayrıca Osmanlı Ordusu'nda İstanbul'un merkez ordu komutanı için resmen İstanbul ağası ve İstanbul'un en yüksek sivil hakimi için resmen İstanbul efendisi sıfatları kullanılırdı. Konstantiniyye de dahil olmak üzere diğer adların da kullanılmasına devam edildi, ancak İstanbul (Osmanlı Türkçesi: استانبول) zamanla şehrin Türkçede en yaygın bilinen adı oldu ve diğer adlandırmalar kullanımdan kalktı. Fakat Batılılar tarafından Konstantinopolis adı kullanılmaya devam edildi.

1928'de Latin harflerine geçilmesi sonrası, kentin Türkçe adının Latin harfleriyle yazılmış hali Istanbul uluslararası kullanıma girdi. İstanbul kentin uluslararası adı ilan edildikten sonra "Konstantinopolis" adının mektuplarda veya diğer yazışmalarda ve uluslararası alanlarda kullanılması yasaklandı. Örneğin yurt dışından İstanbul'a gönderilen mektuplarda adres olarak "Konstantinopolis" (yanında İstanbul yazsa bile) yazıldıysa bu mektuplar geri gönderilmeye başlandı. Zaman içinde Istanbul adı ve bunun çeşitli benzer yazılışları çoğu dünya dilinde yerini aldı.

Tarihçe

Ana madde: 

İstanbul tarihi

Genel tarih

UNESCO Dünya Mirası
 
Resmî adıİstanbul'daki tarihi yerler
Ülke Türkiye
TürKültürel
Kriteri, ii, iii, iv
Referans356
Bölge**Avrupa ve Kuzey Amerika
Tescil bilgisi
Tescil1985 (9. Oturum)
* Dünya Mirası resmî listesi.
** UNESCO resmî sınıflandırması.

İstanbul, yerleşim tarihi son yapılan Yenikapı'daki kazılarla bulunan liman doğrultusunda 8500 yıl, kentsel tarihi yaklaşık 3.000, başkentlik tarihi 1600 yıla kadar uzanan Avrupa ile Asya kıtalarının kesiştiği noktada bulunan bir dünya kentidir. İstanbul Roma, Bizans ve Osmanlı döneminde başkent olarak kullanılmıştır. Şehir çağlar boyunca farklı uygarlık ve kültürlere ev sahipliği yapmış, yüzyıllar boyu çeşitli din, dil ve ırktan insanların bir arada yaşadığı kozmopolit ve metropolit yapısını korumuş ve tarihsel süreçte eşsiz bir mozaik hâlini almıştır. Uzun zaman dilimleri boyunca her alanda merkez olmayı ve iktidarda kalmayı başaran dünyadaki ender yerleşim yerlerinden biri olan İstanbul geçmişten günümüze bir dünya başkentidir.

İstanbul'un tarihi ana hatlarıyla beş büyük döneme ayrılabilir:

  • Tarih öncesi çağlar
  • Kuruluş Dönemi ve Byzantion dönemi
  • Konstantinopolis dönemi
  • Konstantiniyye dönemi
  • İstanbul dönemi

Tarih öncesi çağlar

İstanbul'un tarihi üç yüz bin yıl önceye kadar uzanmaktadır. Küçükçekmece Gölü kenarında bulunan Yarımburgaz Mağarasında yapılan kazılarda insan kültürüne ait ilk izlere rastlandı. Bu dönemde gölün çevresinde Neolitik ve Kalkolitik insanların yaşadığı sanılmaktadır. Çeşitli dönemlerde yapılan kazılarda, Dudullu yakınlarında Alt Paleolitik Çağ'a, Ağaçlı yakınlarında ise, Orta Paleolitik Çağ ile Üst Paleolitik Çağ'a özgü aletlere rastlandı.

Bizantion dönemi

Ayrıca bakınız: 

Bizantion

2008 yılında İstanbul metrosu için yapılan Marmaray tüp geçidi kazıları sırasında Cilalı Taş Devri'nin sürdüğü MÖ 6500'lü yıllara ait kalıntılara rastlanan şehrin, Anadolu Yakası'ndaki Fikirtepe'de yapılan kazılarda ise Bakır Çağı'nın sürdüğü MÖ 5500-3500 yıllarına ait kalıntılar bulundu. Bunun yanında Kadıköy'de Fenikelilere ait kalıntılar bulundu. Traklar, kentin yakınlarına MÖ 13. yüzyıl ve 11. yüzyıllarda Semistra kentini kurdu. Kral Lygos zamanında Sarayburnu'na, bugünkü Topkapı Sarayı'nın bulunduğu yerde bir Akropolis kuruldu. MÖ 685'te Megara'dan gelen Yunanlar burada bir koloni kurdu, Kral Byzas'ın hükümsürdüğü MÖ 667 yılında ise Byzantion kuruldu. Kente Roma İmparatorluğu hakim olunca, kentin adı Septimius Severus tarafından kısa süreliğine oğlunun adı Augusta Antonina kondu, ardından İmparator I. Konstantin zamanında kent Roma İmparatorluğu'nun başkenti ilan edildi. Bu sırada Nova Roma olarak değiştirilen kentin adı benimsendi ve 337 yılında İmparator I. Konstantin'in ölümüyle Konstantinopolis'e çevrildi.

Bizans İmparatorluğu dönemi

Ayrıca bakınız: 

Konstantinopolis

Bu dönem 324-1453 yılları arasını kapsadı. I. Konstantinus şehri ele geçirip Roma İmparatorluğu'nun başkenti yaptıktan sonra, şehir ayrıca Roma'nın doğusunun yönetim merkezi oldu. Romalı nüfusu bu dönemde, Romalı soyluların göçü de dahil olmak üzere önemli boyutta arttı. Bu dönemde; yeni bir mimari yapıyla şehir oldukça genişledi. 100.000 kişilik bir hipodromun (Sultanahmet Meydanı) yanı sıra, limanlar ve su tesisleri yapıldı.

Konstantinus'un döneminde şehre Nova Roma dese de; 11 Mayıs 330 da şehrin ismi Konstantinopolis oldu. Konstantin, Roma İmparatorluğu'nun dinini de Hristiyanlık olarak değiştirdi. Pagan Roma dinine inanan batı ile ilk kopuş da bu dönemde başladı. Her ne kadar; Bizans İmparatorluğu I. Theodosius'un ölümü ile başlasa da; Bizans İmparatorluğu Konstantinus Hristiyanlığı getirmesine duyduğu saygıdan kendisini hep bir Bizans İmparatoru olarak gördü; 1453'teki çöküşüne kadar da 10 İmparatorunun daha ismi Konstantinus oldu. Bu dönemde İstanbul'un rolü oldukça stratejikti; Avrupa ve Asya arasında bir kapı oldu. Bu vesile ile, ticaret, kültür ve diplomasinin yapıldığı bir merkezdi. Bu dönemde şehrin ismi "Poli" (şehir) de oldu.

476'da Batı Roma'nın yıkılması sonrasında da; Batı Roma İmparatorluğu'ndaki Romalıların büyük çoğunluğu buraya göç etti ve Bizans İmparatorluğu'nun da başkenti İstanbul oldu. 543'te nüfusun yarısının ölümüne sebebiyet veren veba salgınından sonra; şehir İmparator I. Justinianus döneminde yeniden inşa edildi.

700'lü yıllarda Sasaniler ve Avarların saldırısına uğrayan şehir; 800'lü yıllarda Bulgarlar ve Arapların, 900'lü yıllarda ise Ruslar ve Bulgarların saldırısına uğradı.

Ancak; saldırılar arasında en yıkıcı olanı 1204 yılında oldu. Haçlılar tarafından; Dördüncü Haçlı Seferi'nde 1204 yılında ele geçirilen şehir yağmalandı; halkın büyük çoğunluğu şehirden kaçtı; yoksul ve enkaz içinde bir kente dönüştü. Bunun sebebi Batı Roma'da büyüyen Latinlerin; Katolik Hristiyanlık anlayışı ile Bizans'taki Ortodoks Hristiyanlık inanışı arasındaki farklılıklar ve uyumsuzluklardır. Bu dönem sonrasında, 1261 yılında Paleologos Hanedanından; VIII. Mihail şehri tekrar ele geçirmiş ve Latin'lerin dönemini sona erdirdi.

Bu dönemden sonra giderek küçülen Bizans; Osmanlı İmparatorluğu tarafından 1391'den sonra kuşatılmaya başlandı; en sonunda 29 Mayıs 1453'te Osmanlı İmparatorluğu'nun himayesine geçti. İstanbul'un fethi, Dünya tarihinde Orta Çağ'ın sonunu simgelemektedir.

Osmanlı İmparatorluğu dönemi

Bu dönem 1453-1923 yılları arasını kapsadı. 29 Mayıs 1453'te; Osmanlı Padişahı II. Mehmed'in 53 gün süren kuşatması sonrasında; İstanbul Osmanlı'nın 4. ve son başkenti oldu.

Osmanlı'nın ele geçirmesinden sonra; Topkapı Sarayı ve Kapalıçarşı'nın da kurulması ardından birçok okul ve hamam açıldı. Dünya'nın ve İmparatorluğun dört bir yanından insanların taşındığı şehirde Yahudilerin, Hristiyanların ve Müslümanların beraber yaşadığı kozmopolit bir toplum oluştu. Bizans döneminden kalan, eski binalar ve surlar onarıldı. Fetihten 50 yıl sonra; Dünya'nın en büyük şehirlerinden biri hâline gelen İstanbul'da "Küçük Kıyamet" olarak da adlandırılan; 14 Eylül 1509 İstanbul Depremi sonrasında (8 şiddetinde olduğu ileri sürülmektedir); 45 gün süren artçı sarsıntılarla binlerce bina yıkıldı ve birçok insan yaşamını kaybetti.

1510 yılında; Sultan II. Beyazıd; 80.000 kişinin çalışmasıyla şehri yeniden kurdu. Günümüzde de var olan eserlerin büyük çoğunluğu bu dönemden kaldı. Mimar Sinan'ın camileri ve diğer binaları kurduğu Kanuni Sultan Süleyman döneminde; mimari ve sanat konularına önem verildi. Lale Devri döneminde; Sadrazam Nevşehirli Damat İbrahim Paşa 1718 yılından itibaren; itfaiye'yi kurdu, ilk matbaayı açtı ve fabrikalar kurdu. 3 Kasım 1839'da ilan edilen Tanzimat Fermanı sonrasında da batılaşma süreci hızlandığı dönemde birçok alanda yenilikler yaşandı.

Haliç'in üzerine köprü; Karaköy'e tünel, demiryolları, kentin içindeki deniz taşımacılığı, belediye örgütlerinin, hastanelerin kurulmasıyla modern bir şehir hâlini alan İstanbul, 1894 yılında Üçyüzon Depremi ile birlikte tekrar büyük bir zarar gördü. I. Dünya Savaşı'nın sonlarında ise 13 Kasım 1918'de İtilaf Devletleri donanmasınca da işgal edildi. İstanbul'un 2500 yıllık başkentlik dönemi 29 Ekim 1923'te sona erdi

Cumhuriyet dönemi

Cumhuriyet sonrası 1923-1950 yılları arasında fiziksel atılımlar oldu. 1900'lerin başında 1 milyon olan nüfus, 1927'de 690.000'e düştü, 1935'te 740.000 ve 1945'te tekrar 900.000'e ulaştı. 1950'lerde Balkanlar'dan göç alan şehirde, bu dönemde şehirleşmede gecekondular ön plana çıkmaktadır. 1960'larda ise gecekonduların yanında, apartmanlaşma başladı. 1970'lerde ise hızlı nüfus artışı ile konut ve ulaşım sorunları önem kazandı. Bu dönemde otomobil sayısının artması ve sonucunda trafiğin artması Boğaziçi Köprüsü'nün yapılmasında etkili oldu ve ulaşımda önemli bir noktaya varıldı. İstanbul metropoliten alanı 1970-1975 yılları arasında merkezde 50 kilometre yarıçaplı iken 1980'de 60 kilometre yarıçapa ulaştı. 1990'ların nüfus artışı, nüfusun dış taraflara yayılması ile sonuçlandı ve sonucunda İETT'nin yetersiz gelmesi ile dolmuş ve minibüsler bu açığı kapatmaya çalıştılar. 70'li yıllarda eski hızı ile olmasa da imar faaliyetleri canlanan şehirde 1973 yılında Boğaziçi Köprüsü açıldı.

İstanbul, 1984 yılında çıkarılan 2972 sayılı kanun ve 195 sayılı kanun hükmünde kararname sonucu Ankara ve İzmir ile birlikte büyükşehir unvanı kazandı. Aynı yıl çıkarılan 3030 sayılı kanun ile büyükşehir ve ilçe belediyeleri statüleri netleşti. 2004 yılında çıkarılan 5216 sayılı kanun ile büyükşehir belediyesinin sınırları il mülki sınırları oldu.

Coğrafya

İstanbul 41°K 29°D koordinatlarında yer alır. Batıda Çatalca Yarımadası, doğuda Kocaeli Yarımadası'ndan oluşur. Kuzeyde Karadeniz, güneyde Marmara Denizi ve ortada İstanbul Boğazı'ndan oluşan kent, kuzeybatıda Tekirdağ'a bağlı Saray, batıda Tekirdağ'a bağlı Çerkezköy, Çorlu, güneybatıda Tekirdağ'a bağlı Marmaraereğlisi, kuzeydoğuda Kocaeli'ne bağlı Kandıra, doğuda Kocaeli'ne bağlı Körfez, güneydoğuda Kocaeli'ne bağlı Gebze ilçeleri ile komşudur. İstanbul'u oluşturan yarımadalardan Çatalca Avrupa, Kocaeli ise Asya anakaralarındadır. Kentin ortasındaki İstanbul Boğazı ise bu iki kıtayı birleştirir. Boğazdaki Fatih Sultan Mehmet , 15 Temmuz Şehitler ve Yavuz Sultan Selim Köprüleri kentin iki yakasını birbirine bağlar. İstanbul Boğazı boyunca ve Haliç'i çevreleyecek şekilde Türkiye'nin kuzeybatısında kurulmuştur. İstanbul ilinin yüzölçümü 5.461 km2'dir

Yer şekilleri

İstanbul'un kurulu olduğu Çatalca ve Kocaeli yarımadaları aşınmış birer platodur. Bu platoların ortasından kabaca kuzeydoğu-güneybatı doğrultusunda İstanbul Boğazı geçer. İstanbul Boğazı'nın oluşumu ile ilgili bilimsel olarak kesin kabul görmüş bir açıklama yoksa da, açıklamalar içinde en yaygın olanı; jeolojik açıdan İstanbul Boğazı'nın deniz suları ile dolmuş bir fay çöküntüsü olduğudur. Buna göre, MÖ 20.000 ilâ 18.000 yılları arasında, Buzul Çağı sonlanmış ve dünyanın büyük bölümünü kaplayan buz kütlelerinin erimeye başlamıştır. Binyıllarca süren bir erime sürecinin sonucunda, MÖ 8.000 ilâ 7.000'lerde Akdeniz'in suları ilk hâlinden yaklaşık 150 metre daha yukarı çıkmıştır. Deniz seviyesindeki bu büyük ölçekli artış nedeniyle Akdeniz'in suları Marmara'yı basmış; Marmara Denizi'nin suları da devam eden yükselmeler sonucunda Karadeniz ile birleşmiştir. Boğaz'ın derinliğinin kuzeyden güneye azalma göstermesi, geçmişte kuzeydeki bu yükseltilerin Marmara'nın sularına karşı bir set görevi gördüğü ve bunların deniz seviyesindeki yükselmeyle aşıldığı savını güçlendirmektedir.

İstanbul genelinde kayda değer yükseltilere de rastlanmaz. Şehirdeki en yüksek üç nokta sırasıyla 537 metrelik Aydos Tepesi, 438 metrelik Kayış Dağı, 442 metrelik Alemdağ'dır. Şehrin topraklarının %74'ünü platolar, %9,5'ini ovalar, %16,1'ini ise alçak dağ ve tepeler kaplamaktadır. Şehrin en önemli gölleri olan Büyükçekmece, Küçükçekmece ve Durusu gölleri birer lagündür. İstanbul Boğazı'ndaki Haliç, Tarabya ve İstinye koyları ise şehirde ria tipi kıyının en iyi örnekleridir. İstanbul kıyıları son biçimini 10.000 yıl önce gerçekleşen su yükselimleriyle almıştır. Şehirde, Marmara Denizi ve Boğaz'da irili ufaklı 11 adanın yanı sıra, Karadeniz'de ufak kayalıklar ve Haliç'te Bahariye Adaları yer alır.

Bitki örtüsü

İstanbul'un coğrafi özellikleri ve toprak koşulları orman oluşumlarına olanak verir niteliktedir. Ancak şehir içinde ormanların ve ormanlarda görülen ağaç türlerinin dağılımı düzensizdir. Karadeniz'e yakın kuzey kesimlerde ve tepelerin kuzeye bakan yamaçlarında humuslu toprakların varlığı nedeniyle buralarda nemcil ormanlar gelişmiştir. Güney bölgelerde ve güneye bakan yamaçlarda ise kuraklığa dayanıklı ormanlar görülür. İstanbul'un en önemli ormanları Belgrad Ormanı, Aydos Ormanı ve Kayışdağı Ormanı'dır. İstanbul'daki orman arazilerinin yüzölçümü 240.960 hektar ağaçlıklı; 294.299 hektar da açıklık olmak üzere toplam 535.259 hektardır. Genel olarak İstanbul'un her iki yakasında da görülen ağaç ve çalı türleri arasında adi gürgen, adi kızılağaç, adi fındık, doğu kayını, mor çiçekli ormangülü, akçaağaç, muşmula ve ıstranca meşesi sayılabilir.

Doğal ormanların bozulduğu ya da tahrip edildiği bölgelerde psödomaki oluşumları gözlenir. Kuzeyde, Karadeniz yakınlarında görülen psödomakiler, bölgenin toprak yapısı ve iklim özellikleri nedeniyle olağandan çok daha boylu ve gürdür. Son yarım yüzyılda şehirdeki orman varlığı nüfus artışıyla paralel olarak gerilemiştir. Boğaz'a yapılan köprüler nedeniyle şehrin öngörülen doğu-batı doğrultusundaki genişlemesi kuzeye kaymış; bu nedenle orman arazileri yeni yerleşim bölgeleri oluşturmak adına tahrip olmuştur. Yapılması planlanan üçüncü boğaz köprüsü çevreci gruplar tarafından şehirdeki orman varlığına zarar vereceği gerekçesiyle eleştirilmektedir.

Kent büyüdükçe merkezden gitgide uzaklaşan ormanlardan geriye bugün kent koruları kalmıştır. Etrafı çevirilmek suretiyle koruma altına alınan bu yeşil alanların pek çoğu günümüzde kamuya ait olup halka açık rekreasyon alanı olarak hizmet vermektedir. Özellikle Boğaziçi sırtlarında yoğunlaşan kent koruları İstanbulluların en uğrak mekânlarındandır. Avrupa Yakası'nda Yıldız, Naile Sultan, Naciye Sultan, Prens Sabahattin, Emirgân ve Ayazağa koruları; Anadolu Yakası'nda Beykoz, Mihrabad, Küçükçamlıca ve Validebağ koruları İstanbul'da en bilinen korulardır.

Sismoloji

İstanbul'a, yaklaşık 20 km güneyde bulunan Kuzey Anadolu Fay Hattı, Kuzey Anadolu'dan başlayarak Ege Denizi'ne kadar uzanır. İki tektonik plaka olan Avrasya ve Afrika birbirlerini iterler ve buda fayın hareket etmesine sebep olur. Bu fay hattı nedeniyle bölgede tarih boyunca çok şiddetli depremler meydana gelmiştir. 1509 yılında meydana gelen Büyük İstanbul Depremi bunun en büyük örneğidir. Bu deprem İstanbul'da, 100 caminin yıkılmasına ve 10 bin insanın hayatını kaybetmesine neden olmuştur. 1766 yılındaki depremde ise, Topkapı Sarayı, Ayasofya, Eyüp Sultan Camii ve Kapalıçarşı gibi yapılar büyük hasar aldı. 1999 Gölcük depreminde de 18 bin insan ölmüş ve birçok insanda evsiz kalmıştır. Sismolojistler, 2025 yılından önce 7 büyüklüğünde bir depreminde olabileceğini belirtmektedirler.

İklim

İstanbul'un iklimi, Türkiye'de Karadeniz iklimi ile Akdeniz iklimi arasında geçiş özelliği gösteren bir iklimdir, dolayısıyla İstanbul'un iklimi ılımandır. Köppen iklim sınıflandırmasına göre İstanbul ılıman dönencealtı iklimi (Cfa), Akdeniz iklimi (Csa) ve okyanusal iklim (Cfb) özellikleri gösteren bir geçiş iklimine sahiptir. Şehrin boyutu, topografik yapısı ve iki farklı denize kuzey ve güney yönlerinde kıyısı olması nedeni ile şehir içinde farklı mikroiklimler görülür. Şehrin kuzey kısmını kapsayan, Karadeniz'e yakın olan bölgeler ile Boğaz kıyıları ılıman dönencealtı iklim ve okyanusal iklim etkisi altındadır ve görece yüksek neme ve yoğun bitki örtüsüne sahiptir. Şehrin Marmara Denizi'ne bakan güney kısımları ise daha kuru ve sıcak bir iklime sahip olup, daha az yağış alır. Bu durum şehrin Bahçeköy (1166.6 mm) gibi bölgelerinde Marma Denizi'ne bakan Florya'ya (635.0 mm) kıyasla yaklaşık iki kat daha fazla yağış görülmesine yol açar.

İstanbul'un yazları sıcak ve nemli; kışları soğuk, yağışlı ve bazen karlıdır. Nem yüzünden, hava sıcak olduğundan daha sıcak; soğuk olduğundan daha soğuk hissedilebilir. Kış aylarındaki ortalama sıcaklık 2 °C ile 9 °C civarındadır ve genelde yağmur ve karla karışık yağmur görülür. Kar da yağar. Kış aylarında bir iki hafta kar yağabilir. Yaz aylarındaki ortalama sıcaklık 18 °C ile 28 °C civarındadır ve genelde yağmur ve sel görülür. En sıcak aylar Temmuz ve Ağustos aylarıdır ve ortalama sıcaklık 23 °C dir, en soğuk aylar da Ocak ve Şubat aylarıdır ve ortalama sıcaklık 5 °C'dir. İstanbul'da yılın ortalama sıcaklığı 13,7 derecedir.

Toplam yıllık yağış 843,9 mm'dir ve tüm yıl boyunca görülür. Yağışların %38'i kış %18'i ilkbahar, %13'ü yaz, %31'i sonbahar mevsimindedir. Yaz en kuru mevsimdir, ama Akdeniz iklimlerinin aksine kurak mevsim yoktur. İstanbul 1994 yılına kadar susuzluk çekmiştir fakat alınan önlemlerle herhangi bir su sıkıntısı kalmamıştır. Bunlardan biri Melen projesidir.

Şu ana kadar en yüksek hava sıcaklığı; 12 Temmuz 2000'de 40.5 °C olarak kaydedilmiştir. En düşük hava sıcaklığı ise; 9 Şubat 1929'da -16.1 °C olarak kaydedilmiştir.

Şehir oldukça rüzgârlıdır; rüzgârın ortalama hızı saatte 17 km dir.

 

 İstanbul iklimi 

AylarOcaŞubMarNisMayHazTemAğuEylEkiKasAraYıl
En yüksek sıcaklık (°C)22,023,229,333,634,540,041,539,636,634,026,525,841,5
Ortalama en yüksek sıcaklık (°C)8,59,010,815,420,024,626,626,823,719,114,710,817,5
Ortalama sıcaklık (°C)5,75,77,011,115,720,422,923,119,815,611,58,013,8
Ortalama en düşük sıcaklık (°C)3,23,14,27,712,116,519,520,116,813,08,95,510,8
En düşük sıcaklık (°C)−11−8,4−5,8−1,43,08,512,012,37,10,6−2,2−4−11
Ortalama yağış (mm)105,078,070,845,234,135,031,640,759,590,0101,3122,0813,2
Kaynak: Meteoroloji Genel Müdürlüğü

Çevre

İstanbul'un yüksek nüfusu ve ileri sanayi sektörü çevresel konularda pek çok sıkıntıyı da beraberinde getirmektedir. Hava, su ve toprak kirliliği gibi ana sorunların yanı sıra, çarpık kentleşme ve denetimsizlikten kaynaklanan görüntü ve gürültü kirliği gibi ikincil sorunlar da göze çarpmaktadır. İl genelinde bu sorunlarla birlikte hafriyat, atık yağ, kömür, kimyevî madde ve tıbbî atık denetimleri de İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı Çevre Koruma Müdürlüğü tarafından yürütülmektedir.

İstanbul'da bugüne dek birkaç çevre faciası yaşanmıştır. 1966, 1979, 1982, 1994, 1999 ve 2004 yıllarında İstanbul Boğazı'nda gelen tanker kazalarında on binlerce ton akaryakıt Boğaz sularına karışmıştır. 1979 yılından bu yana İstanbul Boğazı'nda kaza ya da arıza sonucu sulara gömülen 28 geminin 11'i akaryakıt taşıyan tankerlerdir. Deniz tabanındaki bu batıkların kimilerinden hâlâ akaryakıt sızması olduğu ve bunların Boğaz suyuna karıştığı sanılmaktadır. İstanbul Teknik Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü'nün yaptığı araştırmaya göre Boğaz'da insan sağlığı açısından denize girmeye elverişli nokta bulunmazken, Marmara Denizi ve Karadeniz kıyılarında halka açık plajlar bulunmaktadır.

Cumhuriyet döneminin ilk elli yılında hızla fabrikalarla dolan Haliç kıyılarıysa yakın geçmişte büyük çabalarla temizlenmiş kent içine yaydığı kötü kokudan kurtarılmıştır. İstanbul'da hava kirliliği ise doğalgazın il genelinde yaygınlaştırılmasıyla büyük ölçüde azalma göstermekle birlikte hâlen büyük bir sorundur. İstanbul'da doğalgaz abonesi sayısı 2008 yılında 3.5 milyona yaklaşırken; bunun sonucu olarak 1997 yılında 88 mcg/m3 olan kükürdioksit miktarı, 2007-2008 yıllarında 13-14mcg/m3a kadar düşmüştür. 2004 yılı verilerine göre çevreyi deniz, gürültü ve hava kategorilerinde, Türkiye'de çevreyi en fazla kirleten il İstanbul'dur.

Bitey

İstanbul, iklimsel ve coğrafi bakımından sahip olduğu özel konum sayesinde zengin bir doğal yaşam geliştirmiştir. İstanbul genelinde 2.500 bitki türü yaşadığı saptanmıştır. Bu sayı Türkiye genelinde rastlanan türlerin 1/4'ine denk gelmektedir. İstanbul'daki bitki türlerinin 200 kadarı çiçekli bitkiler sınıfına dâhil olup bunlardan yaklaşık 40'ı endemik türlerdir. İstanbul'un endemik bitki türleri doğal alanların kentleşmesi, ormansızlaştırma, yanlış ağaçlandırma, hava-su-toprak kirliliği, bilinçsizlik ve yasadışı alım-satım gibi nedenlerle büyük tehlike altındadır. İstanbul'da yetişen 270 bitki türü ise Türkiye'nin Tehlike Altındaki Nadir ve Endemik Bitkiler Listesi bünyesinde koruma altına alınmıştır. İstanbul'un tehlike altında olan ender endemik bitkileri arasında İstanbul çiğdemi, (Crocus olivieri) İstanbul kardeleni, (Galanthus plicatus) Çatalca peygamber çiçeği,(Centaurea hermannii) Kilyos peygamber çiçeği,(Centaurea kilaea) Pendik sarıotu (Buplerum pendikum) ve Boğaziçi keteni (Linum tauricum) sayılabilir. İstanbul'un ağaç ve çalı türleri arasında en yaygın görülenlerse adi gürgen, adi kızılağaç, adi fındık, doğu kayını, mor çiçekli ormangülü, akçaağaç, muşmula ve Istranca meşesidir.

Çok zengin bir bitki topluluğuna sahip olan İstanbul yöresinde şimşir, meşe, çınar, kayın, gürgen, akçaağaç, kestane, çam, ladin ve servi gibi 2500 kadar bitki türü yetişir. Bu bitkilerden bir kısımı bu yöreye endemiktir. Genellikle ormanları oluşturan ağaçlar, İstanbul'un kuzeydoğusu, Alemdağ'ın kuzeyi ve Polenezköy çevresinde görülen kayın, kestane ve saplı meşedir. Bitki örtüsüne iklimin etkisinin yanında toprağında etkisi vardır. Kayın ağaç topluluğun bulunduğu alanları kireçsiz kahverengi orman toprakları kaplarken, meşe ve kestane topluluğunda bu topraklar kireçsizdir. Yaklaşık 2500 civarında doğal bitki türüne sahip olan İstanbul, bu özelliği ile İngiltere gibi Avrupa ülkelerini tek başına geride bırakabilir durumdadır. Bu aynı zamanda Türkiye'de doğal olarak yetişen on binden fazla bitkinin, yaklaşık 1/4’ünü İstanbul’da barınması demektir; ve bu bitkilerden bazıları endemiktir, yani tüm dünya üzerinde sadece İstanbul’da yaşamaktadır. İstanbul çiğdemi (Crocus olivieri subsp. istanbulensis) bu endemik bitkilere örnektir.

Direy

İstanbul, sahip olduğu yeşil alanlar ve su havzaları nedeniyle önemli bir yaban hayvan nüfusu barındırmaktadır. Karadeniz ve Ege gibi iki zengin ekosistemi birbirine bağlayan İstanbul Boğazı, göçücü pelajik balıklar için en önemli rotalardan biridir. 70'li yıllara değin İstanbul'u çevreleyen denizlerde 76'ın üzerinde balık türüne rastlanırken, bugün bu sayı 20'li sayılara kadar gerilemiştir. Yakın tarihli kayıtlara bakıldığında İstanbul'da Boğaz, Adalar ve Anadolu Yakası kıyılarında foklara sıkça rastlandığı görülmektedir. Ancak bugün bu canlılar İstanbul direyinden bütünüyle silinmiş durumdadır. İstanbul açıklarında ve bazen Boğaz'da rastlanan tek deniz memelisi yunuslardır.

Kuşlar için de önemli bir göç rotası üzerinde bulunan İstanbul'da, Büyükçekmece ve Küçükçekmece gölleri, çevreleri büyük oranda kentleşmiş olamasına karşın, hâlen kuşlar için önemli birer durak konumundadır. İstanbul'a uğrayan göçücü kuşlar arasında, leylek, alaca balıkçıl, ak pelikan, aynak, boz kaz, atmaca, delice doğan ve Mısır akbabası sayılabilir. İstanbul'un yerli kuşları içinde en yaygın olanlarsa güvercinler, martılar, kargalar, serçeler ve kanaryalardır.

Bunun dışında İstanbul'un özellikle ormanlık kesimlerinde pek çok memeli türü de yaşar. Bunlar arasında yırtıcılara da rastlanır. Başlıca yırtıcılar: çakal, tilki, sansar, gelincik gibi etoburlardır. Diğer yabani hayvan türleri arasında porsuk, ağaç sansarı, kokarca, bayağı yaban domuzu, kirpi, kızıl sincap ve tavşan sayılabilir. Özellikle Ada tavşanı İstanbul'a özgü yabani hayvanlardandır. Belgrad Ormanı ve Çatalca'daki merkezlerdeyse geyik ve karacalar için koruma alanları oluşturulmuştur. Ayrıca kent içinde yaygın olarak başıboş sokak kedileri ve köpekleriyle karşılaşılabilir.

İstanbul'da, kızıl geyik, karaca, alageyik, bayağı yaban domuzu, yaban kedisi, çakal ve tilki gibi bulunan memeli hayvanlar bulunabilir. Bununla beraber önemli bir kuş göç yolu üzerinde yer alan İstanbul'da her ilkbahar ve sonbaharda leylek, kartal, şahin ve atmaca gibi çeşitli kuş türleri gözlemlenebilir. İstanbul'da en yaygın bulunan kuşlar ise serçe, güvercin, kumru, karga ve artık kentin bir simgesi hâline gelen martıdır.

Su kaynakları

İstanbul'da su kaynaklarının, şehirlerin kurulu olduğu kıyı kesimlerine uzaklığı, tarih boyunca yönetimler için sıkıntı olmuştur. İstanbul'da özellikle Avrupa Yakası'nda kurulan ilk kent olan Byzantion'da da, su kaynaklarının kente uzaklığı büyük sorundu. Bu nedenle kente içilebilir su sağlamak için çeşitli yollara başvurulurdu. Kentin suyu Osmanlı döneminde de başka kaynak bulunmadığı için dışarıdan getirilirdi. İstanbul kent merkezinde ve dışında sıkça karşılaşılan sarnıç ve su kemerleri kentin o dönemdeki su kültürünün en önemli göstergeleridir. Osmanlı döneminde bent adı verilen küçük barajlarla tatlı su göletleri oluşturulurken, günümüzde gelişen teknolojinin yardımıyla il genelinde büyük baraj gölleri oluşturulabilmektedir. Günümüzde İstanbul'da hizmet veren 9 adet baraj bulunmaktadır. Bunlar içinde en büyükleri, Ömerli, Terkos, Büyükçekmece, Darlık ve Sazlıdere barajlarıdır.

İstanbul'da akarsu bazında kayda değer bir su kaynağı bulunmamaktadır. İstanbul'un akarsuları içinde başlıcaları Riva, Kâğıthane, Alibey, Göksu, Kurbağalı ve Ayamama dereleridir. İstanbul derelerinin büyük çoğunluğu sularını Küçükçekmece ve Büyükçekmece gölleriyle Haliç'e boşaltırlar. İstanbul derelerinin büyük bir bölümü ıslah edilerek yer altına alınmış olup, kimileri kanalizasyon aktarımında kullanılmaktadırlar. Beşiktaş, Ortaköy, Sarıyer, Bayrampaşa ve Mecidiyeköy (Büyükdere) dereleri yer altına alınan İstanbul derelerindendir. Düzensiz ve kayıt dışı yapılaşmanın yanı sıra, dere yataklarının gereğinden fazla küçültülerek ıslah edilmesi nedeniyle İstanbul'da sık sık su taşkınları olmakta, can ve mal kaybı yaşanmaktadır.

Nüfus yapısı

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) hazırlamış olduğu 2019 yılı Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre İstanbul'un (İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve bağlı belediyelerin sınırları içindeki nüfus) toplam nüfusu 15.519.267 kişidir.

İstanbul'un 14'ü Anadolu Yakasında, 25'i Avrupa Yakasında olmak üzere toplam 39 ilçesi vardır. İstanbul'un 39 ilçesi nüfus sayısı bakımından 2019 yılı verilerine göre incelendiğinde en yüksek nüfusa sahip ilçesi Esenyurt (954.579), en az nüfusa sahip ilçesi de Adalar (15.238) olmuştur. İstanbul'da yaşayanların % 65,06'sı (10.097.862) Avrupa Yakası; % 34,94'ü de (5.421.405) Anadolu Yakası'nda ikamet eder. İstanbul Nüfuslarına göre en kalabalık şehirler listesi'nde dünyanın en kalabalık 5. şehiridir.

İstanbul'da ikamet edenlerin yalnızca yüzde 15,38'inin nüfusu İstanbul'a kayıtlıdır. İkamet edenlerin nüfusa kayıtlı oldukları illlere göre yapılan sıralamada Sivas 736.542 (%5,20), Kastamonu 548.546 (%3,87), Ordu 499.782 (%3,52), Giresun 487.115 (%3,43), Tokat 455.817 (%3,21), Samsun 417.120 (%2,94), Trabzon 395.474 (%2.79), Malatya 392.435 (%2,77), Erzurum 382.519 (%2,70), Sinop 366.681 (%2,58) ve Erzincan 302.511 (%2,13) kişi ile en üst sıralardadır.

İstanbul'un şehir yapısı ve şekli sürekli değişmektedir. Yunan, Roma ve Bizans dönemleri boyunca Konstantinopolis'in tarihi yarımadasında, Galata'da (Pera, sonraki adıyla Beyoğlu), Chalcedon (Kadıköy) ve Hrisopolis'te (Üsküdar) önemli derecede yenilenme ve büyümeler yaşanmıştır. Antik zamanlarda şu anki İstanbul'un tüm ilçeleri birer bağımsız şehirdiler. Bugün İstanbul, eski Konstantinopolis'in metropol hâli olarak kabul edilebilir. Çünkü şehir o dönemlerden beri genişletilmekte ve yenilenmektedir.

Son yıllarda inşa edilen çok yüksek yapılar, nüfusun hızlı büyümesi göz önüne alınarak yapılmışlardır. Şehrin hızla genişlemesinden dolayı konutlaşma, genellikle şehir dışına doğru ilerlemektedir. Şehrin sahip olduğu en yüksek çok katlı ofis ve konutlar, Avrupa Yakası'nda bulunan Levent, Mecidiyeköy ve Maslak semtlerinde toplanmıştır. Levent ve Etiler'de çok sayıda alışveriş merkezi toplanmıştır. Türkiye'nin en büyük şirket ve bankalarının önemli bir kısmı bu bölgede bulunmaktadır.

20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren, özellikle Anadolu Yakası'nda denize yakın yazlık konutların ve lüks köşklerin yapımına hız verilmiştir. Kadıköy ilçesindeki Bağdat Caddesi genişliği ve uzunluğuyla birçok alışveriş merkezi ve restoranı barındırmaktadır. Bu gelişmelerde bölgenin gelişimine olumlu katkıda bulunmuştur. Yaka da, son yıllarda gerçekleşen nüfus büyümesinin en büyük faktörü Anadolu'dan gelen göçtür. Günümüzde, İstanbul halkının %66'sı Avrupa Yakası'nda yaşamaktadır.

Tarihsel nüfus

İstanbul'un nüfusu tarih boyunca tahmini olarak (1927-2015 sayımlarının, 1927 öncesi tahmini rakamlarıdır) şöyledir:

YılNüfusYıllık artış oranı(%)

330

40.000

-

400

400.000

3,34

530

550.000

0,25

545

350.000

-2,97

715

300.000

-0,09

950

400.000

0,12

1200

150.000

-0,39

1453

36.000

-0,56

YılNüfusYıllık artış oranı(%)

1477

14.803

-3,64

1566

600.000

4,25

1817

500.000

-0,07

1860

715.000

0,84

1885

873.570

0,80

1890

874.000

0,01

1897

1.059.000

2,78

1901

942.900

-2,86

YılNüfusYıllık artış oranı(%)

1914

909.978

-0,27

1927

680.857

-2,21

1935

741.148

1,07

1940

793.949

1,39

1945

860.558

1,62

1950

983.041

2,70

1955

1.268.771

5,24

1960

1.466.535

2,94

YılNüfusYıllık artış oranı(%)

1965

1.742.978

3,51

1970

2.132.407

4,12

1975

2.547.364

3,62

1980

2.772.708

1,71

1985

5.475.982

14,58

1990

6.629.431

3,90

2000

8.803.468

2,88

2009

12.782.960

4,52

YılNüfusYıllık artış oranı(%)

2010

13.120.596

2,64

2011

13.483.052

2,76

2012

13.710.512

1,68

2013

14.160.467

3,28

2014

14.377.018

1,53

2015

14.657.434

1,527

Güncel Nüfus Değerleri (TÜİK 4 Şubat 2020 verileri)

İstanbul İl Nüfusu: 15.519.267'dir (2019 sonu). İlin yüzölçümü 5.461 km2'dir. İlde  km2'ye 2.842 kişi düşmektedir. (Yoğunluğun en fazla olduğu ilçe: 41.349 kişi ile Güngören’dir)

İlde yıllık nüfus artış oranı % 3,00 olmuştur. Nüfus en çok artan ilçe: Başakşehir (%7,58) Nüfusu en çok azalan ilçe: Adalar (-%5,47)

4 Şubat 2020 TÜİK verilerine göre 39 İlçe ve belediye, bu belediyelerde toplam 964 mahalle bulunmaktadır.

2019 yılı sonunda İstanbul ili ve ilçelerinin yerleşim yeri ve nüfusla ilgili sayısal bilgileri
İlçeNüfus 2018Nüfus 2019FarkNüfus Artışı %Mah.Say.Alanı  km2Yoğunluk
Adalar16.11915.238-881-5,475111.385
Arnavutköy270.549282.48811.9394,4138453624
Ataşehir416.318425.0948.7762,11172517.004
Avcılar435.625448.88213.2573,0410508.978
Bağcılar734.369745.12510.7561,46222332.397
Bahçelievler594.053611.05917.0062,86111735.945
Bakırköy222.668229.2396.5712,9515297.905
Başak?